Beşikdüzü T Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun hak ihlaline uğradığı iddiasına ilişkin
Kaynak göster
George Aslan (DEM Parti), 9 Temmuz 2025 tarihinde 7/30894 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 96 gün sonra, 13 Ekim 2025).
George Aslan (DEM Parti, Mardin). “Beşikdüzü T Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun hak ihlaline uğradığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/30894, 9 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-30894-besikduzu-t-tipi-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-hak-ihlaline-ugradigi-iddiasina-il (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/d9705080-2462-43a8-8d98-0197f372ca53
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 96 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Sayın Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98. ve
TBMM İçtüzüğünün 96 ile 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
;İyA George ASLAN
Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Türkiye'de baskı ve hak ihlallerinin en yoğun yaşandığı alanların başında cezaevleri gelmektedir. Tutuklu ve hükümlülerin haklarını koruyan yasal düzenlemelere ve uluslararası sözleşmelere rağmen, cezaevlerinde binlerce mahpus sağlık, savunma, tedavi, iletişim ve adil yargılanma gibi pek çok alanda hak ihlallerine maruz kalmaktadır. Özellikle cezaevi yönetimi ve infaz koruma memurlarının uygulamaları, kimi zaman ağır sonuçlara yol açabilmektedir.
Tarafıma iletilen bilgilere göre; Trabzon Beşikdüzü T Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan Aykut Öztürk, çeşitli hak ihlallerine maruz bırakılmaktadır. Özellikle cezaevindeyken dinini değiştirerek Hristiyan olmasından sonra, kendisine yönelik baskıların daha da arttığı belirtilmektedir.
Aykut Öztürk'ün, Hristiyan olmaya karar verdikten sonra bir din görevlisiyle görüşme talebinin engellendiği, Hristiyan olduktan sonra ise boynunda taşıdığı haçın cezaevi görevlileri tarafından çıkarılarak hakaret ve aşağılayıcı muamelelere maruz kaldığı ifade edilmiştir. |
Öte yandan, cezaevinde yaşanan uyuz salgını nedeniyle Aykut Öztürk'ün 4-5 kez bu hastalığa yakalandığı, iyileşmesine rağmen hijyenik olmayan koşullar nedeniyle hastalığın tekrar ettiği bildirilmiştir. Tüm bu süreçte, temiz yatak talebi ise uzun süre karşılanmamıştır. Bu bağlamda; 30 89
SORULAR
Beşikdüzü T Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan Aykut Öztürk'ün maruz kaldığı hak ihlallerinden Bakanlığınız haberdar mıdır? Bu hak ihlallerinin, kendisinin Hristiyan olmasından kaynaklandığı doğru mudur?
Aykut Öztürk'ün boynunda taşıdığı haçın cezaevi görevlilerince çıkarılması, hakaret ve aşağılayıcı muameleye maruz bırakılmasıyla ilgili Bakanlığınızca başlatılmış bir inceleme veya soruşturma var mıdır?
Beşikdüzü T Tipi Cezaevi'nde dini inancı nedeniyle ayrımcılığa uğrayan başka mahpuslar hakkında Bakanlığınıza ulaşan bir şikayet bulunmakta mıdır?
Aykut Öztürk'ün maruz kaldığı söz konusu hak ihlallerine ilişkin Bakanlığınıza ve cezaevi idaresine yaptığı başvurular neden sonuçsuz bırakılmıştır? Öztürk'ün dilekçeleri Bakanlığımıza ulaşmış mıdır? Ulaştıysa dilekçelerle ilgili hangi işlemler yapılmıştır?
Söz konusu cezaevinde yaşanan uyuz salgınına karşı Bakanlığınız tarafından ne tür önlemler alınmıştır?
Cezaevlerinde dini özgürlüklerin ve sağlık hakkının korunması için hangi adımları atacaksınız?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1669862 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Mardin Milletvekili George Aslan tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/30894 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden GIdR30p - 45YLg44 - /cZfWZY - 087J6gO- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-1260-4689/6519 Konu : Yazılı soru önergesi 43/10 n025
Sayın George ASLAN Mardin Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/30894 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklular hakkında, başta 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun olmak üzere, ilgili mevzuat hükümlerine göre işlem yapılmakta olup, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin mevzuat hükümleri, tüm ceza infaz kurumlarında, hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefi inanç, milli veya sosyal köken ve siyasi veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanmaktadır.
I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.
Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.
Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.
Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.
Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden a boUDa2 - edV2s2a - nbeKl5h - DSPKpsx ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü edilmektedir.
IHI- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.
B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.
IV- Arama, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun "Arama" kenar başlıklı 36. ve 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin, "Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım" kenar başlıklı 34. maddesinde düzenlenmiştir.
Arama hükümlerini düzenleyen ceza infaz mevzuatımız, Ülkemizin taraf olduğu sözleşmeler ve uluslararası düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararının "Arama ve Kontroller" başlığını taşıyan 54. maddesinde, görevlilerin arama yaparken uyacakları detaylı prosedürlerin olması, arama yapılacak hallerin ve arama şekillerinin ulusal mevzuatta düzenlenmesi, aranan kişilerin küçük düşürülmemesi, aramanın hemcins olan görevliler tarafından yapılması gibi hususlara yer verilmiştir. Yönetmeliğin 34. maddesinde yer alan düzenleme de söz konusu Tavsiye Kararındaki hükümler ile paralellik arz etmektedir.
Aramanın amacı, kurumda bulundurulması yasak olan eşya ve kanunla yasaklanan uyuşturucu maddelerin yanı sıra telefon ve sim kartı gibi haberleşme araçları ile bıçak ve jilet gibi kesici ve bereleyici aletlerin kuruma girişinin önüne geçmektir. Ayrıca, terör örgütlerinin ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutuklularla bağlantılarını kesmek için örgütsel iletişim niteliğinde değerlendirilebilecek haberleşme evrak ve belgelerinin kuruma girişinin engellenmesi hedeflenmektedir.
Bu çerçevede insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esasları doğrultusunda yapılan aramalar, kurumların güvenliğinin sağlanabilmesi için tedbir amaçlı gerçekleştirilmekte olup, herhangi bir keyfi uygulama söz konusu değildir.
V- A) 1- 5275 sayılı Kanunun "Din ve vicdan özgürlüğü" kenar başlıklı 70. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlünün ceza infaz kurumunda, mensup bulunduğu dinin ibadetlerini, düzeni bozmayacak ve çalışmayı engellemeyecek biçimde serbestçe yerine getirebileceği, ibadette kullanılan eşyayı, dini yaşamı bakımından zorunlu olan kitap ve eserleri temin ve bulunduğu yerlerde muhafaza edebileceği; ikinci fıkrasında hükümlünün, mensup bulunduğu dinin görevlilerince ziyaret edilmesine ve onlarla iletişim kurmasına, kurum güvenliğini tehlikeye düşürmemek koşuluyla izin verileceği,
2- Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmeliğin "Din adamları
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.ir adresinden &â b0UDa2 - edV2s2a - nDOKIS5h - DSP Kpsz ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü tarafından ziyaret" kenar başlıklı 39. maddesinin birinci fikrasında, Türkiye Cumhuriyetinin yetkili makamları tarafından faaliyetleri kabul edilmiş dinlerin resmi temsilcileri veya din adamlarının, kendi dinlerine mensup hükümlü ve tutuklularla istekleri halinde ve ceza infaz kurumunun güvenliğini tehlikeye düşürmemek kaydıyla, Cumhuriyet başsavcılığının izniyle görüşebileceği,
Hükümlerinin yer aldığı malâmlarıdır.
Ceza infaz kurumlarında barındırılan tüm hükümlü ve tutuklular, mevzuat hükümleri gereğince mensubu bulundukları ve Türkiye Cumhuriyetinin yetkili makamları tarafından faaliyetleri kabul edilen dinlerin din görevlileriyle hiçbir ayrıma tabi tutulmaksızın görüşebilmekte, mensubu bulunduğu dinin ibadetlerini, düzeni bozmayacak ve çalışmayı engellemeyecek şekilde serbestçe yerine getirip ibadette kullanılan eşyayı, dini yaşamı bakımından zorunlu kitap ve eseri temin ve muhafaza edebilmektedir.
B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların dini ve ahlaki eğitimleri ile manevi rehberlik hizmetleri, "Adalet Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı Arasında Tutuklu ve Hükümlülerin Dini ve Ahlaki Gelişimlerini Sağlamaya Yönelik Protokol" kapsamında Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yerine getirilmektedir.
VI- Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 30/07/2025 tarihli cevapta;
A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Beşikdüzü T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı,
B) Adı geçenin Kurumda Hristiyan din adamı ile görüştüğünün tespit edildiği,
C) Adı geçene ait kolyenin ebatlarının büyük ve geniş olması nedeniyle Kurum personeli tarafından yapılan aylık oda aramasında mevzuat hükümlerine uygun olup olmadığının tespiti için incelenmek suretiyle teslim alındığı, yapılan incelemede herhangi bir sakınca bulunmadığının tespit edilmesi üzerine kolyenin hükümlüye teslim edildiği,
Ç) Adı geçenin Kurum idaresine iletmiş olduğu 29 dilekçesinin bulunduğu, dilekçelerin ilgili kurumlara gönderildiği,
D) Kurumda uyuz salgınına ilişkin gerekli olan bütün önlemlerin alındığı, Kurumun oda, koğuş ve eklentilerinin sürekli olarak temizlendiği, kükürtlü sabun temin edilerek hükümlülere dağıtımının gerçekleştirildiği, nevresim takımları ve yatakların yenilendiği, hükümlü ve tutukluların uyuz hastalığı konusunda bilinçlenmesi sağlanarak hijyen konusunda gerekli bilgilendirmelerin yapıldığı, Kurumda uyuz veya herhangi bir bulaşıcı hastalığın bulunmadığı,
E) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, P) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana hitp://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden ab9UDa2 - edV2s2a - nDOKl5h - DSPKpsS ileerişebilirsin
Yılmaz TUNÇBakan