İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/39557 CEVAPLANMADI

2018 yılından bu yana Cumhurbaşkanına hakaret suçu kapsamında başlatılan soruşturmalara ilişkin

Kaynak göster

Gökçe Gökçen (CHP), 21 Ocak 2026 tarihinde 7/39557 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

Gökçe Gökçen (CHP, İzmir). “2018 yılından bu yana Cumhurbaşkanına hakaret suçu kapsamında başlatılan soruşturmalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/39557, 21 Ocak 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-39557-2018-yilindan-bu-yana-cumhurbaskanina-hakaret-sucu-kapsaminda-baslatilan-sorusturmalara-il (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/a9d6ac97-2620-4f59-8493-019be49514a5

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bugün · cevap yok

TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 267 gün geçti.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın T.C. Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından yazılı < olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 15.04, 2946

Cumhurbaşkanına hakaret suçu, uygulamada çoğu zaman ifade özgürlüğü ve eleştiri hakkı kapsamında değerlendirilmesi gereken söz ve tutumların da cezai yaptırıma konu edilmesine neden olmaktadır. Bu durum, ceza hukukunun temel prensipleriyle açık bir uyumsuzluk yaratmaktadır. Nitekim hakaret fiili, kamu görevlileri de dâhil olmak üzere herkes yönünden Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesi kapsamında zaten suç olarak düzenlenmiştir. Bu çerçevede, Cumhurbaşkanına yönelik hakaretin Türk Ceza Kanunu'nun 299. maddesi ile müstakil bir suç haline getirilmesi, zorunlu bir hukuki ihtiyaca dayanmadığı gibi ceza hukukunun eşitlik ve ölçülülük ilkelerine de aykırılık oluşturmaktadır.

Son yıllarda, Türk Ceza Kanunu'nun 299*uncu maddesi kapsamında "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla; sosyal medya paylaşımları, basın açıklamaları, konuşmalar ve yazılar gerekçe gösterilerek çok sayıda kişi hakkında adli kontrol ve tutuklama tedbirlerinin uygulandığı kamuoyuna yansımaktadır.

Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Üniversite öğrencisi Esila Ayık, Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasına ilişkin Kadıköy'de düzenlenen bir protestoya katıldı. Elindeki tuttuğu "Diktatör Erdoğan" dövizi sebebiyle "cumhurbaşkanına hakaret" suçlaması ile 9 Nisan 2025 tarihinde tutuklandı. 15 Mayıs 2025 tarihinde tahliye edildi. Tiyatro sanatçısı Eda Saraç, 25 Ekim 2025 tarihinde Harbiye'de sahne alacağı oyuna yetişmeye çalışırken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İstanbul programı kapsamında alınan güvenlik önlemleri nedeniyle kurulan bariyerde polislerle tartıştı. Geçişine izin verilmemesi üzerine gözaltına alınan Saraç, gözaltına alındı. "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla savcılığa sevk edildi ve 27 Ekim 2025 tarihinde tutuklandı. 20 Kasım 2025 tarihinde tahliye edildi. Gazeteci Furkan Karabay, 15 Mayıs 2025 tarihinde "cumhurbaşkanına hakaret" ve "terörle mücadelede görev almış kişileri hedef gösterme" suçundan gözaltına alındı ve ardından tutuklandı. 2 Aralık 2025 tarihinde tahliye edildi. İstanbul'da CHP Kadıköy Gençlik Kolları yöneticisi 19 yaşındaki Bilgekağan Şarbat, 27 Aralık 2025'te açlık sınırının altında kalan yeni asgari ücreti protesto eden eyleme katıldıktan sonra gözaltına alındı. Eylemde atılan sloganlar gerekçe gösterilerek "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla adliyeye sevk edilen Şarbat, İstanbul Anadolu 7. Sulh Ceza Hakmliği tarafından "deliller toplanmadığı ve kaçma şüphesi bulunduğu" gerekçesiyle 28 Aralık 2025 tarihinde tutuklandı. 5 Ocak 2026 tarihinde tahliye edildi.

Oysa Anayasa'nın 26'ncı maddesi ile güvence altına alınan ifade özgürlüğü, demokratik toplumun temel unsurlarından biridir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin içtihatlarında da siyasetçilerin ve kamu gücünü kullanan kişilerin, daha geniş bir eleştiri sınırına katlanması gerektiği açıkça vurgulanmaktadır.

Bu bağlamda; upPP

SORULAR

  1. Haziran 2018'den önergenin verildiği tarihe kadar TCK 299 kapsamında kaç kişi hakkında soruşturma başlatılmıştır? Kaç kişi bu suç iddiasıyla gözaltına alınmıştır? Kaç kişinin soruşturması kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla sonuçlanmıştır? Bu kişilerin kaçı hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştır? Kaç kişi hakkında tutuklama kararı verilmiştir?

  2. Tutuklananların kaçı yargılama sonunda beraat etmiş ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı almıştır?

  3. Bu madde kapsamında yargılanan kişilerin kaçı 18-30 yaş aralığındadır?

  4. Bu madde kapsamında yargılanan kişilerin kaçı 60 yaşın üzerindedir? Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi?nin Vedat Şorli kararını uygulamayan hakimler için yaptırım uygulamak için ne beklenmektedir?

  5. Vedat Şorli kararının ardından TCK 299 kapsamında uygulanan yaptırımlar sebebiyle AİHM"e Türkiye aleyhinde kaç başvuru yapılmıştır?

  6. Sosyal medya paylaşımları nedeniyle açılan soruşturmalarda kişilerin kaçma şüphesi veya delilleri karartma ihtimalini somut gerekçelere dayandırmayan hakim ve savcılar hakkında soruşturma, inceleme başlatılması için ne beklenmektedir?

Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.

Hata bildir