İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/35079 GEÇ CEVAPLANDI · 102 GÜN

Son 10 yılda koruma kararı için başvuran kadın verilerine ilişkin

Kaynak göster

Sevilay Çelenk Özen (DEM Parti), 9 Ekim 2025 tarihinde 7/35079 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 102 gün sonra, 19 Ocak 2026).

Sevilay Çelenk Özen (DEM Parti, Diyarbakır). “Son 10 yılda koruma kararı için başvuran kadın verilerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/35079, 9 Ekim 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-35079-son-10-yilda-koruma-karari-icin-basvuran-kadin-verilerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/1d224d24-3247-45b1-9ee6-0199cce9d0df

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 102 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıda yer alan sorularımın Anayasa'nın 98, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 96 ve 99. maddeleri uyarınca Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından, öngörülen yasal süresi

Sevilay ÇELENK Diyarbakır Milletvekili

Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nin tarafı olmaktan çıkmasının üzerinden tam dört yıl geçti. Bu süreçte kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri artarak devam etti. İstanbul Sözleşmesi'nden çıkış, yalnızca uluslararası bir sözleşmeden ayrılmak değil, kadınların yaşam hakkının hiçe sayılması ve başta ev içi şiddet olmak üzere erkek şiddeti karşısında korunmasız bırakılmalarıydı. Bu karar, devletin yalnızca kadınları değil ev içi şiddet karşısında kırılgan durumda olan tüm yurttaşları koruma yükümlülüğünü terk etmesidir. Şiddet karşısında mücadeleyle elde edilmiş kazanımların tümü doğrudan hedef alınmıştı. Kadın örgütleri, feministler ve hak savunucuları bu ideolojik kararın şiddet eğilimlerini cesaretlendireceğini her platformda dile getirdiler ve kararı protesto ettiler. Ancak bu tepkiler Sözleşme'den çekilme kararını değiştirmedi. Gelinen noktada maalesef erkek şiddeti ve kadın katli vakalarının hız kesmeden devam ettiği ve hatta tırmandığı görülüyor.

Düzenli olarak erkek şiddetini izleyen ve bu alanda hafıza oluşturan Bianet'in yerel ve ulusal gazetelerden, haber sitelerinden ve ajanslardan derlediği verilere göre, Eylül ayında erkekler en az 24 kadını ve 9 çocuğu öldürdü. Yılın ilk altı ayına bakıldığında tablo daha da çarpıcıdır: 2021'de 131, 2022'de 164, 2023'te 147, 2024'te 205, 2025'te ise 136 kadın öldürüldü. Bu veriler, kadınların yaşam hakkını güvence altına alacak etkin koruma mekanizmalarının ne kadar acil olduğunu göstermektedir. Kadın cinayetleri sadece birer adli vaka değildir, politiktir ve bu yönüyle toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin en şiddetli tezahürlerinden biridir.

Cezasızlık algısı güçlendikçe failler daha da cesaret kazanıyor. Uzaklaştırma kararları kâğıt üzerinde kalıyor, kolluğun müdahalesi, gecikiyor ve risk değerlendirmeleri yüzeysel biçimde yapılıyor. Devlet yükümlülüklerini yerine getirmiyor. Kadınlar katledilme riskinden hiçbir şekilde Okorunmuyor. 6284 sayılı Kanun kapsamındaki tedbirler tam anlamıyla uygulanmadığında her ihlal, yeni bir cinayet riski yaratıyor.

Kadınların korunabilmesi için yalnızca bir aylık uzaklaştırma kararı değil, elektronik kelepçe, yakın koruma ve etkili denetim gibi önlemler de devreye sokulmalıdır. Kadın cinayetlerinin durdurulması, somut çözüm önerilerinin hayata geçirilmesine bağlıdır. Bu ise devletin görevidir ve ancak ilgili tüm bakanlıkların ve kurumların ortak hareket etmesiyle mümkündür. Ancak yaşanan vahim olaylar etkin bir ortak çalışmanın olmadığını gösteriyor. Örneğin, geçtiğimiz ay Ankara'da Başak Gürkan Arslan boşanma aşamasında olduğu erkek ve onun babası tarafından küçük yaştaki çocuğunun gözleri önünde canavarca katledilmiştir. Yine geçtiğimiz günlerde, Kahramanmaraş'ta Eser Karaca, daha önce üç kez uzaklaştırma kararı aldırdığı halde, boşandığı erkek tarafından öldürüldü. Katledildiği gün dördüncü uzaklaştırma kararı çıkmış, ancak karar kendisine henüz tebliğ edilmemişti. Bu olaylar, etkin bir korunma uygulanmadığında kadınların hayatının ağır risk altında olduğunu gösteriyor.

Kadına yönelik şiddetle mücadelenin güçlenmesi için soruşturma, kovuşturma ve mahkumiyet verilerinin, uzaklaştırma kararı ihlallerinin sonuçlarının ve önleyici tedbirlere ilişkin bilgilerin şeffaf ve düzenli biçimde paylaşılması zorunludur.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Son on yılda kaç kadın koruma kararı için başvuruda bulunmuştur? Bu başvuruların yıllara göre dağılımı nasıldır? Aynı dönemde kaç kadına koruma kararı verilmiştir? Verilen bu kararların toplam başvurular içindeki yüzdesi kaçtır?

  2. Verilen uzaklaştırma kararlarının ihlal oranı nedir? İhlaller karşısında kolluk kuvvetlerinin ortalama müdahale süresi ne kadardır? Bu ihlallerin yıllara göre dağılımı nedir? Ayrıca uzaklaştırma kararı ihlallerine müdahalede ihmali bulunan kolluk kuvvetleri ve diğer kamu görevlileri hakkında herhangi bir adli veya idari işlem yapılmakta mıdır?

  3. Koruma kararı altında olmasına rağmen şiddete uğrayan veya katledilen kadın sayısı kaçtır?

  4. Sonon yılda koruma kararına rağmen şiddet uygulayan erkekler hakkında bugüne kadar kaç adli işlem yapılmıştır? Bu kişilerden kaçı tutuklanmış, kaçı ceza almıştır?

  5. Uzaklaştırma kararı verilen erkekler hakkında elektronik kelepçe uygulamasının hayata geçirilmemesinin gerekçesi nedir? Bu yöntemin devreye alınmasına yönelik Bakanlığınızca yürütülen bir çalışma ve öngörülen bir takvim bulunmakta mıdır?

  6. Güvenlik güçlerine veya yargıya başvurduğu halde talep ettiği koruma tedbirleri henüz sonuçlandırılmadan şiddete uğrayan ya da katledilen kadınlara ilişkin Bakanlığınızda hangi veriler bulunmaktadır? Bu kapsamda bugüne kadar kaç vaka kaydedilmiştir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1720796 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/35079 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden DSVGXCy - v4/99k1 - / KxOGzİ - kDxexA- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1799-6512/9042 Konu : Yazılı soru önergesi (9. /01. /2026

Sayın Sevilay ÇELENK Diyarbakır Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/35079 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

A) "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

B) "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinin birinci fıkrasında, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri; ikinci fıkrasında, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Belirtilen hükümler çerçevesinde, Anayasanın 9 ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilen ara karar, karar ve hükümlerin hukuki dayanakları ile gerekçelerine dair Bakanlığımızda bilgi bulunmadığı gibi, sözü edilen karar ve hükümlerin olağan yargısal denetimi, başvuru usulü ve şartları ilgili kanunlarda gösterilen yargı mercilerine aittir.

11- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun "Nitelikli haller" kenar başlıklı 82. maddesinin birinci fikrasının (f) bendinde, kasten öldürme suçunun kadına karşı işlenmesi halinde, kişinin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılacağı hükmünün yer aldığı malumlarıdır

HI- A) 10/06/2020 tarihli ve 31151 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 63 sayılı Suç Mağdurlarının Desteklenmesine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 18. maddesiyle 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine "Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Dairesi Başkanlığı" kenar başlıklı 53. madde eklenmiş ve bu Başkanlık, Bakanlığımızın hizmet birimleri arasında yerini almıştır. Bu maddeye göre Başkanlığın görevleri; kırılgan gruba yönelik hak ve hizmetlerin geliştirilmesi ve uygulanmasına ilişkin faaliyetleri yürütmek, mağdurların kendilerine tanınan haklar ve yardımlar konusunda bilgilendirilmesine yönelik çalışmalar yürütmek, adli desteğe ihtiyaç duyanlara uygun müdahale programları geliştirmek, tekrarlanan mağduriyetleri DİNE

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden ZUİSEpf - gZG13K3 - yGOjeS9p - 45OSCW- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü önleyici tedbirler almak, psiko-sosyal destek hizmetlerinin geliştirilmesine ve uygulanmasına yönelik faaliyetleri yürütmek, mağdurların adalete erişimini güçlendirmeye yönelik çalışmalar yapmak ve uygulamak, adli süreçte tanıklara yönelik hizmetlerin geliştirilmesine ve uygulanmasına ilişkin faaliyetleri yürütmek, adliyelerde görev alan pedagog, psikolog ve sosyal çalışmacı gibi uzmanların çalışma usul ve esaslarını belirlemek, adli yardımla ilgili mevzuatın Bakanlığa verdiği görevleri ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği halinde yürütmek ve adli yardım hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde işleyişine yönelik tedbirleri almak, görev alanına giren konularda kamu kurum ve kuruluşları veya sivil toplum kuruluşları ile iş birliği yapmak, mağdurların her alanda desteklenmesini sağlamak amacıyla toplumsal farkındalığı artırıcı faaliyetlerde bulunmak şeklinde belirlenmiştir.

Başkanlığın başlıca hedefleri arasında; başta çocuklar, kadınlar, yaşlılar ve engelli bireyler olmak üzere tüm suç mağdurlarının ve tanıkların, sahip oldukları haklar ile kendilerine sunulabilecek yardım ve destek hizmetleri konusunda bilgilendirilmeleri ve kırılgan gruba mensup mağdurların adli süreçte etkin şekilde desteklenerek adalete erişimlerinin kolaylaştırılması yer almakta olup Başkanlığın çalışmaları bu yönde devam etmektedir.

02/09/2022 tarihinde Başkanlık bünyesinde çocuk, kadın, yaşlı, engelli ve tanıklara yönelik politikalar geliştirilmesi ile adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerince sunulan hizmetlerin etkinliğini sağlamaya yönelik çalışmalar yürütmek üzere Bakan Oluru ile Çocuk Hizmetleri Daire Başkanlığı ve Kadın Hizmetleri Daire Başkanlığı ile Adli Destek ve Yardım Hizmetleri Daire Başkanlığı kurulmuştur.

B) Bakanlığımızca 63 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi uyarınca adliyelerde kurulan "adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri" bünyesinde yer alan bürolar aracılığıyla suç mağdurlarına yönelik bilgilendirme ve yönlendirme faaliyetleri ile kırılgan gruba dahil mağdurların adalete erişimlerinin güçlendirilmesine yönelik hizmetler, tüm ülke genelinde yürütülmektedir.

Müdürlüklerin kurulmasıyla birlikte; daha önce çocuk ve aile mahkemelerinde görev yapan uzmanlar aracılığıyla sağlanan psiko-sosyal destek faaliyetleri (Cumhuriyet başsavcılıkları ile tüm mahkemeleri kapsayacak şekilde genişletilmiş, hizmet sunumuna ilişkin standartlar geliştirilmiş, vaka yönetiminin uygulandığı etkin bir sistem oluşturulmuştur.

Adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri bünyesinde yer alan "bilgilendirme ve yönlendirme büroları"nda tüm suç mağdurları; adli süreç ve bu süreçte sahip oldukları haklar ile kendilerine hizmet sunan kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları konusunda bilgilendirilmekte ve ihtiyaçları doğrultusunda hizmet alabilecekleri kurum ve kuruluşlara yönlendirilmektedir. Bu sayede değişik kurumlar tarafından mağdurlara sunulan hizmetlerin etkin, kesintisiz ve bütüncül bir şekilde yerine getirilmesi sağlanmaktadır.

Çocuklar ve kadınlar gibi bireysel özellikleri nedeniyle suçtan daha fazla etkilendiği tespit edilen kırılgan gruba dâhil mağdurların adalete erişimlerinin güçlendirilmesine yönelik çeşitli hizmetler de sunulmaktadır. Maruz kalınan suçtan daha fazla etkilendiği ve desteğe ihtiyaç duyduğu anlaşılan bu kapsamdaki mağdurlara yönelik olarak "kırılgan grup destek büroları"nda çalışan adli destek görevlileri tarafından yapılan bireysel değerlendirme sonucunda adli destek planı hazırlanmakta ve gerektiğinde vaka yönetimi uygulanmak suretiyle etkin bir şekilde psiko-sosyal destek hizmeti sunulmaktadır.

©) Bakanlığımız tarafindan, faille yüz yüze gelmesinde sakınca bulunduğu

GEÇE ENEZ

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden ZUİSg pf - gZG13K3 - yGOj e9p - 45OSCW- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü değerlendirilen, öncelikli olarak cinsel suç ve aile içi şiddet suçu mağdurları, engelli birey ve kırılgan gruba dâhil mağdurlar, diğer mağdurlar ve tanıklar ile suça sürüklenen çocukların ifade ve beyanlarının uzman eşliğinde özel ortamda alınması için 2017 yılında adli görüşme odaları (AGO) uygulamasına geçilmiştir.

Ç) Suç mağdurlarının bilgilendirilmesine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında mağdurların sahip oldukları haklar ile kendilerine sunulan hizmetlere dair bilgilerin yer aldığı "https://magdurbilgi.adalet.gov.tr/" internet sitesi üç farklı dilde erişime açılmıştır. Suç mağdurları internet sitesini ziyaret ettiklerinde yaşadıkları mağduriyet türüne göre hangi haklara sahip olduklarını, hangi hizmeti hangi kurumlardan alabileceklerini ve bunun için nasıl bir yol izlemeleri gerektiğini kolaylıkla öğrenebilmektedir.

Suç mağdurlarının adli süreç hakkında bilgilendirilmeleri amacıyla bazı temel haklar ile suç türleri hakkındaki bilgilerin yer aldığı çeşitli broşürler de fiziki ve dijital ortamda erişime sunulmuştur.

Belirtilen hususlara ek olarak; "mağdur(Gadalet.gov.tr" e-posta hesabı üzerinden mağdurların başvuruları Başkanlık tarafından ivedi bir şekilde ele alınarak gereğinin yapılması için ilgili yerlere yönlendirilmektedir.

IV- A) 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun "Teknik yöntemlerle takip" kenar başlıklı 12. maddesinin birinci fıkrasında; bu Kanun hükümlerine göre verilen tedbir kararlarının uygulanmasında hâkim kararı ile teknik araç ve yöntemlerin kullanılabileceği, ancak bu suretle, kişilerin ses ve görüntülerinin dinlenemeyeceği, izlenemeyeceği ve kayda alınamayacağı hükmüne yer verildiği malumlarıdır.

B) 6284 sayılı Kanun kapsamında hükmedilmiş olan koruyucu ve önleyici tedbirlerin, 81 ilde ve ilçelerde, polis ve jandarma bölgelerini kapsayacak şekilde elektronik yöntemler ile denetim ve takibi için İçişleri Bakanlığı bünyesinde ayrı bir elektronik izleme merkezi kurulmuş olup, bu merkez 25/01/2021 tarihinde faaliyete geçmiştir. Bakanlığımız bünyesinde faaliyet gösteren Elektronik İzleme Merkezinde "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Kapsamında Teknik Yöntemlerle Takip Sistemlerinin Kullanılmasına Yönelik Pilot Uygulama İşbirliği Protokolü" kapsamında izlemesi devam eden vakaların İçişleri Bakanlığı Elektronik İzleme Merkezine aktarım süreci 12/02/2021 tarihinde tamamlanmıştır. Bu tarih itibarıyla 6284 sayılı Kanun kapsamında alınan mahkeme kararları, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı olarak görev yapmakta olan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri ve İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğüne bağlı olarak görev yapmakta olan Elektronik İzleme Merkezi tarafından takip edilmeye başlanmıştır.

V- 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Görev" kenar başlıklı 38. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, adli sicilin tutulmasıyla ilgili hizmetleri yürütmek Bakanlığımız görevleri arasında sayılmaktadır. Bu çerçevede istenilen ayrıntıda bilgi bulunmamakla birlikte; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap, İkinci Kısım, Birinci Bölümünde düzenlenen "Hayata Karşı Suçlar"a ilişkin ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap, İkinci Kısım, İkinci Bölümünde düzenlenen "Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar"'a ilişkin Cumhuriyet başsavcılıklarında soruşturma evresinde açılan ve karara bağlanan dosya, şüpheli ve suç sayıları ile ceza mahkemelerinde açılan ve karara bağlanan dosya, sanık ve suç sayılarına ait istatistiklere Bakanlığımız Adli Sicil ve (İSE

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş. uyap. gov.tr adresinden ZUİSEpf - 4ZG13K3 - yGOje9p - 450SCW- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

İstatistik Genel Müdürlüğünün "htips://Wwww.adlisicil.adalet.gov.tr" adresli internet sitesinden ulaşılması mümkün olabilecektir.

Yılmaz TUNÇ Bakan UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden ZUT sgpf - gZG13K3 - yGOj e9p - 450sCw e Ni ile erişebilirsin

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 11 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir