13 Temmuz 2025 tarihinde İstanbul'un Bayrampaşa ilçesinde bir olayda kolluk kuvvetlerinin kötü muamelede bulunduğu iddiasına ilişkin
Kaynak göster
Keziban Konukcu Kok (DEM Parti), 17 Temmuz 2025 tarihinde 7/31506 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Keziban Konukcu Kok (DEM Parti, İstanbul). “13 Temmuz 2025 tarihinde İstanbul'un Bayrampaşa ilçesinde bir olayda kolluk kuvvetlerinin kötü muamelede bulunduğu iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/31506, 17 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-31506-13-temmuz-2025-tarihinde-istanbul-un-bayrampasa-ilcesinde-bir-olayda-kolluk-kuvvetlerinin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/7dd5c9b0-ea3a-4435-b990-019826deb48f
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 455 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya tarafından Anayasa'nın 98'inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü 'nün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Kezban KONUKÇU İstanbul Milletvekili
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) raporları, baroların yıllık insan hakları izleme çalışmaları ve uluslararası kuruluşların (Al, HRW, CPT vs.) Türkiye hakkındaki değerlendirmeleri, kolluk kuvvetlerinin cezasızlıkla desteklenen keyfi ve orantısız güç kullanımının sistematik hale geldiğine işaret etmektedir. Özellikle Kürt yurttaşlara yönelik uygulamalarda kültürel pratiklerin hedef alınması, Kürt kimliğinin kriminalize edilmesi bu sorunun etnik ayrımcılık boyutuna da ulaştığını göstermektedir. Öte yandan, İçişleri Bakanlığı aracılığı ile polis şiddeti münferit vaka olarak sunulmakta, kolluk gücü şiddeti normalleştirilmeye çalışılmakta ve kolluğa "arkandayız mesajı? verilerek ileride: olabilecek ınsan hakları ihlallerine yol açılmaktadır.
Gerekçenin tamamını göster (8 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Kolluk kuvvetlerinin uluslararası sözleşmelere, yasalara, özellikle Türkiye'nin taraf olduğu ve defalarca kez mahkum edildiği Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 3. Maddesinde geçen "İşkence Ve Kötü Muamele" yasağına aykırılık teşkil eden kötü muamele, orantısız güç kullanma, keyfiyet ve hukuksuzluklarının had safhaya ulaştığının son örneği İstanbul Bayrampaşa ilçesinde yaşanmıştır.
13 Temmuz 2025 tarihinde İstanbul'un Bayrampaşa ilçesinde, piknikten dönen bir ailenin, araçlarında Kürtçe müzik dinledikleri gerekçesiyle görevli olmayan polis memurları tarafından izinsiz şekilde videoya alındıkları, bu duruma gösterilen tepkinin ardından 10 aile ferdinin olay
Tarih :..... 16:07:2025 31 9 0 6 yerine gelen kolluk güçlerince yere yatırılarak tekmelendikleri, yakın mesafeden yüzlerine biber gazı sıkıldığı ve işkenceyle gözaltına alındıkları kamuoyuna yansıyan görüntülerle ortaya çıkmıştır. Olayın en vahim boyutu ise, araçta bulunan çocuklar ile 7 aylık hamile bir kadının da bu şiddetten etkilenmiş olmasıdır. Hamile bir kadının karnına birden fazla kez darbe aldığı ve "Ben hamileyim" diye bağırmasına rağmen müdahaleye devam edildiği, bu müdahale sonucu plasentanın ayrıldığı, kadının acilen sezaryene alındığı ve akciğerleri henüz gelişmediği için entübe edilen bebeğin kafasındaki darbe iziyle birlikte kuvözde tutulmakta olduğu ve bebeğin hayati tehlikelerinin sürdüğüne yönelik bilgiler birçok basında yer almıştır.
Öte yandan, 14 yaşındaki bir çocuğun çenesine darbe aldığı, bir kadının parmaklarının kırıldığı, gözaltına alınanların doktor muayenesine erişiminin engellendiği, darp raporlarının düzenlenmesine kolluk güçlerince izin verilmediği ve adli işlemlerin baskı ortamında gerçekleştirildiği de aktarılmıştır.
Bu vahim olay, bir kez daha anadil üzerindeki sistematik baskıları ve Kürt yurttaşlara yönelik ayrımcılığı gözler önüne sererken diğer yandan yalnızca ifade ve kültürel hakların ihlalini değil; aynı zamanda insanlık onuruna aykırı, temel hak ve özgürlükleri ağır biçimde ihlal eden polis şiddetinin de açık örneklerinden sadece bir tanesidir. Özellikle çocukların ve gebe bir kadının fiziksel müdahaleye maruz kalması, demokratik hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşamaz. Bu tür olaylar, toplumda kutuplaşmayı derinleştirmekte ve demokratik değerlerden uzaklaşılmasına neden olmaktadır.
Anadil, evrensel bir insan hakkıdır ve bireylerin kültürel kimliklerinin vazgeçilmez bir parçasıdır. Anadilinde müzik dinlemek, şarkı söylemek veya konuşmak, hiçbir çağdaş ve demokratik toplumda bir suç veya provokasyon unsuru olarak görülemez. Kürtçe müzik dinlemenin kriminalize edilmesi, Türkiye'nin çok dilli ve çok kültürlü yapısına açıkça saldırıdır.
Devletin asli görevi, yurttaşların kültürel varoluşlarını özgürce ifade etmelerini sağlamak, kolluk kuvvetlerini ise hukuk çerçevesinde denetlemek ve keyfi şiddetin önüne geçmektir.
Bu bağlamda;
SORULAR
13 Temmuz 2025 tarihinde Bayrampaşa'da gerçekleştiği iddia edilen olay hakkında
Bakanlığınıza ulaşan bilgi nedir?
. Kolluk kuvvetleri, Kürtçe müzik dinleyen yurttaşlara neden müdahale etmiştir? Bu müdahalenin yasal gerekçesi nedir?
. Olay yerinin yakınında bir kafede bulunan güvenlik kamerası kayıtlarının görüntüleri talep edilmiş ve incelenmiş midir?
. İstanbul Bayrampaşa'da Kürtçe müzik dinledikleri gerekçesiyle vatandaşlara şiddet uygulayan, orantısız güç kullanan, özellikle de hamile bir kadına ve çocuğa yönelik darp ve biber gazı uygulamalarında bulunan emniyet görevlileri hakkında herhangi bir idari/cezai işlem başlatılmış mıdır? Başlatıldıysa bu işlemler nelerdir ve hangi aşamadadır?
. Olay sırasında polis şiddetine maruz kaldığı belirtilen hamile kadının sağlık durumu hakkında Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Sezaryene alınmasına neden olan müdahale hakkında adli ya da idari bir işlem başlatılmış mıdır?
. Anne ve bebeğin hayati tehlikesinden sorumlu kolluk görevlileri hakkında hangi işlemler yapılmıştır?
. Gözaltı sonrası üç sivil yurttaşın biber gazı sıkıldıktan sonra klimaları sıcak açılmış polis araçlarında 30-40 dakika bekletildiğine yönelik iddialar araştırılmış mıdır? Araştırıldı ise bu olayı gerçekleştiren emniyet mensuplarına yönelik idari/cezai herhangi bir işlem başlatılmış mıdır?
. Doktor muayenesinde bir yunus polisin doktorun odasına girerek muayenedeki çocuğu tehdit ettiği ve hakaretlerde bulunduğuna ilişkin kamuoyu ile paylaşılan iddialar incelenmiş midir? İncelendi ise bu iddialara yönelik olarak yunus polis hakkında başlatılan herhangi bir idari/cezai bir işlem de bulunulmuş mudur?
. Kürtçe müzik dinlemek Türkiye Cumhuriyeti yasaları açısından suç mudur? Değilse bu tür kültürel pratiklere yönelik keyfi müdahalelerin önüne geçmek amacıyla
Bakanlığınızca ne tür tedbirler alınması düşünülmektedir?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir