6 Şubat 2023 tarihli depremlerden etkilenen illerde verilen sağlık hizmetine ilişkin
Kaynak göster
Özgür Karabat (CHP), 23 Eylül 2025 tarihinde 7/34275 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Sağlık Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Özgür Karabat (CHP, İstanbul). “6 Şubat 2023 tarihli depremlerden etkilenen illerde verilen sağlık hizmetine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/34275, 23 Eylül 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-34275-6-subat-2023-tarihli-depremlerden-etkilenen-illerde-verilen-saglik-hizmetine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/00587233-36a9-45b5-8f7d-01997c164954
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 387 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın T.C. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal MEMİŞOĞLU tarafından yazılı olarak yanıtlanması için gereğini arz ederim.
Özgür KARABAT İstanbul Milletvekili
6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan depremler, Cumhuriyet tarihinin en büyük felaketlerinden biri olmuş, 11 il doğrudan etkilenmiş ve milyonlarca yurttaş evsiz, işsiz ve sağlıksız koşullarda yaşamak zorunda kalmıştır. Aradan iki yılı aşkın süre geçmesine rağmen, deprem bölgesindeki sağlık altyapısında ciddi eksiklikler devam etmektedir.
Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Pek çok ilde kalıcı hastane projeleri gecikmiş, bazıları hâlâ temel atma aşamasında kalmıştır. Yapımı tamamlandığı ifade edilen sağlık kuruluşları ise ciddi personel ve malzeme eksikliği ile karşı karşıyadır! Mevcut sağlık tesisleri ise nüfus yoğunluğu ve göç baskısı altında ihtiyaca yanıt verememekte; polikliniklerde randevu almak güçleşmekte, acil servislerde yoğunluk artmaktadır. Sağlık çalışanı sayısının yetersizliği, yalnızca tedavi süreçlerini aksatmakla kalmamakta; aynı zamanda halk sağlığı açısından yeni riskler doğurmaktadır.
Deprem bölgesinde yaşayanların özellikle kronik hastalık tedavilerine, çocuk ve kadın sağlığı hizmetlerine, ruh sağlığı desteğine ve engelli yurttaşların bakım ihtiyaçlarına yeterli erişim sağlayamadığı sık sık gündeme gelmektedir. Sahra hastanelerinin hâlâ geçici statüde tutulması, kalıcı çözümler yerine geçici önlemlere bel bağlandığını göstermektedir.
Öte yandan, bölgede kamu hastanelerinin yetersizliği nedeniyle yurttaşların özel hastanelere yönlendirildiği, bunun da ekonomik eşitsizlikleri artırdığı kamuoyuna yansımaktadır. Sağlık Bakanlığı'nın bu süreçte hangi somut yatırımları yaptığı, bütçeden hangi kaynakların ayrıldığı ve projelerin neden geciktiği konusunda şeffaf bilgi verilmemesi, kamu vicdanında ciddi yaralar açmaktadır.
Deprem sonrası sağlık hizmetleri yalnızca afet yönetimi değil, aynı zamanda Anayasa'nın 56. maddesinde güvence altına alınan "sağlık hizmetine erişim hakkı" bakımından da devletin asli sorumluluğudur. Bu nedenle, Sağlık Bakanlığı'nın yürüttüğü çalışmaların şeffaflıkla açıklanması ve kalıcı çözümler için somut planların ortaya konması elzemdir.
SORULAR
6 Şubat depreminden bu yana bölgede kaç hastane inşaatı tamamlanmış, kaç hastane hâlen inşaat veya proje aşamasındadır? Bu yatırımların tamamlanma süresi ne olarak öngörülmektedir?
Deprem bölgesinde hâlen hizmet veren sahra hastanelerinin sayısı nedir? Bu sahra hastanelerinin kalıcı sağlık tesislerine dönüştürülmesi yönünde bir plan yapılmış mıdır?
Bölgede görev yapan hekim, hemşire ve diğer sağlık çalışanı sayısı deprem öncesine göre nasıl değişmiştir? Deprem sonrası artan nüfus baskısı dikkate alındığında, personel açığını kapatmaya yönelik hangi tedbirler alınmıştır?
Depremzede yurttaşlara yönelik ücretsiz ilaç, protez, medikal malzeme ve ruh sağlığı hizmetleri hangi kapsamda sunulmaktadır? Bu hizmetler ne zamana kadar ücretsiz olarak sağlanacaktır?
Deprem bölgelerinde kamu hastanelerinin yetersiz kaldığı durumlarda, yurttaşların özel hastanelere yönlendirilmesine ilişkin bakanlık düzeyinde imzalanmış protokoller var mıdır? Varsa bu protokollerin mali yükü bütçeye ne kadardır ve hangi denetim mekanizmaları işletilmektedir?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir