İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/36116 GEÇ CEVAPLANDI · 231 GÜN

29 Ekim 2025 tarihinde Kocaeli'nin Gebze ilçesinde çöken bir binaya ilişkin

Kaynak göster

İskender Bayhan (EMEP), 31 Ekim 2025 tarihinde 7/36116 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 231 gün sonra, 19 Haziran 2026).

İskender Bayhan (EMEP, İstanbul). “29 Ekim 2025 tarihinde Kocaeli'nin Gebze ilçesinde çöken bir binaya ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/36116, 31 Ekim 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-36116-29-ekim-2025-tarihinde-kocaeli-nin-gebze-ilcesinde-coken-bir-binaya-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/097389f7-4cd8-4824-871e-019a4864afd9

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 231 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum tarafından

Anayasa'nın 98, TBMM İç Tüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 37.70.2025 © A.

İskender

Gerekçenin tamamını göster (8 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Kocaeli'nin Gebze ilçesi Mevlana Mahallesi Issıkgöl Caddesi'nde bulunan 7 katlı bir bina 29 Ekim 2025 tarihinde sabah saatlerinde çökmüş; enkaz altında kalan dört yurttaşımız yaşamını yitirmiş, 18 yaşındaki Dilara Bilir ise ağır yıkımdan saatler sonra sağ olarak kurtarılmıştır.

Tanıklıklara göre binada çökmenin öncesinde açık uyarı işaretleri ortaya çıkmıştır. Çökmeye bir gün kala8—10 santimetrelik kayma gözlemlenmiş, zeminde yumuşama ve kaldırımda çökme meydana gelmiş, yağış sonrası su sızıntıları fark edilmiştir. Bu durum bina sakinleri ve çevre esnafları tarafından müteahhit ve belediye yetkililerine bildirilmiş; buna rağmen "bir sıkıntı yok" denilerek binada ikamet eden yurttaşların yapıyı kullanmaya devam etmesi sağlanmıştır. Vatandaşların doğrudan uyarılarına ve gözle görülür risklere rağmen herhangi bir tahliye veya güvenlik tedbiri alınmamıştır.

Bu yıkım, yalnız bir binanın çökmesi değil; yıllardır yapılan uyarıların yok sayıldığı, kamusal denetim mekanizmalarının etkisizleştirildiği, mühendislik uyarıları yerine müteahhit beyanının esas alındığı rant odaklı kentleşme anlayışının sonucudur. Türkiye?de deprem güvenliği ve yapı denetimi, kamu çıkarı yerine piyasa aktörlerinin inisiyatifine terk edilmiş; yurttaşların yaşam hakkı kâr mantığına kurban edilmiştir.

Yıkımın gerçekleştiği (OMevlâna Mahallesi aynı zamanda Gebze-Darıca Metro Projesi güzergâhında bulunmaktadır. 2018 yılında başlatılan ve başlangıçta 2022'de tamamlanacağı ilan edilen ancak hâlâ tamamlanmamış olan bu projede yürütülen tünel kazıları ve ağır inşaat faaliyetlerinin yerleşim bölgelerinde zemin deformasyonuna yol açtığı yönünde uzun süredir meslek odaları tarafından uyarılar yapılmaktadır. Makina Mühendisleri Odası ve İnşaat Mühendisleri Odası, bölgede yürütülen metro çalışmalarının çevredeki binaların temellerini etkilediğine, zemin hareketlerine ve olası risklere ilişkin defalarca uyarıda bulunmuştur. MMO tarafından Temmuz 2024'te yayımlanan açıklamada, "Tünel kazıları sırasında binalarda hasar oluştu mu? Risk analizleri yapıldı mı? Kaç bina zarar gördü ve kaçı tahliye edildi?" soruları kamuoyuyla paylaşılmıştır. Bu uyarılar dikkate alınmamış; gerekli kontroller yapılmamış; bölge sakinlerinin şikayetlerine rağmen herhangi bir tahliye gerçekleştirilmemiştir.

İMO Gebze Temsilcisi Çağdaş Kara, olaydan hemen önce bina temelinde yaklaşık 4 metrelik oturma ve obruk oluşumu tespit edildiğini, buna karşın belediye ve metro yetkililerinin "ciddi bir durum yok" değerlendirmesiyle bölgeden ayrıldığını belirtmiştir. Bu açıklamadan yaklaşık 24 saat sonra bina çökmüştür.

Tüm bu veriler, yaşanan felaketin münferit olmadığını; idari ihmal, denetimsizlik ve rant merkezli kent politikalarının sonucu olduğunu göstermektedir. Türkiye?de yüz binlerce riskli bina bulunduğu bilinirken, kentsel dönüşüm politikalarının toplumsal ihtiyaçlar yerine sermaye çıkarlarını gözetmesi; yurttaşların can güvenliğinin piyasa koşullarına bırakılması kabul edilemez bir durumdur.

Bu Bağlamda;

I. Çöken binanın ruhsat, iskân ve yapı denetim süreçleri hangi tarihlerde, hangi kurumlar tarafından gerçekleştirilmiştir?

SORULAR

  1. Binayla ilgili daha önce yapılmış herhangi bir risk tespiti, güçlendirme kararı veya vatandaş şikâyeti bulunmakta mıdır? Varsa neden gereği yapılmamıştır?

  2. Çökmenin yaşandığı binada yurttaşlar tarafından bildirilen zemin kayması, su sızıntısı ve çökme şikâyet ve ihbarlarına rağmen neden gerekli tedbirler alınmamış, bina tahliye edilmemiştir? Söz konusu uyarıları ciddiye almayan ve gerekli müdahaleyi yapmayan yetkililer hakkında idari ve adli soruşturma başlatılacak mıdır?

  3. Olaydan bir gün önce bölgeye giden belediye ve metro yetkilileri bina temelindeki çökmeye rağmen "ciddi bir şey yok" şeklindeki kanaati hangi bilimsel rapora dayanarak vermiştir? Bu değerlendirme kasıt, ihmal veya görevi kötüye kullanma kapsamında incelenecek midir?

  4. Çökme sonrası çevredeki 12 binanın tahliye edilmesi, bölgedeki yapı stokunun sistematik olarak denetlenmediğini göstermektedir. Bu bölgedeki diğer binaların güvenliği en son ne zaman incelenmiştir?

  5. Türkiye çapındariskli yapı tespit süreçleri neden bilimsel, bağımsız, kamusal bir programla değil, şirketlerin ve müteahhitlerin insafına bırakılmaktadır?

  6. Riskli binalarda yaşayan yurttaşlara güvenli konut sağlamak için kamusal, ücretsiz ve kâr amacı gütmeyen bir dönüşüm programı başlatmayı düşünüyor musunuz?

  7. Rant ve müteahhit çıkarları yerine halkın barınma ve yaşam hakkını önceleyen bir kentleşme politikası için Bakanlığınızın somut planı var mıdır?

  8. Gebze-Darıca Metro Projesi güzergâhının nüfus ve bina yoğun alanlardan geçmesi nedeniyle tünel kazıları ve diğer inşaat faaliyetleri sırasında çevredeki binaların temellerinde zarar oluşma ihtimali bulunduğu açık iken, proje öncesinde ve sürecinde hangi risk analizleri yapılmıştır; kaç bina zarar görmüş, zarar gören binalardan kaçı tahliye edilmiştir ve bu binaların zararlarının giderilmesi için hangi çalışmalar yapılmıştır?

  9. Gebze—Darıca Metro Projesi kapsamında tünel kazılarının yerleşim bölgelerinde zemin deformasyonuna yol açtığına dair Makina Mühendisleri Odası ve İnşaat Mühendisleri Odası tarafından uzun süredir yapılan uyarılar Bakanlığınıza ulaşmış mıdır? Bu uyarılar neden dikkate alınmamış, gerekli kontroller neden yapılmamıştır? Bu süreçte ihmali veya görevi kötüye kullanımı bulunan Bakanlık, belediye ya da yüklenici firma yetkilileri hakkında herhangi bir idari veya adli işlem başlatılmış mıdır?

  10. Geçtiğimiz yıl aynı mahallede yaşanan doğal gaz patlaması sonrası tarafımızca verilen soru önergesine cevaben Mevlâna Mahallesi'nde gerekli incelemelerin yapılacağını belirtmiştiniz; buna rağmen aynı mahallede bu kez bina çökerek dört yurttaşımız hayatını kaybetmiştir. Bu süre zarfında bölgede hangi zemin ve yapı güvenliği denetimleri yapılmış, hangi önlemler alınmıştır, alınmadıysa bunun sorumluları hakkında idari ve adli soruşturma başlatılacak mıdır?

  11. Bu yıkımın ardından Bakanlığınızın yaklaşımı yalnızca "olay yeri incelemesi ve taziye" açıklamalarından mı ibaret olacaktır, yoksa kendi sorumluluğunuzu kabul ederek sorumluların tespiti, cezalandırılması ile bilimsel ve kamusal kentleşme politikalarının hayata geçirilmesi için somut adımlar atacak mısınız?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Murat Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ·

İLİŞKİN SORULAR VE CEVABI

SORULAR

Kocaeli'nin Gebze ilçesi Mevlana Mahallesi Issıkgöl Caddesi'nde bulunan 7 katlı bir bina 29 Ekim 2025 tarihinde sabah saatlerinde çökmüş; enkaz altında kalan dört yurttaşımız yaşamım yitirmiş, 18 yaşındaki Dilara Bilir ise ağır yıkımdan saatler sonra sağ olarak kurtarılmıştır.

Tanıklıklara göre binada çökmenin öncesinde açık uyan işaretleri ortaya çıkmıştır. Çökmeye bir gün kala 8-10 santimetrelik kayma gözlemlenmiş, zeminde yumuşama ve kaldırımda çökme meydana gelmiş, yağış sonrası su sızıntıları fark edilmiştir. Bu durum bina sakinleri ve çevre esnafları tarafından müteahhit ve belediye yetkililerine bildirilmiş; buna rağmen "bir sıkıntı yok" denilerek binada ikamet eden yurttaşların yapıyı kullanmaya devam etmesi sağlanmıştır. Vatandaşların doğrudan uyarılarına ve gözle görülür risklere rağmen herhangi bir tahliye veya güvenlik tedbiri alınmamıştır.

Bu yıkım, yalnız bir binanın çökmesi değil; yıllardır yapılan uyarıların yok sayıldığı, kamusal denetim mekanizmalarının etkisizleştirildiği, mühendislik uyarılan yerine müteahhit beyanının esas alındığı rant odaklı kentleşme anlayışının sonucudur. Türkiye'de deprem güvenliği ve yapı denetimi, kamu çıkan yerine piyasa aktörlerinin inisiyatifine terk edilmiş; yurttaşların yaşam hakkı kâr mantığına kurban edilmiştir.

Yıkımın gerçekleştiği Mevlâna Mahallesi aynı zamanda Gebze-Darıca Metro Projesi güzergâhında bulunmaktadır. 2018 yılında başlatılan ve başlangıçta 2022'de tamamlanacağı ilan edilen ancak hâlâ tamamlanmamış olan bu projede yürütülen tünel kazılan ve ağır inşaat faaliyetlerinin yerleşim bölgelerinde zemin deformasyonuna yol açtığı yönünde uzun süredir meslek odaları tarafından uyarılar yapılmaktadır. Makina Mühendisleri Odası ve İnşaat Mühendisleri Odası, bölgede yürütülen metro çalışmalarının çevredeki binaların temellerini etkilediğine, zemin hareketlerine ve olası risklere ilişkin defalarca uyarıda bulunmuştur. MMO tarafından Temmuz 2024'te yayımlanan açıklamada, "Tünel kazıları sırasında binalarda hasar oluştu mu? Risk analizleri yapıldı mı? Kaç bina zarar gördü ve kaçı tahliye edildi?" sorulan kamuoyuyla paylaşılmıştır. Bu uyarılar dikkate alınmamış; gerekli kontroller (o yapılmamış; bölge sakinlerinin şikayetlerine rağmen herhangi bir tahliye gerçekleştirilmemiştir.

İMO Gebze Temsilcisi Çağdaş Kara, olaydan hemen önce bina temelinde yaklaşık 4 metrelik oturma ve obruk oluşumu tespit edildiğini, buna karşın belediye ve metro yetkililerinin "ciddi bir durum yok" değerlendirmesiyle bölgeden ayrıldığını belirtmiştir. Bu açıklamadan yaklaşık 24 saat sonra bina çökmüştür.

Tüm bu veriler, yaşanan felaketin münferit olmadığını; idari ihmal, denetimsizlik ve rant merkezli kent politikalarının sonucu olduğunu göstermektedir. Türkiye'de yüz binlerce riskli bina bulunduğu bilinirken, kentsel dönüşüm politikalarının toplumsal ihtiyaçlar yerine sermaye çıkarlarını gözetmesi; yurttaşların can güvenliğinin piyasa koşullarına bırakılması kabul edilemez bir durumdur.

Bu bağlamda;

1. Çöken binanın ruhsat, iskân ve yapı denetim süreçleri hangi tarihlerde, hangi kurumlar tarafından gerçekleştirilmiştir?

2. Binayla ilgili daha önce yapılmış herhangi bir risk tespiti, güçlendirme karan veya vatandaş şikâyeti bulunmakta mıdır? Varsa neden gereği yapılmamıştır?

3. Çökmenin yaşandığı binada yurttaşlar tarafından bildirilen zemin kayması, su sızıntısı ve çökme şikâyet ve ihbarlarına rağmen neden gerekli tedbirler alınmamış, bina tahliye edilmemiştir? Söz konusu uyarıları ciddiye almayan ve gerekli müdahaleyi yapmayan yetkililer hakkında idari ve adli soruşturma başlatılacak mıdır?

4. Olaydan bir gün önce bölgeye giden belediye ve metro yetkilileri bina temelindeki çökmeye rağmen "ciddi bir şey yok" şeklindeki kanaati hangi bilimsel rapora dayanarak vermiştir? Bu değerlendirme kasıt, ihmal veya görevi kötüye kullanma kapsamında incelenecek midir?

5. Çökme sonrası çevredeki 12 binanın tahliye edilmesi, bölgedeki yapı stokunun sistematik olarak denetlenmediğini göstermektedir. Bu bölgedeki diğer binaların güvenliği en son ne zaman incelenmiştir?

6. Türkiye çapında riskli yapı tespit süreçleri neden bilimsel, bağımsız, kamusal bir programla değil, şirketlerin ve müteahhitlerin insafına bırakılmaktadır?

7. Riskli binalarda yaşayan yurttaşlara güvenli konut sağlamak için kamusal, ücretsiz ve kâr amacı gütmeyen bir dönüşüm programı başlatmayı düşünüyor musunuz?

8. Rant ve müteahhit çıkarları yerine halkın barınma ve yaşam hakkım önceleyen bir kentleşme politikası için Bakanlığınızın somut planı var mıdır?

9. Gebze-Darıca Metro Projesi güzergâhının nüfus ve bina yoğun alanlardan geçmesi nedeniyle tünel kazıları ve diğer inşaat faaliyetleri sırasında çevredeki binaların temellerinde zarar oluşma ihtimali bulunduğu açık iken, proje öncesinde ve sürecinde hangi risk analizleri yapılmıştır; kaç bina zarar görmüş, zarar gören binalardan kaçı tahliye edilmiştir ve bu binaların zararlarının giderilmesi için hangi çalışmalar yapılmıştır?

10. Gebze-Darıca Metro Projesi kapsamında tünel kazılarının yerleşim bölgelerinde zemin deformasyonuna yol açtığına dair Makina Mühendisleri Odası ve İnşaat Mühendisleri Odası tarafından uzun süredir yapılan uyarılar Bakanlığınıza ulaşmış mıdır? Bu uyarılar neden dikkate alınmamış, gerekli kontroller neden yapılmamıştır? Bu süreçte ihmali veya görevi kötüye kullanımı bulunan Bakanlık, belediye ya da yüklenici firma yetkilileri hakkında herhangi bir idari veya adli işlem başlatılmış mıdır?

11. Geçtiğimiz yıl aynı mahallede yaşanan doğal gaz patlaması sonrası tarafımızca verilen soru önergesine cevaben Mevlâna Mahallesi'nde gerekli incelemelerin yapılacağını belirtmiştiniz; buna rağmen aynı mahallede bu kez bina çökerek dört yurttaşımız hayatını kaybetmiştir. Bu süre zarfında bölgede hangi zemin ve yapı güvenliği denetimleri yapılmış, hangi önlemler alınmıştır, alınmadıysa bunun sorumluları hakkında idari ve adli soruşturma başlatılacak mıdır?

12. Bu yıkımın ardından Bakanlığınızın yaklaşımı yalnızca "olay yeri incelemesi ve taziye" açıklamalarından mı ibaret olacaktır, yoksa kendi sorumluluğunuzu kabul ederek sorumluların tespiti, cezalandırılması ile bilimsel ve kamusal kentleşme politikalarının hayata geçirilmesi için somut adımlar atacak mısınız?

CEVAP

Kocaeli ili, Gebze ilçesi, Mustafapaşa mahallesi, 3007 ada, 7 parsel numaralı taşınmaz üzerindeki çöken binaya Yapı Kayıt Belgesi sorgu sisteminde yapılan incelemede herhangi bir Yapı Kayıt Belgesi alınmadığı tespit edilmiştir. 29.10.2025 tarihinde kendiliğinden çöken binaya ilişkin ayrıca Kentsel Dönüşüm Başkanlığımız ARAAD bilgi sisteminde yapılan incelemede herhangi bir başvuru bulunmadığı görülmüştür.

Kocaeli ili Gebze ilçesi Mevlana mahallesinde bulunan Aslan Apartmanı, zeminde oluşan çukur nedeniyle devrilerek yıkılmıştır. Olay üzerine Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğümüz, AFAD, Büyükşehir Belediyesi ve Gebze Belediyesiyle alanda incelemeler yapılmış olup, yıkılan bina etrafındaki 21 bina tedbir amaçlı tahliye edilmiştir.

Kocaeli ilinde afet etkisi belirleme çalışmaları kapsamında tahliye edilen yapılar hakkında 6306 sayılı Kanun uyarınca Bakanlığımızın 11.11.2025 tarihli ve 389841 sayılı oluru ile anılan Kanunun 6A maddesi doğrultusunda çalışma başlatılmıştır. Resen yapılan riskli yapı tespit işlemleri kapsamında 20 adet yapıdan 17 tanesi riskli yapı olarak tespit edilmiş diğer üçü Riskli Yapı tespit esaslarına göre "Risksiz" olarak tespit edilmiştir. Ayrıca riskli yapı tespitlerine yönelik yapılan itirazlar üzerine Sakarya ili Merkezli Riskli Yapı Tespiti İtiraz Değerlendirme Heyetinin çalışmaları devam etmektedir.

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir