İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/32487 GEÇ CEVAPLANDI · 85 GÜN

Kamuya ait taşınmazların yüklenicilere ödeme yapmak amacıyla devredilmesine ilişkin

Kaynak göster

Mehmet Emin Ekmen (Yeni Yol), 12 Ağustos 2025 tarihinde 7/32487 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Hazine ve Maliye Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 85 gün sonra, 5 Kasım 2025).

Mehmet Emin Ekmen (Yeni Yol, Mersin). “Kamuya ait taşınmazların yüklenicilere ödeme yapmak amacıyla devredilmesine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/32487, 12 Ağustos 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-32487-kamuya-ait-tasinmazlarin-yuklenicilere-odeme-yapmak-amaciyla-devredilmesine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/cfda66ce-fdaa-4ab5-919b-0198a3a48be6

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 85 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 70 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet ŞİMŞEK tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ıncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

MehmerEmin ERMEN?

2020 yılında Malatya'da inşa edilmesi planlanan 187 dükkânlık bir proje kapsamında yüklenici firmaya yaklaşık 1,86 milyar TL'lik hak ediş ödemesi doğmuş; ancak bu ödeme klasik yöntemle nakit aktarımı şeklinde değil, başka illerde yer alan toplam 325 bin metrekarelik 15 adet taşınmazın devriyle gerçekleştirilmiştir. Bu taşınmazların İzmir, Aydın, Ankara, Diyarbakır, Gaziantep, Kahramanmaraş ve Çeşme gibi yüksek metrekare değerine sahip illerde bulunması dikkat çekicidir. Taşınmaz devri yoluyla ödeme yöntemi, ihale sürecinden sapma ve kamu kaynaklarının dolaylı aktarımı anlamına geldiğinden, şeffaflık, eşitlik ve hesap verebilirlik ilkeleri açısından ciddi sorunlar doğurmaktadır.

Gerekçenin tamamını göster (7 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Bu örnek yalnızca münferit bir uygulama olmayıp, Türkiye?de son yıllarda yaygınlaşan taşınmaz karşılığı kamu ödeme yöntemlerinin simgesel bir örneğidir. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın 2023 yılı verilerine göre, sadece Milli Emlak Genel Müdürlüğü üzerinden kamuya ait 3.072 taşınmaz satışa çıkarılmış, ayrıca değeri 25 milyar TL'yi aşan taşınmazlar da kamu hizmet alımlarında takas unsuru olarak değerlendirilmiştir. DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı

Söz konusu uygulamanın en büyük sakıncası, bu taşınmazların hangi değerleme esasına göre devredildiğinin kamuoyuna açıklanmaması ve bağımsız lisanslı ekspertizler yerine kurum içi idari komisyon kararlarıyla değer belirlenmesidir. Oysa, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) mevzuatı ve Vergi Usul Kanunu (VUK) gereği, kamu taşınmazlarının piyasa rayici üzerinden değerlenmesi, buna göre vergisel işlemlerin gerçekleştirilmesi zorunludur. Ancak ne yazık ki bu uygulamalarda genellikle emlak vergi beyan değeri esas alınmakta, bu da taşınmazların gerçek değerinin çok altında işlem görmesine neden olmaktadır. Örneğin Türkiye genelinde belediye rayiç bedelleri ile piyasa değerleri arasında 9640 ila 96200 arasında fark bulunduğu, Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği'nin (TDUB) 2023 raporlarında yer almaktadır.

Uluslararası karşılaştırmalar da bu tabloyu doğrular niteliktedir. OECD'nin 2022 verilerine göre, Türkiye, doğrudan servet üzerinden alınan vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payı açısından son sıralarda yer almakta, bu oran yalnızca 962,1 düzeyindedir (OECD ortalaması "06,5). Bu veriler, taşınmaz devri gibi uygulamaların kamu gelirlerine katkı sunmak bir yana, servet transferini vergi dışında gerçekleştirme aracı hâline geldiğini göstermektedir.

Ayrıca, bu tip uygulamaların kamu denetiminden kaçınarak yürütülmesi, Sayıştay raporlarında da sık sık eleştirilmektedir. Örneğin Sayıştay'ın 2022 tarihli Milli Emlak Genel Müdürlüğü denetim raporunda, "kamu taşınmazlarının devrinde değer tespitinin çoğu zaman bağımsız değerlemeye dayalı olmadığı, bu durumun kamunun zarara uğramasına neden olduğu" açıkça belirtilmiştir. Öte yandan, taşınmaz devri karşılığında yapılan ödemelerin yüklenici firmalar tarafından yeniden satış yoluyla gelire dönüştürüldüğü, ancak bu satışların değer artış kazancı vergisine tabi tutulup tutulmadığına ilişkin şeffaf bir sistem kurulmadığı da bilinmektedir. ,

Sonuç olarak; kamu varlıklarının nakit dışı yollarla devredilmesi, yalnızca bütçe disiplini değil, aynı zamanda vergi adaleti ve sosyal eşitlik ilkeleri açısından da ciddi riskler barındırmaktadır. Bu bağlamda, Malatya örneği üzerinden gündeme gelen arsa karşılığı kamu ödemeleriyle ilgili değerleme esasları, vergi yükümlülükleri, Sayıştay denetimi ve mevzuat temeli hakkında kamuoyunun aydınlatılması büyük önem taşımaktadır.

Adres: Halkla İlişkiler Binası 3. Kat E-308 Çankaya / ANKARA

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Malatya'da 2020 yılında inşası planlanan 187 dükkânlık proje kapsamında yüklenici firmaya yaklaşık 1,86 milyar TL tutarında hak ediş doğduğu ve bu ödemenin nakit yerine farklı şehirlerdeki toplam 325 bin metrekare büyüklüğünde kamuya ait 15 taşınmazın devri yoluyla gerçekleştirildiği iddiası doğru mudur? Bu ödeme yönteminden Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın bilgisi ve onayı var mıdır?

  2. Devredildiği belirtilen taşınmazların her biri için yüzölçümü, bulunduğu şehir ve ilçeler ile belirlenen değer nedir? Bu taşınmazların değerleri hangi tarih itibarıyla, hangi değerleme yöntemine dayanılarak belirlenmiştir?

  3. Söz konusu taşınmazların değer tespitinde Sermaye Piyasası Kurulu'na bağlı bağımsız gayrimenkul değerleme kuruluşlarından rapor alınmış mıdır? Alınmadıysa, neden kamu zararı doğmasına yol açabilecek böyle bir yöntem tercih edilmiştir?

  4. Kamutaşınmazlarının özel firmalara devri karşılığında yapılan ödemeler vergi mevzuatı açısından ne şekilde değerlendirilmektedir? Devredilen taşınmazlar üzerinden yüklenici firmalara Kurumlar Vergisi, Katma Değer Vergisi, Değer Artış Kazancı ya da benzeri herhangi bir vergisel yükümlülük uygulanmış mıdır?

  5. Bakanlığınız son beş yıl içinde kaç farklı kamu kurumunun yüklenici firmalara taşınmaz devri yoluyla ödeme gerçekleştirdiğine dair bir kayıt tutmakta mıdır? Eğer tutuluyorsa, bu taşınmaz devri işlemlerinin toplam sayısı, metrekare bazında büyüklüğü ve parasal değeri nedir?

  6. Kamu taşınmazlarının hak ediş karşılığı müteahhitlere devredilmesi gibi uygulamaların, klasik kamu ihale sistemi ve bütçe disiplini ilkeleri dışına çıkmasına yol açtığı yönünde kamuoyunda oluşan eleştiriler hakkında Bakanlığınız ne düşünmektedir? Bu tür uygulamaların denetimi için özel bir prosedür var mıdır?

  7. Sayıştay ya da Hazine ve Maliye Bakanlığı Teftiş Kurulu tarafından, kamu taşınmazlarının yüklenici ödemesi karşılığında devredilmesine dair herhangi bir denetim yapılmış mıdır? Denetim yapılmışsa bu işlemlerde kamu zararı tespit edilmiş midir ve bu zararın sorumlularına yönelik hangi işlemler uygulanmıştır? €-posta: mehmetemin.ekmen(©rbmm.gov.tr Adres: Halkla İlişkiler Binası 3. Kar E-308 Çankaya / ANKARA

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mehmet Şimşek, Hazine ve Maliye Bakanı ·

İlgi yazınız ekinde alınan Mersin Milletvekili Sayın Mehmet Emin EKMEN'e ait yazılı soru önergesine ilişkin olarak, Bakanlığımız tarafından hazırlanan cevap metni ektedir.

Matamke-Mehmet ŞİMŞEK Bakan

Bilgilerini ve gereğini arz ederim.

Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4 A a5 e-posta; ssbsoruonergelersehmb.gov.u Elektronik Ağ: www.hmb.gov.ir 7132487 Esas Sayılı Soru Önergesine İlişkin Olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı Cevap Metni

Sayın Mehmet Emin EKMEN, öncelikle şahsıma yönelik olarak Bakanlığımıza sunduğunuz yazılı soru önergeniz için teşekkür ederim.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 37'nci maddesinde, her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançların ticari kazanç olduğu belirtilmiş, aynı Kanunun "Bilanço esasında ticari kazancın tespiti" başlıklı 38'inci maddesinde ise; bilanço esasına göre ticari kazancın teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet fark olduğu, bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce işletmeye ilave olunan değerlerin bu farktan indirileceği, işletmeden çekilen değerlerin ise farka ilave olunacağı, ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanunu'nun değerlemeye ait hükümleri ile bu

Kanunun 40'ıncı ve 41'inci maddeleri hükümlerine uyulacağı hükme bağlanmıştır.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 6'ncı maddesinin ikinci fıkrasında ise safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanunu'nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

Bu hükümler uyarınca gerçek ve tüzel kişilerce, yüklenilen işler karşılığında elde edilen ayni veya nakdi bedellerin, ilgili dönemde ticari kazancın veya kurum kazancının tespitinde hasılat olarak dikkate alınması gerekmektedir.

Diğer taraftan, katma değer vergisinin (KDV) konusu, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1'inci maddesinde düzenlenmiş olup, ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler verginin konusuna girmekte, bu faaliyetlerden elde edilen kazanç ise KDV'nin konusuna girmemektedir.

Bununla birlikte 3065 sayılı Kanunun 17/4-p maddesinde, Hazinece yapılan taşınmaz teslimi ve kiralamaları, irtifak hakkı tesisi, kullanma izni ve ön izin verilmesi işlemleri ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca yapılan arsa ve arazi teslimleri, belediyeler ve il özel idarelerinin mülkiyetindeki taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimlerin KDV'den istisna olduğu hüküm altına alınmıştır. Hazine tarafından ihale suretiyle taşınmaz satışları KDV'nin konusuna girmekte olup bunun dışında Hazine tarafından yapılan taşınmaz satışlarında KDV doğmamaktadır.

Bu kapsamda, yapılan ihalede yükleniciye verilen işlere ilişkin ödemelerin Hazinece taşınmaz teslimi şeklinde yapılacağının belirlenmiş olması halinde bu taşınmaz teslimi KDV'nin konusuna girmekle birlikte 3065 sayılı Kanunun 17/4-p maddesi kapsamında KDV'den istisna bulunmaktadır.

Soru önergesinde bahsi geçen diğer hususlar Cumhurbaşkanı Yardımcılığı ile Çevre,

Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı uhdesinde bulunmaktadır.

Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4

Mehmet ŞİMŞEKBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir