Diyaliz hastalarına ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 431 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın T.C. Sağlık Bakanı Sayın Kemal Memişoğlu tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını Anayasa'nın 98. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 96. maddeleri gereğince talep ederim.
Op. Dr. Ali KARAOBA
Kronik böbrek hastalığı, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de giderek artan bir halk sağlığı sorunu hâline gelmiştir. Hastalığın son evresi olan son dönem böbrek yetmezliği, diyaliz veya böbrek nakli gerektiren, yaşam boyu tedavi zorunluluğu doğuran ciddi bir tablodur. Diyaliz | tedavisi gören hastaların büyük bölümü haftada üç gün, günde ortalama dört saat süren seanslarla yaşamını sürdürmekte; bu durum fiziksel ve psikolojik açıdan son derece yıpratıcı bir tedavi sürecine işaret etmektedir. Buna rağmen birçok hasta, yeterli ve nitelikli sağlık hizmetine erişim konusunda çeşitli sorunlar yaşamaktadır. Hastalar özellikle ulaşım hizmetlerinin yetersizliği, merkezlerde yemek verilmemesi, cihaz temizliğine dair hijyen şüpheleri ve personel eksikliği gibi konularda ciddi mağduriyetler bildirmektedir.
Öte yandan, diyaliz hastalarında yaşam süresinin diğer kronik hasta gruplarına göre daha kısa olduğu bilinmektedir. Sağlık Bakanlığı'nın ilgili verilerine göre, diyaliz tedavisine rağmen her yıl yaklaşık 10.000'in üzerinde hasta hayatını kaybetmektedir. Bu ölümlerin büyük bir kısmı tedaviye geç başlama, seansların düzenli uygulanamaması ve takip süreçlerindeki aksamalarla ilişkilendirilmektedir. Bu durum hem bir halk sağlığı krizi hem de sağlık hizmeti sunumunda ciddi bir kalite sorunu anlamına gelmektedir.
Türkiye genelinde kamu ve özel sağlık kurumlarında verilen diyaliz hizmetleri arasında da ciddi farklar bulunmaktadır. Kamu kurumlarında randevu bulma ve kapasite sıkıntısı yaşanırken, özel merkezlerde hizmetlerin SGK geri ödemeleriyle sürdürülebildiği sorgulanmakta ve standartların her merkezde aynı olmadığı ifade edilmektedir. Buna rağmen, evde diyaliz veya periton diyalizi gibi hastaya daha konforlu yaşam alanı sağlayabilecek alternatif tedavi yöntemleri yaygınlaştırılamamış, hasta ve hasta yakınlarına gerekli bilgilendirme ve destek sistemleri yeterince oluşturulamamıştır. Bu çerçevede, Sağlık Bakanlığı'nın mevcut hizmet altyapısı ve gelecek dönem projeleri kamuoyu tarafından merak edilmektedir. Bu bağlamda,
SORULAR
2022-2025 döneminde hemodiyaliz ve periton diyalizine erişen hasta sayılarının illere göre dağılımı nedir?
Son beş yılda diyaliz tedavisi gören hastalar arasında kaybedilen hasta sayısı yıllık bazda nedir? Ölüm nedenlerine ilişkin hangi veriler bulunmaktadır?
Diyaliz merkezlerinde yemek, hijyen, ulaşım, personel eğitimi gibi alanlarda yaşanan şikâyetlerin sayısı nedir? Şikayetlerin somut çözüme dönüşme oranı kaçtır?
Bakanlığınızca, evde hemodiyaliz programlarının yaygınlaştırılması ve hastalar için erişilebilirlik artırıcı destek sistemleri (beslenme, psiko-sosyal danışmanlık, taşıma) uygulanmakta mıdır?
2025-2030 dönemini kapsayan Böbrek Hastalıkları Önleme ve Kontrol Programı kapsamında diyaliz hastalarının yaşam süresini uzatacak veya yaşam kalitesini artıracak hangi somut projeler, bütçeler ve hedefler vardır?
Böbrek sağlığı farkındalığını artırmak amacıyla erken tanı ve tarama programlarının yaygınlaştırılması konusunda bakanlığınızca yürütülen çalışmalar nelerdir?
Şehir hastanelerindeki diyaliz hizmetlerinin, kamu ve özel merkezlerle entegrasyonu ve kalite kontrolleri nasıl sağlanmaktadır? Hizmette süreklilik nasıl denetlenmektedir?
2020-2025 yılları arasında gerçekleştirilen böbrek nakli sayısı kaçtır? Kaç hasta nakil için sıra beklemektedir? Kamu ve özelde tedavi gören hasta sayısının illere göre dağılımı nedir?
Türkiye'deki toplam diyaliz sayıları ve bunların kamu-özel dağılımı nedir? Özel sektöre ödenen ücretlerin toplamı nedir?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir