İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/36091 GEÇ CEVAPLANDI · 85 GÜN

Hakkari ilinde son 5 yıldaki intihar ve şüpheli ölüm vakalarına ilişkin

Kaynak göster

Öznur Bartin (DEM Parti), 27 Ekim 2025 tarihinde 7/36091 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 85 gün sonra, 20 Ocak 2026).

Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Hakkari ilinde son 5 yıldaki intihar ve şüpheli ölüm vakalarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/36091, 27 Ekim 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-36091-hakkari-ilinde-son-5-yildaki-intihar-ve-supheli-olum-vakalarina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/df58036d-9e17-4599-975f-019a29b1d6b0

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 85 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Öznur Bartin

Hakkâri ilimizde süregelen toplumsal kırılganlığın en somut göstergelerinden biri, son yıllarda gözlenen intihar ve şüpheli ölüm örüntülerindeki belirgin artıştır. Bu olgu salt tıbbi bir vaka veya bireysel trajedi olarak ele alınamayacak; ekonomik dışlanma, genç nüfusun işsizlikle karşı karşıya kalması, güvenlikçi politikalarının yarattığı denetim ve baskı pratikleri, kurumsal soruşturma mekanizmalarındaki yetersizlikler ve toplumsal cinsiyet temelli kırılganlıkların kesişiminde ortaya çıkan çok katmanlı bir krizdir. Resmi ve saha verileri birlikte değerlendirildiğinde Hakkâri?deki tablo hem halk sağlığı müdahalesini hem de hukuki ve siyasi hesap verilebilirlik mekanizmalarını aynı anda gerektiren bir aciliyet olduğunu göstermektedir.

Gerekçenin tamamını göster (7 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Türkiye İstatistik Kurumu'nun yayımladığı veriler Hakkâri'nin 2023 itibarıyla ülke genelinde işsizlik oranı en yüksek il olduğunu (işsizlik oranı 9023,3) ve aynı dönemde TÜİK verileriyle Hakkâri'de 2023 yılında 24 intihar vakasının kayda geçtiğini göstermektedir; nüfusa göre hesaplanan intihar hızı bakımından Hakkâri 2023'te yüksek sıralarda yer almış, ilin intihar hızı yüzbinde düzeyinde ölçülen değerlerle (iller sıralamasında ikinci sırada) kırılganlığın nicel göstergelerini ortaya koymuştur. Bu sayısal göstergeler, ekonomik yoksullaşma, genç işsizliği ve ruh sağlığı altyapısındaki boşlukların intihar riskiyle doğrudan ilişkilendiğine dair nesnel delil sunmaktadır. Bu çerçeve, intihar olgusunun sadece sağlık hizmetleriyle çözülemeyeceğini; istihdam, sosyal hizmetler, eğitim ve yerel yönetişim politikalarının eşzamanlı müdahalesini gerektirdiğini ortaya koyar.

Yerel saha çalışmaları ve sivil toplum raporları, vakaların demografik dağılımı, olayların geçtiği coğrafi yoğunlaşma (merkez, Şemdinli, Çukurca, Yüksekova) ve soruşturma süreçlerinde görülen aksaklıklar hakkında önemli nitel bulgular sunmaktadır. Bu raporlar, bazı vakalarda delil yönetiminde gecikme, ailelere bilgi akışında şeffaflık eksikliği ve olay sonrası mağdur ailelere yönelik psikososyal/ekonomik desteklerin sistematik biçimde sağlanmaması gibi ciddi kurumsal zaafların varlığını belgelemiştir. Bu zafiyetler, cezasızlık algısını güçlendirerek toplumsal güvensizliği ve yeni travmatik örüntüleri beslemektedir; Meclis denetimi bağlamında bu uygulamaların bağımsız ve ayrıntılı bir biçimde incelenmesi zorunludur.

Toplumsal cinsiyet boyutu, Hakkâri'deki kriz analizinin merkezindedir. Veriler ve saha bulguları, intihar ve şüpheli ölümlerin kadın ve genç nüfus arasında yoğunlaştığına işaret etmekte; buna karşılık koruyucu hizmetlerin, sığınma ve anonim danışmanlık mekanizmalarının eksikliği ve kültürel engeller, kadınların ruh sağlığı ve hukuki destek erişimini kısıtlamaktadır. Ayrıca kamuoyuna yansımış bazı iddialar; kolluk ve diğer yetkili aktörlerin karıştığı ileri sürülen cinsel istismar iddialarının varlığını gündeme taşıyarak vakaların siyasal ve hukuki boyutunu daha da ağırlaştırmıştır. Bu nedenle hem koruyucu hizmetlerin acilen güçlendirilmesi hem de iddia edilen hak ihlallerinin bağımsız, tarafsız ve eksiksiz bir şekilde soruşturulması gerekmektedir.

Son dönemlerde basına yansıyan yerel haber ve sivil toplum bildirimleri, krizin güncel ve yayılmacı karakterini teyit etmektedir; ilgili dönemde (Haziran-Temmuz 2025) basına yansıyan haberlere göre en az altı yurttaşın intihar ederek yaşamını yitirdiği iddiaları ve Eylül— Ekim 2025 döneminde bildirilen dört yeni vaka (bunlardan ikisinin Yüksekova'da gerçekleştiğine dair haberler) toplumda derin bir endişe yaratmıştır. Bu tür haberlerin resmi kayıtlarla karşılaştırılarak doğrulanması; ancak aynı zamanda söz konusu haberlerin neden olduğu toplumsal paniğin önlenmesi ve ailelerin korunması açısından da Meclis düzeyinde derinlemesine incelenmesi gerekmektedir. Basında ve saha bildirimlerinde ortaya çıkan bu güncel dalga, acil müdahale gerektiren bir evreye işaret etmektedir.

Devletin yaşam hakkını koruma sorumluluğu uluslararası sözleşmeler ve iç hukuk çerçevesinde nettir; şüpheli ölümlerin etkin, bağımsız ve şeffaf soruşturulması, koruyucu sosyal politikaların tesis edilmesi ve ruh sağlığı hizmetlerinin yaygınlaştırılması devletin pozitif yükümlülüklerindendir. Hakkâri özelinde bugüne kadar alınmamış ya da yetersiz kalmış önlemler; halkın devlet kurumlarına olan güvenini aşındırmış, mağdurların adalete erişimini zayıflatmış ve koruyucu müdahalelerin gecikmesine yol açmıştır. Bu politika tercihlerinin eleştirel olarak denetlenmesi, sorumluların belirlenmesi ve vakaların tekrarlanmaması için siyasal-uygulayıcı reformların tasarlanması Meclis'in ve ilgili Bakanlıkların görevidir.

Bu nedenlerle, Hakkâri'de 2024-2025 döneminde artış gösteren intihar ve şüpheli ölüm vakalarının sayısal ve nitel boyutlarının bütüncül biçimde tespit edilmesi; adli ve idari soruşturma süreçlerindeki gecikme ve aksaklıkların, delil yönetimi ve adli tıp kapasitesinin, ruh sağlığı ve sosyal hizmet altyapısının, genç istihdamı ve sosyal politika boşluklarının bağımsız ve şeffaf bir araştırma ile ortaya koyulması zaruridir. Meclis tarafından kurulacak bir Araştırma Komisyonu, ilgili tüm kurum ve kuruluşlardan belgeleri talep edebilmeli, saha incelemeleri yapabilmeli, bağımsız uzman görüşlerini ve sivil toplum bulgularını değerlendirebilmeli; 12 aylık acil müdahale önerileri ile üç yıllık yapısal reform planını içeren kapsamlı bir rapor sunmalıdır. Hakkâri'deki kayıpların ardındaki siyasal, ekonomik ve kurumsal sorumluluklar açıkça tespit edilerek, yaşam hakkını güvence altına alacak somut adımlar derhal hayata geçirilmelidir.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Hakkâri'de 2024-2025 döneminde intihar veya şüpheli ölüm olarak kayda geçen vakalara ilişkin adli süreçlerin tamamlanma oranı nedir?

    • 2. Adli Tıp Kurumu'nun Hakkâri ve ilçelerinde yürüttüğü otopsi ve inceleme işlemlerinin ortalama tamamlanma süresi kaç gündür?

  2. Şüpheli ölüm dosyalarının sonuçlandırılmasında yaşanan gecikmelerin gerekçeleri nelerdir? Bu konuda Bakanlığınızca alınmış bir idari tedbir mevcut mudur?

  3. Soruşturmaların tarafsızlığını ve etkinliğini sağlamak amacıyla bağımsız bilirkişi veya dış denetim mekanizmaları oluşturulmuş mudur?

  4. 2020-2025 yılları arasında Hakkâri'de gerçekleşen intihar ve şüpheli ölüm vakalarına ilişkin yürütülen adli süreçlerin sayısı, niteliği, akıbeti ve sonuçları nedir; bu vakaların yapısal nedenlerinin ortaya çıkarılması, intihara yönlendirme, ihmalkârlık veya görevi kötüye kullanma iddialarının aydınlatılması için hangi adli veya idari mekanizmalar işletilmiştir; cezasızlık iddialarının önlenmesi ve soruşturmaların şeffaf, tarafsız ve etkin biçimde yürütülmesini temin etmek üzere Bakanlığınızca hangi sistematik önlemler alınmaktadır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1733959 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Hakkâri Milletvekili Öznur Bartin tarafindan Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/36091 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet) isi

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden DkcXMgR - VTMJftB > gNc1EHv - y8vGXs- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1925-7002/9642 Konu : Yazılı soru önergesi la /0l 0026

Sayın Öznur BARTİN Hakkâri Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/36091 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

A) "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

B) "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinin birinci fıkrasında, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri; ikinci fıkrasında, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Belirtilen hükümler çerçevesinde, Anayasanın 9 ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilen ara karar, karar ve hükümlerin hukuki dayanakları ile gerekçelerine dair Bakanlığımızda bilgi bulunmadığı gibi, sözü edilen karar ve hükümlerin olağan yargısal denetimi, başvuru usulü ve şartları ilgili kanunlarda gösterilen yargı mercilerine aittir.

1i- Temel hak ve özgürlüklerin daha etkin korunması, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının o geliştirilmesi, (Ohukuki (ogüvenliğin (güçlendirilmesi, oadalete o erişimin kolaylaştırılması, makul sürede yargılanma hakkının gözetilmesi, yargıya güvenin artırılması ve insan odaklı hizmet anlayışının geliştirilmesi, günümüzde ana ilke ve değerler olarak kabul edilmektedir. Ülkemizde 2002 yılından günümüze kadar aralıksız bir şekilde süregelen reform iradesi de bu ilke ve değerlerin geliştirilmesinin somut bir tezahürüdür.

2009, 2015 ve 2019 yıllarında açıklanan yargı reformu strateji belgeleriyle reform çalışmaları ivme kazanmıştır. Katılımcı bir anlayışla, uygulayıcı hâkim ve savcıların, baro temsilcilerinin, akademisyenlerin, sivil toplum kuruluşları ile birçok paydaşın görüşü alınarak Bakanlığımızca hazırlanan ve Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından 23 Ocak 2025 tarihinde açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesinde "Türkiye Yüzyılı Adaletin Yüzyılı" hedefi doğrultusunda "hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen ve öngörülebilir bir adalet sistemi" vizyonu ön plana çıkarılmıştır.

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana hüp://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden BKI5KkI8 - XTF9r9V - cs0SxC3 - NKJUJEZ ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Önceki reform belgelerinin devamı ve tamamlayıcısı durumunda olan 2025-2029 dönemini kapsayan ve 5 amaç, 45 hedef ve 264 faaliyetin yer aldığı yeni reform strateji belgesiyle, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının daha da güçlendirilmesi, hukuki güvenliğin kuvvetlendirilmesi, yargılamaların makul sürede tamamlanması, çözüm merkezli ve öngörülebilir bir adalet sisteminin oluşturulması, yargılama usullerinin sadeleştirilerek verimliliğin artırılması, yargıya ilişkin güven ve memnuniyetin yükseltilmesi, onarıcı ve telafi edici adalet uygulamalarının yaygınlaştırılması, ceza adalet sisteminin etkinlik ve caydırıcılığının tahkim edilmesi hedeflenmiştir. Söz konusu Belgede yer verilen faaliyetler, Bakanlığımızca hazırlanan Eylem Planında öngörülen uygulama takvimi çerçevesinde hayata geçirilecektir.

4. Yargı Reformu Strateji Belgesine Bakanlığımız "https://yargireformu.adalet.gov.tr" adresli internet sitesinden ulaşılması mümkün olabilecektir.

HI- 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan | sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Görev" kenar başlıklı 38. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde, adli sicilin tutulmasıyla ilgili hizmetleri yürütmek Bakanlığımız görevleri arasında sayılmaktadır. Bu çerçevede istenilen ayrıntıda bilgi bulunmamakla birlikte; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap, İkinci Kısım, Birinci Bölümünde düzenlenen "Hayata Karşı Suçlar"a ilişkin Cumhuriyet başsavcılıklarında soruşturma evresinde açılan ve karara bağlanan dosya, şüpheli ve suç sayılarıyla ceza mahkemelerinde açılan ve karara bağlanan dosya, sanık ve suç sayılarına ait istatistiklere Bakanlığımız Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün "https://www.adlisicil.adalet.gov.tr" adresli internet sitesinden ulaşılması mümkün olabilecektir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden Bkl5k18 - XTF9r9V - cs0SxC3 - NKjuJ E-— ile erişebilirsin

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 8 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir