2015 yılından bu yana gençler hakkında TCK 158 kapsamında açılan davalara ilişkin
Kaynak göster
Barış Bektaş (CHP), 28 Temmuz 2025 tarihinde 7/31621 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 77 gün sonra, 13 Ekim 2025).
Barış Bektaş (CHP, Konya). “2015 yılından bu yana gençler hakkında TCK 158 kapsamında açılan davalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/31621, 28 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-31621-2015-yilindan-bu-yana-gencler-hakkinda-tck-158-kapsaminda-acilan-davalara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/9e007751-2e08-441e-abbb-019855cd555c
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 77 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98. ve TBMM içtüzüğünün 96. Maddelerine göre yazılı olarak yanıtlandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Anayasa'nın 2. maddesinde tanımlandığı üzere Türkiye Cumhuriyeti, "hukuk devleti" ilkesine dayalıdır. Hukuk devleti, yalnızca yasaların varlığıyla değil, aynı zamanda bu yasaların adil, ölçülü, öngörülebilir ve hakkaniyetli bir biçimde uygulanmasıyla mümkündür. Ancak özellikle son yıllarda, Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesi (nitelikli dolandırıcılık) kapsamında yargılanan 18-25 yaş arası gençlerin mağduriyetine ilişkin çok sayıda başvuru ve kamuoyu şikâyeti gündeme gelmiştir.
TCK 158 kapsamında suçun oluşması için "hileli davranışlarla kişilerin kandırılması" gerekirken, çok sayıda genç, yalnızca banka kartlarını veya IBAN bilgilerini üçüncü şahıslara kullandırdıkları gerekçesiyle, suç örgütlerinin paravan işlemlerinde figüran olarak yer aldıkları iddiasıyla ağır cezalarla karşı karşıya bırakılmaktadır. Bu gençlerin çoğu, söz konusu fiilin suç oluşturduğundan habersiz şekilde hareket etmekte; küçük meblağlar karşılığında kartlarını kullandırmakta ya da borç yapılandırmak, hesap açmak gibi masum gerekçelerle hareket etmektedir.
Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Ancak soruşturma ve yargılamalarda kast unsuru, suçtan doğrudan menfaat sağlama, örgüt üyeliği bilinciyle hareket etme gibi unsurlar göz ardı edilerek, bu gençler hakkında 6 ile 10 yıl arasında değişen ağır cezalar verilebilmektedir. Özellikle bazı dosyalarda etkin soruşturma yürütülmemesi, gerçek faillerin bulunmaması, yargının iş yükü altında ezilmesi ve teknik bilirkişi raporlarının yetersizliği gibi nedenlerle adaletin ciddi şekilde zedelendiği görülmektedir.
Bu durum yalnızca bireysel adalet duygusunu değil, aynı zamanda gençlerin eğitime, istihdama ve sosyal hayata erişim haklarını da kökten etkilemekte; sabıka kaydı nedeniyle yaşam boyu sürecek bir damgalanma yaratmaktadır. Dahası, cezaevinde bulunan bu gençlerin önemli bir kısmı, eğitimini yarıda bırakmakta, ailesinden kopmakta ve rehabilitasyon imkanlarından yoksun kalmaktadır.
Kamuoyunda bu bağlamda bir genel af beklentisi, öğrenci affı, ehliyet affı gibi konular da giderek artan bir toplumsal talep haline dönüşmüştür. Gençlerin geleceğini karartan bu cezai süreçlerin, failleştirici değil, onarıcı bir yaklaşımla yeniden ele alınması gerekliliği gün geçtikçe daha yüksek sesle dile getirilmektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Son 10 yıl içerisinde TCK 158. madde kapsamında yargılanan kişi sayısı kaçtır? Bu kişilerin yaş dağılımı nasıldır?
18-25 yaş arası olup, yalnızca banka kartı//BAN paylaşımı gibi gerekçelerle TCK 158 kapsamında ceza alan gençlerin sayısı kaçtır?
Bu gençler hakkında verilen mahkumiyet kararlarında failin elde ettiği menfaat, örgütsel bağlantı ve kasten hareket etme kriterlerinin her biri hangi oranda belirleyici olmuştur? Bu konuda bakanlığın herhangi bir istatistiksel çalışması var mıdır?
2015-2025 yılları arasında bu suç tipiyle ilgili olarak beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), ceza ertelemesi ve doğrudan mahkumiyetle sonuçlanan dava sayıları kaçtır?
Cezaevlerinde halen TCK 158 kapsamında hükümlü olarak bulunan 25 yaş altı genç sayısı kaçtır? Bu gençlerin eğitim durumları ve ceza süreleri nelerdir?
Bu gençlerin farkında olmadan suçun bir parçası haline geldikleri savunmaları karşısında, ceza hukuku bağlamında taksir — kast ayrımı, iştirak hükümleri, kasten yardım etme — araçsallaştırılma gibi kavramlar yeterince dikkate alınmakta mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1675623 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Konya Milletvekili Barış Bektaş tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/31621 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden EWSp/b4 - *KAASng - iufAYgu - O9WNWY ile erişebilirsin ADALET BAKANLIĞI Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-1320-4467/6204 Konu : Yazılı soru önergesi 1342 p025
Sayın Barış BEKTAŞ Konya Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/31621 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
A) "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,
B) "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinin birinci fıkrasında, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri; ikinci fıkrasında, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Belirtilen hükümler çerçevesinde, Anayasanın 9 ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilen ara karar, karar ve hükümlerin hukuki dayanakları ile gerekçelerine dair Bakanlığımızda bilgi bulunmadığı gibi, sözü edilen karar ve hükümlerin olağan yargısal denetimi, başvuru usulü ve şartları ilgili kanunlarda gösterilen yargı mercilerine aittir.
N- 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan | sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Görev" kenar başlıklı 38. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, adli sicilin tutulmasıyla ilgili hizmetleri yürütmek Bakanlığımız görevleri arasında sayılmaktadır. Bu çerçevede istenilen ayrıntıda bilgi bulunmamakla birlikte; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap, İkinci Kısım, Onuncu Bölümünde düzenlenen "Malvarlığına Karşı Suçlar"a ilişkin ceza mahkemelerinde açılan ve karara bağlanan dosya, sanık ve suç sayılarına ait istatistiklere Bakanlığımız Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün "https://Www.adlisicil.adalet.gov.tr" adresli internet sitesinden ulaşılması mümkün olabilecektir.
I11- Soru önergesinde istenilen ayrıntıda bilgi sunulamamakla birlikte, Ülkemizdeki ceza infaz kurumlarında barındırılan tutuklu ve hükümlü sayıları ile yaş gruplarına göre dağılımlarına ilişkin istatistiklere Bakanlığımız Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün "https:/Www.cte.adalet.gov.tr" adresli internet sitesinden ulaşılması mümkün olabilecektir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.ir adresinden Mh/anni - NZvCjgo - oUlghZs - yUKyVC ile erişebilirsin
Yılmaz TUNÇBakan