Kırşehir Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan bir mahkumun sağlık hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkin
Kaynak göster
Dilan Kunt Ayan (DEM Parti), 18 Ağustos 2023 tarihinde 7/3329 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 363 gün sonra, 15 Ağustos 2024).
Dilan Kunt Ayan (DEM Parti, Şanlıurfa). “Kırşehir Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan bir mahkumun sağlık hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/3329, 18 Ağustos 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-3329-kirsehir-yuksek-guvenlikli-kapali-ceza-infaz-kurumunda-bulunan-bir-mahkumun-saglik-hakkini (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/6af25a93-7bc6-498c-8753-018a1755c507
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 363 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıda belirtilen sorularımın Adalet Bakanı YILMAZ TUNÇ tarafından Anayasanın 98. ve TBMM İçtüzüğü'nün 96. ve 99. Maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
DİLAN KUNT AYAN Şanlıurfa Vekili
Cezaevlerinde hasta mahpus sayısı ve hasta mahpusların sağlık hakkına erişimiyle ilgili sorunlar artarak devam etmektedir. Hasta mahpuslar ihtiyaçları olan teşhis, tedavi ve tetkiklere ulaşamamakta, bu nedenle var olan hastalıkları ilerlemekte veya yeni hastalıklar doğmaktadır.
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Kırşehir Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda bulunan Cebrail Vural, birden fazla ve ilerlemiş derecede hastalığa sahip hasta mahpuslardan biridir. Cebrail Vural'ın kemik erimesi, mide ve sindirim sorunları, kulağında duyma gibi sağlık problemleri bulunmaktadır. Mide ve sindirim sorunları yüzünden yemek yiyemez hale gelmiş, oldukça zayıflamış ve ayakta zor durur hale gelmiştir. Bunların yanı sıra son yapılan tetkiklerde kaşık bölgesinde hayati risk taşıma ihtimali bulunan 5.4 mm büyüklüğünde kist teşhis edilmiştir. Bu kitleye bağlı olarak kanında iltihaplanma ve enfeksiyon çıkmıştır. Yapılan muayeneler bu kitlenin prostat kanseri tehlikesi taşıdığını ve acilen tam teşekküllü bir devlet hastanesinde tedavisinin yapılması gerektiğini göstermektedir.
Cebrail Vural ağırlaşan durumu nedeniyle 17.07.2023 tarihinde hastaneye sevk istemiş, Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından 21.07.2023 tarihinde Durum Bildirir Sağlık Raporu Karar kısmında "İleri tetkik ve tedavi açısından bünyesinde Onkoloji ve Üroloji kliniği bulunan bir merkezde değerlendirilmesi" gerektiği belirtilmiştir. Yapılan genel muayenede Üroloji hekimi ileri tetkik ve tedaviye ihtiyaç olduğunu ve bulgularını yazmıştır. Buna rağmen sevki zamanında yapılmayan hasta mahpus, hastaneye gittiğinde yalnızca iğne yapılıp tekrar cezaevine gönderilmiştir. Kanser riski taşıyan Cebrail Vural'ın tam teşekküllü bir hastanede yatarak tedavi edilmesi, tetkik ve muayenelerin etkili ve dikkatli yapılması gerekirken üstün körü şekilde bakılıp gönderilmesi sağlık hakkının ihlalidir. Cezaevlerindeki hükümlü ve tutukların yaşam ve sağlığa erişim hakları devletin sorumluluğunda olup, Anayasa ve ilgili mevzuat gereğince devletin ayrımcılık yapmadan pozitif yükümlülüklerini yerine getirmesi beklenmektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Ceza infaz kurumlarında kaldığı süreçte hastalanan Cebrail Vural'ın bugüne kadar kalmış olduğu cezaevlerinde tutulma koşullarıyla meydana gelen hastalıkların ilgisi var mıdır? Bu konuda herhangi bir inceleme veya denetleme yapılmış mıdır?
Hasta mahpusa sağlık sorunlarıyla ilgili erken teşhis ve tanı yapma imkânı sağlanmış mıdır? Erken tanı ve teşhisin hayati önemde olduğu belirli hastalıklarla ilgili cezaevlerinde rutin bir kontrol prosedürü var mıdır?
Hasta mahpusun cezaevi koşullarında tedavisi mümkün müdür? Buna ilişkin bir doktor raporu alınmış mıdır?
Hastalığı/hastalıkları uzun yıllardır devam eden ve artarak ilerleyen mahpusun bugüne kadar etkili ve yeterli tedaviye ulaşımı sağlanmış mıdır? Sağlanmadıysa bunların nedenleri ve sorumlularıyla ilgili ne gibi süreçler işletilmiştir?
Hastalığı uzun zamandır devam eden hasta mahpusun hastaneye sevkinde yaşanan gecikmenin sebebi nedir?
21.07.2023 tarihinde Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen Sağlık Kurulu Raporu'nda, Cebrail Vural'ın ileri tetkik ve tedaviye ihtiyacı olduğu belirtilmesine rağmen, Onkoloji ve Üroloji kliniği bulunan bir hastaneye sevk edilmemesinin gerekçesi nedir?
Hastaneye sevki ve ardından detaylı tedaviye başlanması gereken mahpusun yalnızca basit muayene edildiği ve iğne yapılıp gönderildiği iddiaları doğru mudur? Doğru ise bununla ilgili sorumlular hakkında ne gibi işlemler yapılmıştır?
Kasıklarında çıkan kist nedeniyle prostat kanseri riski taşıyan mahpusun onkolojik muayene, tetkik ve tedavisi yapılmış mıdır? Hastaneye gidip tetkik, muayene ve kontrol yaptırma sıklığı nedir?
İnfaz Kanunu'nun 16. maddesi gereğince, hapis cezasının infazının, hasta mahpusun hayatı için kesin bir tehlike teşkil edip etmediğinin tespiti için Kırşehir Cumhuriyet
Başsavcılığınca başlatılan bir süreç var mıdır? Varsa sonuçları nelerdir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1274984 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Şanlıurfa Milletvekili Dilan Kunt Ayan tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/3329 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Soru önergesi cevabı (1 adet) re Lee
ADALET BAKANLIĞI Tür cur zy Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı :E-56020453-610-651-3215/4678 i Konu : Yazılı soru önergesi 421 .08/2024
Sayın Dilan KUNT AYAN Şanlıurfa Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/3329 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine şevk edilmektedir.
B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.
1I- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;
A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fikrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan tapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame . etüremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,
B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet 7 ADALET BAK ANLIĞI TÜRKİYE CUMRURİYERİNİ YÖZÜKLÜ'YM Mevzuat Genel Müdürlüğü
Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,
Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
IN- Kırşehir Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 02/07/2024 tarihli cevapta;
A) Soru önergesinde adı geçen ve Kırşehir Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılan hükümlünün rahatsızlığına istinaden Kurum revirinde muayene edildiği, farklı tarihlerde Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Kayseri Şehir Hastanesinin çeşitli polikliniklerinde muayene, tetkik ve tedavisinin yapıldığı ve reçete edilen ilaçların kendisine teslim edildiği,
B) Adı geçen hakkında Kurum tarafından re'sen başlatılan infaz erteleme işlemleri kapsamında Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen 21/07/2023 tarihli raporda "Adı geçenin ileri tetkik ve tedavi açısından onkoloji ve üroloji kliniği bulunan bir merkezde değerlendirilerek raporun düzenlenmesinin uygun olduğunun" belirtildiği, söz konusu rapora istinaden 27/11/2023 tarihinde infaz erteleme işlemlerinin tekrar başlatıldığı ancak hükümlünün dilekçesi üzerine işlemlerin sonlandırıldığı, hükümlünün 26/03/2024 tarihinde Kurumdan tahliye edildiği,
C) Kurumdaki tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak gerçekleştirildiği,
Ç) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan O