Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun Adli Tıp Kurumuna sevkine ilişkin
Kaynak göster
Ömer Faruk Hülakü (DEM Parti), 29 Temmuz 2025 tarihinde 7/31725 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 78 gün sonra, 15 Ekim 2025).
Ömer Faruk Hülakü (DEM Parti, Bingöl). “Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun Adli Tıp Kurumuna sevkine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/31725, 29 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-31725-bakirkoy-kadin-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-adli-tip-kurumuna-sevkine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/003aa133-e187-4cc1-aa78-01985b09465b
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 78 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98. ve
TBMM İçtüzüğü'nün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim. mer Faruk HÜLAKÜ Bingöl Milletvekili
Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'nde bulunan Hazine Alçı, uzun süredir ciddi sağlık sorunlarıyla yaşamını sürdürmeye çalışan bir hasta mahpustur. Solunum ve dolaşım sistemine ilişkin ciddi rahatsızlıkları olan Alçı'nın cezaevi koşullarında tedavisinin sürdürülemeyeceği, başta hekim raporları olmak üzere çeşitli tıbbi belgelerle ortaya konulmuştur.
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Buna rağmen bugüne kadar Adli Tıp Kurumu (ATK)Y'na sevki gerçekleştirilmemiş, infaz erteleme başvuruları yapılmasına karşın cezaevinde kalamayacak durumda olan bu hasta mahpus için etkin bir tedavi süreci başlatılmamıştır. ATK'"nin tek otorite haline getirilmesiyle, üniversite hastanelerinin ve uzman hekimlerin hazırladığı raporların geçersiz sayılması, Hazine
Alçı özelinde hem sağlık hakkını hem de yaşam hakkını ihlal eder niteliktedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Hasta mahpus Hazine Alçı'nın sağlık durumu hakkında Bakanlığınıza intikal etmiş herhangi bir tıbbi rapor veya değerlendirme bulunmakta mıdır?
Hazine Alçı'nın cezaevinde kalamayacak durumda olduğuna ilişkin devlet hastanelerinden veya üniversite hastanelerinden alınan raporlar mevcut mudur? Bu raporlar neden geçerli sayılmamaktadır?
Hazine Alçı bugüne kadar kaç kez Adli Tıp Kurumu'na sevk talebinde bulunmuştur? Bu sevklerin yapılmama gerekçesi nedir? Bakanlığınıza bağlı cezaevi idareleri bu konuda herhangi bir keyfi uygulamada bulunmuş mudur?
Cezaevinde kalamayacak düzeyde ağır hastalıklara sahip mahpuslar için yalnızca Adli Tıp Kurumu'nun raporunun esas alınmasının hukuki dayanağı nedir? Üniversite hastanelerinin ve bağımsız uzman kurulların görüşlerinin neden dikkate alınmadığını düşünüyorsunuz?
Hazine Alçı'nın tedavi hakkına erişebilmesi ve insan onuruna yaraşır koşullarda bir yaşam sürdürebilmesi için Bakanlığınızın herhangi bir girişimi olacak mıdır?
Cezaevinde bulunan hasta mahpuslar için sağlık hakkı ve yaşam hakkını güvence altına almak adına ATK dışında bağımsız, bilimsel ve çok disiplinli sağlık kurullarının oluşturulması yönünde bir çalışmanız var mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1677855 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/31725 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden /rOdHhk - VWOyIUa - 03cE9vs - mtDn#c- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-1336-4918/6816 Konu : Yazılı soru önergesi 47. 10. /2025
Sayın Ömer Faruk HÜLAKÜ Bingöl Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/31725 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.
B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.
C) Öte yandan; hastalığı nedeniyle Adli Tıp Kurumundan rapor bekleyen ya da tek başına öz bakım becerisini yapamayan ve başkasının bakımına muhtaç olan hasta tutuklu ve hükümlülerin barındırılması, rehabilite ve tedavilerini sağlamak amacıyla Metris ve Elazığ R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumları ile Menemen R Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu faaliyete geçirilmiştir.
11- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;
A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fıkrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden mMdJ3tVNC - AwFUOvp - xOeh/GK - Bs0C98- ile erişebilirsin
Mevzuat Genel Müdürlüğü
B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fikrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,
C) Geçici 6. maddesinin ikinci fıkrasında, 30/03/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere; sıfir-altı yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile yetmiş yaşını bitirmiş hükümlüler hakkında 105/A maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "iki yıl"lık sürenin, "dört yıl" olarak uygulanacağı; maruz kaldığı ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen altmışbeş yaşını bitirmiş hükümlülerin koşullu salıverilmeleri için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken sürelerin, azami süre sınırına bakılmaksızın 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilebileceği; ağır hastalık, engellilik veya kocama hâlinin, Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca veya Adli Tıp Kurumunca düzenlenen bir raporla belgelendirileceği,
Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
1i- Gebze Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 14/08/2025 tarihli cevapla;
A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Gebze Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı, çeşitli rahatsızlıkları nedeniyle Kurum revirinde muayene edildiği gibi gerektiğinde Darıca Farabi Eğitim ve Araştırma Hastanesinin ilgili polikliniklerine sevkinin sağlanarak muayene, tetkik ve tedavisinin yapıldığı, reçete edilen ilaçların kendisine teslim edildiği,
B) Adı geçen hakkında başlatılan infaz erteleme işlemleri neticesinde 25/06/2025 tarihinde hükümlünün infazının geri bırakılmasının gerekmediğine dair rapor düzenlendiği,
©) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü,
Ç) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı,
Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
LX gel
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden MAÂ3tVNC - AwFUOvp - xOeh/GK - BSs0C98—ik erişebilirsin
Yılmaz TUNÇBakan