İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/34581 GEÇ CEVAPLANDI · 360 GÜN

İzmir'de faaliyet gösteren bir firmada çalışan işçilerin alacaklarını alamadığı iddiasına ilişkin

Kaynak göster

Sevda Karaca Demir (EMEP), 23 Eylül 2025 tarihinde 7/34581 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 360 gün sonra, 18 Eylül 2026).

Sevda Karaca Demir (EMEP, Gaziantep). “İzmir'de faaliyet gösteren bir firmada çalışan işçilerin alacaklarını alamadığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/34581, 23 Eylül 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-34581-izmir-de-faaliyet-gosteren-bir-firmada-calisan-iscilerin-alacaklarini-alamadigi-iddiasina (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/08e1db8d-c96b-48b5-b9aa-01997a9386a0

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 360 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan tarafından Anayasanın 98, TBMM İç Tüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

İzmir Menemen Serbest Bölge ve Çiğli-Sasalı'da 2012'den beri faaliyet gösteren Amerika merkezli TPI Kompozit fabrikalarında yılda 3.000'den fazla rüzgar türbini kanadı üretilmektedir ve şirket yıllardır kâr üstüne kâr açıklamaktadır. Buna karşın fabrikada çalışan yaklaşık 2.300 işçi, sefalet ücretlerine karşı çıkarak 13 Mayıs 2025'te greve başlamıştır. İşçiler "6120 oranında zam talep ederken, işverenin teklifleri (9630, 9050, 9070 ve en son 9080) yetersiz bulunmuş, grev sürdürülmüştür.

Aradan geçen 4 ayı aşkın sürede işçiler tek kuruş ücret alamamış, aileleriyle birlikte açlık sınırının altında yaşamaya zorlanmıştır. Bu süreçte şirket iflas başvurusu yapmış ve Il Ağustos itibarıyla fabrikanın XCS Kompozit"e devredildiği açıklanmıştır. Şimdi ise fabrikanın tamamen kapatılacağı yönünde söylentiler dolaşmaktadır.

Gerekçenin tamamını göster (17 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Bütün bu süreçte işçilere hiçbir resmi açıklama yapılmamış; işçiler hem işsizlik hem de kıdem tazminatları, maaşları ve diğer yasal alacaklarını kaybetme tehdidiyle karşı karşıya bırakılmıştır. Devralan şirketin Türkiye'de herhangi bir yatırım ve faaliyet geçmişinin olmaması, işçilerin haklarının nasıl korunacağına dair belirsizlik, işçiler için ciddi kaygılar ve sorunlar yaratmıştır.

Yabancı sermayenin Türkiye'de rahatça hak gaspı yapabilmesine göz yummamak; işçilerin haklarının korunması, belirsizliğin giderilmesi ve mağduriyetin önlenmesi Bakanlığınızın asli görevidir. İşçiler, Bakanlığın konuya ilişkin acil ve somut önlemlerini açıklamasını beklemektedir.

Bu bağlamda;

TPI Kompozit Türkiye'deki faaliyetleri, kâr durumu ve işçi hakları açısından Bakanlık denetimleri nelerdir? İşçilerin haklarının gasp edilmediği nasıl teyit edilmektedir?

TPI Kompozit'in kapatılacağı yönündeki iddialar doğru mudur? Doğruysa kaç işçi işini kaybedecektir? İşçilerin kıdem ve ihbar tazminatlarının, içeride kalan ücret ve alacaklarının ödenmesi için Bakanlığınız hangi adımları atacaktır?

İşçilere bilgi verilmeden gerçekleştirilen devir işlemi, Anayasa'da güvence altına alınan çalışma hakkı ve İş Kanunu'nun açık hükümlerine aykırı değil midir? Bakanlığınız bu açık hukuksuzluğu araştırmak, sorumluları tespit etmek ve işçilerin hak kayıplarını önlemek için herhangi bir inceleme veya yaptırım süreci başlatmış mıdır?

Uluslararası tekellerin Türkiye'de, "yatırım" adı altında işçilerin haklarını gasp etmesine izin verilmesi Bakanlığınızın bilgisi ve onayı dahilinde midir?

XCS Kompozit L.L.C.-FZ'nin Türkiye'deki yatırım ve faaliyet geçmişi nedir? Bakanlığınız bu devri ve işçilerin haklarının korunmasını nasıl denetlemiştir?

Bu devir işleminin bir "paravan devir" olup olmadığına ilişkin bir soruşturma ve inceleme yapılmış mıdır? İşçilerin bu kaygılarını giderecek bir açıklama yapacak mısınız?

Bu devir ve iflas işlemlerinin işçilerin greve çıkması sonrasında yaşanmasını Bakanlık nasıl değerlendiriyor? Bu sürecin işçi haklarına etkisi ve Bakanlığın müdahale planı nedir? i

Şirketlerin iflas ve devir işlemleri sonrasında işçilerin mağduriyetlerinin giderilmesi için Bakanlık hangi mekanizmaları devreye sokacaktır?

Uluslararası bir tekel olan TPP'nin Türkiye'de işçi haklarını açıkça yok sayarak faaliyetlerini sonlandırması, ülkemizde faaliyet gösteren diğer uluslararası sermaye grupları açısından da emsal teşkil edecek niteliktedir. Bu durumun tekrarını önlemek üzere herhangi bir yasal veya idari adım atmayı düşünüyor musunuz?

TPI işçileri 13 Mayıs'tan bu yana grevdedir ve 4 aydan fazla süredir hiçbir ücret almamıştır. Grev sürecinde işçilerin uğradığı mağduriyetlerin giderilmesi, patronun yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin denetlenmesi ve işçilerin sosyal haklarının korunması yönünde herhangi bir inceleme, yaptırım veya destek sağlanmış mıdır?

Grev sürecinde yaşanan bu uygulamaların, işçilerin anayasal hakkı olan sendikalaşma, toplu iş sözleşmesi ve grev haklarını çiğnemeye yönelik bir girişim olarak değerlendirilip değerlendirilmediği ve bu durum karşısında yaptırım uygulanıp uygulanmayacağı Bakanlık tarafından açıklanacak mıdır?

İşçilerin geçen süre içindeki maddi ve manevi mağduriyetinin giderilmesi, devri alan şirketin işçilerin haklarını tam olarak karşılaması için Bakanlık hangi güvence ve önlemleri almayı planlamaktadır?

TBMM İletişim : 0312 420 60 22-23 : sevdakaraca((tbmm.gov.tr

E-Posta

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Vedat Işıkhan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ·

İlgi (o : 10.10.2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1715447 sayılı yazınız.

İlgi yazınız ile Gaziantep Milletvekili Sayın Sevda KARACA tarafından yöneltilen 7/34581 Esas Numaralı yazılı soru önergesine ilişkin cevap aşağıda sunulmuştur.

"4857 Sayılı İş Kanununun 6 ncı maddesinde: "İşyeri veya işyerinin bir bölümü hukuki bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer. Devralan işveren, işçinin hizmet süresinin esas alındığı haklarda, işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapmakla yükümlüdür. Bu hükümlere göre devir halinde, devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte sorumludurlar. Ancak bu yükümlülüklerden devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlıdır. Tüzel kişiliğin birleşme veya katılma ya da türünün değişmesiyle sona erme halinde birlikte sorumluluk hükümleri uygulanmaz. Devreden veya devralan işveren iş sözleşmesini sırf işyerinin veya işyerinin bir bölümünün devrinden dolayı feshedemez ve devir işçi yönünden Jesih için haklı sebep oluşturmaz. Devreden veya devralan işverenin ekonomik ve teknolojik sebeplerin yahut iş organizasyonu değişikliğinin gerekli kıldığı fesih hakları veya işçi ve işverenlerin haklı sebeplerden derhal fesih hakları saklıdır.

Diğer taraftan, 4857 sayılı İş Kanununun 120 nci maddesi ile mülga 1475 sayılı İş Kanununun kıdem tazminatına ilişkin 14 üncü maddesi yürürlükte bırakılmış; 4857 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesinde ise diğer mevzuatta 1475 sayılı İş Kanununa yapılan atıfların 4857 sayılı İş Kanununa yapılmış sayılacağı hükme bağlanmıştır. 4857 sayılı İş Kanununun 17 nci maddesinde; 'Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir. Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır. * hükümleri yer almaktadır.

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 1 inci maddesinin birinci fikrasında: 'Bu Kanunun amacı, işçi ve işveren sendikaları ile konfederasyonların kuruluşu, yönetimi, işleyişi, denetlenmesi, çalışma ve örgütlenmesine ilişkin usul ve esaslar ile işçilerin ve işverenlerin karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumları ile çalışma şartlarını belirlemek üzere toplu iş sözleşmesi yapmalarına, uyuşmazlıkları barışçı yollarla çözümlemelerine, grev ve lokavta başvurmalarına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.' hükmü mevcuttur. Bu bağlamda tarafların toplu iş sözleşmelerine yasalarca yasaklanmamış olmak koşuluyla serbest iradelerini kullanarak istedikleri hükümleri koyma konusunda serbesilikleri bulunmaktadır., Türk Ceza Kanunun 118 inci maddesi; "(1) Bir kimseye karşı bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." hükmü ile Türk Ceza Hukukumuzda da sendikal hakların kullanılması güvence altına alınmıştır.

Ayrıca gerek toplu iş sözleşmeleri görüşmeleri sırasında gerekse taraflar arasında imzalanarak yürürlüğe konulmuş bir toplu iş sözleşmesinin hükümlerinin uygulanması aşamasında, taraflar dışında herhangi bir kişi veya kuruluşa müdahale hakkı tanınmamış olup işçilerle işverenler arasında hizmet akdinden, toplu iş sözleşmesinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının kesin olarak çözüme bağlanması görev ve yetkisi iş mahkemelerine ait bulunmaktadır.

Bununla birlikte, Bakanlığımızca yıl içinde yürütülen iş teftişi faaliyetleri, geçmiş yıllara ait istatistiki veriler, ulusal politikalar ve ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak, programlı te teftişler şeklinde yürütülmektedir."

Çankaya / ANKARA Tel:(312) 296 — 71 68

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir