Gediz Havzası'ndaki kirliliğe karşı alınan önlemlere ilişkin
Kaynak göster
İbrahim Akın (DEM Parti), 11 Eylül 2025 tarihinde 7/33904 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Tarım ve Orman Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 74 gün sonra, 24 Kasım 2025).
İbrahim Akın (DEM Parti, İzmir). “Gediz Havzası'ndaki kirliliğe karşı alınan önlemlere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/33904, 11 Eylül 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-33904-gediz-havzasi-ndaki-kirlilige-karsi-alinan-onlemlere-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e3b2ace8-a0eb-44c2-ba47-019951f2dcec
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 74 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki soruların Tarım ve Orman Bakanı İbrahim YUMAKLI tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
İbrahim AKIN İzmir Milletvekili
İzmir ili, Gediz, Küçük Menderes ve Kuzey Ege havzalarıyla çevrili olup yaklaşık 2 milyon kişinin yaşam alanı olan bu havzalar bölgenin içme ve kullanma suyunu karşılamaktadır. İzmir kentinin yaklaşık 100 milyon m3lük içme suyu ihtiyacı, büyük ölçüde Manisa ili sınırlarında kalan akiferlerden karşılanmaktadır. Bu durum, Gediz Havzası'nın yalnızca tarımsal üretim açısından değil, halk sağlığı ve yaşam hakkı bakımından da kritik bir öneme sahip olduğunu göstermektedir.
Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Ancak Gediz Havzası, uzun süredir yoğun sanayi faaliyetleri, arıtılmadan bırakılan kentsel atıklar, jeotermal deşarjlar, madencilik faaliyetleri ve tarımsal kimyasalların yarattığı baskı altındadır. Nehir, özellikle Manisa merkezden başlayarak İzmir Körfezi'ne kadar olan kesimde sanayi tesislerinden kaynaklanan ağır kirliliğe maruz kalmaktadır. Bu kirlilik yalnızca yüzey sularını değil, havzanın içme suyu kaynağı olan yeraltı sularını da tehdit etmektedir.
Ramsar Sözleşmesi kapsamında uluslararası öneme sahip Gediz Deltası'nda da kirlilik had safhaya ulaşmıştır. Türkiye'nin en önemli sulak alanlarından biri olan bu deltada 205 kuş türü ve 308 bitki türü yaşamaktadır. Ne var ki deltaya ulaşan kirli sular nedeniyle ekosistem büyük zarar görmekte, biyolojik çeşitlilik tehdit altına girmektedir.
Tarım ve Orman Bakanlığı 2018 yılında "Gediz Nehir Havzası Yönetim Planı"nı, 2023 yılında ise "Gediz Eylem Planı"nı açıklamıştır. Bu planlarda havzanın karakterizasyonu, baskı ve risk analizleri ile çevresel hedefler ortaya konmuş olmasına rağmen, pratikte kirliliğin artışının önüne geçilememiştir. Planlarda yer alan tedbirlerin çoğu ya kâğıt üzerinde kalmış ya da uygulanmamıştır.
Bugün Gediz Nehri'nden sulama yapan üretici köylüler, kimyasal atıklarla dolu su nedeniyle tarım yapamaz hale gelmekte, toprağın verimliliği düşmekte ve halk sağlığı ciddi risklerle karşı karşıya kalmaktadır. Su kaynaklarının kirlenmesi yalnızca tarım ve gıda güvenliğini değil, aynı zamanda yaşam hakkını tehdit etmektedir.
Bu bilgiler doğrultusunda;
SORULAR
Gediz Nehri'ne deşarj yapan sanayi tesislerinin sayısı ve sektörlere göre dağılımı nedir?
Bu tesislerden kaçı düzenli olarak denetlenmekte, kaçı hakkında çevre mevzuatına aykırılıktan dolayı yaptırım uygulanmıştır?
Gediz Havzası'nda arıtılmamış kentsel atık sularını nehre bırakan belediye sayısı kaçtır?
Gediz Havzası'ndaki jeotermal kuyuların sayısı ve denetim sonuçları nedir?
Maden işletmelerinin havzaya etkisi konusunda Bakanlığınızın hazırladığı herhangi bir rapor bulunmakta mıdır?
Gediz Eylem Planı kapsamında hangi somut tedbirler hayata geçirilmiş, hangileri hâlen uygulanmamıştır?
Planlarda öngörülen hedeflere ulaşılması için 2025 yılı itibarıyla ayrılan bütçe tutarı nedir?
Gediz Deltası'nda (Ramsar Alanı) kimyasal kirliliğin önlenmesine yönelik özel bir koruma programı uygulanmakta mıdır?
Gediz Havzası'ndan sulama yapan çiftçilerin yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesi için ne tür destek mekanizmaları planlanmaktadır?
İzmir'in içme suyu ihtiyacının önemli bir kısmını sağlayan akiferlerin kirlenmesi ihtimaline karşı hangi acil eylem planı devrededir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)İbrahim Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanı ·
İklim değişikliğinin etkilerinin yoğun olarak hissedileceği Akdeniz iklim kuşağında yer alan ülkemizde büyüyen ekonomi ve artan üretimle tarımda, sanayide, enerjide, turizmde ve daha birçok sektörde suya olan ihtiyaç artmaktadır.
Bulunduğumuz yüzyıl için yapılan iklim etki değerlendirmeleri, artan sıcaklıklar ve değişen yağış rejimi neticesinde tarımsal sulama, endüstri, kentsel ve turizm kullanımlarının hangi ölçüde artacağı ile ilgili olarak gelecek dönemlere ilişkin su ihtiyaçları projeksiyonları yapılmıştır.
Bakanlığımızca çevre, içme suyu, tarım, sanayi, hayvancılık, turizm vb. sektörlerin adil ve dengeli su paylaşımını sağlamak aynı zamanda su kullanımından elde edilecek faydayı en üst seviyeye çıkarmak amacıyla havza ve alt havza bazında Sektörel Su Tahsis Planları (SSTP) hazırlanmaktadır.
Şu ana kadar Seyhan, Gediz, Küçük Menderes, Konya, Akarçay, Burdur, Batı Akdeniz, Kuzey Ege, Büyük Menderes olmak üzere 9 havzada SSTP tamamlanmış ve yayımlanmıştır.
SSTP ile havza ve alt havza ölçeğinde her sektörün ihtiyacı olan suyun, ekonomik, sosyal ve çevresel açıdan analiz edilerek planlanması yapılmaktadır. Bu çalışmalarda iklim değişikliği sebebiyle oluşabilecek kuraklık risklerine karşı normal durum ve 4 farklı kuraklık senaryosu (hafif kurak, orta kurak, şiddetli ve çok şiddetli kurak dönemler) ile geleceğe yönelik havzadaki çevre, içme suyu, tarım, sanayi, hayvancılık, turizm gibi sektörlerin havza bazındaki su taleplerine uygun olarak su tahsis senaryoları hazırlanmakta ve su tahsis planlaması yapılmaktadır. İklim değişikliğinin tarımsal üretim ve gıda arzı üzerindeki etkileri değerlendirilmekte ve tarım sektöründeki riskler en aza indirilmektedir.
Kuraklık risklerinin olumsuz etkilerinin asgari düzeye indirilmesi ve kuraklıklara karşı hazırlıklı olunması maksadıyla ülkemizdeki 25 nehir havzası için Kuraklık Yönetim Planları hazırlanmıştır.
Kuraklık Yönetim Planları kapsamında su kaynaklarımızın verimli kullanılması ve kuraklıklara karşı hazırlıklı olunmasına yönelik olarak belirlenen tedbirler aşağıda sıralanmaktadır. se Sulamaalanlarının rehabilitasyonu ve modem sulama sistemlerine geçilmesi, e İçme ve kullanma suyu şebekelerindeki kayıp kaçakların azaltılması, e Sanayi sektöründe kullanılan suyun geri kazanılması ve temiz üretim tekniklerinin yaygınlaştırılması, e Alternatif su kaynaklarının belirlenmesi,
" Gözlem ağının geliştirilmesi, e Kullanılmış suların yeniden kullanımının sağlanması,
" Kuraklığa dayanıklı bitkisel ürünlerin artırılması, e Kuraklığın ekosistem üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması ve
" Kuraklık farkındalığının artırılması.
TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı
Su kirliliğinin önlenmesi ve azaltılması, yer üstü ve yer altı su kaynaklarının kalitesinin korunması, iyileştirilmesi ve miktar bakımından sürdürülebilir bir şekilde kullanılmasını sağlamak maksadıyla bütüncül havza yönetimi anlayışıyla nehir havza yönetim planları (NHYP) hazırlanmaktadır. Havzadaki tüm su kütlelerinde iyi su durumuna ulaşılması maksadıyla alınması gerekli tüm tedbirler ve maliyetler ortaya konulmaktadır. Detaylı ekonomik analiz ve modelleme çalışmaları yapılarak önceliklendirilen söz konusu tedbirlerin uygulanmasından mesul kurum ve kuruluşlar ve uygulama dönemleri belirlenmektedir. Bahse konu tedbirler Bakanlığımız uhdesindeki "Ulusal Su Bilgi Sistemi" ile takip edilmektedir. Hâlihazırda 12 havzada (Gediz, Meriç-Ergene, Kuzey Ege, Susurluk, Küçük Menderes, Büyük Menderes, Batı Akdeniz, Burdur, Konya, Sakarya, Yeşilırmak ve Akarçay) çalışmalar tamamlanmış olup 7 havzada (Marmara, Antalya, Doğu Akdeniz, Batı Karadeniz, Doğu Karadeniz, Kızılırmak ve Seyhan) devam etmektedir. Kalan havzalara yönelik çalışmalar ise planlanmaktadır.
Bununla birlikte Gediz Havzası'ndaki planlar (Nehir Havza Yönetim Planı, Taşkın Yönetim Planı, Sektörel Su Tahsis Planı ve Kuraklık Yönetim Planı) tamamlanmış ve 04.05.2023 tarihli ve 32180 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Gediz Havzası Eylem Planı" 2023/10 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yürürlüğe girmiştir.
Gediz Havzası Eylem Planı'nda iyi tarım uygulamaları, su verimliliği, evsel atık su yönetimi, endüstriyel atık su yönetimi, katı atık yönetimi ve taşkın yönetimi konularında tedbirler belirlenmiştir. Söz konusu tedbirler; Ulusal Su Kurulu, Havza Su Kurulu, İl Su Kurulları ve müstakilen teşkil edilen Gediz Eylem Planı Takip Komisyonunca takip edilmektedir.
Su verimliliği kapsamında havzada yer alan Organize Sanayi Bölgesi (OSB) atık sularının geri kazanımı çalışmaları devam etmektedir.
Kentsel atık su yönetimi kapsamında havzada yer alan birçok yerleşim yerine ait atık su arıtma tesisi inşasında ilerleme kaydedilmiştir.
Endüstriyel atık su yönetimi kapsamında havzada yer alan ve atık su arıtma tesisi olmayan Turgutlu OSB'nin atık su arıtma tesisi projesi ihale aşamasındadır. Salihli OSB mevcut atık su arıtma tesisinin, daha yüksek kapasiteli ileri biyolojik atık su arıtma tesisine dönüştürülmesi inşaat çalışmalarına başlanmıştır.
Gediz Havzası'nda bulunan, içme suyu temin edilen akifer ve kaynakların nitelik ve nicelik olarak mevcut durumunun korunması, kirlenmesinin ve bozulmasının önlenmesi kapsamında Halkapınar, Göksu, Sarıkız ve Pınarbaşı içme suyu kaynakları koruma alanları Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğümüzce Gediz Havzası'nda bulunan 78 adet yer altı su kütlesinin miktar ve kalitesi, bölgede açılan 136 adet rasat kuyusundan alınan verilerle anlık olarak izlenmektedir.
Gediz Deltası Ramsar Alanı'nda kimyasal kirliliğin önlenmesine yönelik koruma programı, sulak alan yönetim planı kapsamında uygulanmaktadır. Deltada su ve karasal kökenli kirliliğin kontrolü, habitatı tehdit eden unsurlara karşı gerekli önlemlerin alınması ve atık su yönetiminin etkin bir şekilde yürütülmesi amacıyla faaliyetler yürütülmektedir.
İbrahim YUMAKLIBakan