Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun tahliye edilmediği iddiasına ilişkin
Kaynak göster
Beritan Güneş Altın (DEM Parti), 10 Kasım 2025 tarihinde 7/36619 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 85 gün sonra, 3 Şubat 2026).
Beritan Güneş Altın (DEM Parti, Mardin). “Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun tahliye edilmediği iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/36619, 10 Kasım 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-36619-diyarbakir-kadin-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-tahliye-edilmedigi-iddiasina-ilisk (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/706937d0-b726-4d52-a7c2-019a729df501
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 85 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96"ncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. erifây GÜNEŞ | Mardin Milletvekili
Çok boyutlu/türlü hak ihlalleri ve gasplarıyla gündemden düşmeyen hapishanelerde, sistematik bir hale gelmiş olan tecrit, işkence ve kötü muamele ulusal ve uluslararası raporlarla da sabit olmasına rağmen bu durumun sonlandırılmasına dönük ilgili kurumlar tarafından herhangi bir adım atılmamaktadır. Hak ihlallerinin ilk sırasında, İdare ve Gözlem Kurullarının subjektif gerekçeleriyle mahpusların tahliyelerinin engellenmesi gelmektedir. "Kişiyi özgürlüğünden mahrum bırakma suçu" kapsamına alınmasında bir sakınca olmayan İdare ve Gözlem Kurullarının hukuki ve etik ilkeleri hiçe sayan ideolojik kararlarıyla, koşullu salıverilme hakkına erişmiş yüzlerce mahpus, hapishanelerde tutulmaktadır.
2018 yılından beri tutuklu bulunan Halkların Demokratik Partisi Derik İlçe eski Eşbaşkanı Rojin Durmaz da koşullu salıverilme hakkı engellenen yüzlerce mahpustan birisidir. Diyarbakır Kadın Kapalı Hapishanesinde tutulan Durmaz, 27.04.2025 tarihinde koşullu salıverilme hakkına erişmiş olmasına rağmen, kendisinin tahliyesi İdare ve Gözlem Kurulu tarafından 6 ay ertelenmiş, ardından 24.10.2025 tarihli Kurul toplantısıyla mahpusun infazı ikinci kez yakılmıştır. İlgili Kurul kararında, 25.04.2025 ile 27.10.2025 dönemini kapsayan telafi dönemi değerlendirme puanı 56.50, yani Adalet Bakanlığı'nın iyi hal değerlendirmesinde esas aldığı 40 puanlık alt eşiğin bir hayli üstünde, olmasına rağmen mahpusun iyi halli olmadığına "kanaat" getirilmiştir. Kararda, CTE'nin ilgili yazısına referans 'verilerek belirtilen "Hükümlünün iyi halli olmadığına dair değerlendirmenin yapıldığı bu tarih ile belirlenen yeniden değerlendirme tarihi arasındaki süre telafi dönemi olarak kabul edilerek bu dönemin sonunda mutlaka puana dayalı gelişim değerlendirmesi yapılır." ifadesi ise belirtilen değerlendirmenin şekli şartı yerine getirmek dışında bir anlamının olmadığını zira mahpusun alt eşik puanın üstünde bir puanı olmasına rağmen tahliyesinin yine de engellendiğini göstermektedir.
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Rojin Durmaz'ın tahliyesinin engellenmesine dair sıralanan gerekçeler ise, birçok hapishanede olduğu gibi, Diyarbakır Kadın Kapalı Hapishanesi İdare ve Gözlem Kurulu kararlarının da hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkesini aşındırdırdığının kanıtı niteliğindedir. Şöyle ki ilgili kararda, seyir defterinde yer aldığı belirtilen mahpusun "02.01.2024 tarihinde İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakil talebinde bulunması" ifadesine yer verilmesi, ilgili kararın ideolojik ve politik saiklerle hazırlandığının açık kanıtı niteliğindedir. Zira İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu, Sayın Abdullah Öcalan'ın 1999 yılından beri tutulduğu hapishane olması sebebiyle kendisiyle özdeşleşmiş hem politik hem de sembolik bir anlam taşımaktadır.
Bunun yanı sıra mezkur kararda sıralanan gerekçeler, yine birçok hukuki ilkeyi yok sayan niteliklere sahiptir. Örneğin kararda geçen "hiçbir pişmanlık yaşamadığı iyi halliliğini doğrudan etkileyen haklarını iyi niyetle kullanmadığı," "tekrar suç işleme riskinin yüksek olduğu" gibi ifadeler masumiyet karinesini ters yüz etmektedir. Çünkü bir kişinin daha sonra suç kategorisine alınabilecek bir fiilde bulunması ihtimaliyle hapisliğinin sürdürülmesi "kişiyi özgürlüğünden mahrum bırakma suçunun" bizzat Hapishane idaresi eliyle işlendiğinin ve masumiyet karinesinin hiçe sayıldığının ikrarıdır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Türkiye genelinde son beş yıl içinde koşullu salıverilme hakkına erişmiş olmasına rağmen, İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla tahliyesi ertelenen veya infazı yakılan kaç mahpus bulunmaktadır?
Bu kararların kaçında "pişmanlık göstermeme" gerekçesi kullanılmıştır ve söz konusu gerekçenin mevzuatta açık bir tanımı bulunmakta mıdır?
İdare ve Gözlem Kurullarının kararlarına karşı etkili bir itiraz veya yargısal denetim mekanizması mevcut mudur? Mevcutsa bu mekanizmaların sonuçlandırılma oranı ve süresi nedir?
Adalet Bakanlığı'nın iyi hal değerlendirmesinde esas aldığı puanlama sisteminde alt eşik 40 puan iken, bu puanın üzerinde değerlendirme alan bir mahpusun yine de "iyi halli olmadığına kanaat getirilmesi" hangi hukuki temele dayanmaktadır?
Diyarbakır Kadın Kapalı Hapishanesi'nde 2023-2025 yılları arasında tahliyesi ertelenen mahpus sayısı kaçtır ve bu kararların gerekçelerinde hangi kalıplar öne çıkmaktadır?
Rojin Durmaz'ın koşullu salıverilmesinin ikinci kez engellenmesine ilişkin Kurul kararında, "İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne nakil talebinde bulunduğu" ibaresine yer verilmesi, Kurul kararlarının ideolojik, politik saiklerle alındığının kanıtı değil midir?
Kurul kararlarında "tekrar suç işleme riski yüksek" gerekçesiyle yapılan infaz yakmalar, herhangi bir bilimsel veya psikolojik tespitin neticesinde mi yapılmaktadır yoksa salt Kurul üyelerinin kanaati neticesiyle mi?
İdare ve Gözlem Kurulu üyeleri hangi kriterlere göre seçilmektedir? Bu üyelerin kararlarıyla ilgili bir etik veya disiplin denetimi yapılmakta mıdır?
"Kişiyi özgürlüğünden mahrum bırakma" suçu kapsamında değerlendirilebilecek keyfi infaz yakmalarına ilişkin olarak, Bakanlığınızca herhangi bir soruşturma veya iç denetim yürütülmüş müdür?
Uluslararası insan hakları kurumlarının Türkiye'ye yönelik son raporlarında yer alan tecrit, kötü muamele ve infaz yakma eleştirilerine ilişkin olarak, Bakanlığınızın somut bir eylem planı veya reform çalışması bulunmakta mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1746655 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Mardin Milletvekili Beritan Güneş Altın tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/36619 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99, ddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden /ALfuURp - Xh9Cm9E - U*Z9hr1 - C20Ca1- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-2008-6909/9523 Konu : Yazılı soru önergesi 02. , 0212026
Sayın Beritan GÜNEŞ ALTIN Mardin Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/36619 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;
A) "İnfazda temel ilke" kenar başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kuralların hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefi inanç, milli veya sosyal köken ve siyasi veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanacağı,
B) "Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları" kenar başlıklı 9. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralarında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek suçlarından veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde bu fıkrada sayılan suçlardan mahkum olanların cezalarının, yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında, bu kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edileceği,
Hükümlerine yer verildiği malâümlarıdır.
Gerek yüksek güvenlikli kurumlarda gerekse diğer kapalı ceza infaz kurumlarında tecrit ve izolasyon şeklinde bir uygulama bulunmamaktadır.
11- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.
Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.
Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 8ip/oJk - WnDWSTR - rwgHJaT - pAKtOS- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.
Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.
Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.
1. A) 5275 sayılı Kanunun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 107. maddesinde, "Mükerrirlere ve bazı suç faillerine özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri" kenar başlıklı 108. maddesinde ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 17. maddesinde, koşullu salıverilme süreleri ve oranları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
B) 5275 sayılı Kanunun;
I- "Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması" kenar başlıklı 48. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işleminin yapılmayacağı, ancak bu sürenin hakederek salıverme tarihini geçemeyeceği; dördüncü fıkrasında, infaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında verilen disiplin cezasının niteliğine göre fıkrada belirlenmiş sürelerin (onbeş gün ilâ bir yıl) esas alınacağı ve bu süreler sonunda yeni bir disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla bu cezaların kaldırılacağı,
2. "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 89. maddesinin birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı; altıncı fıkrasında, açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma sürelerinin bir yılı geçemeyeceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
| C) 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden 8ip/oJk - WnDNSTR - rwgHjJaT - pâKtO8- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Yönetmeliğin;
I- "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 109. maddesinin; birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme risklerinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra gereğince yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirmeye yönelik psiko-sosyal ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetleri, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikaları, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı,
2- "Disiplin eylemi nedeniyle iyi hâl kararı verilmesine engel hâller ve şikâyet" kenar başlıklı 110. maddesinin birinci fıkrasında, gözlem değerlendirme raporu veya gelişim değerlendirme raporunda yazılı olup da henüz kaldırılmamış disiplin cezası bulunan hükümlü hakkında iyi hâl kararı verilemeyeceği, hükümlünün iyi hâline ilişkin değerlendirmenin, ancak daha önceden verilmiş olup da disiplin cezası infaz edilmiş ve bu cezası kaldırılmış olanlar hakkında yapılabileceği; ikinci fıkrasında, disiplin cezasını gerektiren bir eylemi işlemiş olmasına rağmen, koşullu salıverilme tarihinde bu eyleminden dolayı disiplin soruşturması henüz sonuçlandırılmayan hükümlüler hakkında iyi hâl kararının verilip verilmemesinin idare ve gözlem kurulunca takdir edileceği; üçüncü fıkrasında, idare ve gözlem kurulunca, hükümlü hakkında, süre belgesindeki muhtemel koşullu salıverilme tarihi de dikkate alınarak iyi hâle ilişkin olarak bir karar verileceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Bu kapsamda idare ve gözlem kurulunca verilen kararlara karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz kanun yoluna başvurulabilmektedir.
IV- Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 10/12/2025 tarihli cevapta;
A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Diyarbakır Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı, adı geçen hakkında Kurum İdare ve Gözlem Kurulu tarafından 24/10/2025 tarihinde verilen iyi halli olmadığına dair kararın infaz hâkimliği ve ağır ceza mahkemesinin denetiminden geçerek kesinleştiği,
B) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden Bİp/OJk - WnDWSTR - rwgHlJaT - pAKtOB- ileerişebilirsin
Yılmaz TUNÇBakan