İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/32383 GEÇ CEVAPLANDI · 119 GÜN

Buğday ve arpada gıda güvenliğine ve stratejik stok yönetimine ilişkin

Kaynak göster

Yüksel Arslan (İYİ Parti), 11 Ağustos 2025 tarihinde 7/32383 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Tarım ve Orman Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 119 gün sonra, 8 Aralık 2025).

Yüksel Arslan (İYİ Parti, Ankara). “Buğday ve arpada gıda güvenliğine ve stratejik stok yönetimine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/32383, 11 Ağustos 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-32383-bugday-ve-arpada-gida-guvenligine-ve-stratejik-stok-yonetimine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/ee38c08d-8bf0-4494-bd01-01989d5e946a

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 119 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Anayasa'nın 98. ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 96. Maddeleri uyarınca Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim YUMAKLI tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan 2025 yılı buğday ve arpa destekleme alım fiyatları çiftçilerimiz açısından ciddi endişe uyandırmıştır.2025 yılında TMO buğday fiyatını 13 bin 500, arpa fiyatını 11 bin lira olarak açıkladı. 2023 yılında buğday fiyatı 9 bin 250, arpa fiyatı ise 7,5 liraydı. Ancak 2025'te bu fiyata karşılık çiftçi sadece 245 litre mazot alabiliyorken; 2023'te aynı parayla 462 litre mazot alınabiliyordu. Yani çifiçi; sadece mazot üzerinden bakıldığında bile yaklaşık 220 litrelik kayba uğruyor. Gelir-gider dengesi ciddi anlamda bozuldu.

Keza 2023 yılında Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından yapılan buğday alımı 12 milyon ton iken, 2024 yılında bu miktarının 3,5 milyon tona düşmesi çiftçilerimizin kaygılarını daha fazla arttırmıştır. Cumhurbaşkanlığı 2025 programında ise yalnızca 2,5 milyon tonluk alım hedeflenmesi buğday üretiminde ve tedarik zincirinde nasıl bir politika izleneceği hususu akıllarda soru işareti bırakmaktadır.

Gerekçenin tamamını göster (18 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Bilindiği üzere çiftçilerimiz geçen yıl TMO'dan sadece randevu almakta güçlük yaşamaktayken; bu yıl randevu sorunlarının yanında mahsullerini satacak bir yer bulamamanın zorluklarını da yaşamaktadır. TMO'nun depoları hem tüccar hem de ithal getirilen buğdaylarla dolu durumda bulunması gerekçesiyle birçok yerde çiftçiye randevu verilmemektedir. Verilse dahi binbir türlü güçlük çıkarılmaktadır. İklim şartları nedeniyle verimi düşük olmakla birlikte proteini yüksek olan buğdayın ekmeklik olamadığı ileri sürülerek satın alınmayarak; yemlik olabileceği ifade ediliyor. Yemlik olarak alınması istenildiğinde ise yemlik için depoda yerlerinin bulunmadığı belirtilmektedir.

Dolayısıyla buğdayını satamayan çiftçi ise tüccara yönlendirilmekte; tüccar da buğdayı çok düşük fiyattan satın almaktadır. Bu sebeple TMO"nun hızlı, planlı ve peşin alımlara çalışmalara başlaması gerekmektedir. Aksi halde çiftçi üretimi sürdüremez duruma gelecektir.

Bununla birlikte 22 Ağustos 2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "İşlenmeyen Tarım Arazilerinin Tarımsal Amaçlı Kiraya Verilmesine İlişkin Yönetmelik" ile üst üste iki yıl süreyle işlenmeyen tarım arazileri Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından tarımsal amaçlı sezonluk olarak kiraya verilmesi söz konusudur. (Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu madde 8 / K'ye 23 Mart 2023 tarihinde eklenen madde ile; iki yıl üst üste kullanılmayan tarım arazilerinin Tarım ve Orman Bakanlığı tarafindan kiraya verileceği, zaten Kanun maddesi hâline gelmişti. Yani 22 Ağustos 2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Yönetmeliğin alt yapısı, 2023 yılı Mart ayında hazırdı.) Devlet, Kanun gereğince Çiftçiyi destekleyerek toprağın sürekli üretken kalmasını sağlamalıdır. Zira Kanun, devleti yükümlülük altına sokmuştur. Devlet getirdiği ek madde ve devamındaki Yönetmelik ile bu yükümlülüğü dolaylı hâle getirmiş ve kanunun amacını saptırmıştır. Çünkü Kanun sadece toprağı ve araziyi değil, çiftçiyi de koruma altına almaktadır. Söz konusu ek madde ile çiftçi, kendi arazisini işleyememeye devam edecek, belki de kendi sahibi olduğu arazisinin işçisi olacaktır.

