Cezaevlerinin kapasitesine ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 112 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın T.C. Adalet Bakanı Sayın Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasanın 98'inci. ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü verilerine göre 1 Eylül 2025 tarihi itibarıyla ceza infaz kurumlarında 419.194 kişi bulunmaktadır. Bu rakam, Cumhuriyet tarihi boyunca kaydedilen en yüksek tutuklu ve hükümlü sayısını ifade etmekte olup, yalnızca Ağustos ayı içerisinde yaşanan : 6 bin kişilik bir artış, mevcutta 356.710 hükümlü ve 62.484 tutuklunun bulunduğu kurumlarda * kapasite aşımı sorununu infaz kurumlarının işlevselliğini zorlayan bir seviyeye çıkarmıştır.
Anayasa'nın 17. maddesi ile Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi'nin 10. maddesi, özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilerin insan onuruna uygun koşullarda tutulmasını güvence altına almakta, infazın, özgürlükten mahrum bırakılmanın doğal sonucu olan sıkıntıların ötesine geçerek aşırı bir yük veya eziyete dönüşemeyeceğini açıkça ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi de kararlarında, kişisel alanın yeterliliği, mahpuslara ayrı bir uyku yeri sağlanması ve koğuşların hareket etmeye elverişli olması gibi unsurların yokluğunu, kötü muamele yasağının ihlali sonucunu doğuran durumlar arasında değerlendirmiştir.
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Doluluk oranlarının kapasitenin üzerinde artışı, barınma, sağlık ve hijyen koşullarını da doğrudan etkileyerek, ceza infazının toplumsal amacını yerine getirmeyi ve bu konudaki kamu kaynaklarının etkin kullanımını yükümlülük haline getirmektedir.
TBMM Halkla İlişkiler Binası 3.Kat, Oda: D-303 Bakanlıklar- Ankara i AZ, 33 94).
Bu bağlamda;
SORULAR
I Eylül 2025 itibarıyla ceza infaz kurumlarında 419.194 kişinin bulunduğu dikkate alındığında, resmi kapasiteye göre kapasite aşımı oranı nedir? Bu oranın hesabında esas alınan *- yöntem kurum bazında ayrım da dahil olmak üzere nedir?
2020-2025 dönemleri arasında ceza infaz kurumlarında kişi başına düşen yaşam alanına ilişkin yıllık CPT standartlarına uyum oranı nedir? Uyum dışı kalan kurumlar bakımından eksikliklerin niteliği, kurum bazında sayı ve metrekare ölçüsünde nasıl sınıflandırılmış, giderilmesi için hangi takvim ve bütçe öngörülmüştür?
Son üç yıl içerisinde kapasite kaynaklı barınma, sağlık ve hijyen sorunlarına ilişkin Bakanlığınıza yapılan başvuru sayısı nedir? Başvuruların kaçında inceleme başlatılmış, sonuçlandırılanlar için ne tür işlemler uygulanmıştır?
Ceza infaz kurumlarında kapasite sorununa kalıcı çözüm üretmek amacıyla * Bakanlığınızın uzun vadeli yaklaşımı nedir? Bu kapsamda, yeni cezaevi projeleri dışında öngördüğünüz düzenleyici ve idari adımlar nelerdir?
Cezaevlerinin kapasite artırımı için yapılan yatırımlar ile önleyici sosyal politikalara ayrılan kaynaklar karşılaştırıldığında, Bakanlığınızın kaynak tahsisi nasıl şekillenmektedir? .
TBMM Halkla İlişkiler Binası 3.Kat, Oda: D-303 Bakanlıklar- Ankara
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1704863 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, İstanbul Milletvekili Elif Esen tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/33942 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
EBE
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden NPYxSrC - / 4yGrx) - wFFL1g - NYTACM- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-1610-5923/8140 Konu : Yazılı soru önergesi 01/01/2028
Sayın Elif ESEN İstanbul Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/33942 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.
Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.
Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT),27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.
Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.
Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.
U- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden ©€4€*/7T - İDvySCO - I1LOhMI - V8#EOY- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.
B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.
C) Hükümlü ve tutukluların; ayakta ve yatarak tedavilerinde muayene, tetkik, tahlil, kontrol, ilaç, diş protezi ve tıbbi malzemeleri Sağlık Bakanlığı, hastane tarafından temini mümkün bulunmayan tıbbi malzemeler (ortez, protez, gözlük, işitme cihazı, şeker ölçüm çubuğu vb.) ile ilaç bedelleri ise Adalet Bakanlığı tarafından karşılanmaktadır.
Bu kapsamda, söz konusu ilaç alımlarının sağlıklı bir biçimde yürütülmesi, denetiminin yapılması, tutuklu ve hükümlü sağlığının daha iyi korunması, ilaç kullanımının izlenebilir ve kontrol edilebilir hâle gelmesi, ilaç kullanımındaki suistimallerin önüne geçilmesi ve finansman planlamasının öngörülebilmesi amacıyla Reçete Provizyon Sistemi (CETAS) kurulmuştur.
Ç) Öte yandan; hastalığı nedeniyle Adli Tıp Kurumundan rapor bekleyen ya da tek başına öz bakım becerisini yapamayan ve başkasının bakımına muhtaç olan hasta tutuklu ve hükümlülerin barındırılması, rehabilite ve tedavilerini sağlamak amacıyla Metris ve Elazığ R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumları ile Menemen R Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu faaliyete geçirilmiştir.
D) Akıllı Teknolojilerin Ceza İnfaz Kurumlarına Entegrasyonu Projesi (ACEP) kapsamında e-doktor görüntülü muayene işlemleri Adalet Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve
Türk Telekom iş birliği ile yürütülen çalışmalar sonucunda aktif olarak kullanılmaya başlanmıştır.
E-doktor uygulamasıyla; ceza infaz kurumlarındaki sağlık hizmetlerinin teknolojik gelişmelerden faydalanılarak geliştirilmesi, hükümlü ve tutukluların sağlık hakkına erişiminin hızlandırılması, ceza infaz kurumlarındaki sağlık uygulamalarına ilişkin memnuniyetin artırılması amaçlanmıştır.
I- A) Hükümlü ve tutuklu mevcudunda yaşanmakta olan artışın, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunundaki temel ceza sürelerinin mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanununa göre daha yüksek olması, bununla birlikte 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun gereğince şartlı tahliye oranının yükseltilmesi, zaman içinde yeni suç tiplerinin ortaya çıkması, suç ve suçlu ile mücadelede gelişen teknolojinin kullanılması ile olayların aydınlatılmasında en ileri teknolojik imkânlara sahip modern kriminal laboratuvarların kurulmuş olması ve bunun sonucunda suçların faillerinin daha kolay yakalanabilmesi, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminin (UYAP) hayata geçirilmesiyle adli birimlerin elektronik ağlarla birbirine bağlanması ve UYAP'la uyumlu olarak geliştirilen Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemiyle (SEGBİS) adliyelerde ve
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden ©€4€*/71T - l1DvySCO - IILOhMI - v8-EOY- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü cezaevlerinde uzaktan ifade alınabilmesine imkân sağlanarak yargılamaların hızlandırılması, istinaf mahkemelerinin devreye girmesi ile kararların kesinleşme sürelerinin kısalması ve infaz aşamasına çabuk geçilmesi, yargı mercilerinde ihtiyaç duyulan insan kaynağı sorununun da çözülmüş olması gibi nedenlere dayandığı değerlendirilmektedir.
B) Mahpuslara Muameleye Dair Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kuralları ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Ceza İnfaz Alanındaki Tavsiye Kararlarında belirtilmiş olan minimum ceza infaz kurumu standartları dikkate alınarak, 2000 yılından itibaren ceza infaz sistemimizde reform niteliğinde çalışmalar yapılmaktadır. Özellikle ceza infaz kurumlarının fiziki yapısı ve hükümlü rehabilitasyonu alanında çağdaş standartlar yakalanmıştır. Bu çerçevede, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi tarafından ortaya konulan minimum ceza infaz kurumu standartlarına uygun nitelikte kurumların inşa edilerek hizmete açılması; fiziki olarak ekonomik ömrünü dolduran ve yeterli eğitim ve iyileştirme çalışmalarına elverişli durumda bulunmayan kurumların da kapatılması öngörülmüştür.
IV- Bakanlığımız kayıtlarının incelenmesinden; Ülkemizdeki ceza infaz kurumlarında tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü anlaşılmıştır.
Yılmaz TUNÇ Bakan
YAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden €4e$/7T - 1DvySCO - IILOhMI - v84EoY- ileerişebilirsin
Yılmaz TUNÇBakan