30 Haziran 2025 tarihinde İstanbul'da bir vatandaşın tutuklanmasına ilişkin
Kaynak göster
Sevda Karaca Demir (EMEP), 10 Temmuz 2025 tarihinde 7/31010 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 96 gün sonra, 14 Ekim 2025).
Sevda Karaca Demir (EMEP, Gaziantep). “30 Haziran 2025 tarihinde İstanbul'da bir vatandaşın tutuklanmasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/31010, 10 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-31010-30-haziran-2025-tarihinde-istanbul-da-bir-vatandasin-tutuklanmasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/95df39d7-4ef9-4fe7-9c4c-019808e7819b
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 96 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98, TBMM İç Tüzüğü'nün 96 ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
SORULAR
07.2025 / i
30 Haziran gecesi, bir karikatürü dolayısıyla İBDA-C taraftarları Leman dergisine yönelik saldırıda bulunmuştur. Açıkça cana ve mala zarar verme kastıyla hareket eden saldırganlar hakkında herhangi bir işlem yapılmazken saldırı anında kitleye tepki gösteren ve linç girişimine maruz kalan Aslı Aydemir, olay yerinde yaşananlar gerekçe gösterilerek "polise mukavemet" ve "kasten yaralama" suçlamalarıyla tutuklanmıştır. Yasal mevzuata göre tutuklama gerekçelerinin hiçbiri oluşmayan ve hukuken izahı bulunmayan bu durum, kamuoyunda tek adam iktidarının muhalifi olan herkesin suçlu ilan edilerek toplumsal muhalefetin sindirilmesi yorumunu doğurmuştur.
Dergi binasına saldıran ve tehditler savuran linç güruhundan kimseye tek bir soruşturma bile açılmazken, bu gruba demokratik tepkisini gösteren bir yurttaşın hukuksuz ve mesnetsizce tutuklanması açık bir biçimde linç grubunun devlet tarafından desteklendiğini, ses çıkaran yurttaşlara ise göz dağı verilmek istendiğini göstermektedir.
Bu bağlamda;
Anayasal ilkeler ve evrensel ceza hukuku ilkeleri gözetilerek, hiçbir kasıt barındırmayan bu olayın "kasten yaralama" kapsamında değerlendirilebilmesi hangi somut delil ve hukuki gerekçelere dayanmaktadır?
Anayasa ile güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı göz önüne alındığında; atılı suçun işlenmiş olduğu kabulünde dahi tutuklamanın koşullarının oluştuğunu savunmak mümkün müdür?
Bu kararın kamuoyunda linç güruhunu meşru göstermek, demokratik hakkını kullanan yurttaşı kriminalize etmek şeklinde oluşan yorumu değiştirmek üzere Bakanlığınız bir adım atacak mıdır?
Kamuoyunca büyük tepki toplayan tutuklama kararı ve soruşturma dosyası Bakanlığınız tarafından değerlendirilmiş midir? Benzer yönde karar veren ve siyasi tavır aldığı yorumuna yol açan hakim ve savcılar için Bakanlığınız ne tür adımlar atmaktadır?
İletişim : 0312 420 60 22-23
Faks (o :0312 4202296
Adres : Halkla İlişkiler Binası 2. Kat B Blok Oda No: 22 TBMM/ANKARA
Adalet Bakanlığı tarafından sistematik olarak, akademisyen, gazeteci ve muhaliflere yönelik benzer tutuklama kararlarının önüne geçecek bir plan bulunmakta mıdır?
TBMM İletişim : 0312 420 60 22-23
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1671563 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/31010 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden CeXİzrO - ZZCsnCP - 1KDxI/D - 1Uc3a0- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-1279-4526/6271 Konu : Yazılı soru önergesi 47.40. /2025
Sayın Sevda KARACA Gaziantep Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/31010 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- A) Anayasanın;
I- "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,
2- "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,
B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;
1. "Tutuklama nedenleri" kenar başlıklı 100. maddesinin birinci fıkrasında, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebileceği, işin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemeyeceği,
2. "Tutuklama kararı" kenar başlıklı 101. maddesinin birinci fıkrasında, soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma evresinde sanığın tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re'sen mahkemece karar verileceği; bu istemlerde mutlaka gerekçe gösterileceği ve adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukuki ve fiili nedenlere yer verileceği; ikinci fikrasında, tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustaki bir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda, kuvvetli suç şüphesini, tutuklama nedenlerinin varlığını, tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu, adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını gösteren delillerin somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterileceği,
3. "Cumhuriyet savcısının tutuklama kararının geri alınmasını istemesi" kenar başlıklı 103. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, şüphelinin adli kontrol altına alınarak serbest bırakılmasını sulh ceza hâkiminden isteyebileceği; hakkında tutuklama kararı verilmiş şüpheli ve müdafiinin de aynı istemde bulunabileceği,
4. "Şüpheli veya sanığın salıverilme istemleri" kenar başlıklı 104. maddesinin birinci
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden SY73WKX - mtZOCİ2 - S5dF3/YZ - 19GV3JU- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü fıkrasında, soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında şüpheli veya sanığın salıverilmesini isteyebileceği; ikinci fıkrasında, şüpheli veya sanığın tutukluluk hâlinin devamına veya salıverilmesine hâkim veya mahkemece karar verileceği; bu kararlara itiraz edilebileceği; üçüncü fıkrasında, dosya bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya geldiğinde salıverilme istemi hakkındaki kararın, bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ilgili dairesi veya Yargıtay Ceza Genel Kurulunca dosya üzerinde yapılacak incelemeden sonra verileceği; bu kararın re'sen de verilebileceği,
5. "Tutukluluğun incelenmesi" kenar başlıklı 108. maddesinin birinci fıkrasında, soruşturma evresinde şüphelinin tutukevinde bulunduğu süre içinde ve en geç otuzar günlük süreler itibarıyla tutukluluk hâlinin devamının gerekip gerekmeyeceği hususunda, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından 100. madde hükümleri göz önünde bulundurularak, şüpheli veya müdafii dinlenilmek suretiyle karar verileceği; ikinci fıkrasında, tutukluluk durumunun incelenmesinin, yukarıdaki fıkrada öngörülen süre içinde şüpheli tarafından da istenebileceği; üçüncü fıkrasında, hâkim veya mahkemenin, tutukevinde bulunan sanığın tutukluluk hâlinin devamının gerekip gerekmeyeceğine her oturumda veya koşullar gerektirdiğinde oturumlar arasında ya da birinci fikrada öngörülen süre içinde de re'sen karar vereceği,
Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
Değinilen Ohükümler çerçevesinde, şüpheli veya sanığın tutuklanmasına, tutukluluğunun devamına ve tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilmesine ilişkin kararlar, Anayasanın 9 ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilmektedir.
I1- İstanbul ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılıklarıyla yapılan yazışmalara verilen 13/08/2025 ve 05/08/2025 tarihli cevaplarda; soru önergesinde adı geçen ve Marmara Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılan tutuklu hakkında başlatılan soruşturmanın devam ettiği bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden SY73wKXx - m*-ZÇCi2 - 5dF3/YZ - 1J6VjUz ile erişebilirsin
Yılmaz TUNÇBakan