10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Garı'nda meydana gelen terör saldırısının firari faillerinin iadesine ilişkin
Kaynak göster
Namık Tan (CHP), 21 Ekim 2025 tarihinde 7/36019 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Dışişleri Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Namık Tan (CHP, İstanbul). “10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Garı'nda meydana gelen terör saldırısının firari faillerinin iadesine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/36019, 21 Ekim 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-36019-10-ekim-2015-tarihinde-ankara-gari-nda-meydana-gelen-teror-saldirisinin-firari-faillerinin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/8faf1005-22da-4db4-bb8c-019a0ae6124b
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 359 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan tarafından Anayasa'nın 98. ve İçtüzüğün 96. Maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.
Ga ie e——
Namık TAN ,
Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Adalet ve Kalkınma Partisi, Cumhuriyetin rasyonel ve dengeli dış politika mirasından saparak kendi ideolojik yaklaşımları doğrultusunda izlediği politikalarla, Türkiye'yi uluslararası krizlerin ' etkisine açık, kırılgan bir konuma hapsetmiştir. Suriye İç Savaşının ilk yıllarında "açık kapı politikası" ve denetimsiz göç yönetimi, Türkiye'yi cihatçı ağların ve radikal örgütlenmelerin lojistik üssü haline getirmiştir. Bu durum devlet kapasitesinin kademeli olarak aşınmasına, güvenlik risklerinin sivillerin gündelik yaşamını tehdit eder hâle gelmesine yol açmıştır. Bu stratejik sapmanın en ağır maliyetini ise yurttaşlarımız canlarıyla ödemiş, ülkenin dört bir yanında gerçekleştirilen terör saldırılarında yüzlerce masum insan yaşamını yitirmiştir.
Cumhuriyet tarihinin sivillere yönelik en kanlı terör saldırısı olan 10 Ekim 2015 Ankara Gar Katliamı, maceracı dış politikanın Türkiye'nin iç güvenliğine verdiği zararın hazin bir göstergesidir. Zira, Suriye'de yaşanan çatışmaların gölgesinde kurulan Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütüne mensup teröristler 109 insanımızı Türkiye'nin başkentinin tam ortasında katledebilecek bir güce ve etkinliğe o zaman için erişmiştir. Yaşananlar, sınır ötesindeki krizleri yönetememenin ve teröristlerin ülkeye nüfuz etmesine göz yumulmasının doğrudan sonucudur.
Katliama ilişkin yargılamalarda, firari faillerin Suriye'de bulunduğuna dair çok sayıda istihbari kayıt ortaya çıkmıştır. Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 24 Mart 2020 ve 24 Mayıs 2022 tarihli yazıları, faillerden İlhami Balı'nın İdlib kırsalında, Mustafa ve Fadile Delibaşlar ile Cebrail Kaya'nın Suriye"deki kamplarda olduğunu, Deniz Büyükçelebi'nin ise rejim güçlerinin kontrolünde bulunduğunu tespit etmiştir. 2024 yılında, katliam kurbanı vatandaşların avukatları faillerin iadesine dair mahkemeden bilgi talep etmiş; Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından verilen yanıtta ise failler , hakkında iade evrakı bulunmadığı bildirilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti'nin hem Anayasadan doğan hem de taraf olduğu uluslararası sözleşmelerden kaynaklanan temel sorumluluğu, yurttaşlarının güvenliğini sağlamak ve adalet taleplerini yerine getirmektir. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları ve terörle mücadeleye ilişkin uluslararası yükümlülükler, devletlere terör suçlularının yakalanması ve iadesi konusunda açık sorumluluklar yüklemektedir. Buna rağmen, Ankara Gar Katliamı'nın firari faillerinin Suriye'de bulunduğuna dair resmi kayıtlar ortadayken, Şam ve Ankara arasındaki yakın ilişkiler birinci yılını doldurmak üzereyken, Türkiye'nin bugüne kadar bu kişilerin yakalanması veya iadesi için somut bir girişimde bulunduğuna dair herhangi bir bilginin kamuoyuyla paylaşılmadığı gözlemlenmektedir. Hatta
Adalet Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı nezdinde bu konuda bir çalışma yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu bağlamda:
I) Türkiye ile Suriye arasında Aralık 2024'ten itibaren başlatılan normalleşme süreci kapsamında gerçekleştirilen üst düzey görüşmelerde Ankara Gar Katliamı'nın firari faillerinin iadesi gündeme getirilmiş midir? Getirildiyse hangi yanıt alınmıştır?
SORULAR
Ankara Gar Katliamı'nın firari faillerinin Suriye'de bulunduğuna dair Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 24 Mart 2020 ve 24 Mayıs 2022 tarihli yazılarında anlaşıldığı üzere bilgi sahibi olmasına rağmen, bu faillerin yakalanması veya iadesi için bugüne kadar Suriye yönetimine resmi bir talep iletilmiş midir? İletilmesi konusunda Dışişleri Bakanlığı'nın kendisinin veya Adalet Bakanlığı'nın bir girişimi mevcut mudur? Şayet mevcut değilse, girişimde bulunulmamasının sebebi nedir? |
Türkiye'nin yurttaşlarının güvenlik ve adalet beklentilerini öncelemesi devletin asli görevi iken, Ankara Gar Katliamı'nın firari faillerinin iadesine yönelik girişimlerin dış politika gündeminde öncelikli yer bulmamasının gerekçesi nedir?
Suriye İç Savaşının devam ettiği dönemlerde Türkiye'nin terör listesine eklediği IŞİD, El Kaide, En Nusra, Heyet-i Tahrir'üş Şam (HTŞ) ve Hizb'ut Tahrir örgütlerine mensup olan, Türkiye'de 2011 — 2024 yılları arasında suç işlediğine hükmedilen ya da hâlen yargılanan kaç kişinin Suriye'de bulunduğuna dair Bakanlığınızın elinde bilgi mevcut mudur? Bu konuda herhangi bir çalışma yapılmış mıdır?
Bakanlığınız bu konuda İçişleri veya Adalet Bakanlıklarından bilgi talep etmiş midir?
Bakanlığınızın, yeni Suriye Hükümetinden terör haricinde suça karıştığı iddia edilen, hakkında hüküm verilmiş ya da yargılaması devam etmekte olan şahısların iadesi konusunda bir çalışması mevcut mudur? Bu hususta, Türkiye'nin Esad Yönetimi zamanında Suriye ile imzaladığı ve hâlen yürürlükte olan ikili anlaşmalar mı esas alınacaktır? Yoksa mevcut hükümet ile yeni anlaşmalar yapılması mı planlanmaktadır? Şayet bu konuda bir çalışma yoksa, Suriye Arap Cumhuriyeti ile suçluların iadesi konusunda yeni bir anlaşma hazırlığını gündeme almayı planlıyor musunuz?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir