İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/33757 GEÇ CEVAPLANDI · 64 GÜN

Uludağ Üniversitesindeki bir öğrenci topluluğuna ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 64 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Tekin tarafından Anayasa'nın 98, TBMM İç Tüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 08.09.2025 e

(ğgender

İktidarın 2025-2035'i "Aile On Yılı" ilan etmesiyle birlikte üniversitelerde genç kadınların etraflarını saran şiddet sarmalı karşısında güvenli, şiddetsiz bir yaşam, güvenli kampüs ve yurt talepleriyle örgütlenmesi engellenmekte; bunun yerine aile merkezli topluluklar ve etkinlikler dayatılmaktadır. Uludağ Üniversitesi'nde Kadın Çalışmaları Topluluğu'nun engellenip yerine "Kadın ve Aile Çalışmaları" adı altında topluluk açılması, topluluk üyelerinin dayanışma açıklamaları sonrası kriminalize edilmesi ve topluluğun kapatılması bunun son güncel örneklerinden biridir.

Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Genç kadın öğrenciler demokratik yollarla "Kadın ve Aile Çalışmaları Topluluğu" yönetimine aday olduklarında, danışman öğretim üyelerinden "Bu topluluğu bakanlığın izniyle kurabildik, bazı şeylere göz yummamız gerekiyor" şeklinde tehditkâr söylemler duymuş, "radikal grup" suçlamalarıyla topluluk yönetiminde yer almamaları ima edilmiştir. Üstelik, danışman hocanın ifadelerinde "tüm etkinliklerin evlilik ve aile içinde kadın olma rolü etrafında kurgulanması gerektiği" açıkça vurgulanmıştır. Topluluk yönetiminin üyelerine gönderdiği resmi mesajlarda da bu yönelim net biçimde görünmektedir. Geçmiş dönemin faaliyetleri arasında "Evlilik Öncesi Eğitim Söyleşisi", "Anne ve Baba Okulu: Ebeveyn Zirvesi" ve "Bursa'da Medfün Olan Kadınların Eserlerine Yolculuk" gibi etkinlikler sıralanmakta; yeni dönemde ise her biri 100.000 TL bütçeli iki ayrı ÜNİDES projesinin hayata geçirileceği duyurulmaktadır.

Son olarak, Boğaziçi Üniversitesi'nde katledilen Hilal Özdemir için topluluk üyelerinin dayanışma metni paylaşmasının ardından hiçbir resmi açıklama yapılmaksızın topluluğun kapatıldığı bildirilmiş; böylece genç kadınların en temel dayanışma pratikleri dahi engellenmiştir. Öğrencilerin danışman hocaya ulaşma girişimleri sonuçsuz kalmış, hoca öğrencilerin numaralarını engelleyerek bilgi vermekten kaçınmıştır. Ayrıca önceki dönem topluluk başkanının yaptığı açıklamada topluluğun "farklı amaçlara sahip bir grup tarafından devralındığı" iddia edilmiş, böylece öğrenciler hedef haline getirilmiştir. Tüm bu tablo, üniversite yönetiminin yıllardır Kadın Çalışmaları Topluluğu'nun etkinliklerini engellemeye dönük tutumuyla birleştiğinde, aile politikalarının üniversitelerde genç kadınların örgütlenme hakkını ortadan kaldıran bir baskı mekanizmasına dönüştüğünü açıkça göstermektedir.

Bu bağlamda;

Uludağ Üniversitesi'nde yıllarca Kadın Çalışmaları Topluluğu'nun açılmasına izin verilmemesinin gerekçesi nedir? Bu fiili yasağın "Aile Yılı" ilanı sonrasında kaldırılması ve yerine "Kadın ve Aile Çalışmaları Topluluğu'nun kurulması Bakanlığınızın yönlendirmesi midir?

Bakanlığınızın izniyle faaliyete geçtiği öne sürülen topluluğun, "tüm etkinliklerin evlilik ve aile içinde kadın olma rolü etrafında kurgulanması gerektiği" yönündeki yaklaşımı, doğrudan sizin bilginiz ve yönlendirmeniz altında mı şekillenmiştir? Mevcut kadın topluluklarının yerini almak üzere, "Aile Yılı" politikalarının bir sonucu olarak tüm üniversitelerde, etkinliklerini bakanlığın onaylayacağı biçimde evlilik ve aile içinde kadın olma rolü etrafında kurgulayan toplulukların açılması ve bu çerçevede etkinlikler düzenlenmesi, Bakanlığınızın bir planı olarak mı değerlendirilmelidir? Bu kapsamda Bakanlığınız tarafından üniversitelere herhangi bir yazı gönderilmiş midir? Uludağ Üniversitesi'nde öğrencilerin güvenli kampüs talebiyle etkinlik düzenleme girişimlerinin "zaten genç kadınlar için etkinlik yapılıyor" denilerek reddedilmesi, bu etkinliklerin de yalnızca evlilik öncesi eğitim, Bursa gezisi gibi aile merkezli faaliyetlerle sınırlandırılması Bakanlığınızın politika tercihleriyle ilişkili midir? Öğrencilerin yönetim kurulu seçimlerine aday olmaları sürecinde danışman hocalar tarafından "topluluk yalnızca bakanlığın izniyle kurulabildi, bazı şeylere göz yummamız gerekiyor" şeklinde tehditkâr ifadeler kullanılmasının sorumluluğu kime aittir? Bu söylem Bakanlığınızın bilgisi dahilinde midir?

SORULAR

  1. Hilal Özdemir cinayeti sonrası topluluk üyelerinin dayanışma metni paylaşmaları üzerine topluluğun hiçbir resmi gerekçe sunulmadan kapatılması kararı hakkında Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Bu karar hangi gerekçelere dayanmaktadır?

  2. Uludağ Üniversitesi'nde daha önce de Kadın Çalışmaları Topluluğu'nun etkinliklerinin izlenmesi, engellenmesi ve kapanması için girişimlerde bulunulmuş olması Bakanlığınızca biliniyor muydu? Bu durum öğrencilerin örgütlenme özgürlüğünün ihlali değil midir?

  3. Üniversite yönetiminin, genç kadınların demokratik taleplerine kulak vermek yerine "Aile Yılı" çerçevesinde aile merkezli etkinlikleri dayatması, öğrencilerin güvenli yaşam ve şiddetsiz kampüs taleplerini görmezden gelmesi karşısında Bakanlığınızın almayı planladığı bir önlem var mıdır?

  4. "Aile Yılı" kapsamında kadınların güvenli kampüs, güvenli barınma ve yurt imkânlarına erişimi ile şiddete karşı korunması için Bakanlığınızca alınan somut önlemler nelerdir? Bu alanlarda yürütülen çalışmalar için üniversitelere ayrılan bütçe ne kadardır? Üniversitelerde Cinsel Tacizi Önleme Birimleri'nin (CİTÖB) kurulması ve etkin biçimde işletilmesi için herhangi bir program veya bütçe öngörülmekte midir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·

İlgi (o : 19.09.2025 tarihli ve 1700705 sayılı yazınız.

İlgi yazı ekinde alınan ve Bakanlığımıza yöneltilen Gaziantep Milletvekili Sayın Sevda KARACA DEMİR' e ait 7/33756 Esas Numaralı ve İstanbul Milletvekili Sayın İskender BAYHAN' a ait 7/33757 Esas Numaralı yazılı soru önergelerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan

Türkiye Büyük Millet Meclisi

Gaziantep Milletvekili Sayın Sevda KARACA DEMİR'e Ait 7/33756 ile İstanbul Milletvekili Sayın İskender BAYHAN'a Ait 7/33757 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergelerine İlişkin Cevap Metni

Kadına yönelik şiddet çalışmaları kamu kurumları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, uluslararası kuruluşlar ve özel sektörden ilgili tüm tarafların kapsamlı iş birliği ile çok taraflı, çok yönlü ve bütüncül biçimde "sıfır tolerans" ilkesi temelinde devam etmektedir.

2012 yılında yürürlüğe giren 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun etkin olarak uygulanmasına yönelik yönetmelikler ve genelgeler yürürlüktedir. 2023/16 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi 25 Kasım 2023 tarihinde yayımlanmış olup kadına yönelik şiddetle mücadelenin en üst düzeyde ele alındığına yönelik önemli bir göstergesi olarak ilgili mevzuatta yerini almıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda 2021 ve 2022 yıllarında yapılan değişikliklerle kadına yönelik şiddet eylemlerinin etkin cezalandırılmasına yönelik önemli düzenlemeler gerçekleştirilmiştir.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede yol haritasını belirleyen "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele IV. Ulusal Eylem Planı (2021-2025)" etkin bir şekilde uygulanmaktadır. Ulusal Eylem Planı'nda yer alan faaliyetlerin yerel düzeyde etkin olarak hayata geçirilmesi amacıyla Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Eylem Planları uygulanmaktadır.

2026-2030 dönemini kapsayacak Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele V. Ulusal Eylem Planı'nın hazırlanmasına yönelik çalışmalara da başlanmış olup çalışmalar geçmiş dönem uygulama deneyimlerinden elde edilen kazanımlar doğrultusunda; bilimsel temele dayalı, yenilikçi, katılımcı ve sürdürülebilir bir yaklaşımla yürütülmektedir.

Kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında yapılan çalışmalara ilişkin izleme değerlendirme mekanizmaları da tesis edilmiş durumdadır. 2023/16 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yeniden teşekkül ettirilen Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon Kurulunun son toplantısı 4 Şubat 2025 tarihinde gerçekleştirilmiştir. 81 ilimizde ise Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Koordinasyon, İzleme ve Değerlendirme Komisyonları Vali veya Vali Yardımcısı başkanlığında yılda en az 6 ayda | toplanmaktadır.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede kurumsal kapasite güçlendirilerek vatandaşlara sunulan hizmet kalitesi artırılmaya devam etmektedir. 81 ilde Bakanlığımıza bağlı 85 Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM), 112 kadın konukevi ve 432 Sosyal Hizmet Merkezi (SHM) Şiddetle Mücadele İrtibat Noktası ile koruyucu ve önleyici hizmetler sunulmaktadır. Şiddete maruz kalan veya risk altında bulunan üniversite öğrencileri için de Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM), SHM Şiddetle Mücadele İrtibat Noktaları ve kadın konukevleri aracılığıyla acil barınma ve diğer hizmetler sağlanmaktadır. Üniversiteler ile ŞÖNİM"ler arasındaki vaka yönlendirmesinin daha da etkinleştirilmesi adına üniversitelerde ŞÖNİM İrtibat Noktaları belirlenmesi planlanmaktadır.

Acil çağrı merkezi olan Alo 183 Şiddetle Mücadele Hattı ile KADES (Kadın Destek) mobil uygulaması şiddet mağdurlarına veya şiddet mağduru olma riski taşıyanlara destek sunmaktadır. Üniversiteler ve öğrenci yurtlarında yürütülen farkındalık çalışmalarında kadın öğrencilerin telefonlarına KADES uygulamasını yüklemelerine yönelik bilgilendirme sağlanmaktadır.

TÜBİTAK 1007 Programı çerçevesinde Bakanlığımız tarafından Marmara Üniversitesi yürütücülüğünde "Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması-2024 Projesi" tamamlanmış ve Çukurova Üniversitesi yürütücülüğünde "Şiddet Uygulayanlara Yönelik Psikososyal Müdahale Modelinin Geliştirilmesi Projesi" hâlihazırda uygulama süreci devam etmektedir.

Kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarımızda "birincil önleme" önemli bir yere sahiptir. Bu noktadan yola çıkarak IV. Ulusal Eylem Planı'nın 5 ana hedefinden biri "Şiddetle topyekün mücadele için toplumsal farkındalık ve duyarlılığın artırılması", bu hedef altındaki stratejilerden biri de "Yükseköğretim kurum ve programlarına şiddete sıfır tolerans anlayışı yerleştirilecektir." şeklinde belirlenmiştir. Bu kapsamda Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ve üniversitelerle iş birliğinde üniversitelerde kadına yönelik şiddet konusunda seminer, panel, atölye faaliyetlerinden, yurtlarda kalan öğrencilere farkındalık çalışmalarına ve kadın dostu kampüs uygulamalarına kadar çeşitli çalışmalar yürütülmektedir. Söz konusu çalışmalara ilişkin eş güdümün artırılması amacıyla 6 Mayıs 2025 tarihinde "Aile ve sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Arasında İş Birliği Protokolü" imzalanmıştır.

Ayrıca toplum temelli farkındalık eğitimlerimizi, hedef kitleye göre özelleşmiş ve güncellenmiş içeriklerle modüler bir program halinde yapılandırmaya yönelik çalışmamız kapsamında genç kadınlara yönelik "şiddet öncülleri ile dijital şiddet" içeriklerini kapsayan ilk modül hazırlanmış olup eğitici eğitiminin gerçekleştirilmesinin ardından, eğitimlere önümüzdeki eğitim-öğretim döneminde üniversitelerde başlanması planlanmaktadır.

Diğer taraftan, aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesine yönelik çalışmalar bütüncül ve koruyucu önleyici bir anlayışla devam etmektedir. Ailenin öneminin vurgulanması, aile içindeki birlik ve beraberliğin korunması, mevcut riskler karşısında ailenin topyekün desteklenmesi, aileyi destekleyen politikaların yaygınlaştırılması amacıyla 2025 yılı Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından "Aile Yılı" olarak ilan edilmiştir. Yıl boyunca ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik ekonomik fayda sağlayacak, farkındalığı artıracak ve ailelerin sosyo-kültürel gelişimine katkı sağlayacak faaliyetler düzenlenmektedir. Birleşmiş Milletler Uluslararası Aile Yılının 30. yıl dönümünde Uluslararası Aile Günü olan 15 Mayıs 2024'te "Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi" konulu ve 2024/6 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi yayımlanmıştır. Genelge ile "Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı (2024-2028)" ilan edilmiş olup anılan eylem planı, küresel riskler ve demografi, refah, sosyal politika ve hizmet, dijitalleşme ve çevre olmak üzere beş temel amaç çerçevesinde yapılandırılmıştır. Bakanlığımız hizmetlerinin tek çatı altında sunulduğu sosyal hizmet merkezleri (SHM), 2013 yılından bu yana ailelere ve fertlere yönelik koruyucu, önleyici, destekleyici, iyileştirici sosyal hizmet çalışmalarını ilgili paydaşlarla iş birliği halinde sunmaya devam etmektedir.

Soru önergesinde yer alan diğer konular, Bakanlığımız görev ve faaliyet alanında olmadığından değerlendirilememiştir.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir