Elazığ Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun tahliye talebine ilişkin
Kaynak göster
Çiçek Otlu (DEM Parti), 9 Temmuz 2025 tarihinde 7/30449 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 97 gün sonra, 14 Ekim 2025).
Çiçek Otlu (DEM Parti, İstanbul). “Elazığ Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun tahliye talebine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/30449, 9 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-30449-elazig-kadin-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-tahliye-talebine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/6669298c-e8c9-4f00-ad31-0197f95bd64b
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 97 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasanın 98. ve
İçtüzüğün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
C-olu
Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Çiçek OTLU İstanbul Milletvekili
Elazığ Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda kalmakta olan 67 yaşındaki Besra Erol, Suruç'ta 20 Temmuz 2015 tarihinde IŞİD'in canlı bomba saldırısı sonrası hayatını kaybeden 33 kişiden biri olan oğlu Evrim Deniz Erol'un mezarının başında yaptığı konuşma nedeniyle 7 yıl 6 ay hapis cezası almış ve 30 Nisan 2019 tarihinde tutuklanmıştır. Besra Erol, ceza infaz süresini tamamladıktan sonra 2024 yılı aralık ayında şartlı tahliye koşullarına erişmiştir. Ancak Elazığ Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu'nun "Pişman mısın?", "Neden siyasi tutukluların arasında kalıyorsun?" yönündeki sorulara verdiği yanıtlar nedeniyle tahliyesi tekrar 6 ay süreyle ertelenmiştir. Besra Erol, ceza infaz kurumunda bulunduğu süre içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşamaktadır. Kanser riski taşıyan tiroit nodüllerinin yanı sıra bel fıtığı, kaşık fıtığı, siyatik, guatr, diyabet, yüksek tansiyon ve yüksek göz tansiyonu gibi ağır hastalıkları mevcuttur. Besra Erol, bel fıtığı nedeniyle üç defa ameliyat olmasına rağmen yürümekte zorlanmaktadır. Bir gözünü kaybetme riskiyle karşı karşıyadır. Cezasının infaz süresinin dolmasına ve şartlı tahliyesi mümkün hale gelmesine rağmen ağır sağlık sorunları bulunan Besra Erol'un tahliyesinin ertelenmesi, cezaevi idaresinin tarafsız davranmadığı iddiasını oluşturmuştur.
Yasalar ve Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler gereği ceza infaz kurumlarında hasta tutukluların sağlık ve yaşam haklarının korunması devletin sorumluluğundadır. Anayasa'nın 17. maddesine göre herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS), tutuklunun yaşam hakkını tanımlamış, insanlık dışı ve onur kırıcı muameleyi kesin olarak yasaklamıştır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), bazı davalarda cezaevinde uygun tedavi sağlanmamasını ağır hak ihlali saymıştır. Besra Erol'un tahliyesinin ertelenmesi Anayasa'nın 17. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin işkence ve kötü muamele yasağını düzenleyen 3. maddesi açısından ciddi ihlaller doğurmaktadır. Ailesi ve demokratik kitle örgütleri, ağır sağlık sorunları bulunan Besra Erol'un ceza infaz kurumu koşullarında kalmasının yaşam hakkını ihlal ettiğini savunmaktadır.
Bu bağlamda;
I- Elazığ Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda kalmakta olan 67 yaşındaki hasta tutuklu
Besra Erol'un mevcut sağlık durumu hakkında Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? 2- Ağır sağlık sorunları bulunan Besra Erol neden tahliye edilmemiştir?
SORULAR
Besra Erol'un "Pişman mısın?", "Neden siyasi tutsakların arasında kalıyorsun?" sorularına verdiği yanıtlardan ötürü tahliyesinin önce bir yıl daha sonra altı ay ertelendiği Bakanlığınızın bilgisi dahilinde midir?
Elazığ Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu'nun keyfi tutumla ve siyasi gerekçelerle Besra Erol'un tahliyesini ikinci kez ertelediği iddiasına ilişkin açıklamanız var mıdır?
Besra Erol'un tahliyesinin altı ay ertelemenin sağlık ve yaşam hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkin açıklamanız var mıdır?
Besra Erol'un sağlık durumu cezaevi idaresi tarafından takip edilmekte ve Bakanlığınız bilgilendirilmekte midir?
Ailesi ve demokratik kitle örgütlerinin Besra Erol'un cezaevinde kalmasının hayatını tehlikeye atmakta olduğu uyarısı dikkate alınacak mıdır? Besra Erol'un yaşam hakkı nasıl güvence altına alınmaktadır?
Hasta tutukluların cezası tamamlanmış olsa bile tahliye edilmeyerek cezalarının fiilen uzatılması hukuka uygun mudur?
Besra Erol'un mevcut durumu Bakanlığınız tarafından tekrar değerlendirilecek midir?
Ağır hastalığı olan siyasi tutukluların sağlık ve yaşam haklarının korunması amacıyla infazlarının ertelemesi için Bakanlığınızın yürüttüğü bir çalışma var mıdır? Bu konuda yasalar ve Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerden doğan yükümlülüklerinizi yerine getirecek misiniz?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1668474 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/30449 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden GobB6Bc - sKPzkA8 - v4yS J14 - e/AU TA— ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-1221-4480/6218 Konu : Yazılı soru önergesi 492. /46 /2025
Sayın Çiçek OTLU İstanbul Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/30449 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Ceza ve infaz mevzuatımızda "siyasi suçlu" veya "siyasi mahpus" kavramları bulunmamaktadır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 2. maddesinde terör suçlusu, 3. maddesinde ise terör suçları tanımlanmıştır. Ayrıca 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, hükümlülerin gruplandırılmasını düzenleyen 24. maddesi ile hükümlünün barındırılması ve yatırılmasını düzenleyen 63. maddesinde "terör suçluları"ndan söz edilmektedir. Buna göre ceza infaz kurumlarında, terör suçlarından hükümlü terör suçluları ile terör suçlarından tutuklu veya hükümözlü kişiler barındırılmaktadır.
I- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.
B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.
C) Öte yandan; hastalığı nedeniyle Adli Tıp Kurumundan rapor bekleyen ya da tek başına öz bakım becerisini yapamayan ve başkasının bakımına muhtaç olan hasta tutuklu ve hükümlülerin barındırılması, rehabilite ve tedavilerini sağlamak amacıyla Metris ve Elazığ R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumları ile Menemen R Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu faaliyete geçirilmiştir.
MI- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;
A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş uyap.gov.tr adresinden U z3Etzt - 8V02n$g - 40fVsf4 - eUgmHO— ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fıkrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,
B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,
C) Geçici 6. maddesinin ikinci fıkrasında, 30/03/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere; sıfir-altı yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile yetmiş yaşını bitirmiş hükümlüler hakkında 105/A maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "iki yıllık sürenin, "dört yıl" olarak uygulanacağı; maruz kaldığı ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen altmışbeş yaşını bitirmiş hükümlülerin koşullu salıverilmeleri için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken sürelerin, azami süre sınırına bakılmaksızın 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilebileceği; ağır hastalık, engellilik veya kocama hâlinin, Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca veya Adli Tıp Kurumunca düzenlenen bir raporla belgelendirileceği,
Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
IV- A) 5275 sayılı Kanunun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 107. maddesinde, "Mükerrirlere ve bazı suç faillerine özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri" kenar başlıklı 108. maddesinde ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 17. maddesinde, koşullu salıverilme süreleri ve oranları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
B) 5275 sayılı Kanunun;
1. "Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması" kenar başlıklı 48. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işleminin yapılmayacağı, ancak bu sürenin hakederek salıverme tarihini geçemeyeceği; dördüncü fıkrasında, infaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında verilen disiplin cezasının niteliğine göre fikrada belirlenmiş sürelerin (onbeş gün ilâ bir yıl)
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.ir adresinden UZ3EtZİt - 8V02n*g - 40fVsf4 - eUgmHâ— ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü esas alınacağı ve bu süreler sonunda yeni bir disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla bu cezaların kaldırılacağı,
2. "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 89. maddesinin birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı; altıncı fıkrasında, açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma sürelerinin bir yılı geçemeyeceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
5275 sayılı Kanunun 89. maddesinde, 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla yapılan ve yukarıya alınan değişiklikler, 01/01/2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
C) 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin;
1. "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 109. maddesinin, birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme risklerinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra gereğince yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirmeye yönelik psiko-sosyal ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetleri, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikaları, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı,
2. "Disiplin eylemi nedeniyle iyi hâl kararı verilmesine engel hâller ve şikâyet" kenar başlıklı 110. maddesinin birinci fıkrasında, gözlem değerlendirme raporu veya gelişim değerlendirme raporunda yazılı olup da henüz kaldırılmamış disiplin cezası bulunan hükümlü
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden uz3Etzt - 8V02n*tg - 40fVsf4 - eUgmHö— ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü hakkında iyi hâl kararı verilemeyeceği, hükümlünün iyi hâline ilişkin değerlendirmenin, ancak daha önceden verilmiş olup da disiplin cezası infaz edilmiş ve bu cezası kaldırılmış olanlar hakkında yapılabileceği; ikinci fıkrasında, disiplin cezasını gerektiren bir eylemi işlemiş olmasına rağmen, koşullu salıverilme tarihinde bu eyleminden dolayı disiplin soruşturması henüz sonuçlandırılmayan hükümlüler hakkında iyi hâl kararının verilip verilmemesinin idare ve gözlem kurulunca takdir edileceği; üçüncü fıkrasında, idare ve gözlem kurulunca, hükümlü hakkında, süre belgesindeki muhtemel koşullu salıverilme tarihi de dikkate alınarak iyi hâle ilişkin olarak bir karar verileceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Bu kapsamda idare ve gözlem kurulunca verilen kararlara karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz kanun yoluna başvurulabilmektedir.
V- Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 25/07/2025 tarihli cevapta;
A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Elazığ T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı, çeşitli rahatsızlıkları nedeniyle Kurum revirinde gerektiğinde Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi ve Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesinin ilgili polikliniklerinde muayene, tetkik ve tedavisinin yapıldığı, reçete edilen ilaçların kendisine teslim edildiği,
B) Adı geçen hakkında başlatılan infaz erteleme işlemleri sonucu adı geçenin ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettirebileceğine dair raporlar düzenlendiği, son olarak 10/03/2025 tarihli Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesinden alınan raporda da adı geçenin ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettirebileceğine dair rapor düzenlendiği,
Öte yandan adı geçenin koşullu salıverilmesi için aranan iyi hâlli olma şartını taşımadığına ilişkin 26/12/2024 tarihinde Kurum İdare ve Gözlem Kurulu tarafından verilen kararın infaz hâkimliği ve ağır ceza mahkemesinin denetiminden geçerek kesinleştiği,
O) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, Ç) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip:/vatandaş.uyap gov.tr adresinden UZ3EtZt - 8VO2n4g - 40fVsf4 - eUgmHGO- ileerişebilirsin
Yılmaz TUNÇBakan