Kendi arazisini iki yıl üst üste ekemeyen çiftçinin elinden, rızası dışında arazisinin alınıp kiraya verilmesi Anayasa*daki mülkiyet hakkının özüne aykırılık teşkil etmektedir. Anayasa Madde 35'e göre herkes, mülkiyet ve miras hakkına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Çiftçiyi desteklemek yerine onu topraksız bırakarak nasıl bir kamu yararı sağlanacaktır. Getirilen kanun maddeleri ve Yönetmelik, çiftçinin kendi toprağı üzerindeki tasarruf yetkisini kısıtlamaktan ibarettir.

Sonuç olarak; son bir yılda başta mazot, gübre, tohum ve ilaç olmak üzere tarımsal girdi maliyetleri olağanüstü oranda artmış; buna rağmen açıklanan fiyatlar, çiftçimizin üretim maliyetinin altında kalmıştır.

Bunun yanında iklim krizine bağlı verim düşüşleri ve ithalata dayalı politikalar nedeniyle buğday üreticileri ciddi ekonomik sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır. Tüm bu gelişmeler dikkate alındığında, Türkiye'nin buğday ve arpada gıda güvenliği ve stratejik stok yönetimi açısından nasıl bir politika izleyeceği büyük önem taşımaktadır.

Bu bağlamda;

. Tarım politikalarının belirlenmesinde üretici temsilcilerinin ve bölgesel verilerin daha etkin biçimde dikkate alınmasına yönelik bir çalışma yürütülmekte midir?

Ülkemizin buğday stok miktarı nedir? 2023, 2024 ve 2025 yıllarında bu miktar nasıl değişmiştir?

2025 yılı için buğday ve arpa alım fiyatları belirlenirken üretici maliyetleri dikkate alınmış mıdır?

Çiftçilerin açıklanan fiyatlar karşısında yaşayacağı Zararları telafi edecek herhangi bir çalışmanız bulunmakta mıdır? Kapsamı nedir?

Açıklanan fiyatların yetersizliği nedeniyle ekim alanlarında daralma ya da üretimden çekilme öngörülmekte midir? Bakanlığınız tarafından bu riskin önüne geçmek adına hangi tedbirler alınacaktır?

Cumhurbaşkanlığı 2025 programında buğday için belirlenen 2,5 milyon tonluk hedef hangi kriterlere göre belirlenmiştir? Bu hedef yeterli midir?

TMO'nun buğday alım politikasındaki değişikliğin gerekçesi nedir? 12 milyon tondan 3,5 milyon tona düşen alım miktarının açıklaması nedir?

TMO'nun hızlı ve planlı bir şekilde alımları yapabilmesi için Bakanlığınızın herhangi bir çalışması var mıdır?

TMO HARS sistemi düzenli bir şekilde randevu vermeye ne zaman başlayacaktır? TMO silolarının dolu olduğu bu sebeple alım yapılmadığı iddiaları doğru mudur? Siloların dolu olması gerekçesiyle ürünleri alınmayan çiftçilerimizin mağduriyetinin giderilmesine yönelik çalışmalarınız var mıdır? Var ise kapsamı nedir?

Çiftçi kendi arazisindeki üründen kar elde edemiyorken söz konusu yönetmeliğe (İşlenmeyen Tarım Arazilerinin Tarımsal Amaçlı Kiraya Verilmesine İlişkin

Yönetmelik) istinaden kiraya verilen araziden kiracı nasıl kar elde edecektir?

SORULAR

  1. Kendi arazisini iki yıl üst üste ekemeyen çiftçinin elinden, rızası dışında arazisinin alınıp kiraya verilmesi hususunun Anayasa'daki mülkiyet hakkının özüne aykırılık teşkil ettiğini düşünmüyor musunuz?

  2. Getirilen kanun maddeleri ve yönetmelik, çiftçinin kendi toprağı üzerindeki tasarruf yetkisini kısıtlamıyor mu? Buna ilişkin öngörünüz nedir?

  3. Türkiye, buğdayda dışa bağımlılığı azaltmak için hangi orta ve uzun vadeli üretim | planlamaları yapmaktadır?

  4. Yerli buğday üretiminin artırılması ve ithalata olan bağımlılığın azaltılması amacıyla yürütülen bir stratejiniz var mıdır? Kapsamı nedir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

İbrahim Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanı ·

Üç yıllık bitkisel üretim planları ve üretim deseni, vali yardımcısı başkanlığında toplanan il planlama kurulları tarafından, ilgili kurum ve kuruluş temsilcilerinin katılımıyla belirlenmektedir.

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), ürün fiyatlarını açıklarken, üretimin sürdürülebilirliğini ve tüketiciye yansıyan fiyatları dengede tutacak politikalar geliştirmektedir. Bu kapsamda, TMO alım fiyatları belirlenirken üretici maliyeti, ekonomik göstergeler, üretim miktarı, önceki yıl alım fiyatları, dünya piyasa fiyatları, tarımsal sanayinin hammadde tedarik durumu, iç ve dış piyasalardaki gelişmeler, tüketici fiyatları, refah payı ile üretimin sürdürülebilirliğini sağlayacak kâr marjı gibi çok sayıda faktör değerlendirilmektedir.

TMO alım fiyatı piyasa fiyatlarının belirli bir düzeyin altına düşmesini önlemek için belirlenen referans fiyat olup üreticilerimizin bu fiyatların altında ürün satmasının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.

2025 yılı TMO hububat alım fiyatları Bakanlığımızca 03.06.2025 tarihinde açıklanmış olup geçen yıla göre ekmeklik buğdayda 9646 artışla 13.500 TL/ton, makarnalık buğdayda 35 artışla 13.500 TL/ton ve arpada 9052 artışla 11.000 TL/ton olarak açıklanmıştır.

TMO olarak hasat başlangıcından itibaren piyasalar yakından izlenmiş fiyatlar açıklanıncaya kadar üreticilerin depolama ihtiyacını karşılamak amacıyla 12.05.2025 tarihi itibarıyla taahhütname karşılığı buğday ve arpa alımlarına başlanmıştır.

TMO'nun piyasa regülasyonu kapsamında yeterli buğday stoku bulunmakta olup stoklar, 2025 hasat döneminin başlamasıyla birlikte iç alımlarla takviye edilmiştir.

TMO, Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) kayıtlı üreticilerin alım noktalarına randevu alarak getirdikleri ürünleri alım işlemine tabi tutmaktadır. Bu sistem sayesinde, TMO alım noktaları önünde oluşan uzun kuyruklar ve çiftçiler arasındaki karmaşa ortadan kaldırılmış; yoğun dönemlerde çiftçilerin işyerleri önünde 4-5 güne varan bekleme süreleri asgariye indirilmiştir. Bekleme süresince ortaya çıkan ilave nakliye maliyetleri ortadan kalkmış, çiftçiler ürünlerini randevu aldıkları tarihte beklemeden teslim edebilmiştir.

TMO tarafından bu yıl anlaşmalı lisanslı depolarla birlikte ülke genelinde 600'ün üzerinde alım noktasında hizmet verilmiştir.

Son 20 yıllık dönemde TMO'nun ortalama buğday alım miktarı 2 milyon ton, hububat alım miktarı ise 2,5 milyon ton seviyelerindedir. Bu itibarla 2025 yılında uzun yıllar ortalamasının üzerinde alım yapılmıştır. TMO'nun görevi, hububatın tamamını almaktan ziyade arz fazlası ürünün alınarak iştigal alanına giren ürünlerin piyasada arzu edilen fiyatlarda işlem görmesini temin etmektir.

5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 8/K Madde hükümlerinde değişiklik yapan 7442 sayılı Orman Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 05.04.2023 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 5403 sayılı Kanun'da yapılan bu değişiklik ile mülkiyeti gerçek ve tüzel kişilere ait olup hisselilik, mülkiyet ihtilafı, parçalılık, tarımsal faaliyete son verilmesi, göç veya başka bir sebeple üst üste iki yıl süreyle işlenmeyen tarım arazilerinin ekonomiye kazandırılması ve kamu yararına kullanılması için bu arazilerin Bakanlıkça kiraya verilmesi hüküm altına alınmıştır.

Strateji Geliştirme Başkanlığı

Yapılan değişiklik doğrultusunda, 22.08.2024 tarihli ve 32640 sayılı "İşlenmeyen Tarım Arazilerinin Tarımsal Amaçlı Kiraya Verilmesine İlişkin Yönetmelik" hazırlanmıştır. Yönetmelik ile İşlenmeyen tarım arazilerinin üretim planlaması dahilinde kiralanması sonucunda tarım ekonomisine ve sürdürülebilir gıda arzı güvenliğine katkı sağlanması hedeflenmektedir.

Aynı zamanda araziler, sezonluk olarak kiralanacak ve kira bedelleri arazi maliklerine yatırılacaktır. Bu sebeple şahsi mülkiyete herhangi bir müdahale mevzu bahis olmadığından mülkiyet hakkının ihlali gibi bir durum söz konusu değildir.

Ülkemiz, buğday üretiminde kendine yeterli bir konumdadır. Üretim miktarları, iklim koşullarına bağlı olarak yıllar içerisinde değişim gösterse de yıllık ortalama 20-21 milyon ton seviyesinde gerçekleşmektedir. İç tüketimimiz ise yıllık 19-20 milyon ton civarındadır.

Buğdayda, Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında ihracata dayalı ithalat yapılmakta; alınan buğday un, makarna, irmik gibi ürünlere dönüştürülerek ihraç edilmektedir. Ülkemiz, buğday unu ihracatında 2002 yılında dünyada 11'inci sıradayken, 2005 yılından itibaren 1'inci sıraya yükselmiştir. 2002-2025 (Ekim ayı sonu) döneminde mamul madde ihracatı karşılığı 109,8 milyon ton buğday ithal edilmiş, buna karşılık 121,5 milyon ton ihracat gerçekleştirilmiştir. Değerde 20,5 milyar dolar ve miktarda 11,7 milyon ton dış ticaret fazlası elde edilmiştir.

Buğday üretimimiz yurt içi kullanımımızı karşılayacak düzeyde olup 2023-2024 pazarlama yılı buğday yeterlilik oranımız *60118,4"dür.

Ülkemizde tarımsal üretimi artırmak, verim ve kaliteyi yükseltmek, sürdürülebilirliği sağlamak, kayıtlılığı artırmak ve çevreye duyarlı alternatif tarım tekniklerinin geliştirilmesini sağlamak amaçlarıyla, üreticilerimize tarımsal desteklemeler verilmekte, hibe programları uygulanmakta ve projeler yürütülmektedir.

Değişen ulusal ve uluslararası koşullara göre destekleme programlarında yapılacak düzenlemeler, destekleme programlarının esasları ve araçları, bunların bütçe ödenek ihtiyaçları 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun amir hükümleri çerçevesinde belirlenmekte ve destekleme uygulamaları Bakanlığımız tarafından yürütülmektedir.

Tarım politikalarının amaçları, ilkeleri ve öncelikleri doğrultusunda tarım sektörüyle ilgili politikaların planlanmasına yönelik 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun 7'nci maddesinde değişikliğe gidilmiştir. Bahse konu kanuni düzenlemeye istinaden "Tarımsal Üretimin Planlanması Hakkında Yönetmelik" yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Yapılan düzenlemeyle ürünlerin arz ve talep miktarı dikkate alınarak tarım havzası veya işletme bazında ürün veya ürün gruplarının en uygun yerde üretilmesi sağlanacak, ilin ekolojisine uygun ve suyu merkeze alan bir anlayış çerçevesinde oluşturulacak bitkisel üretim deseninde stratejik ürünler önceliklendirilecektir.

8859 sayılı 2025-2027 Yıllarında Yapılacak Bitkisel Üretime Yönelik Desteklemeler ile Diğer Bazı Tarımsal Desteklemelere İlişkin Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında bitkisel üretimde yeni destekleme modeline ilişkin hususlar düzenlenmiştir.

Yeni destekleme modeli kapsamında hazırlanan Karar ile üretim maliyetine göre ürünler kategorilere ayrılmış ve her kategori için destek katsayısı belirlenmiştir. 2025 üretim yılı için destek katsayı değeri dekara 244 TL'dir.

Strateji Geliştirme Başkanlığı

Cumhurbaşkanı Kararı ile tarımsal üretimin ve gıda arz güvencesinin sürdürülebilirliğinin sağlanması, üretim planlamasına katkı sağlanması, verim ve kalitenin artırılması, tarımsal üretimde çevreci yaklaşımların benimsenmesi ve uygulanan politikaların etkinliğinin artırılması amaçlanmıştır.

Bu kapsamda, ülke ihtiyacının yurt içi üretimle karşılanabilmesi için verim ve kalitenin artırılması, kayıtların güncel tutulması ile üretim sürecinde yaşanan maliyet artışları ve fiyat istikrarsızlıkları gibi olumsuz koşullardan üreticilerin korunması hedeflenmektedir.

Verim ve kaliteyi artırmak için sertifikalı tohum kullanım, sertifikalı/standart fidan kullanım, organik tarım, iyi tarım uygulamaları, katı organik-organomineral gübre destekleri verilmeye devam edilecektir.

10394 sayılı 2025-2027 Yıllarında Yapılacak Bitkisel Üretime Yönelik Desteklemeler ile Diğer Bazı Tarımsal Desteklemelere İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar 14.09.2025 tarihinde Resmi Gazete?de yayımlanmıştır.

Karar ile 2026 yılı bitkisel üretim desteklerinde aşağıdaki düzenlemeler yapılmıştır.

" 2026 üretim yılı için destek katsayı değeri bir önceki yıla göre 9627 artırılarak dekara 310 TL olarak belirlenmiştir.

" Kapalı ortam bitkisel üretime yönelik genç ve kadın çiftçilere ilave destek verilecektir. e Mısır (dane) ürünün destekleme kategorisi 1. kategoriden 2. kategoriye yükseltilmiştir. e Hayvancılıkta dane yem ihtiyacını karşılamak amacıyla yulaf, çavdar ve tritikale ürünlerinde yeşil otun yanı sıra dane üretimi de destek kapsamına alınmıştır. e Hububat üretiminde sertifikalı tohum kullanımının artırılması amacıyla bir önceki yıla göre destek katsayısı artırılarak 0,56 belirlenmiştir.

"* Soya üretimini teşvik amacıyla mevcut sertifikalı tohum desteğine ek, yurt içinde ıslah edilip tescil edilen ve yine yurt içinde üretilerek sertifikalandırılan tohumların kullanımı halinde ilave destek sağlanacaktır. e Organik tarım desteğinde, 1. derece tarımsal amaçlı üretici örgütlerine üye çiftçilere, destek katsayısının yüzde 25'i oranında ilave destek verilecektir.

" Katı organik-organomineral desteğinde 0,21 olan katsayı, 0,32"ye çıkarılmıştır. " Biyolojik/biyoteknik mücadele desteği birim fiyatları yüzde 21 artırılmıştır. e Yıl boyunca (12 ay) hizmet sunan serbest tarım danışmanları ile ziraat odaları ve üretici örgütlerinde istihdam edilen danışmanlara verilen tarımsal yayım ve danışmanlık desteği, bir önceki yıla göre yüzde 17,5 artırılarak 2025 için 345.450 TL olarak ödenecektir.

Bakanlığımızca 2021 yılından itibaren ülke genelinde işlenmeyen ve nadasa bırakılan arazilerde gerek bitkisel üretimin artırılması gerekse kuraklığa dayanıklı çeşitlerin ekilişlerinin yaygınlaştırılmasına yönelik azami 9075 ayni desteğin sağlandığı "Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi" yürütülmektedir.

Strateji Geliştirme Başkanlığı

Proje kapsamında uygun münavebe planı ve ekim yöntemleri uygulayarak stratejik ürünlerin üretiminde kullanılması, iklim değişikliğini dikkate alarak uygun çeşitlerle hububat, baklagil ve yağlı tohumlu bitkilerin üretiminin geliştirilmesi sağlanmaktadır.

Kırsal kalkınma destekleri kapsamında; tarımsal yayım ve danışmanlık desteği, kırsal kalkınma yatırımları (ekonomik ve alt yapı yatırımları), uzman eller proje desteği, bireysel sulama sistemlerinin desteklenmesi, IPARD ulusal eş finansman ödemeleri, çiftlik muhasebe veri ağı (ÇMVA) katılım primi destekleri yer almaktadır.

IPARD Programı kapsamında 2007 yılı itibarıyla başlayan program üzerinden 42 ilde birçok tedbir altında tarım ve hayvancılık alanlarında hibe destekleri sağlanmaktadır. IPARD 1 ve IPARD TI dönemi olarak başarıyla yürütülen süreç, IPARD 111 dönemiyle birlikte ülke geneline yayılmıştır. IPARD TI döneminde çıkılan ve çıkılacak çağrılarda 9050-75 arasında değişen oranlarda yatırım tedbirlerine hibe desteği sağlanmaktadır.

IPARD Programı kapsamında yer alan tedbirler ile kırsal alanda yaşayan gençlere ve kadınlara yönelik ek sıralama puanı ve ek hibe oranı uygulanarak pozitif ayrımcılık yapılmaktadır.

Ayrıca üreticilerin tarımsal üretime yönelik kredi/finansman ihtiyaçlarının uygun koşullarda karşılanması amacıyla, 8038 ve 8039 sayılı Cumhurbaşkanı Kararları kapsamında 01.01.2024- 31.12.2026 tarihleri arasında Ziraat Katılım Bankası A.Ş. ile T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden 28 farklı konuda *025-90100 aralığında Hazine faiz/kâr payı destekli yatırım ve işletme kredi/finansmanı kullanımı yapılabilmektedir.

İbrahim YUMAKLIBakan

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir