İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/33954 GEÇ CEVAPLANDI · 95 GÜN

Eğirdir Gölü'nün ekosistemine ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 95 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat KURUM tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ıncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Eğirdir Gölü, Türkiye'nin en önemli tatlı su kaynaklarından biri olup yalnızca Isparta ve çevresi için değil, ülke genelindeki su politikaları, tarımsal faaliyetler, ekoturizm ve biyoçeşitlilik açısından stratejik değere sahiptir. Bu göl aynı zamanda Doğa Derneği, WWE, TEMA Vakfı gibi kurumlarca "korunması gereken öncelikli sulak alan" olarak tanımlanmıştır.

Son yıllarda gölde su seviyesi hızla düşmekte, kıyı ekosistemleri ciddi şekilde daralmaktadır. Bu süreçte, Altınkum mevkii başta olmak üzere göl kıyısındaki sazlık alanların kasten yakıldığı, iş makineleriyle tahrip edildiği ve yeniden büyüyen sazlıklara kimyasal ot öldürücüler uygulandığı iddiaları kamuoyunun dikkatini çekmiştir. Gerek yerel basına yansıyan haberler gerekse Dr. Erol Kesici gibi uzmanların saha gözlemleri, bu müdahalelerin göldeki tüm canlı yaşamını, besin zincirini, su kalitesini ve karbon yutak alanlarını geri dönüşü olmayan şekilde etkilediğini ortaya koymaktadır.

Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Sazlıklar sadece kuşlar için değil; balıklar, kurbağalar, böcekler, omurgasızlar, mikroorganizmalar ve kıyı bitki örtüsü için de hayati önem taşımaktadır. Ayrıca, bu alanlar karbon yutakları olarak görev yapmakta, iklim değişikliğiyle mücadelede doğal adaptasyon mekanizmaları sunmaktadır. Kesilmeleri ya da yakılmaları, bu rolleri ortadan kaldırmakta ve karbon salımını artırmaktadır.

Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği (2017) açık biçimde bu tür uygulamaları yasaklamaktadır. Yönetmeliğin 11. maddesine göre, "sulak alanlarda saz ve benzeri su bitkilerinin biçme, kesme, sökme, yakma gibi yollarla tahrip edilmesi" kesin biçimde yasaktır. Adres: Halkla İlişkiler Binası 3. Kat E-308 Çankaya / ANKARA

Ancak söz konusu uygulamaların hiçbir yasal istisna prosedürüne dayandırılmadığı görülmektedir.

Ayrıca, bölgedeki vatandaşların kıyı balıkçılığı, küçük ölçekli tarım, turizm ve doğa sporları gibi alanlarda geçim kaynaklarının zarar görmesiyle birlikte, ekolojik tahribat sosyoekonomik eşitsizlikleri de artırmaktadır. Mevcut durum, iklim krizi bağlamında kıyı ve iç su kaynaklarının korunmasına ilişkin ulusal stratejilerle de çelişmektedir.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Eğirdir Gölü'nün Altınkum mevkiinde gerçekleşen sazlık tahribatına ilişkin Bakanlığınızca yürütülmüş herhangi bir denetim, soruşturma veya resmi inceleme var mıdır?

  2. Bu uygulamaların gerçekleştirilmesinde hangi kamu veya özel kurumların rolü olmuştur? Belediye, il özel idaresi ya da DSİ gibi kurumların bu uygulamalardaki sorumluluk düzeyi nedir?

  3. Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği'nin 11. maddesine aykırı şekilde gerçekleştirilen müdahaleler hakkında herhangi bir cezai, idari veya disiplin süreci başlatılmış mıdır?

  4. İş makineleriyle yapılan müdahaleler sırasında herhangi bir ÇED (Çevresel Etki Değerlendirme) raporu düzenlenmiş midir? Varsa içeriği kamuoyuyla paylaşılmış mıdır?

  5. Kesilen sazlıkların karbon yutak kapasitesi, habitat çeşitliliği ve su filtrasyon işlevi açısından ekolojik ve iklimsel değeri hesaplanmış mıdır?

  6. Ot öldürücü kimyasalların kullanımı sonrası toprak, su ve hava kalitesine dair biyokimyasal analizler yapılmış mıdır? Sonuçlar kamuoyuyla paylaşılmış mıdır?

  7. Dr. Erol Kesici ve benzeri uzmanların uyarıları dikkate alınarak bağımsız ekolojik etki değerlendirme raporu hazırlanması düşünülmekte midir?

  8. Bölgedeki sazlıkların yeniden canlanması ve habitatların toparlanması için Bakanlığınızca yürürlüğe konmuş herhangi bir ekolojik restorasyon veya rehabilitasyon planı var mıdır?

    €-posta; mehmetemin.ekmen(ıbmm.govü Adres: Halkla Tlişkiler Binası 3. Kat E-308 Çankaya / ANKARA çi pa 3395

  9. Eğirdir Gölü'nde dron destekli izleme, uydu görüntüleriyle denetim, biyolojik çeşitlilik izleme istasyonları gibi bilimsel yöntemlerin kullanılması için planlanan çalışmalar var mıdır?

  10. Gölün korunmasına yönelik yerel halk, STK'lar ve üniversitelerle ortak yürütülen projeler bulunmakta mıdır? Bu tür katılımcı koruma mekanizmaları geliştirilecek midir? €-posta; mehmetemin.ekmen(ıbmm.gov.tr Adres: Halkla İlişkiler Binası 3. Kat E-308 Çankaya / ANKARA

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Murat Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ·

İLİŞKİN SORULAR VE CEVABI

SORULAR

Eğirdir Gölü, Türkiye'nin en önemli tatlı su kaynaklarından biri olup yalnızca Isparta ve çevresi için değil, ülke genelindeki su politikaları, tarımsal faaliyetler, ekoturizm ve biyoçeşitlilik açısından stratejik değere sahiptir. Bu göl aynı zamanda Doğa Derneği, WWF, TEMA Vakfı gibi kurumlarca "korunması gereken öncelikli sulak alan" olarak tanımlanmıştır.

Son yıllarda gölde su seviyesi hızla düşmekte, kıyı ekosistemleri ciddi şekilde daralmaktadır. Bu süreçte, Altınkum mevkii başta olmak üzere göl kıyısındaki sazlık alanların kasten yakıldığı, iş makineleriyle tahrip edildiği ve yeniden büyüyen sazlıklara kimyasal ot öldürücüler uygulandığı iddiaları kamuoyunun dikkatini çekmiştir. Gerek yerel basına yansıyan haberler gerekse Dr. Erol Kesici gibi uzmanların saha gözlemleri, bu müdahalelerin göldeki tüm canlı yaşamım, besin zincirini, su kalitesini ve karbon yutak alanlarını geri dönüşü olmayan şekilde etkilediğini ortaya koymaktadır. Sazlıklar sadece kuşlar için değil; balıklar, kurbağalar, böcekler, omurgasızlar, mikroorganizmalar ve kıyı bitki örtüsü için de hayati önem taşımaktadır. Ayrıca, bu alanlar karbon yutakları olarak görev yapmakta, iklim değişikliğiyle mücadelede doğal adaptasyon mekanizmaları sunmaktadır. Kesilmeleri ya da yakılmaları, bu rolleri ortadan kaldırmakta ve karbon şahmını artırmaktadır.

Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği (2017) açık biçimde bu tür uygulamaları yasaklamaktadır. Yönetmeliğin 11. maddesine göre, "sulak alanlarda saz ve benzeri su bitkilerinin biçme, kesme, sökme, yakma gibi yollarla tahrip edilmesi" kesin biçimde yasaktır.

Ancak söz konusu uygulamaların hiçbir yasal istisna prosedürüne dayandırılmadığı görülmektedir.

Ayrıca, bölgedeki vatandaşların kıyı balıkçılığı, küçük ölçekli tarım, turizm ve doğa sporları gibi alanlarda geçim kaynaklarının zarar görmesiyle birlikte, ekolojik tahribat sosyoekonomik eşitsizlikleri de artırmaktadır. Mevcut durum, iklim krizi bağlamında kıyı ve iç su kaynaklarının Ç korunmasına ilişkin ulusal stratejilerle de çelişmektedir.

Bu bağlamda;

1. Eğirdir Gölü'nün Altınkum mevkiinde gerçekleşen sazlık tahribatına ilişkin Bakanlığınızca yürütülmüş herhangi bir denetim, soruşturma veya resmi inceleme var mıdır?

2. Bu uygulamaların gerçekleştirilmesinde hangi kamu veya özel kurumların rolü olmuştur? Belediye, il özel idaresi ya da DSİ gibi kurumların bu uygulamalardaki sorumluluk düzeyi nedir?

3. Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği'nin 11. maddesine aykırı şekilde gerçekleştirilen müdahaleler hakkında herhangi bir cezai, idari veya disiplin süreci başlatılmış mıdır?

4. İş makineleriyle yapılan müdahaleler sırasında herhangi bir ÇED (Çevresel Etki Değerlendirme) raporu düzenlenmiş midir? Varsa içeriği kamuoyuyla paylaşılmış mıdır?

5. Kesilen sazlıkların karbon yutak kapasitesi, habitat çeşitliliği ve su filtrasyon işlevi açısından ekolojik ve iklimsel değeri hesaplanmış mıdır?

6. Ot öldürücü kimyasalların kullanımı sonrası toprak, su ve hava kalitesine dair biyokimyasal analizler yapılmış mıdır? Sonuçlar kamuoyuyla paylaşılmış mıdır?

7. Dr. Erol Kesici ve benzeri uzmanların uyarıları dikkate alınarak bağımsız ekolojik etki değerlendirme raporu hazırlanması düşünülmekte midir?

8. Bölgedeki sazlıkların yeniden canlanması ve habitatların toparlanması için Bakanlığınızca yürürlüğe konmuş herhangi bir ekolojik restorasyon veya rehabilitasyon planı var mıdır?

9. Eğirdir Gölü'nde dron destekli izleme, uydu görüntüleriyle denetim, biyolojik çeşitlilik izleme istasyonları gibi bilimsel yöntemlerin kullanılması için planlanan çalışmalar var mıdır?

10. Gölün korunmasına yönelik yerel halk, STK'lar ve üniversitelerle ortak yürütülen projeler bulunmakta mıdır? Bu tür katılımcı koruma mekanizmaları geliştirilecek midir?

CEVAP

Eğirdir Gölü Acil Eylem Planı çalışmaları doğrultusunda alanda rüsubat temizliği, Eğirdir Limaniçi ve çevresinde özel amfibik araç ve ekipmanlar sucul bitki ve alg temizliği, Eğirdir gölü ekolojik etki değerlendirme raporu, Eğirdir gölü dip çamuru fizibilite raporu gibi göl ve çevresi için önem arz eden birçok faaliyet başarıyla yürütülerek tamamlanmıştır. Eğirdir Gölü Dip Çamuru temizliği için ilgili kurumlarla istişareler ve ödenek temini çalışmaları devam etmektedir. Bakanlığımız; Isparta Valiliği, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile düzenli irtibat halinde olup göl ile ilgili mevcut ve gelişmesi muhtemel olumsuz durumları takip etmekte, Bakanlığımız sorumluluk alanlarına dair yapılması gerekli çalışmalar doğrultusunda gerekli planlamaları yapmaktadır.

Bakanlığımızca yürütülen çalışmalar bölgede çalışmaları bulunan bölge üniversitelerinde görevli bilim insanlarının yürütücülüğünde yürütülmektedir. Bu kapsamda Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi ve taşra birimlerimizle gerekli koordinasyon sağlanmaktadır.

Eğirdir Gölü kenarında Tarım ve Orman Bakanlığı Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü bulunmakta olup alanda düzenli olarak iklim, su kalitesi vb. verileri takip etmektedir. Bakanlığımız ise göl için alınması gerekli öncelikli tedbirleri belirlemiş ve bu çalışmaları eylem planı doğrultusunda tamamlamıştır. Bu çalışmalarda drone ve su altı görüntüleri temin edilmiştir. Yerelde bulunan birimlerle birlikte su seviyesi ve muhtemel diğer faaliyetlere ilişkin uydu ve drone görüntüleri gerekli durumlarda temin edilmekte özellikle göl su seviyesine ilişkin durum izlenmektedir.

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir