İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/36243 GEÇ CEVAPLANDI · 95 GÜN

Cezaevlerinde bulunan üniversite öğrencilerine ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 95 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıda yer alan sorularımın Anayasa'nın 98, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 96 ve 99. Maddeleri uyarınca Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından, öngörülen yasal süresi içinde cevaplanması konusunda gereğini bilginize sunarım.

Sevilay ÇELENK Diyarbakır Milletvekili

Gerekçenin tamamını göster (12 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Türkiye?de son yıllarda giderek artan baskı ve otoriterleşme, ifade özgürlüğünden akademiye, basından sivil topluma kadar her alanda en ağır biçimde hissedilmektedir. Toplumun eleştirel düşünme ve söz söyleme kapasitesi sistematik biçimde sınırlandırılmaktadır. Çıkarılan yasalar, yapılan uygulamalar ve idari kararlarla, siyasi iktidarın hoşuna gitmeyen her fikir bir "güvenlik" meselesine dönüştürülmektedir.

Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi verileri de bu tabloyu doğrulamaktadır. Türkiye, 2002 yılında 99'uncu sıradayken 23 yıl içinde 60 basamak gerileyerek 180 ülke arasında 159*uncu sıraya düşmüştür. Bu durum yalnızca medya alanını değil, düşüncenin üretildiği en önemli kamusal alan olan üniversiteleri de doğrudan etkilemiştir. Zira düşünce ve ifade özgürlüğünün baskı altına alındığı bir ülkede, susturulan yerlerin başında üniversiteler gelmektedir. Siyasi iktidarın "beka siyaseti" anlayışı, eleştirel düşünceyi ve toplumsal muhalefeti bastırmanın başlıca aracı haline gelmiştir. Bu süreç, yalnızca akademisyenleri değil, üniversite topluluğunun bütününü, özellikle de öğrencileri doğrudan etkilemiştir.Siyasi iktidar, üniversiteleri kayyım rektörlerle yönetmekte, öğrencileri soruşturmalarla bezdirmekte ve en ufak bir itirazda bulunan gençleri gözaltına almaktadır. Bu süreçte kampüslerde cinayetler işlenmiş, öğrencilere yönelik saldırılar sürmüş ve üniversiteler birer suç mahalline dönüşmüştür. Bu baskı yalnızca akademisyenleri değil, üniversiteli öğrencileri de derinden etkilemektedir.

Üniversite öğrencileri, düşüncelerini özgürce ifade edemedikleri gibi barınma, beslenme ve güvenlik gibi temel ihtiyaçlarını da karşılamakta zorlanmaktadır. KYK yurtlarının kapasitesi | milyon civarında kalırken, 8 milyonu aşan üniversite öğrenci nüfusunun büyük bölümü yurtlara yerleşememekte, yüksek kira ve özel yurt ücretleriyle baş edememektedir. Yemekhane ücretleri de her yıl artmakta ve bu artışlar öğrencilerin tepkisine yol açmaktadır. Yemekhane zamlarını protesto eden birçok öğrenci, kampüslerde şiddete ve disiplin soruşturmalarına maruz kalmıştır. Bu durum, öğrencileri çoğu zaman cemaat ve tarikat yurtlarına yönelmeye mecbur bırakmaktadır. Bu yurtlarda yaşanan baskı, denetimsizlik ve istismar vakaları gençlerin yaşam hakkını tehdit eder boyutlara ulaşmıştır. Tüm bu sorunlara itiraz eden, en temel haklarını ve barışçıl demokratik taleplerini dile getiren öğrenciler ise gözaltına alınmakta, tutuklanmakta ya da üniversite yönetimlerinin aldığı idari kararlarla cezalandırılmaktadır.

Son yıllarda öğrencilere yönelik artan baskı, şiddet, gözaltı ve tutuklamalar, bu dönüşümün en çarpıcı göstergesidir. Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü'nde 27 Ekim'de yaşanan ESİLA olaylarda, "Hacettepe Ülkücü Teşkilatı" adlı grubun çağrısı üzerine kampüse toplanan kişiler, öğrencilerin barışçıl protesto hakkını kullanmak istedikleri sırada ellerinde palalarla saldırmıştır. Bir öğrenci başından yaralanmış, maskeli ve silahlı kişilerin kampüse girmesine göz yumulmuştur. Yaralı öğrenciyi hastanede gözaltına alma girişimi, üniversitelerdeki güvenlik anlayışının geldiği vahim noktayı göstermektedir.

