Yasadışı telefon dinlemelerinin önlenmesi için yapılan çalışmalara ilişkin
Kaynak göster
Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP), 26 Ağustos 2025 tarihinde 7/33077 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “Yasadışı telefon dinlemelerinin önlenmesi için yapılan çalışmalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/33077, 26 Ağustos 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-33077-yasadisi-telefon-dinlemelerinin-onlenmesi-icin-yapilan-calismalara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/69b3b16f-ad36-4494-8909-0198eac4e81a
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 415 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Sayın Ali YERLİKAYA tarafından yazyi) olarak - yanıtlanmasını arz ederim.
Av. Dr. 26 TANRIKULU
Ülkemizde yasal yollarla yapılan telefon dinlemelerinin yanı sıra, yasa dışı ve hukuka aykırı dinleme faaliyetlerinin de yaygınlığına dair ciddi iddialar ve kamuoyu endişeleri bulunmaktadır. Telefon dinlemeleri, temel hak ve özgürlüklerden haberleşme hürriyetini ve özel hayatın gizliliğini doğrudan etkileyen, dolayısıyla Anayasal güvence altında olan haklara müdahale niteliği taşıyan kritik bir konudur. Anayasa'nın 22. maddesi "Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır. Milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebepleriyle ve kanunda gösterilen hallerde hâkim kararı olmadıkça; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez, gizliliğine dokunulamaz." hükmünü amirdir. Bu hüküm, telefon dinlemelerinin ancak belirli şartlar altında ve sıkı yargısal denetim altında yapılabileceğini açıkça ortaya koymaktadır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) madde 135 ve devamı maddeleri, iletişimin denetlenmesi (telefon dinlemesi) şartlarını, kapsamını ve süresini ayrıntılı olarak düzenlemektedir. Bu düzenlemeler, teknik araçlarla izleme, dinleme ve kayda alma gibi tedbirlerin ancak ağır cezalık | suçlarda, somut delillere dayalı kuvvetli şüphe varlığında ve hâkim kararıyla | uygulanabileceğini belirtmektedir. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları, haberleşme hürriyetinin ve özel hayatın gizliliğinin önemini defalarca vurgulamış, hukuka aykırı yollarla elde edilen delillerin o yargılamalarda kullanılamayacağına hükmetmiştir. Özellikle Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru kararları, iletişimin denetlenmesi tedbirlerinin uygulanmasında yargısal denetimin etkinliğini ve usul kurallarına sıkı sıkıya bağlı kalmanın zorunluluğunu ortaya koymaktadır. Ancak, geçmişte yaşanan ve halen devam ettiği iddia edilen yasa dışı dinlemeler, toplumda ciddi bir güvenlik ve güvensizlik algısı yaratmaktadır. Siyasi figürlerin, gazetecilerin, iş insanlarının ve hatta sıradan vatandaşların yasa dışı yollarla dinlendiği iddiaları, bu konuyu daha da hassas hale getirmektedir. Bu durum, hem vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini ihlal etmekte hem de devlete olan güveni zedelemektedir.
İçişleri Bakanlığı'nın yasal ve yasa dışı dinleme faaliyetlerine ilişkin şeffaf bir tutum sergilemesi ve kamuoyunu doğru bilgilerle aydınlatması büyük önem arz etmektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
2020 yılından günümüze kadar, haberleşme hürriyetine yönelik olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesi kapsamında, mahkeme kararıyla kaç adet telefon dinlemesi yapılmıştır? Bu dinlemelerin suç türlerine göre dağılımı nasıldır?
Aynı dönemde, CMK'nın 135. maddesinin ilgili fıkraları uyarınca "gecikmesinde sakınca bulunan hal" gerekçesiyle yetkili kılınmış merciin yazılı emriyle kaç adet telefon dinlemesi yapılmıştır? Bu durumlarda kaç saat içinde hâkim onayına başvurulmuştur ve kaç tanesi hâkim tarafından onaylanmıştır?
Onaylanmayan dinlemeler hakkında ne gibi idari ve adli işlemler yapılmıştır?
Yasa dışı telefon dinlemeleri ve dinleme cihazları bulundurma/kullanma iddialarına ilişkin Bakanlığınıza ulaşan şikayet sayısı nedir? Bu şikayetler kapsamında kaç adet soruşturma veya kovuşturma başlatılmıştır? Bu soruşturmaların kaçı mahkumiyetle sonuçlanmıştır?
Geçmişten günümüze kadar, kolluk kuvvetleri bünyesinde yasa dışı dinleme faaliyetlerine karıştığı tespit edilen personel hakkında kaç adet adli ve idari işlem yapılmıştır? Bu personelin rütbe ve görev dağılımı nasıldır?
Yasa dışı dinlemelerin önlenmesi ve caydırıcılığının artırılması amacıyla Bakanlığınızca alınan ve alınması planlanan somut önlemler nelerdir?
Teknik kapasite artırımı, personel eğitimi veya mevzuat değişikliği gibi çalışmalar yürütülmekte midir?
Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarında vurgulanan "hukuka aykırı yollarla elde edilen delillerin kullanılamaması" ilkesinin kolluk kuvvetlerince tam anlamıyla benimsenmesi ve uygulanması noktasında Bakanlığınızın denetim mekanizmaları yeterli midir? Bu konuda personele yönelik özel bir eğitim veya farkındalık programı bulunmakta mıdır?
Vatandaşların özel hayatının gizliliğinin ve haberleşme hürriyetinin korunması amacıyla, yasal dinleme faaliyetlerinin denetimine ilişkin kamuoyunu bilgilendirme ve şeffaflık sağlama noktasında Bakanlığınızın bir stratejisi var mıdır? Varsa, bu strateji neleri kapsamaktadır?
Yasa dışı dinleme faaliyetlerinin tespiti ve önlenmesi konusunda diğer kamu kurum ve kuruluşlarıyla (BTK, Adalet Bakanlığı vb.) ne tür bir işbirliği ve koordinasyon sağlanmaktadır?
Ülkemizdeki telefon dinleme kapasitesi ve bu kapasitenin yasal sınırları içinde kullanılıp (o kullanılmadığına ilişkin bağımsız bir denetim mekanizması bulunmakta mıdır? Bulunmuyorsa, kurulması yönünde bir çalışma düşünülmekte midir?
Siyasi figürlerin, gazetecilerin ve iş insanlarının yasa dışı dinlendiği iddialarına ilişkin olarak Bakanlığınız tarafından özel bir inceleme veya soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatıldıysa, sonuçları kamuoyuyla paylaşılmış mıdır? Paylaşılmadıysa, paylaşılması düşünülmekte midir?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir