Çocuk ve genç intihar oranlarında yaşanan artışa ilişkin
Kaynak göster
Beritan Güneş Altın (DEM Parti), 23 Eylül 2025 tarihinde 7/34133 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 83 gün sonra, 15 Aralık 2025).
Beritan Güneş Altın (DEM Parti, Mardin). “Çocuk ve genç intihar oranlarında yaşanan artışa ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/34133, 23 Eylül 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-34133-cocuk-ve-genc-intihar-oranlarinda-yasanan-artisa-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/d7e1762f-69d0-4797-8fca-01997aac5c0d
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 83 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 96'ncı maddeleri gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Yaygın kabul olarak bireysel hikayelere indirgenmeye çalışılsa da intihar olgusu, bireylerin yaşamlarının sonlanma biçiminin de, içerisinde yer aldıkları toplum hakkında, kimi tespitlere kapı araladığı için sosyolojik olgulardır. İntiharların yoğunlaştığı yaş grupları, cinsiyetler, seneler, kentler, ilgili toplumun sosyolojik, ekonomik, kültürel ve politik kimi özeliklerinin/sorunlarının analizinde ciddi katkılar sağlamaktadır.
Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre, dünyada her yıl en az 720 bin kişi intihar kaynaklı yaşamını yitirmektedir. 15-29 yaş arasındaki bireylerde intihar, üçüncü en yaygın ölüm nedeni olarak belirtilirken tüm intiharların yüzde 73'ü ise "düşük veya orta gelirli" ülkelerde gerçekleşmektedir.
Gerekçenin tamamını göster (7 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Sosyo Politik Saha Araştırmaları Merkezi'nin 2000-2023 Yılları Arası İntihar Verileri Çalışma Raporu'na göre, Türkiye genelinde, son 24 yılda intihar oranları 2,25 kat artmıştır. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yer alan 23 kente dair ayrıca yapılan incelemeye göre ise bu kentlerde de intihar oranının Türkiye geneliyle paralel biçimde artış gösterdiği ve bölgede intihar oranının 1,99 olduğu belirtilmiştir. Mezkur bölge kentlerinde intiharların en çok karşılaşıldığı yaş grubunun ise 15-19 yaş aralığı olduğu tespiti yapılmıştır.15 yaş altı çocuk intiharlarının diğer yaş gruplarına kıyasla birinci sırayı aldığı tek kentin Diyarbakır olması,
Diyarbakır'ı ise Van'ın takip etmesi bir diğer dikkat çekici bulgudur.
TÜİK'in 2024 ölüm istatistikleri ise son iki yıldır düşüşte olan kaba intihar hızının artmakta olduğunu göstermektedir. Her yüz bin kişide gerçekleşen intihar vaka sayısını ifade eden kaba intihar oranı hızı, 2024 yılında tüm yaş gruplarında 905,22 olurken 15-19 yaş grubunda ise "06,18 olmaktadır. Bu oranın, 2022 yılı hariç olmak üzere 2009"dan beri tespit edilen en yüksek oran olması, intiharın acil olarak çok boyutlu tespitler ve çözümler gerektiren bir toplumsal olgu olduğunu göstermektedir.
2000-2023 yılları arasında, Urfa'da yaşanan intihar vakaları ise 2,71 kat artarak ülke ortalamasının üstünde seyretmiştir. Urfa'da intihar vakalarının en çok görüldüğü yaş grubunun ise 300 vaka ile 15-19 yaş aralığında olduğu tespiti yapılmıştır.
Şanlıurfa ili Siverek ilçesinde, özellikle Akyurt(Metk&) Mahallesi ve çevresindeki köylerde, son on ayda en küçüğü 14 yaşında olmak üzere ll çocuk ve gencin intihar ettiği belirtilmektedir. Bu sayının yalnızca basına yansıyan vakalardan ibaret olduğu hesaba katıldığında gerçek sayıların belirtilenin çok daha üstünde olduğu tahmini rahatlıkla yapılabilecektir. Toplumsal bir alarm niteliği taşıyan bu tablo, Urfa'da ve bölgenin/ülkenin birçok kentinde çocuklar ve gençler için gerekli olan özgün politikaların yerine getirilmesi zorunluluğunu bir kez daha hatırlatmaktadır.
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi, taraf devletlere çocukları ilgilendiren tüm alanlarda "çocuğun üstün yararı ilkesi" ile hareket edilmesi yükümlülüğünü vermektedir. Buna karşın çocukların karşı karşıya bırakıldıkları anadilinde eğitime erişememe, işçileştirme, yoksulluk, yoksunluk gibi temel sorun alanlarında yapısal çözümler üretilmemesi, bir boyutta yukarıda zikredilen intihar vakalarının artmasına hizmet etmektedir. Psiko-sosyal destek mekanizmalarının yokluğu veya eksikliği de mevcut tablonun ortaya çıkışında bir diğer etkendir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Çocuk ve genç intiharlarının artış nedenlerine dair Bakanlığınızca yapılmış bir araştırma var mıdır? Varsa bulguları nelerdir?
Çocuk ve genç intiharlarını önlemeye yönelik Bakanlığınız bünyesinde yürütülen özel bir eylem planı bulunmakta mıdır?
Çocuklara yönelik psiko-sosyal destek hizmetlerinin ülke genelinde mevcut kapasitesi nedir? Bu hizmetlerden kaç çocuk yararlanmaktadır?
Çocukların anadilinde eğitime erişememesinin, yoksulluk ve işçileştirme gibi faktörlerin çocuk intiharlarıyla ilişkisini inceleyen herhangi bir çalışmanız var mıdır?
Son bir yıl içerisinde il ve ilçe bazında ayrı ayrı olmak üzere intihar eden çocuk ve genç sayısı kaçtır? Bakanlığınızca bu veriler, yaş grupları, cinsiyet, intihar yöntemi ve yerleşim türü (kırsal/kentsel) bazında detaylandırılarak paylaşılacak mıdır?
Sononayda yalnızca Siverek ilçesine bağlı köylerde en az 11 çocuk ve gencin intihar ettiği iddiası doğru mudur? Bu vakalara dair Bakanlığınızca herhangi bir inceleme yapılmış mıdır?
Siverek'te intihar eden çocuk ve gençlerin ailelerine psiko-sosyal destek sağlanmış mıdır?
Sağlandıysa kaç aile bu destekten yararlanmıştır?
Urfa'da intihar oranlarının ülke ortalamasının üstünde seyretmesine dair Bakanlığınızın öngördüğü yapısal önlemler nelerdir?
Siverek ve çevresinde çocuklara yönelik psiko-sosyal destek hizmetleri için kaç uzman
(psikolog, sosyal hizmet uzmanı, çocuk gelişim uzmanı) görevlendirilmiştir?
Çocuk intiharlarının önlenmesi amacıyla Siverek'te yeni psiko-sosyal destek merkezleri açılması yönünde bir planınız bulunmakta mıdır?
Son yıllarda özellikle kırsal bölgelerde artış gösteren çocuk intiharları için ülke genelinde bir eylem planı hazırlığınız mevcut mudur?
BM Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin "çocuğun üstün yararı" ilkesi doğrultusunda, çocuk intiharlarını önlemek üzere hangi adımlar atılmıştır?
Çocukların eğitime erişimi, psiko-sosyal destek ve yoksullukla mücadele alanlarında özel politikalar geliştirme gibi bir planınız var mıdır?
Çocuk yoksulluğunun ve çocukların işçileştirilmesinin çocuk intiharlarıyla ilişkisine dair özel bir çalışma tarafınızca yürütülmekte midir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·
İlgi (o : 06.10.2025 tarihli ve 1710225 sayılı yazınız.
İlgi yazı ekinde alınan ve Bakanlığımıza yöneltilen 7/34133, 7/34134 ve 7/34135 Esas Numaralı yazılı soru önergelerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.
Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan
Mardin Milletvekili Beritan GÜNEŞ ALTIN" a ait 7/34133, Şanlıurfa Milletvekili Ferit ŞENYAŞAR"a ait 7/34134 ve Şanlıurfa Milletvekili Mithat SANCAR" a ait 7/34135 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergelerine İlişkin Cevap Metni
Bakanlığımız ülkemizdeki tüm çocukların korunmasını, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasını amaçlamakta, çocukların ve gençlerin sağlıklı gelişimini temin etmek ve tüm risklere (ihmal, istismar, taciz, şiddet vb.) karşı bilinçli ve duyarlı nesiller yetiştirmek üzere koruyucu, önleyici ve destekleyici çalışmalar yapmaktadır. Bu çalışmalar çocuğun üstün yararı ilkesi çerçevesinde yürütülmektedir.
Bakanlığımızca çocuğa yönelik her türlü istismarla etkin mücadele edilmektedir. Hiçbir çocuğun istismara uğramaması için çalışmalarımız devam etmektedir. Çocuğun mağduriyeti ile ilgili Bakanlığımıza intikal eden herhangi bir bilgi veya ihbar anında değerlendirilmekte, çocuk ve ailesi hakkında derhal sosyal inceleme yapılmaktadır.
Yapılan inceleme sonucu çocuk ve aile, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında ihtiyaç duyduğu koruyucu ve destekleyici tedbirler (eğitim, sağlık, danışmanlık, bakım ve barınma tedbirleri) çerçevesinde desteklenmektedir.
Adli süreç yakından takip edilmekte ve davaya müdahil olunmaktadır.
"2023-2028 Türkiye Çocuk Hakları Strateji Belgesi ve Eylem Planı "nda yer alan "Çocuk Dostu Adalet Stratejik Amacı" altında 1 ve "Aileye ve Çocuğa Yönelik Koruma ve Destek Hizmetleri Stratejik Amacı" altında toplam 3 alt faaliyet ile çocukların her türlü ihmal ve istismardan korunmasına yönelik çalışmalar koordine edilmektedir.
Eylem planında yer verilen faaliyetler kurumlar arası iş birliği ile yürütülmektedir.
Bakanlığımızca çocukların ihmal ve istismardan korunmasına yönelik hizmetler; e Koruyucu ve önleyici hizmetler, e İkincil örselenmeyi önlemeye yönelik hizmetler, e Müdahale ve rehabilitasyon hizmetlerini kapsamaktadır.
Koruyucu ve önleyici hizmetler bağlamında yapılan çalışmalar; e Bakanlığımızca her ilde Çocuklar Güvende Ekipleri oluşturulmuş ve ekipler aracılığıyla risk altındaki çocuklara yönelik tespit, yönlendirme ve izleme faaliyetleri gerçekleştirilmektedir. Çocuklar Güvende Ekipleri aracılığıyla farklı risk gruplarındaki çocukları korumaya yönelik tespit ve müdahale çalışmalarının yanı sıra izleme faaliyetlerini yürütmektedir. Yapılan alan taramaları neticesinde çocuk ve ailenin uygun sosyal hizmet modeline veya destek ve yardımlara yönlendirilmesi sağlanmaktadır.
" Ailelerde çocuk ile ilgili farkındalık oluşturmak, çocuklara okul dışı zamanlarını kaliteli ve verimli kullanabilecekleri ortam ve imkânları sunmak amacıyla "Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) Hizmetinin Etkinliğinin Artırılması (Okul Destek) Projesi" uygulamaya konmuştur. Proje kapsamında SED Hizmetinden yararlanan çocuklar için akademik, sosyal, kültürel ve sportif etkinlikler düzenlenmektedir.
" Bakanlığımızca "Çocukların Dijital Risklerden Korunmasında Ebeveyn Rehberi", "Siber Suçlar ve Siber Zorbalıklardan Korunma Rehberi" hazırlanmış ve Bakanlığımız internet sitesinde yayınlanmıştır. e" Çocukların dijital ortamlar üzerinden karşılaşabilecekleri risklerin tespit edilmesi ve önleyici çalışmalar yapılması amacıyla Bakanlığımız bünyesinde "Sosyal Medya Çalışma Grubu" oluşturulmuştur. Sosyal Medya Çalışma Grubu; çocukların gelişimlerini olumsuz yönde etkileyecek ve çocukların ihmal, istismara maruz kalabileceği internet ortamında yer alan içeriklere paydaş kurumlar olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile iş birliği içerisinde müdahale etmektedir. Çalışma grubu, aynı zamanda sorunun yaşandığı ildeki İl Müdürlükleri ile irtibat kurarak mağdur çocuklara ve ailelerine sosyal ve psikolojik destek verilmesini de sağlamaktadır.
Çocukları, ebeveynleri, çocuk alanında ya da çocuklarla çalışanları ve toplumu bilgilendirmek, bahsi geçen gruplarla iletişim kurulmasını ve farkındalık kazanımını sağlamak amacıyla Çocuk İçin Dost Uygulamalar (DUY) isimli bir internet sitesi oluşturulmuştur. DUY internet sitesi ile çocukların sağlıklı gelişimlerini destekleyici içerikler üretilip paylaşılması sağlanmakta; yazılı, görsel, işitsel ve dijital yayınlarda yer alan ve çocuklar açısından zararlı olabilecek içeriklerin Bakanlığımız bünyesinde oluşturulan platformlara (duy.aile.gov.ir'ye ve 0530 918 11 17 numaralı ihbar hattına WhatsApp ve Bip üzerinden yapılacak ihbarlar) bildirilmesi, uzmanlarca incelenmesi ve bahse konu uygunsuz içeriklere ilişkin gerekli oçalışmanın yapılabilmesi amaçlanmaktadır.
11. ve 12. Kalkınma Planı ile 2022, 2023, 2024 ve 2025 Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programında yer alan "Erken çocukluk döneminden başlamak üzere çocuklara ihmal, istismar ve şiddet konularında farkındalık eğitimleri verilecek, çocukların yaşam becerileri güçlendirilecektir. " tedbiri doğrultusunda Genel Müdürlüğümüz tarafından 0- 18 yaş aralığındaki çocukların ihmal, istismar ve şiddetten korunması, iyilik hallerinin arttırılması, sağlıklı gelişimlerinin desteklenmesi amacıyla "Çocukların Yaşam Becerilerinin Güçlendirilmesi ve Geliştirilmesine Yönelik Farkındalık Eğitim Programı" hazırlanmaktadır. Eğitim programının ilk aşaması olarak 0-6 yaş aralığındaki çocukların ebeveyn/bakım verenlerine yönelik modüller tamamlanmıştır. Program; "İhmal ve İstismarın Önlenmesi- Ebeveyn İçin Temel Bilgiler ", "Ebeveynlik", "Gelişim", "Duyarlı Bakım", "Pozitif Disiplin", "Günlük Rutinler", Dijital Ebeveynlik", "Etkileşimli Rutinler: Oyun Oynama ve Kitap Okuma" başlıklı modüllerden oluşmaktadır. Programın 7-18 yaş grubu çocuklara ve ebeveynlerine yönelik modüllerinin geliştirilmesine ilişkin çalışmalar başlatılmış olup ilgili modüllerde ihmal ve istismarın önlenmesi, bağımlılık ve önlenmesi, akran zorbalığı, iletişim vb. konular da programa dahil edilecektir.
5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında her ilde Vali başkanlığında Çocuk Koruma İl Koordinasyonları periyodik olarak toplanarak çocukları bekleyen riskler ve bu risklerin önlenmesine ilişkin tedbirler konusunda çalışmalar yürütmektedir.
İkincil örselenmelerinin önlenmesine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında; Çocukların ikincil örselenmesini engellemek için değerlendirme çerçeve rehberi oluşturulmuş ve yaygınlaştırma eğitimleri verilmiştir.
İstismara uğrayan ya da uğradığı düşünülen çocukların ikincil örselenmeleri önlemek amacıyla adli görüşmeleri ile adli ve psikiyatrik muayenelerinin yapıldığı, sosyal gereksinimlerinin karşılandığı Sağlık Bakanlığına bağlı Çocuk İzlem Merkezi (ÇİM) kurulmuştur. Çocuk İzlem Merkezlerinde Bakanlığımızda görevli sosyal çalışma görevlisi görevlendirilmiştir. e Çocuk ağır ceza mahkemesi, çocuk mahkemesi, Cumhuriyet başsavcılığı çocuk bürosu ve adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerinin Adalet Bakanlığı çatısı altında bir arada yapılandırılması suretiyle Çocuk Adalet Merkezi (ÇAM) kurulmuştur. Bahse konu merkez ile çocuklara yönelik tüm adli işlemlerin bu merkezde çocuk dostu usuller uygulanarak yerine getirilmesi amaçlanmaktadır.
Müdahale ve Rehabilitasyon hizmetlerine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında;
Mağduriyeti sebebiyle bakım tedbiri kararı verilen çocuklarımıza korunma, bakım ve psikososyal destek hizmeti vermek üzere Çocuk Evleri Sitelerimiz ihtisaslaştırılmıştır.
İhtisas kuruluşlar çocukların temel gereksinimlerini karşılamak; fiziksel, duygusal, psikolojik ve sosyal ihtiyaçlarını belirleyerek gerekli müdahaleleri gerçekleştirmek, uygun ise aile ve yakın çevrelerine dönmelerini veya diğer sosyal hizmet modellerine hazır hale gelmelerini sağlamak üzere hizmet vermektedir.
İhtisas kuruluşlarında koruma ve bakım altında bulunan çocuklar ve aileleri psikososyal destek programına dâhil edilmektedir. Anka Çocuk Destek Programı ile çocukların bireysel farklılıkları ve ihtiyaçları dikkate alınarak olumsuz yaşam deneyimlerinden kaynaklanan travmanın en aza indirilmesi, olumlu tutum ve davranış değişikliği oluşturulması hedeflenmektedir.
Çok yönlü yaklaşım ve müdahaleyi amaçlayan Anka Çocuk Destek Programı; Bireysel İhtiyaç ve Risk Değerlendirme Formu (BİRDEF), Destekleyici Ortam Bileşenleri, Grup Çalışmaları, Bireysel Danışmanlık, Aile Çalışmaları, Destekleyici Personel İçin Yaklaşım İlkeleri, Krize Müdahalede Kurumsal Yaklaşım bileşenlerinden oluşmaktadır.
" Bireysel danışmanlık çalışmalarında; evden kaçma, kendine zarar verme davranışı, intihar, istismar mağduru, kriz yönetimi, krize müdahale ve travma modülleri uygulanmaktadır.
"e Grupçalışmaları ise kişisel gelişim, sağlıklı yaşam, duygusal düzenleme, kişilik gelişimi ve bağımlılık olmak üzere 5 bölüm ve 78 oturumdan oluşmaktadır. Her bir oturumun 45dk sürmektedir. Kişilik gelişimi ve sağlıklı yaşam modülleri tüm çocuklara uygulanırken, suça sürüklenme, istismar mağduru olma, madde bağımlılığı, öfke kontrolü, dürtü bozukluğu vb. durumlara göre uygulanan modüller çocukların bireysel farklılıkları ve ihtiyaçları dikkate alınarak uygulanmaktadır.
" dile ile çalışmada öncelikle ailenin çocuğun güvenliğini tehlikeye atacak bir eylemde bulunma riski bulunup bulunmadığı değerlendirilmektedir. Çocuğun ailesi ile görüşme yapılmasına engel bir durum olmaması halinde ailenin de katılımı sağlanarak sözleşme yapılmaktadır. Rehabilitasyon süreci boyunca çocukla yürütülen çalışmaların yanı sıra çocukların ebeveynleri ya da bakım verenleri ile de mesleki görüşmeler ve yönlendirmeler yapılmaktadır. Program kapsamında; ailelere, çocuk aile ilişkisinin güçlendirilmesi, etkin ebeveynlik becerileri, suça sürüklenen, madde bağımlısı ve istismar mağduru çocuğa yaklaşım konularında bireysel danışmanlık yapılmaktadır.
Bunlarla birlikte, intihar girişimleri ve intihar vakaları konusunda Bakanlığımızca diğer bakanlık, üniversiteler ve ilgili kurumlar ile iş birliği yapılmaktadır. Bu çalışmalar kapsamında intiharların nedenleri, risk faktörleri ve alınması gereken tedbirler değerlendirilmektedir. İntihar vakalarını önlenmek amacıyla Bakanlığımızca ailelere ve vatandaşlarımıza yönelik olarak danışmanlık hizmetleri ve aile ziyaretleri de gerçekleştirilmektedir. Söz konusu hizmetler ailelerin sağlık hizmetlerinden etkin faydalanabilmelerinin sağlanması, karşılaşabilecekleri riskler konusunda farkındalıklarının artırılması ve desteklenmeleri amacıyla yürütülmektedir. Ayrıca, İl Müdürlüklerimiz ve Sosyal Hizmet Merkezlerimiz aracılığıyla hastaneler ile iletişim kurarak psikososyal destek sunulmakta, intihar oranlarının yüksek olduğu illere saha ziyaretleri düzenlenmekte, görev alan personelin farkındalığını artırmak için eğitimler planlanmakta ve sorunlara yönelik çözüm önerileri geliştirilmektedir.
Diğer taraftan, Bakanlığımızca Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma (SYD) Vakıfları aracılığıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza yönelik başta 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu olmak üzere 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ve diğer mevzuat hükümleri doğrultusunda sosyal yardım programları yürütülmektedir. Yürütülmekte olan sosyal yardım programları düzenli ve süreli nitelikte olmak üzere aile yardımları, barınma ve gıda yardımları, engelli ve yaşlı yardımları, sağlık yardımları, eğitim yardımları ve proje destekleri olarak sınıflandırılmaktadır.
Bakanlığımız yoksulluğun önüne geçebilmek ve sağlıklı nesillerin yetişmesine katkı verebilmek için özellikle çocukları destekler nitelikte yardım programlarına önem vermektedir. Bu nedenle ihtiyaç sahibi hanelerimiz çeşitli hane bazlı sosyal yardımlarla desteklenmektedir. Bu çerçevede doğrudan çocuklarımızı destekler nitelikte olan Şartlı Nakit Transferleri, Öksüz ve Yetim Yardımı, Asker Çocuğu Yardımı, Engelli Yakını Aylığı, Doğum ve Çoklu Doğum Yardım programları gibi düzenli yardım programları yürütülmektedir.
Bununla birlikte yoksulluk döngüsünden çıkarmak amacıyla özel önem verilen eğitim yardımları kapsamında aktarılan tutarlar sosyal yardım harcamalarının önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Bu kapsamda eğitim materyali, ücretsiz ders kitabı, engelli öğrencilerin ücretsiz taşınması, öğrenci barınma, taşıma ve yemek yardımı, öğrencilerin ulaşım giderlerine yönelik yardımlar ve öğle yemeği yardımı gibi pek çok yardım programı ile de çocuklarımız desteklenmektedir.
Öte yandan çocuklu hanelerimize çocuklara yönelik yardımlara ek olarak; yardım özelinde belirlenen şartları sağlamaları halinde Gıda Yardımı, Barınma Yardımı, Elektrik Tüketim Desteği ve Yakacak Yardımı gibi diğer yardımlar ile bütüncül bir yaklaşım benimsenerek ihtiyaçlı yönlerinden desteklenmektedir.
Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan