Tatvan Açık Cezaevinde yaşanan salgından etkilenen mahkumlara ilişkin
Kaynak göster
Hüseyin Olan (DEM Parti), 11 Eylül 2025 tarihinde 7/33823 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 145 gün sonra, 3 Şubat 2026).
Hüseyin Olan (DEM Parti, Bitlis). “Tatvan Açık Cezaevinde yaşanan salgından etkilenen mahkumlara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/33823, 11 Eylül 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-33823-tatvan-acik-cezaevinde-yasanan-salgindan-etkilenen-mahkumlara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/910b60cc-e940-4413-a5c1-01993deb46cc
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 145 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasanın 98*inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ıncı ve 99"uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Hüseyin OLAN Bitlis Milletvekili
Bitlis/Tatvan Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda son bir ay içinde ortaya çıkan salgın hastalıklar nedeniyle yüzlerce mahpusun öksürük, nefes darlığı, ishal ve kusma gibi ciddi semptomlarla karşı karşıya kaldığı bildirilmektedir. Resmi kapasitesi 960 olan kurumda 1300—1500 kişinin tutulduğu, bu nedenle çok sayıda mahpusun yerde ya da dönüşümlü yatmak zorunda kaldığı ifade edilmektedir. Bu durum, hem salgınların hızla yayılmasına zemin hazırlamakta hem de insan onuruyla bağdaşmayan bir tablo ortaya çıkarmaktadır.
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Sağlık hizmetlerine erişimdeki gecikmeler, Bitlis ve Tatvan Devlet Hastanelerindeki hekim yetersizliği nedeniyle hastane sevklerinde yaşanan aksaklıklar ve hijyen eksiklikleri; mahpusların yaşam hakkı ve sağlık hakkı bakımından ciddi riskler doğurmaktadır. Ayrıca görüşe gelen ailelerin çıplak aramaya maruz bırakıldığı iddiaları da insan onuruna aykırı bir uygulama olarak gündeme gelmektedir.
Tüm bu hususlar, Anayasa'nın 17. ve 20. maddeleri ile AİHS"nin 2. ve 3. maddeleri başta olmak üzere Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin ihlali anlamına gelmektedir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun da infazın insan onuruna saygılı şekilde yerine getirilmesini zorunlu kılmaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Tatvan Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda son bir ayda ortaya çıkan salgın hastalıkların kaynağı ve yayılma nedenleri konusunda Bakanlığınızca yapılmış resmi bir inceleme var mıdır? Varsa bulguları nelerdir?
Salgın belirtileri gösteren mahpus sayısı nedir? Kaçı kurum revirinde, kaçı dış sağlık kurumlarında tedavi görmektedir?
Kapasitesi 960 olan cezaevinde 1300—1500 kişinin tutulduğu iddiası doğru mudur?
Doğruysa, kapasite fazlası mahpusların yerde ya da dönüşümlü yatmak zorunda kalması hangi hukuki ve insani gerekçeyle açıklanmaktadır? Bu durumun giderilmesi için ne tür somut adımlar atılacaktır?
Kapasite üstü yoğunluk, hijyen eksiklikleri ve yetersiz havalandırmanın salgın hastalıkların yayılmasına sebep olduğu yönündeki iddialar Bakanlığınızca doğrulanmakta mıdır? Bu konuda alınan önlemler nelerdir?
Mahpusların hastanelere sevklerinde Bitlis ve Tatvan Devlet Hastanelerinde yaşanan doktor eksikliği nedeniyle gecikmeler olduğu iddiası doğru mudur? Bu gecikmelerin önlenmesi için bölgedeki sağlık altyapısına dair hangi adımlar atılmaktadır? Ayrıca bu konuda Sağlık Bakanlığı nezdinde bir girişiminiz olmuş mudur?
Cezaevinde hastalık nedeniyle yaşam hakkı bakımından risk taşıyan ağır hasta mahpus bulunmakta mıdır? Bu kişilere yönelik özel tedbirler alınmış mıdır?
Görüşe gelen ailelerin çıplak aramaya maruz bırakıldığı iddiaları doğru mudur? Bu konuda herhangi bir idari veya adli soruşturma yürütülmekte midir?
Ceza infaz kurumlarında kapasite fazlası, sağlık hizmetlerine erişimdeki yetersizlikler ve hijyen eksikliklerinin tekrar etmemesi için Bakanlığınızın planladığı yapısal reformlar nelerdir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1702648 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Bitlis Milletvekili Hüseyin Olan tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/33823 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden NFmPu&r - ZzbRUBİ - mJ6dDnO - EECO24- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı :E-56020453-610-1580-924/1133 Konu : Yazılı soru önergesi 61. (212026
Sayın Hüseyin OLAN Bitlis Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/33823 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.
B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.
C) Hükümlü ve tutukluların; ayakta ve yatarak tedavilerinde muayene, tetkik, tahlil, kontrol, ilaç, diş protezi ve tıbbi malzemeleri Sağlık Bakanlığı, hastane tarafından temini mümkün bulunmayan tıbbi malzemeler (ortez, protez, gözlük, işitme cihazı, şeker ölçüm çubuğu vb.) ile ilaç bedelleri ise Adalet Bakanlığı tarafından karşılanmaktadır.
Bu kapsamda, söz konusu ilaç alımlarının sağlıklı bir biçimde yürütülmesi, denetiminin yapılması, tutuklu ve hükümlü sağlığının daha iyi korunması, ilaç kullanımının izlenebilir ve kontrol edilebilir hâle gelmesi, ilaç kullanımındaki suistimallerin önüne geçilmesi ve finansman planlamasının öngörülebilmesi amacıyla Reçete Provizyon Sistemi (CETAS) kurulmuştur.
Ç) Öte yandan; hastalığı nedeniyle Adli Tıp Kurumundan rapor bekleyen ya da tek başına öz bakım becerisini yapamayan ve başkasının bakımına muhtaç olan hasta tutuklu ve hükümlülerin barındırılması, rehabilite ve tedavilerini sağlamak amacıyla Metris ve Elazığ R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumları ile Menemen R Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu faaliyete geçirilmiştir.
D) Akıllı Teknolojilerin Ceza İnfaz Kurumlarına Entegrasyonu Projesi (ACEP) kapsamında e-doktor görüntülü muayene işlemleri Adalet Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 3Z3LKOB - B365K4X - agxUCov - S9ÜZHUZ ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Türk Telekom iş birliği ile yürütülen çalışmalar sonucunda aktif olarak kullanılmaya başlanmıştır.
E-doktor uygulamasıyla; ceza infaz kurumlarındaki sağlık hizmetlerinin teknolojik gelişmelerden faydalanılarak geliştirilmesi, hükümlü ve tutukluların sağlık hakkına erişiminin hızlandırılması, ceza infaz kurumlarındaki sağlık uygulamalarına ilişkin memnuniyetin artırılması amaçlanmıştır.
11- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;
A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fikrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fıkrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,
B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,
Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
I- Arama, 5275 sayılı Kanunun "Arama" kenar başlıklı 36. ve 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin, "Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım" kenar başlıklı 34, maddesinde düzenlenmiştir.
Arama hükümlerini düzenleyen ceza infaz mevzuatımız, Ülkemizin taraf olduğu sözleşmeler ve uluslararası düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararının "Arama ve Kontroller" başlığını taşıyan 54. maddesinde, görevlilerin arama yaparken uyacakları detaylı prosedürlerin olması, arama yapılacak hallerin ve arama şekillerinin ulusal mevzuatta düzenlenmesi, aranan kişilerin küçük düşürülmemesi, aramanın hemcins olan görevliler tarafından yapılması gibi hususlara yer verilmiştir. Yönetmeliğin 34. maddesinde yer alan düzenleme de söz konusu Tavsiye Kararındaki hükümler ile paralellik arz etmektedir.
Aramanın amacı, kurumda bulundurulması yasak olan eşya ve kanunla yasaklanan uyuşturucu maddelerin yanı sıra telefon ve sim kartı gibi haberleşme araçları ile bıçak ve jilet gibi kesici ve bereleyici aletlerin kuruma girişinin önüne geçmektir. Ayrıca, terör örgütlerinin ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutuklularla bağlantılarını kesmek için örgütsel iletişim
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 3Z3LK0B - B365K4X - agxUCov - S9ÜZHUS ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü niteliğinde değerlendirilebilecek haberleşme evrak ve belgelerinin kuruma girişinin engellenmesi hedeflenmektedir.
Bu çerçevede insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esasları doğrultusunda yapılan aramalar, kurumların güvenliğinin sağlanabilmesi için tedbir amaçlı gerçekleştirilmekte olup, herhangi bir keyfi uygulama söz konusu değildir.
IV- Mahpuslara Muameleye Dair Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kuralları ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Ceza İnfaz Alanındaki Tavsiye Kararlarında belirtilmiş olan minimum ceza infaz kurumu standartları dikkate alınarak, 2000 yılından itibaren ceza infaz sistemimizde reform niteliğinde çalışmalar yapılmaktadır. Özellikle ceza infaz kurumlarının fiziki yapısı ve hükümlü rehabilitasyonu alanında çağdaş standartlar yakalanmıştır. Bu çerçevede, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi tarafından ortaya konulan minimum ceza infaz kurumu standartlarına uygun nitelikte kurumların inşa edilerek hizmete açılması; fiziki olarak ekonomik ömrünü dolduran ve yeterli eğitim ve iyileştirme çalışmalarına elverişli durumda bulunmayan kurumların da kapatılması öngörülmüştür.
V- Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 01/10/2025 tarihli cevapta;
A) Tatvan Açık Ceza İnfaz Kurumunda barındırılan hükümlülerin çeşitli rahatsızlıkları nedeniyle Kurum revirinde muayene edildiği gibi gerektiğinde diğer sağlık kuruluşlarında muayene, tetkik ve tedavilerinin yapıldığı, reçete edilen ilaçların kendilerine teslim edildiği,
Kurumda herhangi bir salgın hastalık durumunun bulunmadığı,
B) Kurumda bulunan hükümlülerin barındırıldıkları odalarda hijyenin sağlanması amacıyla yüzey temizleyici, sıvı sabun ve çamaşır suyunun belirlenen periyotlarda tüm koğuşlara dağıtımının gerçekleştirildiği, ayrıca hükümlülerin kurum kantininden de bu malzemeleri temin edebildikleri,
©) Hükümlülere Kuruma ilk girişlerinde; yatak, nevresim takımı, yastık, yastık kılıfı ve yeteri kadar battaniye verildiği,
Ç) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 3Z3Lk0B - B365K*X - agxUCov - S9tZHUZ ile erişebilirsin
Yılmaz TUNÇBakan