Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun yaşadığı iddia edilen bir olaya ilişkin
Kaynak göster
Adalet Kaya (DEM Parti), 6 Ağustos 2025 tarihinde 7/32430 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Adalet Kaya (DEM Parti, Diyarbakır). “Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun yaşadığı iddia edilen bir olaya ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/32430, 6 Ağustos 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-32430-diyarbakir-kadin-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-yasadigi-iddia-edilen-bir-olaya-il (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/372d2770-a232-467a-88ed-019883a8e301
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 435 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın TBMM İçtüzüğü 'nün 96'ncı ve 99*uncu maddeleri uyarınca Adalet
Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. alet KAYA
Türkiye'de uzun süredir özlemle beklenen barış ve demokratikleşme süreci, toplumsal onarım ve hakikatle yüzleşme yönünde önemli imkânlar sunmasına rağmen, cezaevleri bu sürecin sabote edilmek istendiği alanlardan biri haline getirilmiştir. Özellikle siyasi mahpuslara yönelik sistematik hak ihlalleri; infaz sürecinde keyfiyet, hasta mahpusların tedaviye erişim hakkının engellenmesi ve cezasızlık politikalarının derinleşmesiyle dikkat çekmektedir.
Gerekçenin tamamını göster (11 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Bu bağlamda, Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi'nde tutulan 3 çocuk annesi Semra Akgül'ün 11 Temmuz 2025 tarihinde Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne anjiyo amacıyla sevki sırasında yaşadığı olay, cezaevlerinde provokasyon zeminlerinin bilinçli şekilde geliştirildiği yönündeki endişeleri güçlendirmiştir. Basına da yansıyan olayda, hasta yatağındaki Semra Akgül hakkında görevli askerlerin "bunu ortadan kaldıralım" şeklinde kendi aralarında konuşmalar yaptığı, yine aynı askerlerin cezaevi personeline dönerek "bu gece kapıları açın, bütün teröristleri ortadan kaldıralım" dediği ifade edilmiştir.
Olay hakkında tarafıma başvuru yapan mahpuslardan Sevil Ağkaya, söz konusu beyanlardan sonra hastanede yatışı verilmiş olan Semra Akgül'ün panikleyen personelce aynı gece apar topar cezaevine geri götürüldüğünü aktarmıştır. Bir diğer mahpus Sevil Çetin ise, "anjiyo yapılmış halde gece vakti koğuşa getirildiğini" bildirmiş; kolluk görevlilerinin bu tür düşmanca yaklaşımının ciddi korku ve güvensizlik yarattığını ifade etmiştir.
Yine aktarımlarda, söz konusu olayın bilinçli ve planlı bir yaklaşımla barış sürecini sabote etmeyi amaçladığı değerlendirilmiş hem hasta mahpusların can güvenliği hem de sağlık hakkı açısından ciddi bir tehdit oluşturduğu vurgulanmıştır. Olay hakkında suç duyurusunda bulunulmuş; ancak askerlerin "şaka yaptıklarını" öne sürdükleri basında yer almıştır.
Bu bağlamda;
Dam
Semra Akgül'ün Il Temmuz 2025 tarihinde Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevki sırasında görevli olan kolluk görevlileri kimlerdir? Bu kişilerin kimlik bilgileri tespit edilmiş midir?
Semra Akgül'e yönelik "bunu ortadan kaldıralım" ve "bu gece kapıları açın, bütün teröristleri ortadan kaldıralım" şeklindeki sözleri sarf ettiği belirtilen askerler hakkında idari ya da cezai bir işlem başlatılmış mıdır? Başlatıldıysa sürecin hangi aşamasındadır? Bahse konu askerlerin ifadelerinde "şaka yaptıklarını" söyledikleri basına yansımıştır. Bakanlığınız bu beyanları yeterli ve inandırıcı bulmakta mıdır? Görev başındaki kamu görevlilerinin (o "öldürme kastı" içeren sözleri oOhangi mevzuata göre değerlendirilmektedir?
Hastanede yatışı verilmiş olan Semra Akgül'ün aynı gece yeniden cezaevine götürülmesine ilişkin işlem kimin talimatıyla ve hangi gerekçeyle yapılmıştır? Sağlık kuruluşu tarafından düzenlenmiş resmi taburcu evrakı bulunmakta mıdır?
Anjiyo sonrası cezaevine gönderilen Semra Akgül'ün fiziksel ve ruhsal durumu hakkında bağımsız bir sağlık heyeti değerlendirmesi yapılmış mıdır? Mahpusun yaşadığı travmanın tespiti ve giderilmesi için herhangi bir destek sağlanmış mıdır? Olaydan sonra Semra Akgül'ün ve diğer mahpusların can güvenliğini sağlamak adına Bakanlığınızca alınan önlemler nelerdir?
Cezaevlerinde hasta mahpusların hastaneye sevkleri sırasında görevli kolluk personelinin söylem ve davranışlarına ilişkin herhangi bir denetim mekanizması var mıdır? Bu süreçte kamera kaydı alınması gibi düzenlemeler mevcut mudur?
Hastane sevklerine eşlik eden kolluk görevlilerinin özel eğitimden geçirilmesi, sağlık hakkı ve hasta mahpus güvenliğinin sağlanması yönünde Bakanlığınızın yürüttüğü veya planladığı herhangi bir çalışma var mıdır?
SORULAR
Cezaevlerinde özellikle barış ve demokratikleşme süreçlerinin gündemde olduğu dönemlerde, siyasi mahpuslara yönelik provokatif söylem ve uygulamaların arttığı yönündeki iddialara ilişkin Bakanlığınızın bir inceleme başlatmayı planlayıp planlamadığı kamuoyuna açıklanacak mıdır?
Semra Akgül örneğinde yaşananların münferit olmadığını; cezaevlerinde bizzat bakanlığınızca açıklanan yaşam hakkı ihlalleri ile devam eden sağlık hakkı ve insan onuruna aykırı pratiklerin sistematik hale geldiğini düşünmekte misiniz? Bu konuda yapısal bir denetim ve reform süreci başlatacak mısınız?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir