İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/33490 GEÇ CEVAPLANDI · 168 GÜN

Bolu F Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun sağlık durumuna ilişkin

Kaynak göster

Serhat Eren (DEM Parti), 27 Ağustos 2025 tarihinde 7/33490 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 168 gün sonra, 11 Şubat 2026).

Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Bolu F Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun sağlık durumuna ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/33490, 27 Ağustos 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-33490-bolu-f-tipi-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-saglik-durumuna-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/d1c9edc1-31a8-411c-9110-0198efd20230

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 168 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

HALKLARIN EŞİTLİK VE DEMOKRASİ PARTİSİ GRUP BAŞKANLIĞI

Tarih 77-2 3-7Ze2$ 0 3 4 9g 0

Gerekçenin tamamını göster (13 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞPNA

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Serhat EREN Diyarbakır Milletvekili

2021 yılından itibaren Türkiye genelinde açılmaya başlanan ve kamuoyunda "kuyu tipi" olarak adlandırılan S Tipi, Y Tipi ve Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumları, mimari yapıları ve uygulamaları nedeniyle çok sayıda insan hakları ihlaline konu olmaktadır. Bu cezaevlerinde uygulanan izolasyon ve tecrit sistemi; yaşam hakkı, işkence yasağı, sağlık hakkı, haberleşme ve insan onuruna yakışır muamele gibi pek çok temel hakkı ihlal etmektedir.

Türk Tabipleri Birliği (TTB), İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) tarafından 31 Mayıs 2024 tarihinde yapılan ortak açıklamada, kuyu tipi cezaevleri şu şekilde tanımlanmıştır:

" Mimari tecrit sistemiyle, mahpuslar günün 22,5 saatini tek kişilik veya üç kişilik modüllerde geçirmekte, sadece 1,5 saat boyunca havalandırmaya çıkabilmekte, bu alanlar da ses ve ışık geçirmeyen "kuyuya benzer" yapılardır.

" o Mahpuslar arası iletişim tamamen kesilmiş, iletişim sadece megafonlar ve otomatik kapılarla sağlanır hale getirilmiş; ortak alanlarda ise mahremiyeti ihlal eden kamera sistemleri kurulmuştur.

". Bu koşullar, mahpuslar üzerinde hem psikolojik hem fizyolojik yıkım etkisi yaratmaktadır. Bu yapılar aynı zamanda uzun vadeli psikiyatrik rahatsızlıklara yol açmakta, uygulamalar insanlık dışı muamele boyutuna varmaktadır.

" Cezaevlerinde fiziki altyapı kullanılarak uygulanan tecrit, sistematik bir devlet politikası haline getirilmiş ve kamu gücü eliyle bireyin sağlığına, zihinsel bütünlüğüne ve yaşamına doğrudan zarar verir hale gelmiştir.

Bu koşullara karşı sesini duyurmak amacıyla Bolu F Tipi Cezaevi'nde tutulan Serkan Onur Yılmaz, Antalya S Tipi Cezaevi'nde bulunan 8 arkadaşının ailelerine daha yakın ve kuyu tipi olmayan bir cezaevine sevk edilmesi talebiyle ölüm orucuna başlamıştır. Eylemi bugün itibariyle 288. gününe ulaşmıştır. Sağlık durumu giderek ağırlaşmakta, görüşmelere tekerlekli sandalye ile çıkmakta, vücudunda yatak yaraları ve ağız içi enfeksiyonlar oluşmaktadır.

Serkan Onur Yılmaz'ın talebi, sadece kendi yaşamı değil aynı zamanda arkadaşlarının da sağlıklı ve insani koşullarda yaşama hakkı açısından meşru ve insani bir taleptir. Bu talebe bugüne dek kayıtsız kalınmış olması, ağır bir yaşam hakkı ihlali doğurmuştur.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 2. ve 3. maddeleri, Anayasa'nın 17. maddesi ve Türkiye"nin taraf olduğu uluslararası insan hakları belgeleri, devlete sadece kişinin yaşamına doğrudan kastetmeme değil, aynı zamanda onu koruma yükümlülüğü de yüklemektedir. Ölüm orucunda geçen her gün, devletin bu yükümlülüğünden uzaklaştığı yeni bir ihlal günüdür.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Serkan Onur Yılmaz'ın 288 gündür sürdürdüğü ölüm orucu hakkında Bakanlığınıza ulaşan resmi başvuru ve talepler nelerdir? Bakanlık bu taleplere hangi gerekçelerle cevap vermemektedir?

  2. Serkan Onur Yılmaz'ın sağlık durumu hakkında cezaevi idaresi, cezaevi hekimliği veya sevk edildiği sağlık kuruluşları tarafından Bakanlığınıza iletilmiş son tıbbi değerlendirme raporları nelerdir?

  3. Serkan Onur Yılmaz'ın ölüm orucuna başlamasına neden olan, Antalya S Tipi Cezaevi'nde tutulan $ tutuklunun kuyu tipi olmayan cezaevlerine sevk edilmesi talebi hakkında Bakanlığınızca bir değerlendirme yapılmış mıdır? Bu talebin karşılanmasının önünde idari veya hukuki bir engel bulunmakta mıdır?

  4. Kuyu tipi cezaevlerinde tutulan tutuklu ve hükümlülerin yaşadıkları hak ihlallerine dair Bakanlığınızca yapılmış herhangi bir denetim, değerlendirme ya da raporlama çalışması var mıdır?

  5. 2021 yılından bu yana açılan S Tipi, Y Tipi ve Yüksek Güvenlikli Cezaevlerinde meydana gelen ölüm orucu, intihar ya da kalıcı sağlık sorunu gibi vakaların sayısı nedir? Bakanlığınız, cezaevlerinde yürütülen açlık grevi ve ölüm orucu gibi ağır eylemlerin önlenmesi için yaşam hakkı temelli bir çözüm mekanizması oluşturmayı planlamakta mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1697712 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/33490 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99, maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden €8N7İ4-k - fliXrRr - br81GSU - TSOXFW- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1545-1331/1712 Konu : Yazılı soru önergesi 16. /92/2026

Sayın Serhat EREN Diyarbakır Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/33490 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 8. maddesinde kapalı ceza infaz kurumları, 9. maddesinde yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, 10. maddesinde kadın kapalı ceza infaz kurumları, 11. maddesinde çocuk kapalı ceza infaz kurumları, 12. maddesinde gençlik kapalı ceza infaz kurumları, 13. maddesinde gözlem ve sınıflandırma merkezleri, 14. maddesinde açık ceza infaz kurumları ve 15. maddesinde çocuk eğitimevlerinin düzenlendiği malumlarıdır.

Bu kapsamda Ülkemizde "kuyu tipi" ceza infaz kurumu bulunmamaktadır.

11- 5275 sayılı Kanunun;

A) "İnfazda temel ilke" kenar başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kuralların hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefi inanç, milli veya sosyal köken ve siyasi veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanacağı,

B) "Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları" kenar başlıklı 9. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralarında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek suçlarından veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde bu fıkrada sayılan suçlardan mahkum olanların cezalarının, yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında, bu kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edileceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Gerek yüksek güvenlikli kurumlarda gerekse diğer kapalı ceza infaz kurumlarında tecrit ve izolasyon şeklinde bir uygulama bulunmamaktadır.

I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden Wh7gOCc3 - /63VDCt - B 3yOjbS - nilL7A— ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

IV- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

V- 5275 sayılı Kanunun "Hükümlünün kendisine verilen yiyecek ve içecekleri reddetmesi" kenar başlıklı 82. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülerin, hangi nedenle olursa olsun, kendilerine verilen yiyecek ve içecekleri sürekli olarak reddetmesi halinde; bu hareketlerinin kötü sonuçları ile bırakacağı bedensel ve ruhsal hasarlar konusunda ceza infaz kurumu hekimince bilgilendirileceği, psiko-sosyal hizmet birimince de bu hareketlerinden vazgeçmeleri yolunda çalışmalar yapılacağı ve sonuç alınamaması hâlinde, beslenmelerine kurum hekimince belirlenen rejime göre uygun ortamda başlanacağı düzenlenmiştir.

VI- 5275 sayılı Kanunun;

A) "Hükümlülerin Nakilleri" başlıklı Dokuzuncu Bölümünün "Kendi istekleri ile

UYAP Bitişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden Wh7gOC3 - /63V0Ct - B3yOjbS - nilL7A- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü nakil" kenar başlıklı 54. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, çocuk hükümlüler ile maddi durumunun yetersiz olduğunu belgelendiren hükümlüler hariç olmak üzere nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, ceza infaz kurumlarında bulunması gereken sürenin üç aydan fazla olması, iyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, istekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, mahkumiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması gerektiği; ikinci fıkrasında ise bu hükümlülerin nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç, bir yıl kalmak zorunda olduğu, çocuklar bakımından bu sürenin altı ay olarak uygulanacağı,

B) "Zorunlu nedenlerle nakil" kenar başlıklı 56. maddesinde, kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlülerin, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebileceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

VII- Bolu Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 08/01/2026 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı, adı geçenin 11/11/2024 tarihinde başladığı açlık grevi eylemini 14/11/2025 tarihinde sonlandırdığı,

B) Kurumda açlık grevi eyleminde bulunan hükümlü ve tutukluların sağlık durumlarının düzenli olarak takip edildiği, Kurum doktorlarının kontrolünde öncelikle B kompleks vitaminleri olmak üzere gerekli görülen vitaminlerin, tuz, şeker, limon ve sıvıların kendilerine verildiği, her gün sağlık birimi tarafından periyodik olarak tansiyon, şeker, kilo ve nabız ölçümlerinin yapıldığı,

C) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü,

Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden Wh 7göc 3 - /63VDCt - B3y0j bS - nilL7Azil erişebilirsin

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 15 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir