Elazığ 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin
Kaynak göster
Öznur Bartin (DEM Parti), 4 Eylül 2025 tarihinde 7/33749 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 140 gün sonra, 22 Ocak 2026).
Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Elazığ 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/33749, 4 Eylül 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-33749-elazig-2-nolu-yuksek-guvenlikli-cezaevinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/895e21a2-d29e-4be9-ab1f-019918f960cf
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 140 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. Öznur Bartin
Hakkâri Barosu ve Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Hakkâri Şubesi'nin 23.07.2025 tarihli raporunda, Elâzığ 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesi'nde çok ciddi hak ihlalleri yaşandığı iddia edilmektedir. Raporda yer alan gözlemler ve mahpus beyanları, Anayasa ve uluslararası insan hakları hukukunda güvence altına alınmış temel hakların sistematik biçimde ihlal edildiğini ortaya koymaktadır.
Ziyaret kapsamında avukat-müvekkil görüşmelerinin infaz koruma memurlarının nezaretinde ve kameraların görebileceği şekilde yapıldığı tespit edilmiştir. Bu uygulama, savunma hakkını doğrudan ihlal etmektedir. Görüşülen mahpuslardan O.C.S. ve M.M.D., sağlık hakkına erişimde ciddi engellemeler bulunduğunu aktarmıştır. Buna göre revir doktoru mahpusların taleplerini muayene etmeksizin "psikolojik" diyerek geçiştirmekte, acil durumlarda dahi sevkler hapishane kampüs hastanesine ortalama 20 gün, Fırat Üniversitesi Hastanesi'ne ise
Gerekçenin tamamını göster (10 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
| yaklaşık 4 ayda gerçekleştirilmektedir. Sevk sırasında mahpuslara kelepçeli muayene dayatıldığı, ilaçların ise en erken 10 gün içinde temin edildiği ifade edilmektedir.
Raporda ayrıca, İdari Gözlem Kurulu'nun infazını dolduran mahpusların tahliyelerini "pişmanlık dayatmaları" gerekçesiyle keyfi olarak engellediği, bazı mahpuslara "bundan sonra da hapishanede kalacaksın" denilerek tehditler savrulduğu aktarılmıştır. Bunun yanı sıra | mahpusların talep ettikleri gazete ve dergilerin verilmediği, özellikle Yeni Yaşam Gazetesi'nin | Adalet Bakanlığı tarafından yasaklı olduğu gerekçesiyle teslim edilmediği belirtilmiştir. Ağırlaştırılmış müebbet cezası alan mahpusların günde yalnızca bir saat havalandırmaya çıkarıldığı, diğer hükümlülerin ise iki saatten yararlandığı ifade edilmektedir. Mahpusların hiçbir şekilde atölye veya sosyal faaliyetlere katılmadığı, politik. mahpuslara yönelik bu ayrımcılığın personel yetersizliği gerekçesiyle meşrulaştırıldığı iddia edilmektedir.
Koğuş aramalarının çoğunlukla ani baskın şeklinde yapıldığı, odaların dağıtıldığı, defter ve kişisel eşyaların alıkonulduğu, bu eşyaların çoğu zaman geri verilmediği ve "örgütsel materyal" değerlendirmesiyle disiplin soruşturmalarına gerekçe yapıldığı aktarılmıştır. Ayrıca hapishanede verilen yemeklerin çoğu zaman tüketilemeyecek durumda olduğu, hasta mahpuslara sağlıklarına uygun beslenmenin sağlanmadığı, musluk suyunun yoğun şekilde kireçli olduğu ve yapılan başvurulara rağmen bu sorunun giderilmediği belirtilmektedir.
Raporda ayrıca kamuoyuna yansıyan 07.07.2025 tarihli işkence iddiası ayrıntılı biçimde yer almıştır. Görüşülen mahpusların (başta Ömer Cuma Salih olmak üzere) beyanlarına göre, saat 16:30 sularında yaklaşık 15 gardiyan, başgardiyanın öncülüğünde bir koğuşa baskın yapmış; içerideki eşyaları dağıtmış ve ciddi tahribat oluşturmuştur. Bu sırada Ömer Cuma Salih iki gardiyan tarafından hareketsiz hâle getirilmiş, başgardiyan sopa ile defalarca darp etmiş, bir diğer gardiyan ise bağırmasını engellemek için ağzını kapatmış ve bu müdahale sonucunda ağız kanaması meydana gelmiştir.
Olayın ardından Ömer Cuma Salih'in tek kişilik hücreye konulduğu, burada bir gün tutulduğu, revire çıkarılmadığı, ertesi gün farklı bir koğuşa sevk edildiği; ancak yalnızca bir hafta sonra yüzeysel bir muayene yapıldığı, kapsamlı bir sağlık taramasının gerçekleştirilmediği belirtilmektedir. İşkence iddiasına karışan gardiyanların üniformalarında kamera bulunduğu, buna rağmen olayın üstünün örtülmesi yönünde tehditlerin savrulduğu ifade edilmektedir.
Yaşanan işkence iddiasının ardından mahpusların süresiz-dönüşümlü açlık grevine başladıkları, destek amacıyla dilekçe veren mahpuslar hakkında dahi disiplin soruşturması açıldığı raporda yer almaktadır. Bu durum, ifade özgürlüğü, dilekçe hakkı ve kolektif protesto hakkının ihlali niteliğindedir.
Tüm bu iddialar, Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan işkence yasağı, Avrupa
İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 3. maddesi, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmesi
(CAT) ve Mandela Kuralları çerçevesinde mutlak biçimde yasaklanmış eylemler kapsamında | olup, devletin etkili soruşturma yükümlülüğünü doğurmaktadır. Bu çerçevede Adalet Bakanlığı'nın, yaşanan ihlallerin ve işkence iddialarının tüm yönleriyle şeffaf, bağımsız ve etkin bir şekilde soruşturulmasını sağlaması gerekmektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Elâzığ 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesi'nde avukat-müvekkil görüşmelerinin infaz koruma memuru nezaretinde ve kamera kaydı altında yapılmasının yasal dayanağı nedir? Bu uygulama savunma hakkını ihlal etmiyor mudur?
Revir doktorunun mahpusların taleplerini muayene etmeksizin "psikolojik" diyerek reddettiği, acil sağlık sorunlarında sevklerin geciktirildiği ve kelepçeli muayene dayatıldığı iddiaları hakkında Bakanlığınızın açıklaması nedir?
İdari Gözlem Kurulu'nun infazını dolduran mahpuslara "pişmanlık" dayatması yaparak tahliyelerini keyfi şekilde engellediği iddiaları doğru mudur? Bu uygulama hangi yasal dayanağa sahiptir?
Mahpuslara gazete ve dergilerin, özellikle Yeni Yaşam Gazetesi'nin, yasaklı olduğu gerekçesiyle verilmemesinin hukuki gerekçesi nedir?
Ağırlaştırılmış müebbet mahpuslarının yalnızca bir saat havalandırmaya çıkarılmasının sebebi nedir? Diğer hükümlülere tanınan iki saatlik hakkın verilmemesi ayrımcılık değil midir?
Politik mahpusların sosyal faaliyet ve atölye çalışmalarından tamamen yoksun bırakılmasının gerekçesi nedir? Bu uygulama insan onuruna aykırı değil midir?
Koğuş aramalarının ani baskın şeklinde yapılması, kişisel defterlere el konulması ve disiplin soruşturmalarına gerekçe yapılması hakkında Bakanlığınızın bilgisi nedir? Hapishanede verilen yemeklerin tüketilemeyecek durumda olduğu, hasta mahpuslara uygun yemeklerin sağlanmadığı iddiaları doğru mudur? Bu konuda denetim yapılmakta mıdır? .
Musluk suyunun yoğun kireçli olduğu ve bu konuda yapılan başvuruların reddedildiği doğru mudur? İçme suyu kalitesi için hangi tedbirler alınmaktadır?
07.2025 tarihinde gerçekleşen işkence iddiası hakkında Bakanlığınızın yürüttüğü idari ve adli soruşturmaların aşaması nedir?
Olay sırasında görevli personelin üniformalarında kamera bulunduğu doğru mudur? Bu kayıtlara el konulmuş mudur? Kamuoyu ile paylaşılacak mıdır?
Ömer Cuma Salih'in darp edilmesinden sonra tek kişilik hücreye konulduğu, revire çıkarılmadığı ve yalnızca yüzeysel bir muayeneye tabi tutulduğu iddiaları doğru mudur? Bu ihlallerden sorumlu kişiler hakkında ne tür işlemler yapılmıştır?
İşkence iddialarına ilişkin bağımsız bir sağlık raporu veya adli tıp raporu düzenlenmiş midir? Düzenlendiyse sonuçları nedir?
İşkence iddiasının ardından başlayan açlık grevlerine katılan ve dilekçe veren mahpuslara disiplin soruşturması açılması doğru mudur? Bu uygulama Anayasa'daki ifade ve dilekçe hakkıyla nasıl bağdaştırılmaktadır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1700705 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Hakkâri Milletvekili Öznur Bartin tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/33749 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 2/24vSc - uROCOK6 - KOMT4ba - 3c 2Y1C5 ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-1575-6204/8529 Konu : Yazılı soru önergesi 21 ral /202b
Sayın Öznur BARTİN Hakkâri Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/33749 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Ceza ve infaz mevzuatımızda "siyasi (politik) mahpus" kavramı bulunmamaktadır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 2. maddesinde terör suçlusu, 3. maddesinde ise terör suçları tanımlanmıştır. Ayrıca 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, hükümlülerin gruplandırılmasını düzenleyen 24. maddesi ile hükümlünün barındırılması ve yatırılmasını düzenleyen 63. maddesinde "terör suçluları"ndan söz edilmektedir. Buna göre ceza infaz kurumlarında, terör suçlarından hükümlü terör suçluları ile terör suçlarından tutuklu veya hükümözlü kişiler barındırılmaktadır.
11- Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklular hakkında, başta 5275 sayılı Kanun olmak üzere, ilgili mevzuat hükümlerine göre işlem yapılmakta olup, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin mevzuat hükümleri, tüm ceza infaz kurumlarında, hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefi inanç, milli veya sosyal köken ve siyasi veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanmaktadır.
HIi- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.
Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.
Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden N/SSUZ8 - n8HY5Ru - DikWBbc - AJX33A- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca Ziyaretler düzenlenebilecektir.
Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.
Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.
IV- 5275 sayılı Kanunun "Avukat ve noterle görüşme hakkı" kenar başlıklı 59. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlünün avukatlık mesleğinin icrası çerçevesinde avukatları ile vekâletnamesi olmaksızın en çok üç kez görüşme hakkına sahip olduğu; ikinci fıkrasında, avukat ve noter ile görüşmenin, meslek kimliklerinin ibrazı üzerine, tatil günleri dışında ve çalışma saatleri içinde, bu iş için ayrılan görüşme yerlerinde, konuşulanların duyulamayacağı, ancak güvenlik nedeniyle görülebileceği bir biçimde yapılacağı; beşinci fıkrasında, Türk Ceza Kanununun 220. maddesinde ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerinde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Kanun kapsamına giren suçlardan mahkum olanların avukatları ile görüşmelerinde, toplumun ve ceza infaz kurumunun güvenliğinin tehlikeye düşürüldüğüne, terör örgütü veya diğer suç örgütlerinin yönlendirildiğine, bu örgütlere emir ve tâlimat verildiğine veya yorumları ile gizli, açık ya da şifreli mesajlar iletildiğine ilişkin bilgi, bulgu veya belge elde edilmesi hâlinde, Cumhuriyet başsavcılığının istemi ve infaz hâkiminin kararıyla, üç ay süreyle; görüşmelerin teknik cihazla sesli veya görüntülü olarak kaydedilebileceği, hükümlü ile avukatın yaptığı görüşmeleri izlemek amacıyla görevlinin görüşmede hazır bulundurulabileceği, hükümlünün avukatına veya avukatın hükümlüye verdiği belge veya belge örnekleri, dosyalar ve aralarındaki konuşmalara ilişkin tuttukları kayıtlara elkonulabileceği veya görüşmelerin gün ve saatlerinin sınırlandırılabileceği; altıncı fıkrasında, infaz hakimliğinin hükümlünün; kurallara uyumunu, toplum veya ceza infaz kurumu bakımından arz ettiği tehlikeyi ve rehabilitasyon çalışmalarındaki gelişimini değerlendirerek, kararda belirttiği süreyi üç aydan fazla olmamak üzere müteaddit defa uzatabileceği gibi kısaltılmasına veya sonlandırılmasına da karar verebileceği,
Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
V- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.
B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden N/SSUZ8 - n8HY5Ru - DIkWBbc - AJX33A- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.
C) Hükümlü ve tutukluların; ayakta ve yatarak tedavilerinde muayene, tetkik, tahlil, kontrol, ilaç, diş protezi ve tıbbi malzemeleri Sağlık Bakanlığı, hastane tarafından temini mümkün bulunmayan tıbbi malzemeler (ortez, protez, gözlük, işitme cihazı, şeker ölçüm çubuğu vb.) ile ilaç bedelleri ise Adalet Bakanlığı tarafından karşılanmaktadır.
VI- Ceza infaz kurumlarının dış güvenliği ile hükümlü veya tutukluların kurum dışına sevk ve nakil işlemlerinde alınacak güvenlik önlemlerine ilişkin usül ve esasların 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununun "Jandarmanın genel olarak görevleri" kenar başlıklı 7/a maddesi ve Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Yönetmeliğinin 24 ilâ 36. maddelerinde düzenlenmiş olduğu malumlarıdır.
VU- Arama, 5275 sayılı Kanunun "Arama" kenar başlıklı 36. ve 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin, "Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım" kenar başlıklı 34. maddesinde düzenlenmiştir.
Arama hükümlerini düzenleyen ceza infaz mevzuatımız, Ülkemizin taraf olduğu sözleşmeler ve uluslararası düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararının "Arama ve Kontroller" başlığını taşıyan 54. maddesinde, görevlilerin arama yaparken uyacakları detaylı prosedürlerin olması, arama yapılacak hallerin ve arama şekillerinin ulusal mevzuatta düzenlenmesi, aranan kişilerin küçük düşürülmemesi, aramanın hemcins olan görevliler tarafından yapılması gibi hususlara yer verilmiştir. Yönetmeliğin 34. maddesinde yer alan düzenleme de söz konusu Tavsiye Kararındaki hükümler ile paralellik arz etmektedir.
Aramanın amacı, kurumda bulundurulması yasak olan eşya ve kanunla yasaklanan uyuşturucu maddelerin yanı sıra telefon ve sim kartı gibi haberleşme araçları ile bıçak ve jilet gibi kesici ve bereleyici aletlerin kuruma girişinin önüne geçmektir. Ayrıca, terör örgütlerinin ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutuklularla bağlantılarını kesmek için örgütsel iletişim niteliğinde değerlendirilebilecek haberleşme evrak ve belgelerinin kuruma girişinin engellenmesi hedeflenmektedir.
Bu çerçevede insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esasları doğrultusunda yapılan aramalar, kurumların güvenliğinin sağlanabilmesi için tedbir amaçlı gerçekleştirilmekte olup, herhangi bir keyfi uygulama söz konusu değildir.
VIN- Süreli veya süresiz yayınlardan yararlanma hakkı 5275 sayılı Kanunun 62. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin birinci fıkrasında hükümlünün, mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanma hakkına sahip olduğu; ikinci fıkrasında resmi kurumlar, üniversiteler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve kamu yararına çalışan dernekler tarafından çıkartılan gazete, kitap ve basılı yayınların, hükümlülere ücretsiz olarak ve serbestçe verileceği; eğitim ve öğretimine devam eden hükümlülerin ders kitaplarının denetime tâbi tutulamayacağı; üçüncü fıkrasında kurum disiplinini, düzenini veya güvenliğini
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden N/SSUZ8 - n8HY5RU - DIkWBbC - AJX33A ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü bozan ya da tehlikeye düşüren, hükümlülerin iyileştirilmesi amacına ulaşmayı zorlaştıran yahut müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan hiçbir yayının hükümlüye verilmeyeceği; dördüncü fıkrasında ilan ve reklamın geçici süreyle kesilmesi hâli dışında Basın İlân Kurumu aracılığıyla resmi ilan ve reklam yayınlama hakkı bulunmayan gazetelerin, ceza infaz kurumuna kabul edilmeyeceği, yabancı dilde yayımlanmış gazete ve dergilerin ceza infaz kurumuna kabul edilmesinde Adalet Bakanlığının yetkili olduğu hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
IX- 5275 sayılı Kanunun 37. maddesinin birinci fıkrasında, kurumda, düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun, yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumlar, kusurlu olarak ihlâl edildiğinde, hükümlüler hakkında eylemlerinin niteliği ile ağırlık derecesine göre Kanunda belirtilen disiplin cezalarının uygulanacağı hükmü yer almaktadır.
Kanunun 38. maddesinde hükümlü ve tutukluların belirtilen kurallara uymamaları hâlinde uygulanabilecek disiplin cezalarına yer verilmiş olup, 39 ilâ 44. maddelerinde disiplin cezalarının niteliği, uygulanma usulleri ile bu cezaları gerektiren eylemler, 47 ve 48. maddelerinde ise disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı halinde belirlenecek disiplin cezaları ile disiplin cezalarının soruşturulması, infaz edilmesi ve kaldırılması usulleri düzenlenmiştir.
Ayrıca hükümlü ve tutukluların kurum idaresinin kendileriyle ilgili her türlü disiplin işlemine karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı ise ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz hakkı bulunduğu malumlarıdır. Bu şekilde bağımsız yargı denetiminden geçerek kesinleşen disiplin cezası kararları infaz edilmekte olup bu kararların uygulanmasında herhangi bir keyfilik söz konusu değildir.
X- A) 5275 sayılı Kanunun "Hükümlünün beslenmesi" kenar başlıklı 72. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlüye Adalet ve Sağlık bakanlıklarınca birlikte belirlenecek kalori esasına göre, sağlıklı ve güçlü kalması için nitelik ve nicelik olarak besleyici, sağlık koşullarına uygun, makul çeşitlilikte, yaş, sağlık, çalıştığı işin özelliği, dini ve kültürel gerekleri göz önünde tutularak besin verileceği ve içme suyu sağlanacağı,
B) Hükümlü ve Tutuklular ile Ceza İnfaz Kurumları Personelinin İaşe Yönetmeliğinin;
I- "Devlet tarafından iaşe edilecek kişiler" kenar başlıklı 4. maddesinin üçüncü fıkrasında, görevi başında bulunan personelin, hükümlü ve tutuklu ile aynı şekilde iaşe edileceği, personel için özel yemek veya tabldot çıkarılamayacağı, günlük olarak mahkeme veya hastaneye sevk olan hükümlü ve tutuklular ile sevkte görevli memurların, kurumda bulunmadığı öğünler için kumanya verileceği; dördüncü fıkrasında, görev başında bulunan personel, kurumlara staj için gelenler, eğitim-öğretim, kültürel ve sportif faaliyetler ile görevlendirilen görevliler ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından görevlendirilen personel, eğitim merkezlerinde eğitim görenler ya da ceza infaz kurumunda mevcut olan hükümlü ve tutukluların, hangi öğünlerde kurumda hazırsa o öğüne ait iaşe miktarından yararlanacakları, ancak, günlük iaşe miktarının içinde kalmak koşulu ile gece vardiyasında görev yapan personele kumanya verileceği; yedinci fıkrasında, çocuk hükümlü ve tutuklular ile kurumda annesiyle birlikte kalan çocuklara, süt emziren anneler ve hamilelere durumlarına uygun ve Bakanlıkça belirlenen tutarda gıda verileceği,
2- "Günlük iaşe miktarı" kenar başlıklı 5. maddesinde, günlük iaşe miktarının, Sağlık Bakanlığı ile birlikte belirlenen günlük kalori ihtiyacı ve bütçe imkânları da değerlendirilerek
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http:/vatandaş.uyap. gov.tr adresinden N/SSUZ8 - n8HYSRu - DIkWBbc - AJX33A- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü saptanan tutar olduğu,
3- "Hastaların iaşe edilmesi" kenar başlıklı 9. maddesinin birinci fıkrasında, hasta hükümlü ve tutukluya, diyetisyen veya hekimlerin belirleyeceği besinlerin verileceği; ikinci fıkrasında, inancı gereği veya vegan, vejeteryan türü özel bir beslenme şekline sahip hükümlü ve tutukluların taleplerinin, iaşe miktarı ile sınırlı kalmak üzere karşılanacağı,
Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
Bakanlığımız ve Sağlık Bakanlığı tarafından bir kişi için günlük kalori ihtiyacı ortalama 2300 kalori olarak belirlendiğinden, hasta hükümlü ve tutuklulara, diyetisyen veya hekimlerin belirleyeceği besinler bu ölçülerde verilmektedir. Öte yandan, inancı gereği veya vegan, vejetaryen türü özel bir beslenme şekline sahip hükümlü ve tutukluların talepleri de azami ölçüde karşılanmaktadır.
XI- Uluslararası mevzuat ve standartlar dikkate alınarak 2005 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmeliğin "İzleme, Dezenfeksiyon ve Analiz Özellikleri" kenar başlıklı 10. maddesinde, Yönetmeliğe ek Tablo BI'e atıf yapıldığı, buna göre bir kişinin insani amaçlı tüketeceği su miktarının 200 litre/gün olarak varsayıldığı, Ülkemiz ceza infaz kurumlarında kullanıma sunulan su miktarının bu standardın üzerinde olduğu ve suyun belirli bir miktarının (yaklaşık üçte biri) sıcak su olarak verildiği anlaşılmıştır.
Öte yandan, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararına ek olarak yayınladığı kararın "Hijyen" başlığı altındaki 19. maddesinde belirtilen "Genel hijyenin sağlanması için her mahpusun, iklime uygun sıcaklıkta ve mümkünse her gün, değilse haftada en az ? kez (veya gerekiyorsa daha sık olarak) banyo veya duş yapabilmesi için uygun tesisler sağlanmalıdır." hükmü gereğince, bu imkân ceza infaz kurumlarındaki hükümlü ve tutuklulara sağlanmaktadır.
X1I- 5275 sayılı Kanunun;
A) "Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları" kenar başlıklı 9. maddesinin birinci fıkrasında, yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarının, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fiziki engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesisler olduğu, bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemlerinin uygulandığı; ikinci fıkrasında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde, Türk Ceza Kanununda yer alan; insanlığa karşı suçlardan, kasten öldürme suçlarından, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan, devletin güvenliğine karşı suçlardan, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlardan mahkum olanların cezalarının bu kurumlarda infaz edileceği; üçüncü fıkrasında, eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli hâlde bulunan ve özel gözetim ve denetim altında bulundurulmalarının gerekli olduğu saptananlar ile bulundukları kurumlarda düzen ve disiplini bozanlar veya iyileştirme tedbir, araç ve usullerine ısrarla karşı koyanların bu kurumlara gönderilecekleri,
B) "Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazı" kenar başlıklı 25. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, hükümlüye, günde bir saat açık havaya çıkma ve spor yapma
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden N/SSUZ8$ - n8HY5Ru - DIkWBbc - AJX33A- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü hakkı tanınacağı; (c) bendinde, risk ve güvenlik gerekleri ile iyileştirme ve eğitim çalışmalarında gösterdiği gayret ve iyi hâle göre; hükümlünün, açık havaya çıkma ve spor yapma süresi uzatılabileceği gibi kendisi ile aynı ünitede kalan hükümlülerle temasta bulunmasına sınırlı olarak izin verilebileceği,
Hükümlerine yer verildiği malâmlarıdır.
XİN- Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Hükümlüler ile yakınları ve ilgililerin bilgilendirilmesi" kenar başlıklı 56. maddesinin ikinci fıkrasında; hükümlüye, kurum en üst amirine veya görevlendirdiği bir personele, talep veya şikâyetlerini her gün bildirme olanağı tanınacağı, talep veya şikâyetlerin, ilgisine veya konusuna göre yargı mercilerine veya diğer yetkili makamlara iletileceği, talep veya şikâyet konusu başvurunun sonucu hakkında hükümlünün, geciktirilmeden bilgilendirileceği hükmüne yer verildiği malumlarıdır.
XIV- İşlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma başlatılması, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve sorumluluk yargı mercilerine aittir. Bununla birlikte açılan davalara ilişkin yapılan yargılamalar, Anayasanın 9. ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce sürdürülüp sonuçlandırılmaktadır.
XV- Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen cevapta;
A) Soru önergesinde adı geçen tutuklunun Elazığ 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı,
B) Soru önergesinde belirtilen iddialarla ilgili olarak başlatılan adli soruşturmanın devam ettiği, Kurum İdaresi tarafından personel hakkında başlatılan idari soruşturma sonucunda ilgililer hakkında disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve kararın kesinleştiği,
C) Kurumda kullanıma sunulan içme sularının kontrolleri ve analizlerinin düzenli olarak yapıldığı, Elazığ İl Sağlık Müdürlüğü tarafından düzenlenen analiz raporlarına göre, hükümlü ve tutukluların kullanımına sunulan suların İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmeliğe uygun olduğunun belirtildiği,
Ç) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden N/SSUZ8 - n8HY5Ru - DIkWBbc - AJX33A- ileerişebilirsin
Yılmaz TUNÇBakan