İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/30348 SÜRESİNDE CEVAPLANDI · 104 GÜN

Kadına yönelik şiddet vakalarının önlenmesi için yapılan çalışmalara ilişkin

Kaynak göster

Gülderen Varli (DEM Parti), 1 Temmuz 2025 tarihinde 7/30348 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 104 gün sonra, 13 Ekim 2025).

Gülderen Varli (DEM Parti, Van). “Kadına yönelik şiddet vakalarının önlenmesi için yapılan çalışmalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/30348, 1 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-30348-kadina-yonelik-siddet-vakalarinin-onlenmesi-icin-yapilan-calismalara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/0c993d06-20a7-429e-bc1c-0197cf24c957

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 104 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci ve

İçtüzüğün 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim. 01.07.2025

Kadına yönelik şiddetle mücadelede uluslararası bağlayıcılığı bulunan en önemli sözleşmelerden biri olan İstanbul Sözleşmesi, 24 Kasım 2011 tarihinde Türkiye'de yürürlüğe girmiştir. Ancak 20 Mart 2021 tarihinde Türkiye, bir gece yarısı Cumhurbaşkanlığı kararı ile sözleşmeden çekilmiş, karar | Temmuz 2021 itibarıyla yürürlüğe girmiştir

Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

"İç hukuk yeter" ve "şiddete sıfır tolerans" söylemlerinin aksine, sözleşmeden çekilmenin ardından, ülkede kadın katliamları, şüpheli kadın ölümleri, kadına yönelik şiddet artmış, cinsel şiddet ve taciz vakaları kamuoyuna sıkça yansımıştır. Cezasızlık politikaları, "iyi hal" indirimleri ve yargının etkin kullanılmaması, kadına yönelik şiddetle mücadele eden dernek, platform ve ilgili kişiler tarafından sürekli olarak eleştirilmektedir. Kadın cinayetlerinin arttığı bu dönemde, siyasi iktidar kadınların temel kazanımlarına da saldırmakta; 6284 sayılı Kanun, boşanma hakkı, Medeni Kanun gibi haklar tartışmaya açılmakta, 2025 yılı "Aile Yılı" ilan edilerek bu söylemler kurumsallaştırılmaktadır.

Yakın tarihte Şırnak'ın Silopi ilçesinde Gülizar Yıldız aynı işyerinde çalıştığı erkek çalışan R.K. tarafından vahşice katledildi. Van'da Şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren Rojin Kabaiş'in, ölüm nedeni hala açıklanmadı. Diyarbakır'da 19 gün sonra cansız bedeni bulunan Narin Güran'ın kim tarafından öldürüldüğü hala bulunamadı. Yıllardır akıbeti bulunamayan Gülistan Doku'ya ne oldu? Hala bunun cevabı bulunamadı. Muğla'da vahşice katledilen Pınar Gültekin davasında Yargıtay tarafından "Tasarlayarak ve canavarca hisle öldürme" suçundan değil,

"Niteliksiz kasten öldürme" suçundan haksız tahrik indirimi uygulanarak yargılanmasını istemesi ve İpek Er davası gibi sayısız örnek bulunmaktadır. Kadınların yaşam hakları elinden alındığı gibi, şiddete maruz kaldığında gideceği alanların sınırlı olması da şiddeti arttıran sebeplerin arasında yer almaktadır.

Kadınların yaşam alanlarının daraltılması, yetersiz sığınak sayısı, Van'da kayyımlar tarafından kadın müdürlüklerinin etkisizleştirilmesi, sosyal hakların iptali ve çok kimlikli kadınların taleplerinin yok sayılması gibi sorunlar kadınlara yönelik şiddeti artıran nedenler arasında yer almaktadır. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve kadınların yaşam haklarının korunması demokratik bir toplumun temel sorumluluğudur.

Bu bağlamda: di

SORULAR

  1. İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararının ardından Türkiye genelinde kadın cinayetleri, taciz ve kadına yönelik şiddet vakalarında bir artış yaşandığına dair iddialar hakkında bakanlığınız tarafından bir açıklama yapılacak mıdır? 2021—2025 yılları arasında bu kapsamdaki yıllık istatistikleri açıklar mısınız?

  2. 2021—2024 yılları arasında Türkiye genelinde ve Van özelinde kadın cinayetleri, taciz, cinsel şiddet ve şüpheli kadın ölümlerine ilişkin açılan dava sayısı kaçtır? Davaların güncel durumları hakkında kamuoyuna dair bir açıklamanız olacak mıdır?

  3. Van'da kadın cinayetlerinin önlenmesi amacıyla alınan tedbirler var mıdır? Yoksa, böyle bir planlama düşünülmekte midir?

  4. Son 10 yılda KADES uygulaması Van'da kaç kişi tarafından kullanılmış ve bu başvurulara ortalama müdahale süresi ne olmuştur?

  5. Van ilinde son 5 yıldır polis, asker ve korucular tarafından kadına yönelik şiddet nedeniyle yapılan başvuru sayısı nedir? Bu başvurulardan kaçına koruma tedbiri uygulanmıştır? Yapılan şikayetlerden dolayı hakkında soruşturma devam eden personel sayısı kaçtır?

  6. Kadın cinayetlerinde "iyi hal indirimi" uygulanma oranı nedir? Bu indirimin kaldırılmasına yönelik bir yasal düzenleme yapılması Bakanlığın projeleri arasında yer almakta mıdır?

  7. Ülke 'de 2016'dan bugüne kadar failleri korucu, asker ve polis olan kaç davaya müdahil oldunuz? Bu davalar hangileridir? Bu davaların sonucunda soruşturmaya tabi tutulan personel sayısı kaçtır?

  8. Türkiye'de bulunan sığınak sayısı kaçtır? Bunun illere göre dağılımı nasıldır? Bu sığınakların kapasitesi mevcut başvuruları karşılamakta yeterli midir? Son 5 yılda kaç sığınak kapatılmıştır?

  9. Son 5 yılda Türkiye'de kapatılan kadın kurumu sayısı kaçtır? İllere göre dağılımı nasıldır?

  10. Kayyım atanan belediyelerde kadın müdürlüklerinin işlevi ne durumdadır? Kayyım sürecinde iptal edilen sosyal destekler hangileridir? Kayyımlar tarafından kadınlara psikolojik baskı uygulandığı iddiaları hakkında Bakanlığınız tarafından herhangi bir açıklama yapılacak mıdır?

  11. Bölge illerinde yaşayan çok dilli ve çok kimlikli kadınlara özgü, anadil temelli veya kültürel hassasiyetleri gözeten hangi politikalar uygulanmaktadır? Uygulanan farklı politikalar yoksa bunun gerekçesi nedir?

  12. İstanbul Sözleşmesi'nin iç hukukta bağlayıcılığını kaybetmesinin ardından hangi ulusal düzenlemelerle kadınların şiddetten korunması hedeflenmiştir? Bu düzenlemeler kadın örgütlerinin katılımıyla mı hazırlanmıştır?

  13. İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmenin ardından, kadına yönelik şiddetle mücadelede bakanlığınız tarafından yürütülen faaliyetlerde ne gibi değişiklikler yapılmıştır? İstanbul Sözleşmesi'nin yürürlükten kalkmasının ardından kadınların korunmasına yönelik hangi yeni yasal ya da kurumsal düzenlemeler hayata geçirilmiştir? Sözleşmeden çekilme kararının alınma sürecinde hangi kamu kurumlarının görüşü alınmıştır? Bu görüşlerin yazılı kayıtları kamuya açık mıdır?

  14. Son 5 yılda sığınak evlerinde bulunan kaç kadın alınmayan önlemlerden dolayı erkekler tarafından öldürülmüştür?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1666085 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Van Milletvekili Gülderen Varli tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/30348 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden ObONGFV - iLIFW3r - UlpdB Fİ - JwkFWB- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1209-4395/6123 Konu : Yazılı soru önergesi 13. M0. /2025

Sayın Gülderen VARLİ Van Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/30348 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

A) "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

B) "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinin birinci fıkrasında, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri; ikinci fıkrasında, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Belirtilen hükümler çerçevesinde, Anayasanın 9 ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilen ara karar, karar ve hükümlerin hukuki dayanakları ile gerekçelerine dair Bakanlığımızda bilgi bulunmadığı gibi, sözü edilen karar ve hükümlerin olağan yargısal denetimi, başvuru usulü ve şartları ilgili kanunlarda gösterilen yargı mercilerine aittir.

1. Anayasanın, "Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi" kenar başlıklı 88. maddesinde kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği hükmü yer almakta iken söz konusu hüküm, 16/04/2017 tarihinde yapılan referandumla kabul edilen 21/01/2017 tarihli ve 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 16. maddesiyle; kanun teklif etmeye milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği şeklinde değiştirilmiş, söz konusu düzenleme 09/07/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

10/07/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 38. maddesinin birinci fikrasının (e) bendinde; adalet hizmetleriyle ilgili konularda gerekli araştırmalar ve mevzuat hazırlıklarını yapmak ve görüş bildirmek Bakanlığımızın görevleri arasında sayıldığından çalışmalarımız bu çerçevede yürütülmektedir.

1 A) 10/06/2020 tarihli ve 31151 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 63 sayılı Suç Mağdurlarının Desteklenmesine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden U*3gNRR - 5$c5s Cyg - P5z4leg - Y3AVIW- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

18. maddesiyle 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine "Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Dairesi Başkanlığı" kenar başlıklı 53. madde eklenmiş ve bu Başkanlık, Bakanlığımızın hizmet birimleri arasında yerini almıştır. Bu maddeye göre Başkanlığın görevleri; kırılgan gruba yönelik hak ve hizmetlerin geliştirilmesi ve uygulanmasına ilişkin faaliyetleri yürütmek, mağdurların kendilerine tanınan haklar ve yardımlar konusunda bilgilendirilmesine yönelik çalışmalar yürütmek, adli desteğe ihtiyaç duyanlara uygun müdahale programları geliştirmek, tekrarlanan mağduriyetleri önleyici tedbirler almak, psiko-sosyal destek hizmetlerinin geliştirilmesine ve uygulanmasına yönelik faaliyetleri yürütmek, mağdurların adalete erişimini güçlendirmeye yönelik çalışmalar yapmak ve uygulamak, adli süreçte tanıklara yönelik hizmetlerin geliştirilmesine ve uygulanmasına ilişkin faaliyetleri yürütmek, adliyelerde görev alan pedagog, psikolog ve sosyal çalışmacı gibi uzmanların çalışma usul ve esaslarını belirlemek, adli yardımla ilgili mevzuatın Bakanlığa verdiği görevleri ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği halinde yürütmek ve adli yardım hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde işleyişine yönelik tedbirleri almak, görev alanına giren konularda kamu kurum ve kuruluşları veya sivil toplum kuruluşları ile iş birliği yapmak, mağdurların her alanda desteklenmesini sağlamak amacıyla toplumsal farkındalığı artırıcı faaliyetlerde bulunmak şeklinde belirlenmiştir.

Başkanlığın başlıca hedefleri arasında; başta çocuklar, kadınlar, yaşlılar ve engelli bireyler olmak üzere tüm suç mağdurlarının ve tanıkların, sahip oldukları haklar ile kendilerine sunulabilecek yardım ve destek hizmetleri konusunda bilgilendirilmeleri ve kırılgan gruba mensup mağdurların adli süreçte etkin şekilde desteklenerek adalete erişimlerinin kolaylaştırılması yer almakta olup Başkanlığın çalışmaları bu yönde devam etmektedir.

02/09/2022 tarihinde Başkanlık bünyesinde çocuk, kadın, yaşlı, engelli ve tanıklara yönelik politikalar geliştirilmesi ile adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince sunulan hizmetlerin etkinliğini sağlamaya yönelik çalışmalar yürütmek üzere Bakan Oluru ile Çocuk Hizmetleri Daire Başkanlığı ve Kadın Hizmetleri Daire Başkanlığı ile Adli Destek ve Yardım Hizmetleri Daire Başkanlığı kurulmuştur.

B) Bakanlığımızca 63 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca adliyelerde kurulan "adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri" bünyesinde yer alan bürolar aracılığıyla suç mağdurlarına yönelik bilgilendirme ve yönlendirme faaliyetleri ile kırılgan gruba dahil mağdurların adalete erişimlerinin güçlendirilmesine yönelik hizmetler, tüm ülke genelinde yürütülmektedir.

Müdürlüklerin kurulmasıyla birlikte; daha önce çocuk ve aile mahkemelerinde görev yapan uzmanlar aracılığıyla sağlanan psiko-sosyal destek faaliyetleri Cumhuriyet başsavcılıkları ile tüm mahkemeleri kapsayacak şekilde genişletilmiş, hizmet sunumuna ilişkin standartlar geliştirilmiş, vaka yönetiminin uygulandığı etkin bir sistem oluşturulmuştur.

Adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri bünyesinde yer alan "bilgilendirme ve yönlendirme büroları"nda tüm suç mağdurları; adli süreç ve bu süreçte sahip oldukları haklar ile kendilerine hizmet sunan kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları konusunda bilgilendirilmekte ve ihtiyaçları doğrultusunda hizmet alabilecekleri kurum ve kuruluşlara yönlendirilmektedir. Bu sayede değişik kurumlar tarafından mağdurlara sunulan hizmetlerin etkin, kesintisiz ve bütüncül bir şekilde yerine getirilmesi sağlanmaktadır.

Çocuklar ve kadınlar gibi bireysel özellikleri nedeniyle suçtan daha fazla etkilendiği tespit edilen kırılgan gruba dâhil mağdurların adalete erişimlerinin güçlendirilmesine yönelik

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden us*3gNRR - sc5sCyg - PS z4leg - Y34V1w- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü çeşitli hizmetler de sunulmaktadır. Maruz kalınan suçtan daha fazla etkilendiği ve desteğe ihtiyaç duyduğu anlaşılan bu kapsamdaki mağdurlara yönelik olarak "kırılgan grup destek büroları"nda çalışan adli destek görevlileri tarafından yapılan bireysel değerlendirme sonucunda adli destek planı hazırlanmakta ve gerektiğinde vaka yönetimi uygulanmak suretiyle etkin bir şekilde psiko-sosyal destek hizmeti sunulmaktadır.

©) Bakanlığımız tarafından, faille yüz yüze gelmesinde sakınca bulunduğu değerlendirilen, öncelikli olarak cinsel suç ve aile içi şiddet suçu mağdurları, engelli birey ve kırılgan gruba dâhil mağdurlar, diğer mağdurlar ve tanıklar ile suça sürüklenen çocukların ifade ve beyanlarının uzman eşliğinde özel ortamda alınması için 2017 yılında adli görüşme odaları (AGO) uygulamasına geçilmiştir.

Ç) Suç mağdurlarının bilgilendirilmesine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında mağdurların sahip oldukları haklar ile kendilerine sunulan hizmetlere dair bilgilerin yer aldığı "https://magdurbilgi.adalet.gov.tr/" internet sitesi üç farklı dilde erişime açılmıştır. Suç mağdurları internet sitesini ziyaret ettiklerinde yaşadıkları mağduriyet türüne göre hangi haklara sahip olduklarını, hangi hizmeti hangi kurumlardan alabileceklerini ve bunun için nasıl bir yol izlemeleri gerektiğini kolaylıkla öğrenebilmektedir.

Suç mağdurlarının adli süreç hakkında bilgilendirilmeleri amacıyla bazı temel haklar ile suç türleri hakkındaki bilgilerin yer aldığı çeşitli broşürler de fiziki ve dijital ortamda erişime sunulmuştur.

Belirtilen hususlara ek olarak; "mağdur(Gadalet.gov.tr" e-posta hesabı üzerinden mağdurların başvuruları Başkanlık tarafından ivedi bir şekilde ele alınarak gereğinin yapılması için ilgili yerlere yönlendirilmektedir.

IV- 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Görev" kenar başlıklı 38. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, adli sicilin tutulmasıyla ilgili hizmetleri yürütmek Bakanlığımız görevleri arasında sayılmıştır. Bu çerçevede istenilen ayrıntıda bilgi bulunmamakla birlikte, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap, İkinci Kısım, Birinci Bölümünde düzenlenen "Hayata Karşı Suçlar"a ilişkin Cumhuriyet başsavcılıklarında soruşturma evresinde açılan ve karara bağlanan dosya, şüpheli ve suç sayılarıyla ceza mahkemelerinde açılan ve karara bağlanan dosya, sanık ve suç sayılarına ait istatistikler ile 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanuna ait istatistiklere Bakanlığımız Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün

"https://www.adlisicil.adalet.gov.tr" oadresli Ointernet (sitesinden ulaşılması omümkün olabilecektir.

V- Soru önergesinde belirtilen diğer hususlara ilişkin olarak Bakanlığımızda bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmıştır. .

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden u*3gNRR - sc5 sCyg - P5z4leg - Y34V1Ww-ie erişebilirsin

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 13 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir