İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/34611 GEÇ CEVAPLANDI · 94 GÜN

Kanun ile kurulan vakıflara ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 94 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Rahmi Aşkın TÜRELİ İzmir Milletvekili

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu, kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde elde edilmesi ve kullanılmasını, hesap verebilirliği ve mali saydamlığı sağlamak üzere, kamu mali yönetiminin yapısını ve işleyişini, kamu bütçelerinin hazırlanmasını, uygulanmasını, tüm mali işlemlerin muhasebeleştirilmesini, raporlanmasını ve mali kontrolünü düzenlemiştir.

Gerekçenin tamamını göster (26 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Kanun; Merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idarelerden oluşan genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin mali yönetim ve kontrolünü kapsamakta, Avrupa Birliği fonları ile yurt içi ve yurt dışından kamu idarelerine sağlanan kaynakların kullanımı ve kontrolü de uluslararası anlaşmaların hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bu Kanun hükümlerine tâbi bulunmaktadır. Düzenleyici ve denetleyici kurumlar da bu kanunun bazı maddelerine tabidir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu'nun da esas aldığı "Bütçe Birliği" ilkesi, Kamu idaresi ile ilgili mali tabloların, kamu idaresinin tüm birimlerinin tüm faaliyetlerini içermesi ve gerçek durumunu yansıtması esasına dayanır. i

5018 sayılı Kanunun 6'ncı maddesine göre, merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin gelir, gider, tahsilât, ödeme, nakit planlaması ve borç yönetimi hazine birliğini sağlayacak şekilde yürütülür. Bu Kanuna ekli (I) sayılı cetvelde yer alan kamu idarelerinin tüm gelirleri Hazine veznelerine girer, giderleri bu veznelerden ödenir. Bu idareler özel vezne açamaz.

2004 yılından önce Türkiye'de Türk Medeni Kanunu'na göre kurulmuş 608 kamu vakfı bulunmaktaydı. Bunlar genellikle kamu kurumunu, kamu kurumundaki personeli veya her ikisini birden desteklemek amacıyla faaliyette bulunuyordu. e

Bununla birlikte, bu vakıfların kurduğu ticari işletmelerin kamu kurumlarına ait veya tahsisli kamu taşınmazlarında yürüttüğü ticari faaliyetlerden gelir elde etmeleri, işletme ve şirketlerinin Devlete ait bina, araç ve gereci ücretsiz veya sembolik ücretlerle kullanmalarının ticari hayatta haksız rekabete yol açtığı gözleniyordu.

Bu çerçevede, 2004 yılında çıkarılan 5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanunla dernek ve vakıfların Devlete ait.bina, araç ve gereci ücretsiz veya sembolik ücretlerle kullanmaları yasaklanmıştır. Ancak Kanunla kurulan vakıflar bu Kanunun kapsamı dışında tutulmuştur.

3 bil

Kamu vakıflarının yukarıda sayılan sakıncalarına rağmen, AKP iktidarı tarafından son dönemde bazı Kamu İdarelerinde ilgili kamu kuruluşu tarafından kamu hizmeti olarak yerine getirilmesi gereken hizmetleri de kapsayacak şekilde, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'na aykırı olarak "Vakıf " adı altında yeni gelir toplayan ve harcama yapan üniteler oluşturulmaktadır.

2007 yılında 5653 sayılı Kanunla Yunus Emre Vakfı, 2016 yılında 6721 sayılı Kanunla Türkiye Maarif Vakfı, 2023 yılında ise 7430 sayılı kanunla Antalya Diplomasi Forumu Vakfi ve 7439 sayılı Kanunla da Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Vakfi kurulmuştur.

Bu vakıfların Türk Medeni Kanunu'na göre değil Kanunla kurulmalarının altında yatan neden kanunla kurulan vakıfların 5072 sayılı Kanunun kapsamı dışında tutulmuş olmasıdır. Zira kanunla kurulan vakıflar, kamu binalarını, personelini, kamu kaynaklarını kullanabilmekte, bunlara bütçeden para aktarılabilmekte, vakıflar da bu parayı herhangi bir bütçe kısıtı olmadan, TBMM'ye hesap vermeden harcayabilmektedirler. Bunlar üzerinde kamu kaynaklarını kullanmalarına karşın Sayıştay'ın herhangi bir denetim yetkisi de bulunmamaktadır.

Örneğin Yunus Emre Vakfı ve Türkiye Maarif Vakfına son beş yılda bütçeden aktarılan para toplam 19,1 milyar liradır ve bu paranın nasıl ve nereye harcandığı konusunda TBMM'de hesap sorulamamaktadır.

Son olarak, diğer Bakanlıkların ve kamu kuruluşlarının da benzeri bir yöntem izleyerek "kendi teşkilatlarını güçlendirme "amacı adı altında kanunla vakıf kurmaya teşebbüs etmeleri halinde ortaya çıkacak olumsuz tabloya ilişkin uyarılarımız dikkate alınmadan ve TBMM'de hızlı yürütülen yasalaşma süreci sonunda 30.05.2024 tarih ve 7512 sayılı Kanunla Dışişleri Teşkilatını Güçlendirme Vakfı kurulması kararlaştırılmıştır. Kanunun 05.06.2024 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanmasını müteakip 15.06.2024 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan ilan ile 10.000.000 TL. sermayeli Vakfın kuruluşu gerçekleştirilmiştir.

Diğer taraftan, uygulamada bu vakıflar sayesinde, kamu yöneticilerinin, vâkıfların organlarına atanan, eş, dost, akraba ve yandaşların 237 sayılı Taşıt Kanunu, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu (Lojman Kanunu) vb. kanunlarla getirilen kısıtlamaları aşarak, lüks konut, lüks taşıt kullanabilmelerine olanak sağlanmakta ve yaşam konforlarını bu vakıflar eliyle kamu kaynağı kullanarak artırabilmeleri sağlanmaktadır. Ayrıca bu vakıf kaynaklarından yapılan harcamalarda Tasarruf Tedbirleri uygulanmamaktadır.

Bunun sonucunda, bu vakıflar kamuda mali disiplini bozmakta ve bütçe birliği ilkesini zedelemektedir. Oysa, Bütçeden yapılan harcamalar Sayıştay, dolayısıyla TBMM denetimine tabi bulunmaktadır Ayrıca bütçe kapsamında yapılan harcamalarla ilgili olarak çeşitli prosedürler uygulanabilmektedir. Bununla birlikte, kamu kaynaklarını kullanmalarına rağmen kamu vakıflarında Sayıştay denetimi yoktur.

Son dönemde yazılı, sözlü ve görsel medyada kamu kaynakları ile finanse edilen dünyanın 66 farklı ülkesinde ve 92 ofiste faaliyet gösteren Yunus Emre Vakfına bağlı Yunus Emre Enstitüsü ile ilgili olarak mali boyutu oldukça geniş ölçekte yolsuzluklar yapıldığına dair haberler yer almaktadır. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, tarafından yapılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan Vakıf başkanı hakkında görevi kötüye kullanma ve suçtan kaynaklanan mal varlığı edinme kapsamında tutuklama kararı verilmiştir.

Özet olarak; tüzel kişiliğe haiz ve Kanunlarında belirtilen hususlar dışında özel hukuk hükümlerine tabi olarak faaliyet gösteren bu vakıflar kamu kaynağı kullanmakta olmalarına rağmen tam anlamıyla Sayıştay denetimine tabi bulunmamakta, düzenleyecekleri ihaleler açısından 4734 sayılı Kanun hükümlerine tabi bulunmamakta ve ayrıcalıklı bir personel rejimi uygulayarak çalıştırdıkları personele yüksek düzeyde aylık ve maaşlar ödemektedirler. Bu vakıfların yönetim organlarının bazı üyeleri aynı zamanda bağlı olunan Bakanlığın çift maaşlı bürokratlarından oluşmaktadır.

Bu tespitlerden hareketle;

Bazı kamu kurumlarında kanun ile kurulan vakıfların 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu'nun da esas aldığı "Bütçe Birliği" ilkesini zedelediğini düşünmüyor musunuz?

"Bütçe Birliği? ilkesine aykırılık teşkil eden vakıf uygulamalarının son dönemde yaygınlaşmasının sebebi nedir?

Bu vakıfların kurulması ile ilgili yasal hazırlık çalışmaları sırasında Bakanlığınız görüşüne başvurulmuş mudur?

Başvurulmuşsa Bakanlığınızın görüşü olumlu mu olmuştur?

Bu vakıfların bazılarının kendisine bağlı şirket kurabilmeleri konusunda Bakanlığınız görüşü nedir?

Uygulama ve faaliyetleri açısından bakıldığında, gerek mevcut kamu mali yönetimi ve denetimi sistemi, gerekse istihdam ettiği personele sağladığı özlük hakları bakımından kamu personel rejiminde ikili (dual) bir görüntü oluşturan ve önümüzdeki dönemde büyük miktarlara ulaşacak mali kaynaklara sahip olmaları beklenen söz konusu vakıfların Sayıştay'ın ve T.B.M.M.'nin denetimine tabi tutulmaması konusundaki görüşünüz nedir?

Söz konusu vakıfların harcama, personel edinme ve çalıştırma prosedürlerinin yasal kurallara bağlanması gerektiğini düşünüyor musunuz?

Kanunla kurulan bu vakıflara Hazine ve Maliye Bakanlığı veya ilgili Bakanlık bütçelerinden kuruluş tarihlerinden itibaren aktarılan kaynak tutarını yıllar itibarıyla açıklar mısınız?

Bu vakıfların bazılarının denetim kurullarında görev yapan Hazine ve Maliye Bakanlığı temsilcileri tarafından size özel raporlama ve bilgilendirme yapılmakta mıdır?

SORULAR

  1. Bu vakıflara Bakanlığınızca uygulanan bir denetim prosedürü var mıdır?

  2. Söz konusu kanunla kurulan kamu vakıflarını Bakanlığınıza bağlı denetim kurumları vasıtasıyla periyodik olarak denetlemeyi düşünüyor musunuz?

  3. Kamuoyunun gündeminde bulunan Yunus Emre Vakfı bünyesinde cereyan ettiği anlaşılan büyük boyutlu yolsuzluklar hakkında Bakanlığınıza bağlı denetim kurumları vasıtasıyla yapılan herhangi bir inceleme, araştırma, soruşturma çalışması var mıdır? Yoksa yaptırmayı düşünüyor musunuz?

  4. Yunus Emre Vakfı bünyesinde oluşturulan Denetleme Kurulunda Hazine ve Maliye Bakanlığı hangi görevlisi vasıtasıyla temsil edilmiştir?

  5. Yunus Emre Vakfı bünyesinde cereyan eden büyük boyutlu yolsuzluk olaylarında Hazine ve Maliye Bakanlığının gerekli denetim işlevini yerine getirmemesi nedeniyle sorumluluğu olduğunu düşünmüyor musunuz?

  6. Bu konuda herhangi bir araştırma, inceleme ve soruşturma işlemi yaptırdınız mı? Varsa bu çalışmaların sonucu nedir? Yoksa neden yaptırmadınız?

  7. Kanunla kurulan kamu vakıflarının mal ve hizmet satın alımlarını Tasarruf Genelgeleri kapsamına almayı düşünüyor musunuz?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mehmet Şimşek, Hazine ve Maliye Bakanı ·

İlgi (o : 10/10/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04- 1715447 sayılı yazınız.

İlgi yazınız ekinde alınan İzmir Milletvekili Sayın Rahmi Aşkın TÜRELİ"ye ait yazılı soru önergesine ilişkin olarak, Bakanlığımız tarafından hazırlanan cevap metni ektedir.

Mehmet ŞİMŞEK Bakan

Bilgilerini ve gereğini arz ederim.

Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4 Telefon; (312415 12 09 Faks: (312415 26 80

"7/34611 Esas Sayılı Soru Önergesine İlişkin Olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı Cevap Metni

Sayın Rahmi Aşkın TÜRELİ, öncelikle şahsıma yönelik olarak Bakanlığımıza sunduğunuz yazılı soru önergeniz için teşekkür ederim.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun başlıklı 29'uncu maddesinde, "Gerçek veya tüzel kişilere kanunda veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde dayanağı olmadan kamu kaynağı kullandırılamaz, yardımda bulunulamaz veya menfaat sağlanamaz. Ancak, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçelerinde öngörülmüş olmak kaydıyla; kamu yararı gözetilerek dernek, vakıf. birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yardım yapılabilir. Bu yardımların yapılması, kullanılması, izlenmesi, denetlenmesi ve kamuoyuna açıklanmasına ilişkin esas ve usuller Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir." hükmü yer almaktadır.

Söz konusu madde hükmünü dayanılarak 3/7/2006 tarihli ve 2006/10656 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Dernek, Vakıf, Birlik, Kurum, Kuruluş, Sandık ve Benzeri Teşekküllere Genel Yönetim Kapsamındaki Kamu İdarelerinin Bütçelerinden Yardım Yapılması Hakkında Yönetmeliğin "Yardımların kamuoyuna açıklanması" başlıklı 8'inci maddesinde, "İdareler, yardım yapılan teşekküllerin isim listesini, teşekküllere ilişkin bilgileri, yardımın amacını, konusunu ve yapılan yardım tutarlarını, izleyen yılın Şubat ayı sonuna kadar kamuoyuna açıklar. " hükmü yer almaktadır.

Diğer taraftan, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 18'inci maddesinin ikinci fıkrasında;

"Merkezi yönetim bütçe kanun teklifine, Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülmesi sırasında dikkate alınmak üzere Cumhurbaşkanlığı tarafından;

h) Merkezi yönetim kapsamında olmayıp, merkezi yönetim bütçesinden yardım alan kamu idareleri ile diğer kurum ve kuruluşların listesi, eklenir. " hükmü yer almaktadır. Buna göre, Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülmesi sırasında dikkate alınmak üzere Kanun Teklifi'ne eklenen Bütçe Gerekçesinde, merkezi yönetim bütçesinden yardım alan idare, kurum ve kuruluşların belirtilmesi gerekmektedir.

Bununla birlikte, 5018 sayılı Kanunun 8'inci maddesi "Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden,

Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, kat: 3-4 e-posta; sgebsoruonergeleri a hmb,gonur Elektronik Ağ: www,.hmb.gou.tr rağorlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır. " hükmüne haizdir.

Öte yandan, dernek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yapılan yardımlara ilişkin veriler "h//ps://muhasebat.hmb.gov.ir/genel-yönetim-butce-istatistikleri" internet adresinde yayımlanmakta ve kamuoyuyla paylaşılmaktadır.

Ayrıca, soru önergesinde bahsi geçen diğer hususlar, Kültür ve Turizm Bakanlığı uhdesinde bulunmaktadır.

Devlet Mah. Dikmen Cad. No:12, M Blok, Kat: 3-4

€-posta: sebsoruvnergeleri a hınb.gon ir Elektronik Ağ: www.hınb.gow.tr

Mehmet ŞİMŞEKBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir