İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/32105 GEÇ CEVAPLANDI · 203 GÜN

İşsizlik oranlarına ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 203 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Rahmi Aşkın TÜRELİ İzmir Milletvekili

AKP iktidarları döneminde işsizlik oranlarında ciddi bir gerileme kaydedilememiştir. Nitekim 2005 yılında yüzde 9,2 olarak gerçekleşen işsizlik oranları yıllar itibarıyla artarak 2019 yılında yüzde 13,7'ye kadar yükselmiş, 2025 yılında ise yüzde 8,7 olarak gerçekleşmiştir.

Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

İşsizlik oranlarındaki bu yüksek seyir 2025 yılında da devam etmekte olup, mevsim etkisinden arındırılmış bazda haziran ayında yüzde 8,6 işsizlik oranı ile 3 milyon 47 bin kişinin işsiz olduğu açıklanmıştır. Bununla birlikte, aynı dönemde işsizler, zamana bağlı eksik istihdam ve potansiyel işgücünden oluşan âtıl işgücü oranı, diğer bir ifadeyle geniş tanımlı işsizlik oranı, yüzde 32,9 oranı ile 13 milyon 383 bin kişi olarak gerçekleşmiştir.

2024 yılının haziran ayında âtıl işgücü oranının yüzde 29,2 olduğu ve işsiz sayısının da Il milyon 740 bin kişi olduğu düşünüldüğünde âtıl işgücündeki çok yüksek artış açıklanmaya muhtaç gözükmektedir.

Bu bilgiler ışığında;

I- İşsizlik oranlarının, AKP iktidarları döneminde hemen tüm Kalkınma Planlarında, Orta Vadeli Programlarda ve 2023 Hedeflerinde öngörülmesine rağmen düşük tek haneli seviyelere indirilememesini nasıl açıklıyorsunuz?

SORULAR

  1. TÜİK tarafından 2025 yılı haziran ayında yüzde 8,6 olarak açıklanan işsizlik oranına zamana bağlı eksik istihdam ve potansiyel işgücünün eklenmesiyle hesaplanan âtıl işgücü oranının yüzde 32,9 olarak gerçekleşmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

  2. Haziran ayları itibarıyla bakıldığında son bir yıl içinde âtıl işgücü oranının 3,7 puan birden yükselmesinin ve geniş tanımlı işsiz sayısının 1 milyon 643 bin kişi artmasının sebepleri nelerdir?

  3. Zamana bağlı eksik istihdamda gözlenen yüksek oranlı artış hangi faktörlerden kaynaklanmaktadır?

  4. Potansiyel işgücü artışının sebepleri nelerdir?

  5. İşgücüne dâhil olmayan grubun içinde yer alan iş bulma ümidi olmadığı için veya diğer nedenlerle iş aramayan ancak işbaşı yapmaya hazır olanların iş bulma ümitlerini artırmak ve bu çerçevede işgücü piyasasına girmesini sağlamak için yürüttüğünüz bir çalışma var mıdır?

  6. İşsizlik oranlarının düşük tek haneli seviyelere indirilememesinde uyguladığınız yanlış ekonomik politikaların bir etkisi olduğunu düşünmüyor musunuz?

  7. İşsizlik oranlarının yüzde 5 seviyesine inmesi ne zaman mümkün olacaktır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Yardımcısı ·

2002 sonrası dönemde Türkiye ekonomisi ortalama yüzde 5'in üzerinde büyüme kaydetmiş ve bu büyüme istihdama da önemli ölçüde yansımıştır. Türkiye'de toplam istihdam 2005 yılında ortalama 19,4 milyon kişiden 2025 yılı itibarıyla 32,6 milyon seviyelerine yükselmiştir. Özellikle 2020'de Covid-19 salgını ve jeopolitik gerginlikler gibi dışsal şoklar, küresel ölçekte işgücü piyasasında ciddi dalgalanmalara ve dünyada işsizlik oranlarının artmasına neden olurken ülkemizde kısa çalışma ödeneği ve istihdam destekleriyle kayıplar önlenmiştir.

Bununla birlikte işgücüne katılımı teşvik edici politikalar, güçlü işgücüne katılım artışlarını beraberinde getirmiştir. 2005-2025 yılları arasında işgücüne net yeni katılım 14,2 milyon kişi seviyelerine ulaşmış olup söz konusu dönemde istihdam oranı 9,1 puanlık artışla yüzde 49,1 seviyesine yükselmiştir. Son dönemde işsizlik oranları Orta Vadeli Program'da öngörülenden daha olumlu bir seyre işaret etmektedir.

Öte yandan işgücü piyasasındaki gelişmeler çerçevesinde, dünya genelinde atıl işgücü oranında yükseliş gözlenmekte olup, küresel ekonomik belirsizlikler ve jeopolitik risklerin yatırımlar üzerindeki geçici etkilerinin de bu görünüme katkı yaptığı değerlendirilmektedir. Özellikle küresel ticarette artan belirsizliklerle yurt dışı talepteki zayıf görünüme bağlı olarak işgücü piyasasında geçici dalgalanmalar ortaya çıkabilmektedir.

Diğer taraftan potansiyel işgücünün iş aramama nedenleri incelendiğinde, artan küresel risk ve belirsizlikler firmaların yatırım ve istihdam kararlarında temkinli davranmasına zemin hazırlamakta, bu durum, iş arama davranışlarını da doğrudan etkileyebilmektedir. Vasfına uygun iş bulamama ya da bölgesinde iş bulamayacağı gibi düşüncelerin arka planında talep yetersizlikleri ve rezervasyon ücretleri kanalından işgücü piyasasına yansıyan geçici kısıtların da etkili olabildiği görülmektedir. Dolayısıyla potansiyel işgücü artışında konjonktürel gelişmelerin belirgin ölçüde etkili olduğu, bu nedenle artışın kalıcı bir eğilimden ziyade, geçici Telefon No : (0312)525 55 55 Fax :(0312) 5255831 bir nitelik taşıdığı değerlendirilmektedir. Dünya genelinde finansal koşullardaki sıkılaşma, jeopolitik riskler ve ticaret akımlarındaki dalgalanmalar istihdam piyasaları üzerinde önemli baskı oluşturmakta, ancak küresel ekonomide toparlanma işaretlerinin güçlenmeye başlamasıyla birlikte, ülkemizde de istihdam imkânlarının genişlemesi ve potansiyel işgücünün daha etkin biçimde işgücüne katılması beklenmektedir.

Öte yandan, son dönemde potansiyel işgücündeki artış, aynı zamanda ekonomimizin ve toplumsal yapımızın dinamik gelişiminin doğal bir sonucu olarak değerlendirilmektedir. Özellikle eğitim seviyesindeki yükseliş ve genç nüfusun daha uzun süre eğitimde kalması, işgücü piyasasına girişlerini ertelemekte, bu kesim potansiyel işgücü içerisinde yer almaktadır.

Kadınlarda artan eğitim düzeyinin de etkisiyle işgücüne katılım talebinin güçlendiği görülmekte olup eğitim, bireylerin beceri ve donanımını artırarak istihdama yönelimini desteklemektedir. Söz konusu durum ekonomik büyüme ve toplumsal refah için önemli bir fırsat oluşturmaktadır. Kadınların daha fazla iş arama niyeti göstermesi, fakat henüz aktif iş arayışına başlamamış ya da hemen işbaşı yapabilecek durumda olmayan kısmı potansiyel işgücüne yansımaktadır. İstihdam dostu büyüme politikalarının devam etmesi, bakım destekleriyle kadınların işgücü piyasasına katılımının kolaylaştırılması, gençlerin istihdamının teşvik edilmesiyle potansiyel işgücünün istihdama yönlendirilmesi amaçlanmaktadır.

Bununla birlikte bu süreçte işletmelerin üretim ve istihdam kararlarını daha ihtiyatlı almaları söz konusu olabilmekte, işletmelerin önemli bir bölümü, çalışan sayılarını azaltmak yerine çalışma sürelerinde esneklik sağlamayı, bazı sektörlerde çalışma saatlerini önceki dönemlere kıyasla daha düşük belirlemeyi tercih edebilmektedir. Söz konusu gelişmeler, istihdamın korunmasına katkı sağlarken, çalışanların da ilave iş arayışına yönelmesine sebep olabilmektedir. Ancak bu eğilimin yurt dışı talebin yeniden toparlanması ve enflasyon oranında hedeflenen seviyelere gerilemesiyle birlikte kalıcı değil konjonktürel nitelikte olduğu değerlendirilmektedir.

Bu çerçevede işsizlik oranının düşük tek haneli seviyelere kalıcı olarak indirilmesi amacıyla çok boyutlu ve yapısal dinamikleri ilgilendiren politikalar üst politika belgelerinde ortaya konularak ilgili tedbirler hayata geçirilmektedir. Bu doğrultuda, Ulusal İstihdam Stratejisi, yatırım teşvikleri, mesleki eğitim programları ve kadın-genç istihdamına özel destekler gibi pek çok politika aracı uygulanmaktadır. Uygulanan politika araçları, nitelikli işgücü oluşturulmasına, yeşil-dijital dönüşüme uygun beceriler kazandırılmasına, esnek çalışma modelleriyle işgücüne katılımın artırılmasına ve atıl işgücünün harekete geçirilmesine katkıda bulunarak işgücü piyasasının etkinleştirilmesine hizmet etmektedir.

Cevdet YILMAZCumhurbaşkanı Yardımcısı

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir