İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/36211 GEÇ CEVAPLANDI · 89 GÜN

Cezaevlerinde bulunan üniversite öğrencilerine ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 89 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

olaylarda, "Hacettepe Ülkücü Teşkilatı" adlı grubun çağrısı üzerine kampüse toplanan kişiler, öğrencilerin barışçıl protesto hakkını kullanmak istedikleri sırada ellerinde palalarla saldırmıştır. Bir öğrenci başından yaralanmış, maskeli ve silahlı kişilerin kampüse girmesine göz yumulmuştur. Yaralı öğrenciyi hastanede gözaltına alma: girişimi, üniversitelerdeki güvenlik anlayışının geldiği vahim noktayı göstermektedir.

Benzer biçimde, İstanbul Beyazıt Meydanı'nda Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alındığı gün başlayan protestolar, Türkiye genelinde öğrencilerin barışçıl eylem ve ifade özgürlüğünün nasıl kriminalize edildiğini açıkça ortaya koymuştur. Polis müdahalesinin ardından yüzlerce öğrenci gözaltına alınmış, onlarcası tutuklanmıştır. Bugün Türkiye'de birçok öğrenci, yalnızca bir eyleme katıldığı, bir pankart taşıdığı ya da bir bildiriyi paylaştığı için "terör" suçlamalarıyla yargılanmaktadır.

Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Oysa öğrencilerin boykot, protesto, yürüyüş ve benzeri barışçıl eylemler gerçekleştirmesi, ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının kapsamı içindedir. 1982 Anayasası'nın 26. ve 34. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. ve 11. maddeleri, bireylerin düşüncelerini açıklama ve barışçıl biçimde toplanma haklarını güvence altına almaktadır. Nitekim Anayasa'nın 34/1. maddesi "Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir" diyerek bu özgürlüğü açıkça tanımlamaktadır. Bu çerçevede, üniversite öğrencilerinin ders boykotu dâhil her türlü barışçıl protestosu, akademik özgürlüğün ve demokratik katılımın ayrılmaz bir parçasıdır.

Üniversite öğrencilerine yönelik baskı, mezuniyet sonrasında da farklı biçimlerde devam etmektedir. Kamu kurumlarında çalışmak isteyen mezun öğrenciler, katıldıkları bir protesto, boykot ya da anayasal haklarını kullandıkları barışçıl eylemler gerekçe gösterilerek güvenlik soruşturmalarından geçememekte, bu nedenle kamuda istihdam edilememektedir. Hukuki süreçler yıllarca sürmekte, gençler meslek hayatlarının başlangıcında cezalandırılmaktadır. Böylece öğrenciler, yalnızca eğitim hayatları süresince değil, mezuniyet sonrasında da idari ve bürokratik engellerle kuşatılmaktadır.

Üniversite kampüsleri, bilimsel tartışma alanı olmaktan çıkarılarak, polis barikatlarının ve özel güvenlik güçlerinin denetiminde birer kontrol sahasına dönüştürülmüştür. Üniversiteler artık, içinde ve çevresinde öğrencilerin en ufak bir eylem ihtimaline karşı her gün yüzlerce polisin bekletildiği, ancak elinde silah ve palayla gelen kişilerin rahatlıkla dolaşabildiği yerlere dönüşmüştür. Bu tablo, yükseköğretim kurumlarının güvenlik politikalarıyla kuşatıldığını ve kamusal alanın baskı altına alındığını göstermektedir.

Türkiye, her sabah yeni bir operasyon ve gözaltı dalgasına uyanmaktadır. Bu sürekli baskı atmosferi içinde, en yakıcı meselelerden biri olan tutuklu öğrenciler sorunu kamuoyunda yeterince görünür olamamaktadır. Her geçen yıl artan baskı ve gözaltılarla cezaevleri adeta öğrenci yurduna dönüşürken, tutuklu üniversite öğrencilerine ilişkin veriler kamuoyuyla paylaşılmamakta ve bu konuda sağlıklı bir istatistik bulunmamaktadır. Oysa geçmiş yıllarda yapılan sınırlı araştırmalar bile sorunun boyutunu açıkça ortaya koymaktadır. Bir dönem faaliyet gösteren Tutuklu Öğrencilerle Dayanışma İnisiyatifi'nin 2012 yılında yayımladığı rapora göre, o dönemde 771 üniversite öğrencisi cezaevlerinde tutuklu ya da hükümlü olarak bulunmaktaydı. Bu öğrencilerin önemli bir kısmı, pankart asmak, anma etkinliklerine katılmak veya batışçıl eylemlerde yer almak gibi gerekçelerle "terör örgütüyle ilişkilendirilerek" yargılanmıştı. Sonrasında artan baskı ve otoriterleşme süreciyle birlikte, bu sayının güncel durumunun ortaya konması ve kamuoyunun bilgilendirilmesi daha da önemli hâle gelmiştir.

Bu bağlamda, ceza infaz kurumlarında tutuklu veya hükümlü statüsünde bulunan üniversite öğrencilerinin sayısı, bulundukları iller, isnat edilen suç türleri ve kayıtlı oldukları üniversiteler hakkında şeffaf bilgi paylaşımı, hem eğitim hakkının korunması hem de demokratik denetimin sağlanması açısından zorunludur.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Türkiye genelinde ceza infaz kurumlarında tutuklu veya hükümlü statüsünde bulunan üniversite öğrencilerinin sayısı kaçtır?

  2. 2020 yılından bu yana üniversite öğrencilerine yönelik gözaltı, tutuklama ve mahkumiyet kararlarının yıllara göre dağılımı nedir?

  3. Tutuklu veya hükümlü öğrencilerin illere göre ve isnat edilen suç türlerine göre (örneğin Terörle Mücadele Kanunu, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu, Cumhurbaşkanına hakaret, kamu malına zarar gibi) dağılımı nedir? |

  4. Tutuklu veya hükümlü öğrencilerin kayıtlı oldukları üniversite ve bölümlere ilişkin | bir istatistik tutulmakta mıdır? Varsa, bu öğrencilerin üniversite bazında dağılımı nedir?

  5. Cezainfaz kurumlarında bulunan öğrencilerin eğitimlerine devam edebilmesi, sınavlara girebilmesi, açık veya uzaktan öğretim imkânlarından yararlanabilmesi için hangi düzenlemeler yapılmıştır?

  6. Tutuklu öğrencilerin kitap, ders materyali, yazışma ve internet erişimi gibi hakları cezaevlerinde nasıl uygulanmaktadır?

  7. 2020 yılından bu yana kaç üniversite öğrencisi hakkında disiplin soruşturması | açılmıştır? Bu soruşturmalar sonucunda kaç öğrenciye uzaklaştırma, eğitimden men | veya disiplin cezası verilmiştir?

  8. Öğrencilerin boykot, yürüyüş, protesto ve benzeri barışçıl eylemlerine yönelik polis müdahaleleri veya güvenlik güçlerinin orantısız uygulamaları hakkında Bakanlıklarınızın yürüttüğü bir inceleme veya denetim bulunmakta mıdır?

  9. Cezaevlerinde tutuklu öğrencilerin psikososyal destek, rehberlik ve hukuki danışmanlık ihtiyaçları için özel bir çalışma veya protokol yürütülmekte midir?

  10. 2017 ve 2025 yılları arasında, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması gerekçesiyle kamu görevine başlatılmayan üniversite mezunu sayısı kaçtır?

  11. 2017 ve 2025 yılları arasında, bu gerekçeyle açılmış ve hâlen devam eden güvenlik soruşturması davalarının sayısı nedir?

  12. Tutuklu öğrencilerin ceza infaz kurumlarından sınav merkezlerine nakledilmesi sürecinde kullanılan ring araçları için öğrencilerden veya ailelerinden herhangi bir ücret talep edilmekte midir? Talep ediliyorsa bu uygulamanın hukuki dayanağı, ücretin tutarı ve kapsamı nedir? Uygulama iller arasında farklılık göstermekte midir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1736862 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/36211 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden TAXOBYr - gjl4e9c - VeWgt8Z - EYFA7K- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı :E-56020453-610-1943-877/1080 Konu : Yazılı soru önergesi 02-102 n026

Sayın Sevilay ÇELENK Diyarbakır Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/36211 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, "Öğretimden yararlanma" kenar başlıklı 76. maddesinin birinci fıkrasında, açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin tüm öğretim türlerinden, diğer ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin ise kurum içinde verilebilen yaygın, dışarıdan ve açık öğretim programlarından yararlanmalarının sağlanacağı; ikinci fıkrasında, kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin, kurum içinde açılan örgün öğretim programlarına kurum disiplin, düzen ve güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek şekilde, kurumsal kapasite ve imkânların uygunluğu ölçüsünde devam edebileceği ve yaş, eğitim düzeyi, engellilik durumu, sosyal ve ekonomik durum ile benzeri ölçütlere göre ihtiyacı olan hükümlülere öncelik verileceği; üçüncü fıkrasında, kayıtlı olduğu eğitim kurumlarının ilgili mevzuatına göre gerekli şartları taşıyan ve kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin sınavlarının, kişi ve kurum güvenliği ile kurum disiplin ve düzeninin bozulmasını önleyici tedbirler alınarak aşağıda belirtilen usule göre ceza infaz kurumu içinde yapılacağı, buna göre hükümlülerin kayıtlı oldukları ortaöğretim, ön lisans, lisans ve benzeri öğretim programları kapsamındaki sınavlar ile mesleki yeterlilik gibi yazılı veya sözlü sınavlarının, ilgili kurum ile koordinasyon sağlanarak öncelikle çevrim içi, bunun mümkün olmaması halinde ise ilgili eğitim kurumu görevlisinin gözetiminde yüz yüze yapılacağı ve hükümlülerin merkezi sınavlar ile açık öğretim kurumları sınavlarına, sınav merkezi olarak belirlenen ceza infaz kurumlarında katılacağı; dördüncü fıkrasında, kurum ve kuruluşlar ile üniversitelerin, sınavlara ilişkin olarak üçüncü fıkrada belirtilen konularda gerekli düzenlemeleri yapmak ve tedbirleri almakla yükümlü oldukları; beşinci fıkrasında, açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde bulunan hükümlülerin öğretimden yararlanması veya sınavlara katılmasının, hükümlünün; başarısız olması, devamsızlık göstermesi, eğitim ve sınav alanlarında bu Kanunda yazılı disiplin cezasını gerektiren eylemlerden birini gerçekleştirmesi veya öğretim programının ceza infaz kurumunun işleyişine yer ve zaman itibarıyla uygun olmaması halleri dışında engellenemeyeceği hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

I1- Süreli veya süresiz yayınlardan yararlanma hakkı 5275 sayılı Kanunun 62. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin birinci fıkrasında hükümlünün, mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanma hakkına sahip olduğu; ikinci fıkrasında resmi kurumlar, üniversiteler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla,

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana hitp://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden NC3YCIP - mcINfgp - 161Sg1V - kPaSTU— itcerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve kamu yararına çalışan dernekler tarafından çıkartılan gazete, kitap ve basılı yayınların, hükümlülere ücretsiz olarak ve serbestçe verileceği; eğitim ve öğretimine devam eden hükümlülerin ders kitaplarının denetime tâbi tutulamayacağı; üçüncü fıkrasında kurum disiplinini, düzenini veya güvenliğini bozan ya da tehlikeye düşüren, hükümlülerin iyileştirilmesi amacına ulaşmayı zorlaştıran yahut müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan hiçbir yayının hükümlüye verilmeyeceği; dördüncü fıkrasında ilan ve reklamın geçici süreyle kesilmesi hâli dışında Basın İlân Kurumu aracılığıyla resmi ilan ve reklam yayınlama hakkı bulunmayan gazetelerin, ceza infaz kurumuna kabul edilmeyeceği, yabancı dilde yayımlanmış gazete ve dergilerin ceza infaz kurumuna kabul edilmesinde Adalet Bakanlığının yetkili olduğu hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Nl- 5275 sayılı Kanunun "Hükümlünün radyo, televizyon yayınları ile internet olanaklarından yararlanma hakkı" kenar başlıklı 67. maddesinin birinci fıkrasında, ceza infaz kurumlarında merkezi yayın sistemi bulunduğu takdirde bu sisteme bağlı olarak hükümlünün radyo ve televizyon yayınlarını izleme hakkına sahip olduğu; ikinci fıkrasında, merkezi yayın sistemi bulunmayan kurumlarda, yararlı olmayan yayınların izlenmesini ve dinlenmesini engelleyecek önlemler alınmak suretiyle bağımsız anten kullanılarak televizyon ve radyo izlenmesine ve dinlenmesine izin verileceği, bu cihazların, bedelinin hükümlü tarafından ödenmesi koşuluyla hükümlü adına kurumca satın alınacağı, her ne biçimde olursa olsun dışarıdan gelenler tarafından getirilen radyo, televizyon ve bilgisayarların kuruma alınmayacağı; üçüncü fikrasında, kapalı ve açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde ancak, eğitim ve iyileştirme programları çerçevesinde kurum yönetimince belirlenen yerlerde görsel ve işitsel eğitim araç ve gereçlerinin kullanımına izin verilebileceği, eğitim ve iyileştirme programları gerekli kıldığı takdirde denetim altında internetten yararlanılabileceği, hükümlünün odasında bilgisayar bulunduramayacağı, ancak Adalet Bakanlığının uygun görmesi hâlinde eğitim ve kültürel amaçlı olarak bilgisayarın ceza infaz kurumuna alınmasına izin verilebileceği; dördüncü fıkrasında, bu hakların tehlikeli hâlde bulunan veya örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabileceği hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

IV- 5275 sayılı Kanunun 37. maddesinin birinci fıkrasında, kurumda, düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun, yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumlar, kusurlu olarak ihlâl edildiğinde, hükümlüler hakkında eylemlerinin niteliği ile ağırlık derecesine göre Kanunda belirtilen disiplin cezalarının uygulanacağı hükmü yer almaktadır.

Kanunun 38. maddesinde hükümlü ve tutukluların belirtilen kurallara uymamaları hâlinde uygulanabilecek disiplin cezalarına yer verilmiş olup, 39 ilâ 44. maddelerinde disiplin cezalarının niteliği, uygulanma usulleri ile bu cezaları gerektiren eylemler, 47 ve 48. maddelerinde ise disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı halinde belirlenecek disiplin cezaları ile disiplin cezalarının soruşturulması, infaz edilmesi ve kaldırılması usulleri düzenlenmiştir.

Ayrıca hükümlü ve tutukluların kurum idaresinin kendileriyle ilgili her türlü disiplin işlemine karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı ise ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz hakkı bulunduğu malumlarıdır. Bu şekilde bağımsız yargı denetiminden geçerek kesinleşen disiplin cezası kararları infaz edilmekte olup bu kararların uygulanmasında herhangi bir keyfilik söz konusu değildir.

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden NC3YCIP - mcINfgp - 161Sg1V - kPaSTU- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

V- 5275 sayılı Kanunun "Hükümlüler ile yakınları ve ilgililerin bilgilendirilmesi" kenar başlıklı 22. maddesinin birinci fıkrasında; hükümlülere, kuruma alındıklarında uygulanacak iyileştirme çalışmaları, disiplin suçları ve cezaları, bilgi edinme ve şikâyet yolları, hak ve sorumlulukları gibi konular ile kurumdaki yaşam biçimine uyum sağlamaları için gereken bilgilerin, kurum yöneticileri tarafından sözlü olarak anlatılacağı ve yazılı olarak tebliğ edileceği, infaz sonrası koruma ve yardım konusunda ayrıca bilgi verileceği, Türkçe bilmeyen yabancı uyruklu hükümlülere kendi dilinde, mümkün olmadığında İngilizce, Fransızca veya Almanca olarak bildirileceği, duyma ve konuşma engellilere işaret diliyle anlatılacağı, görme engellilere ise kendi alfabeleri ile yazılmış kitapçık verileceği hükmünün yer aldığı malumlarıdır.

VI- "Ceza İnfaz Kurumlarının Tahsisi, Nakil İşlemleri ve Diğer Hükümler" konulu, 22/01/2007 tarihli ve 45/1 Nolu Genelgenin "Nakiller ve Nakillerde Uygulanacak Usul ve Esaslar" başlıklı İkinci Bölümünün "11- Eğitim ve Öğretim Nedeniyle Nakil" kısmının ikinci fıkrasında, Milli Eğitim Bakanlığına veya Yüksek Öğretim Kurumuna bağlı okullara kayıtlı olan hükümlü ve tutukluların yıl sonu, ara ve bütünleme gibi okullarında yapılan sınavlarına; kapalı ceza infaz kurumlarında kalanların dış koruma görevlileri, açık ceza infaz kurumu ve çocuk eğitimevi hükümlüleri ile bu kurumlarda kalmaktayken sınava katılmak amacıyla kapalı ceza infaz kurumlarına nakledilenlerin iç güvenlik görevlileri (nezaretinde katılmalarının sağlanacağı hükmüne yer verildiği malumlarıdır.

VI- "Genç ve Yetişkin Hükümlü ve Tutukluların Eğitim ve İyileştirilme İşlemleri ve Diğer Hükümler" konulu, 27/07/2007 tarihli ve 46/1 Nolu Genelgenin "Eğitim-Öğretim Çalışmaları" başlıklı Dördüncü Bölümünün "D- Açık İlköğretim Okulu, Açık Öğretim Lisesi ve Açık Öğretim Fakültesine İlişkin Ortak Hükümler" kısmının ikinci fıkrasında, kayıt ve sınav harçlarını, yol masraflarını ödeyemeyecek durumdaki hükümlü ve tutukluların, bu tür masraflarının karşılanması için, il veya ilçe sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfından, gönüllü kurum ve kuruluşlardan yardım isteneceği, gerekirse yol masraflarının eğitim kurulu kararıyla emanet para faizi hesabından veya kurum olanaklarıyla karşılanacağı, hükümlü ve tutuklu öğrencilerin maddi nedenlerle mağdur edilmeyecekleri hükmüne yer verildiği malumlarıdır.

VIL- Soru önergesinde istenilen ayrıntıda bilgi sunulamamakla birlikte; Ülkemizdeki ceza infaz kurumlarında barındırılan tutuklu ve hükümlü sayılarına ilişkin istatistiklere Bakanlığımız Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün "https://www.cte.adalet.gov.tr" adresli internet sitesinden ulaşılması mümkün olabilecektir.

IX- Ülkemizdeki ceza infaz kurumlarında tüm iş ve işlemler insan onuruna saygı ilkesi esas alınarak mevzuat hükümleri çerçevesinde yürütülmektedir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden NC3YCIP - mc INfgp - 161Sg1V - kPaSTUz ile erişebilirsin

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 9 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir