Nüfuz ticareti suçu işlediği gerekçesiyle hakkında soruşturma başlatılan bir avukatla ilgili iddialara ilişkin
Kaynak göster
Bülent Tezcan (CHP), 14 Ağustos 2025 tarihinde 7/32814 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 147 gün sonra, 8 Ocak 2026).
Bülent Tezcan (CHP, Aydın). “Nüfuz ticareti suçu işlediği gerekçesiyle hakkında soruşturma başlatılan bir avukatla ilgili iddialara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/32814, 14 Ağustos 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-32814-nufuz-ticareti-sucu-isledigi-gerekcesiyle-hakkinda-sorusturma-baslatilan-bir-avukatla-ilgi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/80f312d7-afbf-4311-9c7c-0198ac8f2eee
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 147 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını saygılarımla arz ve talep ederim.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in 6 Ağustos 2025 tarihinde İstanbul Tuzla'da yaptığı konuşma ile İBB soruşturmaları kapsamında yargıdaki bir takım kirli ilişkiler ortaya çıkmıştır. Bu soruşturmalarda bazı avukatların, tutuklulara giderek itirafçı olmaları, telkin edilen ifadeyi ve belirli bir miktar parayı vermeleri durumunda, savcılarla olan ilişkilerini kullanarak tahliye sağlayacaklarını taahhüt ettiklerine ilişkin ciddi kanıtlar olduğu ifade edilmiştir.
İstanbul'da yürütülen soruşturmalarda, bazı avukatların soruşturma savcıları ile temas halinde tutuklularla ve tutuklu yakınları ile görüşüp, tutukluyu tahliye ettirmek için savcının istediği ifadeyi vermesi ve istenen parayı ödemesi halinde tahliyeyi sağlama taahhüdünde bulundukları anlaşılmaktadır. Hatta tutuklu yakınlarını telefonda savcı ile görüştürdükleri iddiası mevcuttur.
Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
İstanbul Barosu avukatlarından Mehmet Yıldırım, bir tutuklu yakını ile bu şekilde görüşme yaptığı, belirli bir miktar para ve belirlenen ifadeyi vermesi karşılığında tutuklunun babasını tahliye ettirme taahhüdü verdiği iddialarının ortaya çıkması üzerine 7 Ağustos 2025 tarihinde gözaltına alınmış, ardından ev hapsi şeklinde adli kontrol altına alınmıştır. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, hakkında yürütülen gözaltı işlemi "nüfuz ticareti" suçlamasına dayanmaktadır. Bu durum, iddiaların gerçekliği konusunda çok güçlü bir kanaatin oluşmasına sebep olmaktadır.
Aynı avukatın, Kadriye Kasapoğlu'nun ikinci kez gözaltına alınıp tutuklanmasına sebep olan şüpheli Naim Erol Özgüner'in iki buçuk ay sonra verilen etkin pişmanlık ifadesinde de Özgüner'in avukatı olarak etkin biçimde yer alması ve bu ifadeden sonra Naim Erol Özgüner'in serbest bırakılıp Kadriye Kasapoğlu'nun tutuklanması da adı geçen kişinin iddia edilen ilişkileri konusunda güçlü bir şüphe uyandırmaktadır.
Bütün bunlar kişileri başkalarının aleyhine iftiraya zorlama ve savcılarla irtibat kurularak para karşılığı serbest bıraktırma iddialarını doğrular niteliktedir. Adı geçen ve hakkında adli işlem bulunan Avukat Mehmet Yıldırım'ın başka tutuklulara da aynı baskıyı yaptığı kamuoyunda dile getirilmektedir. Nitekim soruşturma dosyalarında delil yokluğunu giderme yolu olarak etkin pişmanlık kurumunun etkin müfterilik şeklinde yaygın uygulama alanı bulması, başka şüphelilere dönük olarak da benzer girişimlerin bulunduğu şüphesini kuvvetlendirmektedir.
Bu çerçevede:
SORULAR
Avukat Mehmet Yıldırım 23 Mart 2025 tarihinden bu yana, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İstanbul'daki Obelediyelere ilişkin yürütülen soruşturma dosyalarındaki tutuklulardan hangileri ile kaçar kez görüşmüştür? vi
Görüşülen bu tutuklulardan kaçı etkin pişmanlıktan yararlanmış ve yararlananlardan kaçı tahliye olmuştur?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1689506 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Aydın Milletvekili Bülent Tezcan tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/32814 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden Msd8yHi - 9ZÖTePC - uTsL*tgg - C2U270- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-1470-5957/8183 Konu : Yazılı soru önergesi oi/ol 2020
Sayın Bülent TEZCAN Aydın Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/32814 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
A) "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,
B) "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinin birinci fıkrasında, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri; ikinci fıkrasında, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği,
Hükümlerine yer verildiği malâümlarıdır.
Belirtilen hükümler çerçevesinde, Anayasanın 9 ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilen ara karar, karar ve hükümlerin hukuki dayanakları ile gerekçelerine dair Bakanlığımızda bilgi bulunmadığı gibi, sözü edilen karar ve hükümlerin olağan yargısal denetimi, başvuru usulü ve şartları ilgili kanunlarda gösterilen yargı mercilerine âittir.
11- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun."Avukat ve noterle görüşme hakkı" kenar başlıklı 59. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlünün avukatlık mesleğinin icrası çerçevesinde avukatları ile vekâletnamesi olmaksızın en çok üç kez görüşme hakkına sahip olduğu; ikinci fıkrasında, avukat ve noter ile görüşmenin, meslek kimliklerinin ibrazı üzerine, tatil günleri dışında ve çalışma saatleri içinde, bu iş için ayrılan görüşme (yerlerinde, o konuşulanların oduyulamayacağı, ancak güvenlik nedeniyle görülebileceği bir biçimde yapılacağı; üçüncü fıkrasında, avukatların, vekâletnameleri olsa da aynı anda birden fazla hükümlü ile görüşme yapamayacakları; dördüncü fıkrasında, görüşme sırasında; hükümlünün avukatına veya avukatın hükümlüye verdiği belge veya belge örnekleri, dosyalar ve aralarındaki konuşmaya ilişkin olarak kendilerinin tuttukları kayıtların incelenemeyeceği; hükümlünün avukatı ile yaptığı görüşmenin dinlenemeyeceği ve kayda alınamayacağı; beşinci fıkrasında, Türk Ceza Kanununun 220. maddesinde ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerinde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkum olanların avukatları ile görüşmelerinde, toplumun ve ceza infaz kurumunun güvenliğinin tehlikeye düşürüldüğüne, terör örgütü veya diğer suç örgütlerinin yönlendirildiğine, bu örgütlere emir ve tâlimat verildiğine veya yorumları ile gizli, açık ya da
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş. uyap. gov.tr adresinden SZfubaM - YDPJ794 - 2GXxZ6RU - W6YBAY- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü şifreli mesajlar iletildiğine ilişkin bilgi, bulgu veya belge elde edilmesi hâlinde, Cumhuriyet başsavcılığının istemi ve infaz hâkiminin kararıyla, üç ay süreyle; görüşmelerin teknik cihazla sesli veya görüntülü olarak kaydedilebileceği, hükümlü ile avukatın yaptığı görüşmeleri izlemek amacıyla görevlinin görüşmede hazır bulundurulabileceği, hükümlünün avukatına veya avukatın hükümlüye verdiği belge veya belge örnekleri, dosyalar ve aralarındaki konuşmalara ilişkin tuttukları kayıtlara elkonulabileceği veya görüşmelerin gün ve saatlerinin sınırlandırılabileceği; altıncı fıkrasında, infaz hakimliğinin hükümlünün; kurallara uyumunu, toplum veya ceza infaz kurumu bakımından arz ettiği tehlikeyi ve rehabilitasyon çalışmalarındaki gelişimini değerlendirerek, kararda belirttiği süreyi üç aydan fazla olmamak üzere müteaddit defa uzatabileceği gibi kısaltılmasına veya sonlandırılmasına da karar verebileceği hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
I1I- Bakanlığımız kayıtlarının incelenmesinden; Ülkemizdeki ceza infaz kurumlarında tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü anlaşılmıştır.
Yılmaz TUNÇ Bakan
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden SZfubaM - YDPJ794 - 2GxZ6RU - W6YBAY— ile erişebilirsin
Yılmaz TUNÇBakan