İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/30099 GEÇ CEVAPLANDI · 111 GÜN

Bir gazetecinin sosyal medyada yayımlanan bir videodaki bazı ifadeleri sebebiyle tutuklanmasına ilişkin

Kaynak göster

Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti), 26 Haziran 2025 tarihinde 7/30099 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 111 gün sonra, 15 Ekim 2025).

Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli). “Bir gazetecinin sosyal medyada yayımlanan bir videodaki bazı ifadeleri sebebiyle tutuklanmasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/30099, 26 Haziran 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-30099-bir-gazetecinin-sosyal-medyada-yayimlanan-bir-videodaki-bazi-ifadeleri-sebebiyle-tutuklanm (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/facaf82c-0ec2-4f90-8e02-0197b04691d4

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 111 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğü'nün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Kamuoyunca tanınan gazeteci Fatih Altaylı, kişisel YouTube kanalında 20 Haziran 2025 tarihinde yayınladığı bir videodaki ifadeleri nedeniyle, "Cumhurbaşkanını tehdit" suçlamasıyla 21 Haziran 2025 tarihinde gözaltına alınmış, 22 Haziran'da tutuklanarak cezaevine gönderilmiştir. Altaylı, söz konusu yayında bir kamuoyu araştırmasının sonuçlarını yorumlamış ve tarihsel bir referansla Osmanlı dönemindeki siyasi geleneklere atıfta bulunmuştur. Savunmasında, "Cumhurbaşkanına karşı tehdit kastı taşımadığını, tarihsel bir değerlendirme yaptığını ve sözlerinin bağlamından koparılarak çarpıtıldığını" beyan etmiştir. Gazeteci Altaylı'nın sözlerinin tamamının tarihsel ve yorumlayıcı bir nitelikte olduğu, tehdit kastı içermediği, ifade özgürlüğü sınırlarında kaldığı yönünde çok sayıda hukukçu ve basın özgürlüğü savunucusu değerlendirmede bulunmuştur. Buna rağmen gazetecinin yalnızca sözlü bir yorumdan ötürü TCK 310/2 maddesi uyarınca "Cumhurbaşkanını tehdit" suçlamasıyla tutuklanması, ifade özgürlüğünün ihlali, basın özgürlüğünün kısıtlanması, ve suçun unsurlarının oluşup oluşmadığına dair ciddi soru işaretleri doğurmuştur.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Gazeteci Fatih Altaylı'nın tutuklanmasına gerekçe gösterilen TCK 310/2 maddesinin, "fili saldırı" veya somut tehdit unsuru gerektirdiği dikkate alındığında, yalnızca tarihsel bir yorumun bu madde kapsamında değerlendirilmesi hukuken mümkün müdür?

    TBMM Halkla İlişkiler Binası

  2. Kat,2 Nolu Banko Oda: F214 Bakanlıklar/Ankara

    . Fatih Altaylı'nın açıklamalarında "açık, yakın ve ciddi bir tehdit unsuru" bulunmadığı halde tutuklama kararı verilmiş olması, Türk Ceza Kanunu'nun 13, 26 ve 270. maddeleri çerçevesinde suçun maddi ve manevi unsurları yönünden nasıl değerlendirilmektedir?

    . Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin ifade özgürlüğü ve siyasetçilere yönelik eleştiriler konusunda verdiği emsal kararlara rağmen, Fatih Altaylı'nın tarihsel bir referans içeren açıklamasının "tehdit" sayılması, AİHS'in 10. maddesi ve

    Anayasa'nın 26. maddesi uyarınca açık bir ihlal teşkil etmez mi?

  3. . Emniyet ifadesi, savcılık ve hâkimlik ifadelerinde Altaylı'nın düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gereken açıklamalarına rağmen tutuklanması, gazetecilerin ve yurttaşların siyasi iktidarı eleştirme haklarını baskı altına alma amacı mı taşımaktadır?

    . Türkiyede son 5 yıl içerisinde "Cumhurbaşkanına hakaret" veya

    "Cumhurbaşkanını tehdit" suçlamasıyla açılan soruşturma ve davaların sayısı kaçtır? Bu suçlamayla tutuklanan ve hâlen cezaevinde bulunan kişi sayısı nedir? Bunların kaç tanesi gazetecidir?

  4. . Yargı makamlarının, gazetecilerin ifade özgürlüğünü kısıtlayan bu tür tutumları konusunda Bakanlığınızın herhangi bir inceleme veya denetim mekanizması var mıdır? Bu olay özelinde HSYK'ya ya da ilgili kurullara bir başvuru yapılmış mıdır? . Adalet Bakanlığı, tutuklama gibi ağır bir tedbirin ölçülülük ilkesine uygun şekilde kullanılmasını temin etmek amacıyla hâkim ve savcılara yönelik herhangi bir hizmet içi eğitim ya da rehberlik programı yürütmekte midir?

  5. . Bu tutuklamaya gerekçe olan video kaydının tamamının değil, yalnızca manipüle edilmiş kısa versiyonunun dikkate alınarak karar verildiği iddiaları doğru mudur?

  6. Mahkeme tüm video içeriğini değerlendirmiş midir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1660398 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/30099 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 1Ux2man - cXHmâKZ - w8YCKIJIC - BWs0g4- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1184-4581/6354 Konu : Yazılı soru önergesi 44 45 /2025

Sayın Ömer Faruk GERGERLİOĞLU Kocaeli Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/30099 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

A) "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

B) "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinin birinci fıkrasında, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri; ikinci fıkrasında, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Belirtilen hükümler çerçevesinde, Anayasanın 9 ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilen ara karar, karar ve hükümlerin hukuki dayanakları ile gerekçelerine dair Bakanlığımızda bilgi bulunmadığı gibi, sözü edilen karar ve hükümlerin olağan yargısal denetimi, başvuru usulü ve şartları ilgili kanunlarda gösterilen yargı mercilerine aittir.

II- A) 5275 sayılı Kanunun "Kuruma alınma ve kayıt işlemleri" kenar başlıklı 21. maddesinde hükümlülerin ceza infaz kurumlarına kabulleri esnasında kaydedilecek kişisel bilgilerin gösterildiği; 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin aynı kenar başlıklı 55. maddesinde de benzer bir düzenlemeye yer verilerek beşinci fıkrasının (d) bendinde hükümlülerin meslek ve sanatı olup olmadığı, var ise seviyesinin belirleneceğine dair hükümlere yer verildiği malumlarıdır.

B) Ceza infaz kurumlarına alınan kişilerin mesleğini basın çalışanı olarak beyan etmesi ya da bazı listelerde adının basın çalışanı olarak geçmesi durumunda, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından basın kartı sahibi olup olmadıkları araştırılmaktadır.

H1- Bakanlığımız kayıtlarının incelenmesinden; ceza infaz kurumlarında 31/07/2025 tarihi itibarıyla salt basın faaliyeti dolayısıyla barındırılan herhangi bir hükümlü ve tutuklu

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana hitp://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden vOgkKO0v - V/4YyENd - ipkmr9c - E1tt0Ms ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü olmadığı, soru önergesinde belirtilen diğer hususlarda ise istenilen ayrıntıda bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV- 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan | sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Görev" kenar başlıklı 38. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, adli sicilin tutulmasıyla ilgili hizmetleri yürütmek Bakanlığımız görevleri arasında sayılmaktadır. Bu çerçevede istenilen ayrıntıda bilgi bulunmamakla birlikte; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap, Dördüncü Kısım, Üçüncü Bölümünde düzenlenen "Devletin Egemenlik Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına Karşı Suçlar"a ilişkin Cumhuriyet başsavcılıklarında soruşturma evresinde açılan ve karara bağlanan dosya, şüpheli ve suç sayıları ile ceza mahkemelerinde açılan ve karara bağlanan dosya, sanık ve suç sayılarına ait istatistiklere Bakanlığımız Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün "https://www.adlisicil.adalet.gov.tr" adresli internet sitesinden ulaşılması mümkün olabilecektir.

V- Türkiye Adalet Akademisiyle yapılan yazışmaya verilen 14/07/2025 tarihli cevapta; 6545 sayılı Kanunla kurulan sulh ceza hâkimliklerinin görev ve yetkileri, etkili soruşturma teknikleri, koruma tedbirleri ve sulh ceza hâkimliği işlemleri, sulh ceza hâkimliği uygulamaları, etkili soruşturma ve ifade alma teknikleri konularında uzaktan ve yüz yüze eğitimlerin yanısıra Ceza Adalet Sisteminin Güçlendirilmesi ve Yargı Mensuplarının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi İhlallerinin Önlenmesi Hususunda Kapasitenin Artırılması Projesi kapsamında 19 eğitim, Anayasa Mahkemesinin Temel Haklar Alanındaki Kararlarının Etkili Şekilde Uygulanmasının Desteklenmesi Projesi kapsamında 6 yaygınlaştırma eğitimi gerçekleştirildiği bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

EİD Isi *

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden vOgkKGöv - Vİ*tyENd - ipkmr9c - E14t0M ile erişebilirsin

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 12 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir