Maden işletmeleri tarafından yeraltı sularının kullanılması sebebiyle yaşanan sorunlara ilişkin
Kaynak göster
Burak Akburak (İYİ Parti), 22 Ağustos 2025 tarihinde 7/32967 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 52 gün sonra, 13 Ekim 2025).
Burak Akburak (İYİ Parti, İstanbul). “Maden işletmeleri tarafından yeraltı sularının kullanılması sebebiyle yaşanan sorunlara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/32967, 22 Ağustos 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-32967-maden-isletmeleri-tarafindan-yeralti-sularinin-kullanilmasi-sebebiyle-yasanan-sorunlara-il (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/3aaa0b49-a657-424b-9acd-0198e0031176
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 52 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 40 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğü'nün 96'ncı maddeleri gereğince Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar tarafından, yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Türkiye'nin çeşitli illerinde artan su sıkıntısı, yalnızca iklim değişikliği ve yağış azlığı ile açıklanamayacak kadar çok boyutlu bir sorundur. Özellikle maden işletmelerinin faaliyet gösterdiği bölgelerde, yeraltı sularının yoğun şekilde kullanılması dikkat çekmektedir.
Yeraltı sularının madencilik faaliyetleri nedeniyle aşırı kullanımı, hem tarımsal üretimi hem ekosistemi hem de vatandaşlarımızın temel yaşam hakkı olan suya erişimini doğrudan etkilemektedir. Bakanlığınızın denetim mekanizmaları ve mevcut düzenlemeleri kamuoyunda merak konusudur.
Bu bağlamda;
SORULAR
Türkiye genelinde faaliyet gösteren maden şirketlerinin yıllık yeraltı suyu kullanımı ne kadardır?
Yeraltı suyu kullanımı için maden şirketlerine verilen izinler hangi kriterlere dayanmaktadır?
Uşak ve İzmir gibi su sıkıntısı yaşanan illerde, maden şirketlerinin su kullanımlarına ilişkin özel bir inceleme yapılmış mıdır? -aa
Yeraltı sularını izinsiz veya kapasitesinin üzerinde kullandığı tespit edilen maden şirketleri var mıdır? Varsa bu şirketlere ne tür yaptırımlar uygulanmıştır?
Madencilik faaliyetlerinin su kaynakları üzerindeki etkilerini sınırlamak amacıyla Bakanlığınızca yürütülen veya planlanan çalışmalar var mıdır?
Tel, o :03124206416-17 Adres : TBMM Halkla İlişkiler Binası 1. Kat No:F112 Çankaya -ANKARA an
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Alparslan Bayraktar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ·
DÖNEM |; ESASNO 283 | 732967
3213 Sayılı Maden Kanunu'nda yeraltı suyu kullanımına yönelik maden şirketlerine verilen izinler hususu doğrudan düzenlenmemiş olmakla birlikte; konuya ilişkin mezkur Kanun'un 7'nci maddesinde; "Kazanılmış haklar korunmak kaydıyla içme ve kullanma suyu rezervuarının maksimum Su seviyesinden itibaren 1000-2000 metre mesafe genişliğindeki şeritte galeri usulü patlatma yapılmaması, alıcı ortama arıtma yapılmadan doğrudan su deşarj edilmemesi şartıyla çevre ve insan sağlığına zarar vermeyeceği bilimsel ve teknik olarak belirlenen maden arama ve işletme faaliyetleri ile altyapı tesislerine izin verilir. 2000 metreden sonraki koruma alanı içinde çevresel etki değerlendirmesi raporuna göre yapılması uygun bulunan maden istihracı ve her türlü tesis yapılabilir. Ancak faaliyet sırasında alıcı ortama yapılacak deşarjlarda ilgili yönetmelikte belirtilen limitlere uyulması zorunludur." hükmü ile 24*üncü maddesinde; "7. Grup madenlerde, projede üretilmesi öngörülen madenler için gerekli su miktarı ve gaz debisi esas alınır. Bu grup madenler, rezervuar, beslenme alanı ve havzanın tabii dengesini bozmayacak, kapasitesini aşmayacak ve işletme tesislerini kapsayacak şekilde ruhsatlandırılır. " hükmü yer almaktadır.
Bununla birlikte madencilik faaliyetlerinde entegre su yönetimi yaklaşımları çerçevesinde, yağmur suyu hasadı, saha içi su geri kazanımı ve su kirliliğini önleyici uygulamalar teşvik edilmekte; çevresel etki değerlendirme süreçlerinde su kıtlığı ve iklim riski analizleri dikkate alınmaktadır. Suya bağımlı altyapıların planlamasında havza bazlı iklim risk haritalarının kullanılması da öncelikli stratejiler arasında yer almaktadır.
Önergede yer alan ve diğer bakanlıkların görev alanına giren diğer hususlara ilişkin bilgilerin ilgili kurum/kuruluşlardan alınmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.