İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/32722 GEÇ CEVAPLANDI · 396 GÜN

Mardin'de hayatını kaybeden 2 kadına ve konuyla ilgili yürütülen sürece ilişkin

Kaynak göster

Beritan Güneş Altın (DEM Parti), 14 Ağustos 2025 tarihinde 7/32722 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 396 gün sonra, 14 Eylül 2026).

Beritan Güneş Altın (DEM Parti, Mardin). “Mardin'de hayatını kaybeden 2 kadına ve konuyla ilgili yürütülen sürece ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/32722, 14 Ağustos 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-32722-mardin-de-hayatini-kaybeden-2-kadina-ve-konuyla-ilgili-yurutulen-surece-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/51f1c1c3-34cb-44c4-a171-0198ac9337cd

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 396 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş tarafından Anayasa'nın 98'inci, TBMM İçtüzüğü"nün 96" ıncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

ÜNEŞ AP.TIN in Milletvekili

2025 yılının Cumhurbaşkanlığı tarafından "Aile Yılı" ilan edilmesi, kamuoyuna aile kurumunun güçlendirilmesi ve toplumsal değerlerin korunması hedefiyle sunulmuştur. Ancak bu yaklaşım, kadın örgütleri ve insan hakları savunucuları tarafından, kadınları kamusal alandan ve karar mekanizmalarından uzaklaştıran, onları ev içi rollerle sınırlayan ve bağımlı hale getiren politikaların ideolojik zeminini güçlendirdiği ideolojik zeminini güçlendirmeye hizmet etmektedir

Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Kadınların yalnızca "aile içindeki konumu" üzerinden tanımlandığı, bağımsız birey olarak haklarının ikinci plana itildiği bir ortamda, şiddetle mücadele mekanizmaları zayıflamakta; kadınların yaşam hakkı ciddi şekilde tehlikeye girmektedir. Nitekim İstanbul Sözleşmesi"nden çekilme kararı sonrası önleyici mekanizmaların zayıfladığı, kolluk kuvvetleri ve yargı süreçlerinde ihmallerin arttığı, faillerin cezasız kaldığı yönündeki tespitler, kadın cinayetlerindeki artışla birlikte daha görünür hale gelmiştir.

Bu politik ve kurumsal zemin, kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerinde gözle görülür bir artışı beraberinde getirmiştir. 7 Ağustos 2025 tarihinde Mardin'in Derik ilçesinde 18 yaşındaki Merve Demir'in göğsünden vurularak, Artuklu ilçesinde 27 yaşındaki Bayan Acabey'in yüksekten düşerek yaşamını yitirmesi, bu acı tablonun son örneklerindendir. Her iki vakada da intihar veya kaza ihtimalleri öne sürülmüş; ancak benzer vakalarda olduğu gibi etkin, şeffaf ve derinlemesine bir soruşturma yürütülüp yürütülmediği kamuoyunda tartışmalıdır.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun (KCDP) verilerine göre, 2024 yılında Türkiye genelinde 394 kadın cinayeti ve 258 şüpheli kadın ölümü gerçekleşmiştir. 2025'in ilk altı ayında ise 136 kadın cinayeti ve 145 şüpheli kadın ölümü kaydedilmiştir. Bazı bağımsız kaynaklar aynı dönem için 336 kadın cinayeti gibi daha yüksek rakamlar bildirmektedir. JINNEWS'in 2025 Haziran verilerine göre yalnızca bir ay içinde 15 kadın cinayeti ve 26

2 zin m AL, EE. 2925 d 2 / 2 y | şüpheli kadın ölümü gerçekleşmiştir. Bu veriler, resmi istatistiklerle kıyaslandığında büyük farklar ortaya koymakta ve şeffaf, erişilebilir bir veri sisteminin aciliyetini göstermektedir.

"Aile Yılı" adı altında yürütülen politikalar, kadınların özgürlüklerini ve kamusal hayattaki varlığını güçlendirmek yerine, onları aile içi rollere hapsederek şiddet karşısında daha kırılgan hale getirmektedir. İstanbul Sözleşmesi'nin koruyucu ve önleyici hükümlerinden mahrum bırakılan kadınlar için, devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü yerine getirebilmesi, ancak bütüncül, şeffaf ve kadın örgütlerinin katılımıyla oluşturulacak mekanizmalarla mümkündür.

Bu bağlamda:

SORULAR

  1. Merve Demir ve Bayan Acabey vakalarının adli süreçleri hangi aşamadadır? Olay yerinde ve sonrasında hangi deliller toplanmış, olaylar hangi koşullarda (intihar, kaza, şüpheli ölüm) kayıt altına alınmıştır?

  2. Bu dosyalar resmi kayıtlarda "intihar" olarak mı yoksa "şüpheli ölüm" olarak mı geçmektedir?

  3. KCDP verilerine göre 2024 yılında 394 kadın cinayeti ve 258 şüpheli kadın ölümü; 2025'in ilk 6 ayında ise 136 kadın cinayeti ve 145 şüpheli kadın ölümü kayıtlara geçmiştir. Ancak bazı kaynaklarda daha yüksek sayılar bildirilmektedir. Bu farklılıkların nedenleri nelerdir? Veri toplama yöntemlerinde standart sağlanması için

    Bakanlığınızın bir çalışması var mıdır?

  4. İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme sonrası kadın cinayetlerinde artış gözlemlendiği iddiaları karşısında, Bakanlığınız hangi önleyici ve koruyucu tedbirleri almıştır? Bu tedbirlerin somut sonuçları nedir?

  5. "Aile Yılı" politikalarının, kadınların toplumsal hayata katılımı ve şiddetten korunması üzerinde nasıl bir etkisi olduğu yönünde Bakanlığınızca yapılmış bir değerlendirme veya araştırma var mıdır?

  6. Kadın örgütlerinin öncelikli taleplerinden biri olan bağımsız izleme mekanizmalarının kurulması yönünde somut bir adım atılmış mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·

İlgi (o :a)27.08.2025 tarihli ve 1688495 sayılı yazınız. b)25.02.2026 tarihli ve 1805887 sayılı yazınız.

c) 11.03.2026 tarihli ve 1813638 sayılı yazınız.

İlgi yazı ekinde alınan Mardin Milletvekili Sayın Beritan GÜNEŞ ALTIN tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/32722, 7/40787 ve 7/41326 Esas Numaralı yazılı soru önergelerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan

1. 7732722 Cevap Metni (5 Sayfa)

2. 7140787 Cevap Metni (4 Sayfa)

3. 7/41326 Cevap Metni (1 Sayfa)

Telefon No:(312) 705 73 30

7407922 6x

Mardin Milletvekili Sayın Beritan GÜNEŞ ALTIN'a Ait 7/32722 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni

Kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla "şiddete karşı sıfır tolerans ilkesi" çerçevesinde yürüttüğümüz çalışmalar ilgili kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve medyanın iş birliğinde çok taraflı ve çok yönlü biçimde devam etmektedir. Bu kapsamda gerçekleştirilen çalışmalardan bazıları şu şekildedir: e 2012 yılında 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile devam eden yıllarda ilgili ikincil mevzuatın yürürlüğe girmesi ve Türk Ceza Kanunu'nda kadına yönelik şiddet eylemlerinin daha etkin cezalandırılmasına yönelik yapılan değişikliklerle yasal altyapı güçlendirilmiştir. se Kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarına yol haritası niteliğindeki politika belgeleri, ilgili tüm tarafların katkı ve katılımlarıyla düzenli olarak hazırlanıp uygulanmaktadır. Bu kapsamda 2007 yılından bu yana 4 ulusal eylem planı uygulanmıştır. 2021-2025 yıllarını kapsayan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele IV. Ulusal Eylem Planı uygulama süresinin sona erecek olması nedeniyle, 2026-2030 dönemini kapsayacak Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele V. Ulusal Eylem Planı hazırlık çalışmaları Bakanlığımız koordinasyonunda yürütülmüştür. e Yeni eylem planı, geçmiş dönem uygulama deneyimlerinden elde edilen kazanımlar doğrultusunda; bilimsel temele dayalı, yenilikçi, katılımcı ve sürdürülebilir bir yaklaşımla hazırlanmıştır. Doküman analizleri (diğer ülkelerin politika belgeleri, raporlar, araştırmalar vb.), stratejik paydaş ve personel anketleri, odak grup görüşmeleri, 7 bölgede istişare toplantıları, ihtisas komisyonları ile çok aşamalı kapsamlı bir hazırlık süreci yürütülmüştür. e V. Ulusal Eylem Planı, önceki planlardan yapısal olarak farklılaşan "Eksen Bazlı Kesişimsel Model" üzerine inşa edilmiştir. Temel politika alanlarını oluşturan dikey eksenler ve kesişimsel politika alanlarını oluşturan yatay eksenlerle kadına yönelik şiddetin çok boyutlu yapısı etkileşimli ve kesişimsel bir anlayışla ele alınmıştır. se Eylem Planı kapsamında 5 hedef 15 strateji ve 130 faaliyet bulunmakta olup Şiddetsiz Yaşam ve Saygı Kültürü, Etkin Hukuki Koruma ve Adalete Erişim, Risk Odaklı ve Uzmanlaşmış Müdahale, Psikolojik İyi Oluş ve Sosyoekonomik Güçlenme, Davranışsal Dönüşüm ve Toplumsal Katılım dikey eksenleri; Bütüncül Politikalar, Dijitalleşme ve Yapay Zekâ, Afet ve Acil Durumlar, Bilimsel Bilgi Ekosistemi, Kültür-Sanat, Spor ve Medya ise yatay eksenleri oluşturmaktadır. e Kadına yönelik şiddetle mücadelede koordinasyon mekanizmalarımız hem ulusal hem de yerel düzeyde tesis edilmiş durumdadır. IV. Ulusal Eylem Planının 81 il düzeyinde daha etkin biçimde uygulanmasını amacıyla İl Eylem Planları yürürlüğe konmuştur. V. Ulusal Eylem Planı çerçevesindeki İl Eylem Planları 81 ilimizde yürürlüğe konulacaktır. e Kadına yönelik şiddetle mücadelede koordinasyon mekanizmaları hem ulusal hem de yerel düzeyde tesis edilmiş durumdadır. Bakanlığımız koordinasyonunda periyodik olarak her yıl bir defa Sayın Bakanımız Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ başkanlığında ilgili tüm bakanlıkların katılımı ile toplanan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulu bu alandaki mevcut uygulamaların değerlendirilmesi, sorunların tespiti, çözüm önerilerinin geliştirilmesi ve uygulanmasına yönelik kurumlar arası iş birliği ve eş güdümün artırılması görevlerini yürütmektedir. Kurul bugüne kadar 19 toplantı gerçekleştirmiştir.

Yerel düzeyse ise 81 il düzeyinde Vali veya Vali Yardımcısı başkanlığında toplanan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Koordinasyon, İzleme ve Değerlendirme Komisyonları ile il düzeyinde yapılan çalışmalar ve il eylem planlarının izleme ve değerlendirmesi yılda en az 6 ayda bir gerçekleştirilmektedir.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede ihtisas kurumsal mekanizmalardan biri olan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM); şiddetin önlenmesi ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin bir biçimde uygulanmasına yönelik olarak destek ve izleme hizmetlerinin verildiği merkezlerdir. Hâlihazırda $1 ilimizde 87 ŞÖNİM hizmet vermektedir. Büyükşehirlerde ikinci ŞÖNİM"lerin açılmasına yönelik çalışmalara da devam edilmektedir. Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri Hakkında Yönetmelik'te yer aldığı üzere kuruluşlarımızda ihtiyaca göre mesleki, idari, teknik ve diğer hizmetlerin yürütülmesi için personel görevlendirilmektedir.

ŞÖNİM/"lerde sunulan hizmetlerin temelini, kadına yönelik şiddet mağdurlarının psikososyal iyilik hâlinin güçlendirilmesine yönelik rehberlik ve danışmanlık çalışmaları oluşturmaktadır. Bu kapsamda mağdurlarla mesleki görüşmeler yapılarak vaka formülasyonu ve müdahale planları hazırlanmakta, plan doğrultusunda gerekli mesleki çalışmalar yürütülmektedir. Ayrıca, şiddet mağduru kadınların ve beraberindeki çocukların ekonomik olarak güçlendirilmesi amacıyla maddi destek sağlanmakta ve istihdama katılımlarını destekleyici çalışmalar yürütülmektedir. Hizmetlerin etkinliğini artırmak amacıyla personelin kapasitesi temel ve ileri düzey eğitimlerle güçlendirilmekte; ayrıca psikososyal destek hizmetlerinin model temelli, standart, izlenebilir ve bilimsel kanıta dayalı biçimde sunulmasına yönelik Ar-Ge çalışmaları sürdürülmektedir. Bu çalışmalarla hizmet sunumunun bütüncül, sistematik ve mağdurun özel ihtiyaçlarına duyarlı şekilde yapılandırılması hedeflenmektedir.

Şiddete uğrayan kadınların şiddetten korunması, psikososyal ve ekonomik sorunlarının çözülmesi, güçlendirilmesi ve bu dönemde kadınların varsa çocukları ile birlikte ihtiyaçlarının da karşılanması suretiyle geçici süreyle kalabilecekleri kadın konukevleri 81 ilimizde hizmetlerini sürdürmekte olup Bakanlığımıza bağlı 112 olmak üzere ülke genelinde 151 kadın konukevi bulunmaktadır. Konukevi hizmetinden faydalanmak için başvuruda bulunan kadınlar ivedilikle uygun kadın konukevine yerleştirilmekte olup konukevine yerleştirilemeyen şiddet mağduru kadın bulunmamaktadır.

Hizmetlerin daha ulaşılabilir kılınması amacıyla Sosyal Hizmet Merkezleri (SHM) bünyesinde Şiddetle Mücadele İrtibat Noktaları oluşturulmuştur. Hâlihazırda 451 Şiddetle Mücadele İrtibat Noktası ilçe bazında hizmet sunmaktadır.

Bu mekanizmaların yanı sıra İçişleri ve Adalet Bakanlıkları bünyesinde ihtisas kuruluş ve birimlerle hizmetler sürdürülmektedir. Bu alanda Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığına bağlı uzman kolluk birimleri, Adalet Bakanlığına bağlı Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri ile eş güdüm ve koordinasyon içerisinde kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmaları devam etmektedir.

Şiddet mağdurlarına daha hızlı ulaşılarak müdahalenin etkinliğini artırmak amacıyla paydaş kurumlar ile elektronik veri tabanları arasında entegrasyon sağlanmıştır. Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ile Bakanlığımız arasında yapılan veri entegrasyon çalışmaları ile 6284 sayılı Kanun kapsamında alınan tedbir kararı verileri ve kolluğa yapılan başvurular anlık olarak Bakanlığımız Aile Bilgi Sistemine düşmekte, böylelikle vakaya hızlı ulaşım ve etkin müdahale sağlanmaktadır.

Bakanlığımız, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı iş birliğinde "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Kapsamında Teknik Yöntemlerle Takip Sistemlerinin Kullanılmasına Yönelik Pilot Uygulama İşbirliği Protokolü" kapsamında 2015 yılında pilot olarak başlatılan teknik yöntemlerle takip (elektronik kelepçe) uygulaması 2021 yılı itibariyle 81 ilimize yaygınlaştırılmıştır.

Bakanlığımız bünyesinde hizmet sunan ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattı şiddete uğrayan ya da uğrama riski bulunan bireyler için psikolojik, hukuki ve ekonomik danışma hattı 7 gün 24 saat esasında ücretsiz olarak çalışmakta; bu kişilere hakları konusunda ve başvuracakları yerler hakkında bilgi vermektedir. Ayrıca ihmal, istismar ve şiddet vakaları konusunda alınan ihbarlarda vakanın bulunduğu ilin acil müdahale ekip sorumlusuna ve/veya kolluk kuvvetlerine bildirilerek ivedilikle müdahale edilmesi sağlanmaktadır. ALO 183 Hattı'nda şiddet ihbarları için O (sıfır) tuşlaması vasıtasıyla önceliklendirme gerçekleştirilmekte olup ayrıca çevrim içi mesajlaşma (Whatsapp ve BİP) platformları üzerinden de hizmet sunmaktadır.

Bakanlığımız ve İçişleri Bakanlığı iş birliğinde şiddet mağduru veya şiddet görme riski altında olan kadınlar için iletişim teknolojisinin sunduğu imkânlardan faydalanılarak mobil telefonlara yönelik Kadın Destek (KADES) Uygulaması hayata geçirilmiştir. Uygulamada yer alan acil yardım butonuna basılması halinde Acil Çağrı Merkezine ihbar düşmekte ve en yakın kolluk biriminin en kısa sürede mağdurun konumuna intikali sağlanmaktadır.

Kadına yönelik şiddetle mücadele politika ve hizmetlerimizin bilimsel kanıtlar temelinde geliştirilmesi amacıyla araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) projeleri devam etmektedir. "Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması-2024" projesi kapsamında yürütülen saha araştırması tamamlanmış olup araştırma kapsamında elde edilen temel veriler 7 Ekim 2025 tarihinde TÜİK internet sitesinde haber bülteni olarak yayımlanmıştır. Proje kapsamında "Veri Portalı/Ambarı" ve "Şiddet Mağdurlarına Yönelik Psikososyal Destek Modeli" hedef çıktılarına ilişkin süreçler devam etmektedir. "Şiddet Uygulayanlara Yönelik Psikososyal Müdahale Modelinin Geliştirilmesi", "Kadın Konukevleri Hizmetlerinde İhtisaslaşmış Bir Yaklaşım: Güçlenme ve Etkin Destekle Verimli Entegrasyon (GÜVEN) Projesi" ve "Türkiye'de Depremlerden Etkilenen Kadınlara ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddete Karşı Önleyici ve Koruyucu Hizmetlerin Yeniden Yapılandırılması ve Güçlendirilmesi" başlıklı projeler devam etmektedir.

Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele V. Ulusal Eylem Planı'nın "Şiddetsiz Yaşam ve Saygı Kültürü" ekseni altında yer alan 1.2.1 numaralı faaliyeti kapsamında, "Kadına Yönelik Şiddetsiz Yaşam Modüler Seminer Programı" ile toplumun farklı kesimlerine ulaşılması hedeflenmektedir. Söz konusu Program kapsamında, ilişkisel ve dijital şiddet türleriyle karşılaşma riski yüksek olan üniversite öğrencisi genç kadınlara yönelik olarak hazırlanan eğitim modülü ile genç kadınların duygusal ilişkilerinde, sosyal çevrelerinde ve çevrim içi ortamlarda karşılaşabilecekleri şiddet türlerini ve bu türlerin öncüllerini tanımaları, sağlıklı ilişkiler kurabilmeleri ve şiddete maruz kalmaları halinde başvurabilecekleri mekanizmalar hakkında bilgi sahibi olmaları amaçlanmaktadır.

Şiddetin henüz ortaya çıkmadan önüne geçilmesine yönelik birincil önleme faaliyetleri ve bu bağlamda toplumun tüm kesimlerine yönelik farkındalık çalışmaları Bakanlığımız çalışmalarında önemli bir yere sahiptir. Kadına yönelik şiddetle mücadelede farkındalık ve duyarlılığın artırılması amacıyla ülke genelinde kamu kurum ve kuruluşlarında görevli personele ve toplumun farklı kesimlerine yönelik eğitim ve seminerler gerçekleştirilmektedir. 2007 yılından itibaren başlatılan eğitim-seminer faaliyetleri ile bugüne kadar yaklaşık 6,9 milyon kişiye ulaşılmıştır. e Ayrıca kültür, sanat ve medyanın dönüştürücü gücünü kullanarak toplumsal farkındalığı geliştirmek amacıyla çeşitli çalışmalar gerçekleştirilmektedir. Bu çalışmaların en önemli çıktılarından biri olarak RTÜK ile iş birliğinde "Medyada Kadına Yönelik Şiddetle Mücadeleye İlişkin Etik İlkeler" rehberi yayımlanmıştır.

Kadına yönelik şiddetle mücadele konusu mevzuat düzenlemeleri ve kamu politikalarıyla detaylı bir şekilde ele alınmakta, koruyucu-önleyici hizmet kapasitesi nicel ve nitel olarak güçlendirilmeye devam etmekte, toplumun farklı kesimlerine ulaşarak algı, tutum ve farkındalığın olumlu yönde geliştirilmesi sağlanmakta, politika ve hizmetler veri ve istatistiklerle bilimsel temeller üzerine inşa edilmekte ve tüm bu çalışmalarla Türkiye'nin kadına yönelik şiddetle mücadelesi kararlılıkla sürdürülmektedir.

Bununla birlikte, aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesine yönelik çalışmalar bütüncül ve koruyucu önleyici bir anlayışla devam etmektedir. Ailenin öneminin vurgulanması, aile içindeki birlik ve beraberliğin korunması, mevcut riskler karşısında ailenin topyekün desteklenmesi, aileyi destekleyen politikaların yaygınlaştırılması amacıyla 2025 yılı Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından "Aile Yılı" olarak ilan edilmiştir. Yıl boyunca ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik ekonomik fayda sağlayacak, farkındalığı artıracak ve ailelerin sosyo-kültürel gelişimine katkı sağlayacak faaliyetler düzenlenmektedir. Birleşmiş Milletler Uluslararası Aile Yılının 30. yıl dönümünde Uluslararası Aile Günü olan 15 Mayıs 2024'te "Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi" konulu ve 2024/6 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi yayımlanmıştır. Genelge ile "Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı (2024-2028)" ilan edilmiş olup anılan eylem planı, küresel riskler ve demografi, refah, sosyal politika ve hizmet, dijitalleşme ve çevre olmak üzere beş temel amaç çerçevesinde yapılandırılmıştır. Bakanlığımız hizmetlerinin tek çatı altında sunulduğu sosyal hizmet merkezleri (SHM), 2013 yılından bu yana ailelere ve fertlere yönelik koruyucu, önleyici, destekleyici, iyileştirici sosyal hizmet çalışmalarını ilgili paydaşlarla iş birliği halinde sunmaya devam etmektedir.

Diğer taraftan, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun "amacı" incelendiğinde; şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla alınacak tedbirlere ilişkin usul ve esasları düzenlendiği, yine 6284 sayılı Kanunla; dil, din, renk, medeni durum, tabiiyet, engel durumu gibi herhangi bir ayrım yapmadan, kadınların, çocukların ve aile bireylerinin şiddetten korunmasının hedeflendiği görülmektedir.

6284 sayılı Kanunda "şiddet"; "kişinin, fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmesiyle veya acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketler, buna yönelik tehdit ve baskı ya da özgürlüğün keyfi engellenmesini de içeren, toplumsal, kamusal veya özel alanda meydana gelen fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranış" olarak ifade edilmiştir. "Kadına yönelik şiddet" ise "kadınlara, yalnızca kadın oldukları için uygulanan veya kadınları etkileyen cinsiyete dayalı bir ayrımcılık ile kadının insan hakları ihlaline yol açan tanımlanan her türlü tutum ve davranış bu Kanunda şiddet olarak" tanımlanmıştır.

Şiddet mağduru olan ya da olma ihtimali bulunan mağdurların, yeniden şiddete uğramalarının önüne geçmek amacıyla Kanunda koruyucu ve önleyici tedbir kararları düzenlenmiştir. Bahse konu Kanunun 3 ve 4 üncü maddelerinde koruyucu tedbir kararları; 5 inci maddesinde ise önleyici tedbir kararları öngörülmüştür. Anılan Kanun kapsamında, korunan kişilerle ilgili olarak, ilk seferinde 6 aya kadar ilgili tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere mülki amir tarafından karar verileceği hususu Kanunun 3 üncü maddesinde düzenlenmiştir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde 3/1-(a) ve (ç) bentlerinde yer alan tedbirler, ilgili kolluk amirlerince de alınabilir. Kanun kapsamında, korunan kişilerle ilgili olarak, ilk seferinde 6 aya kadar koruyucu tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere hâkim tarafından karar verilebileceği hususu 4 üncü maddede düzenlenmiştir. Kanun kapsamında, şiddet uygulayan kişilerle ilgili olarak, ilk seferinde 6 aya kadar önleyici tedbirler den birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere hâkim tarafından karar verilebileceği hususu 5 inci madde de düzenlenmiştir. Ayrıca gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde 5/1-(a), (b), (c) ve (d) bentlerinde yer alan tedbirler, ilgili kolluk amirlerince de alınabilir. Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için, şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz. Önleyici tedbir kararı, geciktirilmeksizin verilir.

Diğer yandan; 6284 sayılı Kanun ile şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla gerekli tedbirlerin alınması görevi Bakanlığımıza verilmiştir. Ayrıca aynı Kanunun 20/2 maddesinde gerekli görmesi hâlinde Bakanlığımızın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi dolayısıyla açılan idari, cezai, hukuki her tür davaya ve çekişmesiz yargıya katılabileceği hükmü getirilmiştir. Davaya müdahillik sürecimiz davanın açılması ile birlikte mümkün olup, soruşturmanın gizliliği esası uyarınca soruşturma aşamasında yalnızca dosyaya yönelik soruşturma sonucunun tarafımıza bildirilmesi talep edilmektedir.

Bakanlığımız tarafından, Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen soruşturma dosyalarına, 6284 sayılı Kanun kapsamında davaya müdahillik hususunun değerlendirilebilmesi için soruşturma sonucunun Bakanlığımıza tebliğ edilmesi talepli dilekçe sunulmaktadır. Soruşturma sonucunun tebliği halinde, soruşturma sonucunda dava açılmış ve iddianame düzenlenmişse Bakanlığımızca davaya müdahillik hususu değerlendirilmekte, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişse Bakanlığımızca bu karara itiraz hususu değerlendirilmektedir.

Soru önergesinde bahsi geçen Bayan ACABEY'in Büşra ACABEY, Merve DEMİR'in ise Mervan DEMİR olduğu tespit edilmiş olup Büşra ACABEY hakkında Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyasına ve Mervan DEMİR hakkında ise Derik Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyasına mahkeme takipsizlik kararı vermiştir. Kararlar Bakanlığımıza tebliğ edildikten sonra itiraz yoluna gidilecektir. Her iki soruşturma dosyası da Bakanlığımızca takip edilmektedir.

Türkiye'de yasal olarak suç sayılan fiiller ve diğer adli vakalara ilişkin idari kayıt verileri, soruşturma ve kovuşturma evresinde görev ve sorumluluğu bulunan yetkili merciler tarafından toplanmaktadır. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine dair Kanun kapsamındaki tedbir kararları ise hâkim, mülki amir veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kolluk amiri tarafından verilmektedir. Bu doğrultuda bahse konu veri ve bilgilerin ilgili Bakanlıklardan temin edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir