Diyanet İşleri Başkanlığınca yayınlanan cuma hutbelerindeki bazı ifadelere ilişkin
Kaynak göster
Özgül Saki (DEM Parti), 22 Eylül 2025 tarihinde 7/34214 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Özgül Saki (DEM Parti, İstanbul). “Diyanet İşleri Başkanlığınca yayınlanan cuma hutbelerindeki bazı ifadelere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/34214, 22 Eylül 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-34214-diyanet-isleri-baskanliginca-yayinlanan-cuma-hutbelerindeki-bazi-ifadelere-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/03b3430c-6c1a-436b-9d50-019976683f87
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 388 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır), TBM HALKLARIN EŞİTLİK VE DENOKRASİ PARTİSİ GRUP BAŞKANLIĞI
Aşağıda belirtilen soruların Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98. ve TBMM
Gerekçenin tamamını göster (8 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
İçtüzüğü 'nün 96. ve 99. Maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Özgül Saki ae İstanbul Milletvekili
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın son haftalarda ardı ardına yayımladığı hutbelerde, kadınların kılık-kıyafetine müdahale edilmiş, kadınların mirastaki eşitlik hakları "Allah'ın takdir ettiği hakka razı olunması" ifadeleriyle sınırlandırılmış, LGBTİ*lar ve kadınların eşit yurttaşlık mücadeleleri "fıtrata aykırı sapkınlık" olarak damgalanmıştır. Son hutbede ise aile kurumu üzerinden kadınlara yalnızca "annelik, eşlik ve iffet" rollerini dayatan, toplumsal cinsiyet eşitliğini yok sayan, sanatsal ve kültürel üretimleri dahi "çıplaklık ve teşhircilik" olarak
"kriminalize eden ifadeler yer almıştır.
Anayasası'nın 10. maddesi, herkesin kanun önünde eşit olduğunu, kadınlar ve erkeklerin eşit haklara sahip olduğunu açıkça düzenlemektedir. Yine Anayasa'nın 90. maddesi uyarınca, Türkiye'nin taraf olduğu CEDAW (Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi) başta olmak üzere uluslararası insan hakları sözleşmeleri, kanun hükmündedir ve doğrudan uygulanması gerekmektedir. Türk Medeni Kanunu da aile, miras ve kişiler hukukunda,cinsiyet temelli eşitsizliği reddetmektedir.
Bütün bu açık anayasal ve uluslararası yükümlülüklere rağmen, Diyanet hutbelerinin kadınların haklarını hedef alması, şiddeti ve eşitsizliği normalleştirmesi kabul edilemez. Devletin asli görevi, eşit yurttaşlık ilkesini hayata geçirmek, kadınların ve LGBTİ*'ların haklarını korumaktır. Ancak Diyanet'in bu tutumu, Anayasa'ya ve taraf olunan uluslararası sözleşmelere aykırıdır.
Kadınlar, Türkiye'nin her yerinde erkeklere "kadınların mallarını gasp edin" diye sözde dini em ema vaaz veren Diyanet'e karşı suç duyurularında bulunmuştur.
Bu bağlamda;
SORULAR
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kadınların kıyafetlerine, mirastaki haklarına ve toplumsal rollerine ilişkin hutbeleri, Anayasa'nın 10. maddesinde güvence altına alınan eşitlik ilkesine aykırı değil midir?
Diyanet hutbelerinn CEDAW ve Türkiye'nin taraf olduğu diğer uluslararası sözleşmelerdeki "kadınlara karşı ayrımcılığın yasaklanması" hükmüyle açıkça çelişmesi karşısında Bakanlığınız hangi adımları atacaktır?
Kadınların yalnızca "annelik, eşlik ve iffet" rollerine indirgenmesi; LGBTİ* ii yurttaşların "fıtrata aykırı" olarak yaftalanması, nefret söylemi değil midir? Bu konuda herhangi bir soruşturma açılması düşünülmekte midir?
Diyanet hutbelerinde yer alan bu söylemler, Türk Medeni Kanunu'nun eşitlikçi hükümlerini ve kadınların boşanma, nafaka, miras gibi yasal haklarına bir saldırı değil midir?
Kadınların eşitlik ve özgürlük taleplerini "küresel lobilerin oyunu" diye yaftalayan, sanatsal faaliyetleri "teşhircilik" olarak kriminalize eden hutbeler, Anayasa'nın 90. maddesi uyarınca üstün sayılan uluslararası insan hakları normlarına aykırı değil midir?
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bütün sınırları aşarak kadınların temel haklarını hedef alan nefret hutbelerine karşı, Bakanlığınız herhangi bir inceleme başlatacak mıdır?
Türkiye'nin dört bir yanında kadınların yaptıkları suç duyuruları dikkate alınarak açılmış soruşturmalar mevcut mudur?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir