30 Eylül 2025 tarihinde İstanbul'un bazı ilçelerinde planlı elektrik kesintisi uygulanmasına ilişkin
Kaynak göster
İskender Bayhan (EMEP), 30 Eylül 2025 tarihinde 7/34601 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 58 gün sonra, 27 Kasım 2025).
İskender Bayhan (EMEP, İstanbul). “30 Eylül 2025 tarihinde İstanbul'un bazı ilçelerinde planlı elektrik kesintisi uygulanmasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/34601, 30 Eylül 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-34601-30-eylul-2025-tarihinde-istanbul-un-bazi-ilcelerinde-planli-elektrik-kesintisi-uygulanmasi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/862d0a24-8e3b-4042-9791-01999f710b44
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 58 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Alparslan Bayraktar tarafından Anayasa'nın 98. ve TBMM İç tüzüğü' nün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
BEDAŞ'ın açıkladığı plana göre 30 Eylül Salı günü İstanbul'un 14 ilçesinde farklı saat aralıklarında elektrik kesintileri uygulanacak. Arnavutköy'den Beşiktaş'a, Avcılar'dan Eyüpsultan'a kadar uzanan geniş bir yelpazede mahalle ve sokaklar listelenmiş durumda. Kesintiler, kimi bölgelerde gece yarısından sabaha kadar, kimi bölgelerde ise gün boyuna yayılan 6—8 saatlik sürelerle devam edecek.
Resmi açıklamaya göre elektrik kesintileri "planlı bakım ve onarım çalışmaları" kapsamında gerçekleştiriliyor. Oysa İstanbul'un farklı ilçelerinde yaşanan uzun süreli ve sık tekrarlanan elektrik kesintileri, teknik gerekçelerle açıklanamayacak ölçüde yaygın ve sistematik hale gelmiştir. Bu tablo, AKP iktidarının yıllardır uyguladığı özelleştirme ve serbest piyasa politikalarının kaçınılmaz sonucundan başka bir şey değildir. Enerji alanı kamusal planlama ve denetimden koparılmış, adeta enerji tekellerine peşkeş çekilmiştir.
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Sonuç ortadadır: Halk, yüksek faturalarla cebinden daha fazlasını ödemekte; buna karşılık pahalı, kalitesiz ve sürekliliği olmayan elektrik hizmeti almaktadır. Yani yükü halk taşırken, kârı enerji tekelleri paylaşmaktadır.
Enerji, yalnızca bir ticari meta değil, aynı zamanda temel bir yaşam hakkıdır. Ancak iktidarın tercihi, bu hakkı enerji tekellerine devretmek olmuştur. İşte sıkça tekrar edilen sözde "ülkenin enerji arz güvenliği" tekellerin inisiyatifinde İstanbul'u karanlığa mahkum etmektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
İstanbul'un 14 ilçesinde gerçekleşecek kesintilerin gerekçesi nedir? Altyapı yatırımları neden bu denli yetersizdir?
Yıllardır özelleştirilmiş olan enerji dağıtım şirketleri, altyapıya gerekli yatırımları yapmıyor mu? Eğer yapmıyorsa hangi denetim ve yaptırımları uyguluyorsunuz?
Vatandaşlar ağır elektrik faturaları ödediği halde, neden kesintisiz enerji hizmeti alamıyor?
Enerji alanında özelleştirmeler yoluyla halkın temel hakkı olan elektrik hizmetini enerji tekellerine peşkeş çektiğiniz gerçeğini siz nasıl açıklarsınız? Bunun sonuçlarını neden halk ödüyor?
Türkiye'de elektrik fiyatları sürekli artarken, kesintiler de devam ediyor. Bu tablo, iktidarınızın enerji politikalarının iflası değil midir?
Enerjinin bir insan hakkı olmasına rağmen özel tekellerin kâr hırsına terk edilmesi hangi kamu yararı ile açıklanabilir?
Bu kesintiler nedeniyle mağdur olan yurttaşların uğradığı maddi zararlar (iş kayıpları, gıda israfı, sağlık riskleri, hastaneler, okullar, kreşler, konutlar, yaşlı bakım evleri vb.) için hangi somut tazmin mekanizmaları öngörülmektedir?
Elektrik hizmetinde yaşanan bu yapısal sorunlar dikkate alındığında, dağıtım ve üretim alanlarının yeniden kamulaştırılmasını gündeminize almayı düşünüyor musunuz?
Bu elektrik kesintileri aslında enerji politikanızın röntgenini çekiyor: yük vatandaşa, kâr tekellere. Bu tabloyu savunuyor musunuz?
Enerji arz güvenliği politikanız bu mudur: özel şirketlerin kârını korumak uğruna halkı karanlığa mahkum etmek mi?
Türkiye'nin enerji arz güvenliğini sağlamak için hangi uzun vadeli, kamucu ve halka açık planlar devrededir? Enerji kaynaklarını kamulaştırmayı düşüyor musunuz?
Yenilenebilir enerji yatırımları yerine neden hâlâ ithal kaynak ve fosil yakıt bağımlılığı sürdürülmektedir?
Elektrik dağıtım şirketlerinin durumu hakkında düzenli periyotlarla kamuoyuna açık düzenli denetim raporları paylaşmayı düşünüyor musunuz?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Alparslan Bayraktar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ·
283 O: 734601
"Elektrik Dağıtım Şirketlerinin Planlı Bakım Harcamalarının Tarife Hesaplamalarında Dikkate Alınmasına İlişkin Usul ve Esaslar" çerçevesinde geçici kabulü yapılmış tüm dağıtım tesisleri için birinci seviye planlı bakım faaliyetleri 2 yılda bir, ikinci seviye planlı bakım faaliyetleri enerji nakil hatları hariç diğer tesis ve teçhizat için 2 yılda bir, enerji nakil hatları için 5 yılda bir yapılmakta olup, üçüncü seviye planlı bakım faaliyeti ise öngörülen bütçenin altında olmamak kaydıyla bölgesel ihtiyaçlar dikkate alınarak belli periyotlarda gerçekleştirilmektedir.
Bununla birlikte ilgili elektrik dağıtım şirketince uygulanan yatırım ve bakım çalışmaları kapsamında planlı kesintiler gerçekleşebilmekte olup, planlı çalışmalar dahilinde gerçekleştirilen tüm elektrik kesintilerine ait bilgiler 48 saat öncesinden sistemde kayıtlı iletişim numaraları üzerinden müşterilere kısa mesaj yolu ile bildirilmekte ve bu bildirimlerin tamamında kesinti başlangıç saati, bitiş saati ve etkilenen bölgeler belirtilmektedir.
Bu kapsamda 12.08.2025 tarihinde ilgili elektrik dağıtım şirketi tarafından bakım/onarım ve yatırım faaliyetleri ile yeni abone bağlantı taleplerini karşılayabilmesi adına çalışmalar yürütülmüş olup, bu çalışmalar tüketicileri en az seviyede etkileyecek şekilde planlanmıştır. Yatırım ve bakım çalışmaları kapsamında hayata geçirilen bu planlı kesintiler, vatandaşlarımızın daha büyük kesintilere maruz kalmamasına adına gerçekleştirilmektedir.
Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Tüketicilerin korunması" başlıklı 52'nci maddesinde; elektrikle çalışan diyaliz destek ünitesi, solunum cihazı ve benzeri mahiyette yaşam destek cihazlarına bağımlı olan ve destekleyici belgelere sahip tüketicilerin elektrik kesintilerinden etkilenmemeleri için gerekli düzenlemeler yapılmış olup, bu konuda dağıtım şirketlerine gerekli bilgilendirmeler yapılmıştır.
Yine sağlık sorunu yaşayan vatandaşlarımızla ilgili olarak "Ağır Kronik Hastalığı Nedeniyle Cihaza Bağımlı Olan Hastaların Bulunduğu Hanelerin Elektrik Fatura Bedeli ve Kesintisiz Güç Kaynağı İhtiyaçlarının Karşılanmasına İlişkin İlke Kararı" çerçevesinde hak sahiplerine kesintisiz güç kaynağı sağlanmaktadır.
Öte yandan; elektrik dağıtım şirketlerinin tedarik sürekliliğine ile teknik kalite ve cihaz hasarlarına ilişkin yükümlülükleri Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği (Yönetmelik) çerçevesinde düzenlenmiş olup, yıllık teknik ve teknik olmayan kayıp oranı *040'ın altında olan ilçelerde bulunan kullanıcıların Yönetmeliğin 18'inci ve 27'nci maddeleri kapsamında belirtilen yıllık kesinti eşik süre ve Sayılarının aşılması durumunda tazminat hakkı doğmaktadır. Aboneler elektrik dağıtım sisteminden kaynaklanan kalite sorunları nedeniyle teçhizatlarında oluşan hasara ilişkin zararın tazmini için dağıtım şirketlerine talepte bulunabilmekte, dağıtım şirketleri ile aboneler arasında uyuşmazlık olması durumunda ise bu uyuşmazlık tüketici hakem heyetlerinde ve/veya tüketici mahkemelerinde değerlendirilebilmektedir. Yıllık kesinti tazminatına ilave olarak günlük kesinti süresinin kentsel dağıtım bölgesinde 10 saat, kent altı dağıtım bölgesinde 11 saat ve kırsal dağıtım bölgesinde 12 saati aşan ve sebebi şebeke işletmecisi veya dışsal olan kesintiler için kullanıcıların başvurusuna gerek olmaksızın kesintiden etkilenen her bir kullanıcıya dağıtım şirketi tarafından uzun süreli kesinti tazminatı ödenmektedir.
İlgili elektrik dağıtım şirketi tarafından İRAP (İl Afet Risk Azaltma Planı) ve TAMP (Türkiye Afet Müdahale Planı) kapsamında koordinasyon toplantılarına katılım sağlanmakta ve çalışmalar yürütülmektedir. Olası bir depremde enerji tedarikinin kesintisiz olarak sağlanması amacıyla kritik tesis olarak değerlendirilen trafo merkezlerinin listesi çıkarılmış olup, bu listedeki trafo merkezlerinin alternatif enerjilendirme kaynakları ile desteklenmesi ve bu sistemin yaygınlaşmasına yönelik çalışmalar yapılmaktadır.
Bununla birlikte lisanslarında belirtilen bölgede dağıtım hizmeti veren elektrik dağıtım şirketleri, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) tarafından 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu kapsamında periyodik BAYHAN'IN YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN CEVAPLAR 283 O! 7434601 olarak denetlenmekte, icra edilen denetimler neticesinde tanzim edilen inceleme ve denetim raporları da gereği için Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna (EPDK) gönderilmektedir. Söz konusu raporların 6446 sayılı Kanun ve ikincil mevzuat kapsamında değerlendirilmesi neticesinde mevzuata aykırı faaliyetleri sabit görülen elektrik dağıtım şirketleri hakkında idari yaptırımlar uygulanmaktadır.
2017 yılında gündeme getirilen Milli Enerji ve Maden Politikası ile belirlenen vizyon çerçevesinde, elektrik arz güvenliğimizin mümkün olan en üst seviyede yerli ve yenilenebilir kaynakların kullanılmasıyla sağlanması hedeflenmiştir. Son 8 yılda güneş enerjisine dayalı elektrik kurulu gücü 3.421 MW'dan 24.216 MW'a, rüzgâr enerjisine dayalı elektrik kurulu gücü 6.5516 MW'dan 14.147 MW'a ulaşmıştır. Hidrolik, biyokütle ve jeotermal gibi diğer yenilenebilir enerji kaynakları dahil edildiğinde ülkemiz yenilenebilir kurulu gücü 2017 yılında 38.908 MW iken 2025 yılı eylül ayı sonu itibarıyla 74.746 MW'a ulaşmıştır. Böylelikle elektrik kurulu gücünde yenilenebilirin oranı "061,6 seviyesine ulaşmıştır. Yenilenebilir enerji kaynaklı elektrik üretimi 2017 yılında 88.111 TWh iken 2024 yılında 164.339 TWh'e ulaşmıştır. Son yıllarda yapılan yeni bağlantı kapasite tahsislerine de bakıldığında, neredeyse tüm kapasitenin rüzgâr ve güneş ağırlıklı olmak üzere yenilenebilir kaynaklara ayrıldığı görülecektir.
Ülkemizin enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve yerli kaynaklarımızdan azami ölçüde faydalanılması politikalarımız doğrultusunda vatandaşlarımıza makul fiyatlarla enerjinin tedarik edilmesi için önlemler alınmakta, yanı sıra enerjide dışa bağımlılığı azaltmak ve yenilenebilir enerji kaynaklarından daha fazla yararlanmak için Ülkemizin yenilenebilir enerji potansiyelinin kullanılması ve yenilenebilir kaynaklı elektrik üretiminin mümkün olan en üst seviyeye ulaştırılması hususu enerji stratejimizde önemli yer kaplamaktadır.
Bu kapsamda hazırlanan 12. Kalkınma Planı ve Bakanlığımız 2024-2028 Stratejik Planı'ndaki yerli ve yenilenebilir kaynaklardan üretilen enerji miktarının arttırılması hedefleri doğrultusunda çalışmalar sürdürülmekte olup, Yenilenebilir Enerji 2035 Yol Haritası'na göre mevcut yenilenebilir enerji kurulu gücümüzü üç katına çıkararak 120.000 MW rüzgâr ve güneş kaynaklı santralin devreye alınması hedeflenmiştir.
Alparslşi BAYRAKTARBakan