Benzer biçimde, İstanbul Beyazıt Meydanı'nda Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alındığı gün başlayan protestolar, Türkiye genelinde öğrencilerin barışçıl eylem ve ifade özgürlüğünün nasıl kriminalize edildiğini açıkça ortaya koymuştur. Polis müdahalesinin ardından yüzlerce öğrenci gözaltına alınmış, onlarcası tutuklanmıştır. Bugün Türkiye'de birçok öğrenci, yalnızca bir eyleme katıldığı, bir pankart taşıdığı ya da bir bildiriyi paylaştığı için "terör" suçlamalarıyla yargılanmaktadır.

Oysa öğrencilerin boykot, protesto, yürüyüş ve benzeri barışçıl eylemler gerçekleştirmesi, ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının kapsamı içindedir. 1982 Anayasası'nın 26. ve 34. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. ve 11. maddeleri, bireylerin düşüncelerini açıklama ve barışçıl biçimde toplanma haklarını güvence altına almaktadır. Nitekim Anayasa'nın 34/1. maddesi "Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir" diyerek bu özgürlüğü açıkça tanımlamaktadır. Bu çerçevede, üniversite öğrencilerinin ders boykotu dâhil her türlü barışçıl protestosu, akademik özgürlüğün ve demokratik katılımın ayrılmaz bir parçasıdır.

Üniversite öğrencilerine yönelik baskı, mezuniyet sonrasında da farklı biçimlerde devam etmektedir. Kamu kurumlarında çalışmak isteyen mezun öğrenciler, katıldıkları bir protesto, boykot ya da anayasal haklarını kullandıkları barışçıl eylemler gerekçe gösterilerek güvenlik soruşturmalarından geçememekte, bu nedenle kamuda istihdam edilememektedir. Hukuki süreçler yıllarca sürmekte, gençler meslek hayatlarının başlangıcında cezalandırılmaktadır. Böylece öğrenciler, yalnızca eğitim hayatları süresince değil, mezuniyet sonrasında da idari ve bürokratik engellerle kuşatılmaktadır.

Üniversite kampüsleri, bilimsel tartışma alanı olmaktan çıkarılarak, polis barikatlarının ve özel güvenlik güçlerinin denetiminde birer kontrol sahasına dönüştürülmüştür. Üniversiteler artık, içinde ve çevresinde öğrencilerin en ufak bir eylem ihtimaline karşı her gün yüzlerce polisin bekletildiği, ancak elinde silah ve palayla gelen kişilerin rahatlıkla dolaşabildiği yerlere dönüşmüştür. Bu tablo, yükseköğretim kurumlarının güvenlik politikalarıyla kuşatıldığını ve kamusal alanın baskı altına alındığını göstermektedir.

Türkiye, her sabah yeni bir operasyon ve gözaltı dalgasına uyanmaktadır. Bu sürekli baskı atmosferi içinde, en yakıcı meselelerden biri olan tutuklu öğrenciler sorunu kamuoyunda yeterince görünür olamamaktadır. Her geçen yıl artan baskı ve gözaltılarla cezaevleri adeta öğrenci yurduna dönüşürken, tutuklu üniversite öğrencilerine ilişkin veriler kamuoyuyla paylaşılmamakta ve bu konuda sağlıklı bir istatistik bulunmamaktadır. Oysa geçmiş yıllarda yapılan sınırlı araştırmalar bile sorunun boyutunu açıkça ortaya koymaktadır. Bir dönem faaliyet gösteren Tutuklu Öğrencilerle Dayanışma İnisiyatifi'nin 2012 yılında yayımladığı rapora göre, o dönemde 771 üniversite öğrencisi cezaevlerinde tutuklu ya da hükümlü olarak bulunmaktaydı. Bu öğrencilerin önemli bir kısmı, pankart asmak, anma etkinliklerine katılmak veya barışçıl eylemlerde yer almak gibi gerekçelerle "terör örgütüyle ilişkilendirilerek" yargılanmıştı. Sonrasında artan baskı ve otoriterleşme süreciyle birlikte, bu sayının güncel durumunun ortaya konması ve kamuoyunun bilgilendirilmesi daha da önemli hâle gelmiştir.

Bu bağlamda, ceza infaz kurumlarında tutuklu veya hükümlü statüsünde bulunan üniversite öğrencilerinin sayısı, bulundukları iller, isnat edilen suç türleri ve kayıtlı oldukları üniversiteler hakkında şeffaf bilgi paylaşımı, hem eğitim hakkının korunması hem de demokratik denetimin sağlanması açısından zorunludur.

Bu bağlamda;

I. Türkiye genelinde ceza infaz kurumlarında tutuklu veya hükümlü statüsünde bulunan üniversite öğrencilerinin sayısı kaçtır?

SORULAR

  1. 2020 yılından bu yana üniversite öğrencilerine yönelik gözaltı, tutuklama ve mahkumiyet kararlarının yıllara göre dağılımı nedir?

  2. Tutuklu veya hükümlü öğrencilerin illere göre ve isnat edilen suç türlerine göre (örneğin Terörle Mücadele Kanunu, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu, Cumhurbaşkanına hakaret, kamu malına zarar gibi) dağılımı nedir?

  3. Tutuklu veya hükümlü öğrencilerin kayıtlı oldukları üniversite ve bölümlere ilişkin bir istatistik tutulmakta mıdır? Varsa, bu öğrencilerin üniversite bazında dağılımı nedir?

  4. Cezainfaz kurumlarında bulunan öğrencilerin eğitimlerine devam edebilmesi, sınavlara girebilmesi, açık veya uzaktan öğretim imkânlarından yararlanabilmesi için hangi düzenlemeler yapılmıştır?

  5. Tutuklu öğrencilerin kitap, ders materyali, yazışma ve internet erişimi gibi hakları cezaevlerinde nasıl uygulanmaktadır?

  6. 2020 yılından bu yana kaç üniversite öğrencisi hakkında disiplin soruşturması açılmıştır? Bu soruşturmalar sonucunda kaç öğrenciye uzaklaştırma, eğitimden men veya disiplin cezası verilmiştir?

  7. Öğrencilerin boykot, yürüyüş, protesto ve benzeri barışçıl eylemlerine yönelik polis müdahaleleri veya güvenlik güçlerinin orantısız uygulamaları hakkında Bakanlıklarınızın yürüttüğü bir inceleme veya denetim bulunmakta mıdır?

  8. Cezaevlerinde tutuklu öğrencilerin psikososyal destek, rehberlik ve hukuki danışmanlık ihtiyaçları için özel bir çalışma veya protokol yürütülmekte midir?

  9. 2017 ve 2025 yılları arasında, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması gerekçesiyle kamu görevine başlatılmayan üniversite mezunu sayısı kaçtır?

  10. 2017 ve 2025 yılları arasında, bu gerekçeyle açılmış ve hâlen devam eden güvenlik soruşturması davalarının sayısı nedir?

  11. Tutuklu öğrencilerin ceza infaz kurumlarından sınav merkezlerine nakledilmesi sürecinde kullanılan ring araçları için öğrencilerden veya ailelerinden herhangi bir ücret talep edilmekte midir? Talep ediliyorsa bu uygulamanın hukuki dayanağı, ücretin tutarı ve kapsamı nedir? Uygulama iller arasında farklılık göstermekte midir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yusuf Tekin, Milli Eğitim Bakanı ·

2) 362y3 6X Y3

b) 03/09/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1691507 sayılı yazınız. o £/ 57625 c)21/10/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1720765 sayılı yazınız.

ç) 17/11/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1736862 sayılı yazınız. d)09/12/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1754503 sayılı yazınız.

e) 19/12/2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1761103 sayılı yazınız.

Bakanlığımıza İlgi (a-b-c-ç-d-e)'de kayıtlı yazıyla iletilen Iğdır Milletvekili Yılmaz HUN'un 7/32268, İzmir Milletvekili İbrahim AKIN'ın 7/32985, Burdur Milletvekili İzzet AKBULUT'un 7/35016, Diyarbakır Milletvekili Sevilay ÇELENK'in 7/36243, İstanbul Milletvekili İskender BAYHAN'ın 7/37207 ve Şanlıurfa Milletvekili Mahmut TANAL"ın 7/37625 esas numaralı yazılı soru önergeleri incelenmiş olup konuya ilişkin bilgiler Ek'te sunulmuştur.

YusuiY TEKİN Milli Eğitim Bakanı Ek: Bilgi (40 Sayfa)

Elektronik Ağ: www.meb.gov.tr Faks: (0312)418 7539

AZN a ve ; eN A MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 100 EĞİTİMİN

WE Şe ii v Strateji Geliştirme Başkanlığı YÜZYILI YAZILI SORU ÖNERGESİNE İLİŞKİN BİLGİ

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığından alınan 6232 sayılı konuya ilişkin yazıları Ek'te yer almaktadır.

7 YÜKSEKÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI

Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı

Sayı (o :E-57802651-610-6232 Konu : Soru Önergeleri - 7/36243

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA (Strateji Geliştirme Başkanlığı) . &

Diyarbakır Milletvekili Sevilay ÇELENK tarafından verilen 7. 5 esas sayılı Soru Önergesi Kurulumuz Başkanlığınca incelenmiştir.

İlgili soru önergesine ilişkin cevaplar ekte sunulmaktadır.

Prof. Dr. Naci GÜNDOĞAN

Başkan Vekili Ek: 7736243 Esas Numaralı Soru Önergesinin Cevabı G Sayfa) Üye . Bu belge, güvenli ölektronik imza ile İmzalanmıştır.

7136243 Esas Numaralı Soru Önergesinin Cevabı

2547 Sayılı Kanunun 44 üncü maddesinin (b) bendi hükmü uyarınca "Yükseköğretim kurumlarında, öğretim faaliyetlerinin üç dönemi aşmamak üzere yıl içinde kaç döneme ayrılarak sürdürüleceği; her bir dönemde alınması gereken asgari ve azami kredi miktarları; her bir diploma programının diplomayı almayı hak eden kişiye kazandıracağı bilgi, beceri ve yetkinliklerin neler olacağı ve bunların ölçme ve değerlendirmelerinin nasıl yapılacağı; hazırlık sınıfı veya başka yollarla yabancı dil yeterliliğinin nasıl kazandırılacağı ve yabancı dil bilgi düzeyinin nasıl ölçüleceği; kayıt, devam, uygulama, tez ve teorik ders içerikleri, ön şartlı dersler, sınav çeşitleri ve bunların ders başarı notuna katkısı; öğrencilerin mezuniyet sonrası istihdamına ilişkin olarak bilgi, görüş ve tecrübelerine ihtiyaç duyulan kişileri ifade eden dış paydaşların diploma programlarına ilişkin değerlendirmelerinin alınması; diğer yurt içi ve yurt dışı yükseköğretim kurumlarından alınan derslerin kredilerinin intibakının sağlanması; ilgili programın tamamlanmasına yönelik önceden kazanılmış yeterliliklerin tanınması; farklı diploma programlarından bazı derslerin alınmasıyla yandal veya çifi anadal yapılması; diploma alınabilmesi için, uygulama, teorik, uzaktan veya açıköğretim özellikleri ile (M2) (.J(3) eğitim-öğretimin devamına ilişkin diğer hususlar, Yükseköğretim Kurulunun bu konularda belirlediği temel ilkelere uygun olarak yükseköğretim kurumları senatoları tarafından belirlenir * hükmü yer almaktadır. Söz konusu hüküm uyarınca belirlenen eğitim ve öğretime ilişkin temel ilkeler 14.02.2024 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında incelenmiş ve aşağıda yer alan ilkeler uygun görülerek, 2023-2024 eğitim ve öğretim yılı bahar döneminden itibaren uygulanmasına karar verilmiştir.

Ders Kredilerinin Hesaplanması, Öğrencilik Haklarından Yararlanma ve Sınavlara İlişkin Temel İlkeler

2347 sayılı Kanun'un 44/ b maddesi uyarınca,

a) Bir eğitim ve öğretim döneminin sınavlar hariç 14 hafia (70 iş günü) olarak düzenlenmesine,

b) Öğretim faaliyetlerinin yıl içindeki dönem planlamasının yükseköğretim kurumları senatoları tarafından üç dönemi aşmayacak şekilde yapılmasına, üç dönem uygulamasını planlayan yükseköğretim kurumlarının Yükseköğretim Kurulundan izin almasına,

c) Öğrencilerin daha önce aldığı ve başarılı olduğu derslerin muafiyet işlemlerinde süre sınırlamasının olmamasına ve daha önce alınan derslerin muafiyetine ilişkin işlemlerin yükseköğretim kurumlarının ilgili kurulları tarafindan karara bağlanmasına,

d) Yükseköğretim Kurulu tarafindan karara bağlanan çekirdek eğitim programları ile mezuniyet öncesi eğilim programlarına göre ilgili programların düzenlenmesine,

e) Yükseköğretim programlarının müfredatının, müfredatta yer alan ders adları ve AKTS kredilerinin Türkiye Yükseköğretim Yeterlikler Çerçevesi ile TYÇÇ Temel alan ve uygulamalarına ilişkin alınan kararlar uyarınca düzenlenmesine,

f) Yükseköğretim kurumlarımızın Bologna sürecini dikkate alarak mevzuatlarını düzenlemelerine, seçimlik ders oranlarını yüzde 25'in altına düşmeyecek biçimde belirlemelerine ve sistemlerini öğrencilerin en geniş ölçekte seçimlik ders almasına imkan verecek şekilde ayarlamalarına,

g) Yükseköğretim kurumlarının diğer yükseköğretim kurumları ile yurtiçi ve yurtdışındaki diğer resmi ve özel kurum ve kuruluşlardan alınanı/alınacak derslerin ve AKTS kredilerinin tespitinde Yükseköğretim Kurulu tarafindan belirlenecek mikro yeterliliklere ilişkin usul ve esaslara göre işlemleri yürütmesine,

h) Yükseköğretim Kurulunun diğer kurum ve kuruluşlar ile yaptığı işbirliği protokolleri kapsamında yürütülecek derslerde:

I) Program kapsamındaki görevlendirmelerin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na ve seçimlik dersten beklenen yetkinliklerin kazandırılması amacına uygun olarak ve uzmanlık alanları gözetilerek yapılmasına,

2) Derslerin programın öğretim dilinde verilmesine,

3) Protokol kapsamında verilecek derslerin azami kredi ve ders sayısının senatolarca belirlenmesine,

4) Görevlendirilecek alan uzmanlarının, programın işleyişi ile ders içerikleri ve değerlendirme ilkelerine ilişkin yükseköğretim kurumlarınca bilgilendirilmesine,

9) Talep halinde, ilgili kurulların teklifi ve senatolarca kabul edilen derslerin içerik bilgileri, kredileri, ölçme ve değerlendirme esasları ve yapılan görevlendirmelerin Yükseköğretim Kuruluna bildirilmesine,

6) Derslerin meri mevzuata göre verilmesine, dönem içi ve dönem sonu ölçme ve değerlendirmenin ise yüz yüze yapılmasına,

7) Protokol yapılan kurumlar tarafından önerilerek kendi bünyelerinde yürütülen ve Yükseköğretim Kurulunca içeriği uygun görülen derslerin, yükseköğretim kurumlarının ilgili kurullarının uygun görüşü ile seçimlik ders kapsamında değerlendirilmesine ve intibak işlemlerinin yapılmasına,

) Yükseköğretim kurumlarında yürütülecek yaz öğretimine ilişkin olarak; dönem başlamadan önce öğrencilere duyurulmak şartıyla yaz öğretimi açılması hususunda ilgili yükseköğretim kurumunun senatosu tarafindan karar alınmasına,

j) Öğrencilerin haklı ve geçerli bir mazerete dayanarak ilgili akademik birimin Yönetim Kurulu kararı ile bir defada en çok iki yarıyıl ve öğrenim süresi boyunca toplam olarak en çok dört yarıyıl kayıt dondurabilmesine, kayıt dondurulan sürenin azami öğrenim süresinden sayılmamasına, ancak rahatsızlığı ve tedavi sürecinin devam etmesi nedeniyle kayıt dondurma talebinde bulunan öğrenciler ile hükümlü öğrenciler için mazereti İlgili Birim Yönetim Kurulu tarafından değerlendirilerek azami öğretim süresinden sayılmadan dört yarıyıldan fazla kayıt dondurulabilmesine,

k) Örgün öğretim programlarında derse devam zorunluluğunun olduğu dikkate alınarak, kapalı ceza infaz kurumlarında tutuklu veya hükümlü olup yükseköğretim kurumlarının örgün eğitim programlarında kayıtlı öğrencilerin de derslere devam şartını yerine getirmesi gerektiğine, derslere devam şartını yerine getiremeyen öğrencilerin devamsızlıktan başarısız olarak işlem göreceklerinden yıl sonu ve bütünleme sınavlarına giremeyeceklerine, açıköğretim ile uzaktan öğretim programlarında ise Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünce belirlenen kurallara uyulması kaydıyla sınavlara girebileceklerine,

D Açık ceza infaz kurumlarında hükümlü veya tutuklu olup yükseköğretim kurumlarının örgün öğretim programlarında kayıtlı olan öğrencilerin Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünce belirlenen kurallara uyulması kaydıyla öğretimlerine devam edebileceklerine, devam şartını sağlayan öğrencilerin yıl sonu ve bütünleme sınavlarına girme haklarının bulunduğuna" hükümleri yer almakta olup, söz konusu karar ilgi (a) yazımız ile yükseköğretim kurumlarına bildirilmiştir.

27.11.2024 tarih 32735 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 14.11.2024 tarihli ve 7532 sayılı Noterlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 18 inci maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 76 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

(1) Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitim evlerinde bulunan hükümlülerin tüm öğretim türlerinden; diğer ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin ise kurum içinde verilebilen yaygın, dışarıdan ve açık öğretim programlarından yararlanmaları sağlanır. (2) Kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler, kurum içinde açılan örgün öğretim programlarına kurum disiplin, düzen ve güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek şekilde, kurumsal kapasite ve imkânların uygunluğu ölçüsünde devam edebilir. Yaş, eğitim düzeyi, engellilik durumu, sosyal ve ekonomik durum ile benzeri ölçütlere göre ihtiyacı olan hükümlülere öncelik verilir.

(3) Kayıtlı olduğu eğitim kurumlarının ilgili mevzuatına göre gerekli şartları taşıyan ve kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin sınavları, kişi ve kurum güvenliği ile kurum disiplin ve düzeninin bozulmasını önleyici tedbirler alınarak aşağıda belirtilen usule göre ceza infaz kurumu içinde yapılır:

a) Kayıtlı oldukları ortaöğretim, ön lisans, lisans ve benzeri öğretim programları kapsamındaki sınavlar ile mesleki yeterlilik gibi yazılı veya sözlü sınavlar, ilgili kurum ile koordinasyon sağlanarak öncelikle çevrim içi, bunun mümkün olmaması hâlinde ise ilgili eğitim kurumu görevlisinin gözetiminde yüz yüze yapılır.

b) Hükümlüler, merkezi sınavlar ile açık öğretim kurumları sınavlarına, sınav merkezi olarak belirlenen ceza infaz kurumlarında katılır.

(4) Kurum ve kuruluşlar ile üniversiteler, sınavlara ilişkin olarak üçüncü fıkrada belirtilen konularda gerekli düzenlemeleri yapmak ve tedbirleri almakla yükümlüdür.

(5) Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitim evlerinde bulunan hükümlülerin öğretimden yararlanması veya sınavlara katılması, hükümlünün; başarısız olması, devamsızlık göstermesi, eğitim ve sınav alanlarında bu Kanunda yazılı disiplin cezasını gerektiren eylemlerden birini gerçekleştirmesi veya öğretim programının ceza infaz kurumunun işleyişine yer ve zaman itibarıyla uygun olmaması hâlleri dışında engellenemez.

(6) Bu maddenin uygulanmasına ve sınavlara ilişkin usul ve esaslar Milli Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulunun görüşü alınarak Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.

Diğer taraftan;

10'uncu sorunun tüm kamu personeline yönelik olduğu anlaşıldığından Başkanlığımızda bu konuda bilgi ve belge;

Hükümlü ya da tutuklu durumdaki öğrenci sayısına dair Yükseköğretim Bilgi Sistemi (YÖKSİS)'nde veri bulunmamaktadır.

7. ve LI. sorular Üniversite Rektörlüklerinin yetkisinde bulunmaktadır.

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir