İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/36303 GEÇ CEVAPLANDI · 139 GÜN

Tunceli'nin Pülümür ilçesi sınırları içerisinde kurulması planlanan DRES'e ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 139 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat KURUM tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Tunceli?nin Pülümür ilçesi sınırlarında, Mina Marble Mermer Maden Ticaret A.Ş. tarafından yapılması planlanan Paşa Depolamalı Rüzgâr Enerji Santrali (DRES) projesine ilişkin olarak, Tunceli Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararı verilmiştir.

Proje; Dağyolu, Közlüce, Hacılı, Göcenek ve Süleymanuşağı köyleri sınırları içerisinde yer almakta olup, toplam 10 türbin kurulması planlanmaktadır. Projenin toplam kapasitesi 40 MWm/40 MWe, enerji depolama sistemi kapasitesi ise 40 MWe/40 MWh olarak belirlenmiştir.

Söz konusu alanlar, yoğun arıcılık faaliyetlerinin yürütüldüğü, tarım ve hayvancılıkla geçinen köyleri kapsamaktadır. Türbinlerin ve depolama tesisinin kurulacağı bölgelerde, arı popülasyonlarının azalması, tozlaşma dengesinin bozulması, mera alanlarının tahribi ve su kaynaklarının kirlenmesi gibi riskler bulunmaktadır. Bu durum, bölge halkının geçim kaynaklarını ve ekosistem dengesini doğrudan tehdit etmektedir. Bu açıdan projenin bölgedeki doğal yaşam, tarım, arıcılık ve hayvancılık faaliyetleri üzerindeki etkilerinin bilimsel olarak yeniden değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Paşa Depolamalı Rüzgâr Enerji Santrali (DRES) projesine ilişkin "ÇED Olumlu" kararı hangi bilimsel, çevresel ve teknik değerlendirmelere dayanarak verilmiştir? ÇED sürecinde bağımsız uzman veya akademik kurumların katkısı olmuş mudur?

  2. ÇED süreci kapsamında yerel halkın, köy muhtarlıklarının ve çevre örgütlerinin görüşleri alınmış mıdır? Alındıysa bu görüşler nihai rapora nasıl yansıtılmıştır?

  3. Proje alanında yapılan flora-fauna, toprak, su, gürültü ve arıcılık üzerindeki etkiler hangi tarihlerde, kimler tarafından değerlendirilmiştir? Bu çalışmalar kamuoyuyla paylaşılmış mıdır?

  4. Proje kapsamında planlanan 40 MWe/40 MWh enerji depolama sisteminin yeraltı su kaynakları, toprak yapısı ve çevresel denge üzerindeki olası kimyasal etkileri incelenmiş midir?

  5. Dersim'in doğal yapısını, tarım alanlarını ve kırsal yaşam biçimini korumak Oamacıyla Bakanlığınız tarafından yenilenebilir (e enerji yatırımlarının ekolojik hassasiyetlere göre yönlendirilmesi için herhangi bir bölgesel planlama veya koruma stratejisi çalışması yürütülmekte midir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Murat Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ·

Milletvekillerimiz tarafından Bakanlığıma yöneltilen ve ilişik listede, TBMM Esas numaraları ve konuları belirtilen yazılı soru önergeleri incelenmiş olup, söz konusu önergelerde yer alan hususlara ilişkin cevaplarımız ekte sunulmuştur.

Bilgilerinizi ve gereğini arz ederim.

Bakan -Dosya (1 Takım)

Mustafa Kemal Mahallesi Eskişehir Devlet Yolu (Dumlupınar Bulvarı) 9. km. No: 278 Çankaya / Ankara İrtibat:Tamer IŞIK Tel: 410 14 45

SAYIN AYTEN KORDU'NUN 71 36303 TBMM 736303, 7/36463 ESAS SAYILI Y3EYE3 , YAZILI SORU ÖNERGELERİNE İLİŞKİN SORULAR VE CEVAPLAR GK 45

SORULAR

Tunceli'nin ve Dersim'in Pülümür ilçesi sınırlarında, Mina Marble Mermer Maden Ticaret A.Ş. tarafından yapılması planlanan Paşa Depolamak Rüzgâr Enerji Santrali (DRES) projesine ilişkin olarak, Tunceli Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararı verilmiştir.

Dersim'in Pülümür ilçesindeki proje o Seteriye ( Dağyolu ), Mezra Sılemanu (Süleymanuşağı), Hacılı, Gocanage (Göcenek), Zımag ( Közlüce) ve Hasangazi köyleri sınırları içerisinde yer almakta olup, toplam 10 türbin kurulması planlanmaktadır. Projenin toplam kapasitesi 40 MWm / 40 MWe, enerji depolama sistemi kapasitesi ise 40 MWe/40 MWh olarak belirlenmiştir.

Söz konusu alanlar, yoğun arıcılık faaliyetlerinin yürütüldüğü, tarım ve hayvancılıkla geçinen köyleri kapsamaktadır. Türbinlerin ve depolama tesisinin kurulacağı bölgelerde, arı popülasyonlarının azalması, tozlaşma dengesinin bozulması, mera alanlarının tahribi ve su kaynaklarının kirlenmesi gibi riskler bulunmaktadır. Bu durum, bölge halkının geçim kaynaklarını ve ekosistem dengesini doğrudan tehdit etmektedir.

Bu açıdan projenin bölgedeki doğal yaşam, tarım, arıcılık ve hayvancılık faaliyetleri üzerindeki etkilerinin bilimsel olarak yeniden değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Bu bağlamda ayrıca, Hacettepe Üniversitesi ile Pülümür Belediyesi tarafından yapılan ortak bilimsel çalışma sonucunda, Pülümür'ün Türkiye'de en fazla bitki türünü barındıran ilçe olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada, literatürde daha önce hiç yer almayan 4 yeni endemik bitki türü belirlenmiştir. Bu bulgular, bölgenin biyolojik çeşitlilik açısından ulusal düzeyde korunması gereken öncelikli bir ekosistem olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Aynı şekilde,

Türkiye'nin en yaşlı ceviz ağacınında Pülümür sınırları içinde yer aldığı tespit edilmiş olup, bu ağaç için Anıtlar Kurulu tarafından tescil süreci başlatılmıştır. Bu veriler, Pülümür'ün doğasının yalnızca yerel değil, ulusal ve uluslararası ölçekte korunması gereken bir doğal miras alanı olduğunu göstermektedir.

Bölgede yürütülen arıcılık, yalnızca ekonomik bir faaliyet değil; aynı zamanda bitkisel üretimin devamlılığı açısından ekosistemin temel unsurlarından biridir. Türbinlerin inşası sırasında ortaya çıkacak toz, gürültü, titreşim ve elektromanyetik alan değişimleri, arıların yön bulma davranışlarını olumsuz etkileyebilir, koloni kayıplarına yol açabilir. Bilimsel çalışmalar, özellikle rüzgâr türbinlerinden kaynaklanan elektromanyetik alanların (EMF) ve düşük frekanslı (gürültülerin (infrasound) arı popülasyonlarını bozduğunu ortaya koymaktadır.

Aynı şekilde, türbinlerin kurulduğu yüksek rakımlı meralarda sürekli titreşim ve gürültü kaynaklı stres, büyükbaş ve küçükbaş hayvanların davranışlarında değişikliklere neden olmaktadır. Hayvanlarda doğurganlık oranının düşmesi, süt veriminde azalma, sürü hareketliliğinde düzensizlik gibi etkiler bilimsel literatürde "rüzgâr türbini sendromu" olarak oadlandırılmaktadır. Bu sendrom, sadece hayvanları değil, insanları da etkileyebilmektedir. Türbinlere yakın yaşayan insanlarda baş ağrısı, kulak çınlaması, uyku bozuklukları, baş dönmesi, kalp ritim bozuklukları ve kronik stres gibi semptomların arttığı tespit edilmiştir.

Paşa DRES projesi alanı, göçmen kuşların göç rotası üzerinde yer almakta olup, bölgeden her yıl yüzbinlerce kuş geçmektedir. Türbinlerin döner kanatları özellikle göçmen kuşlar için ciddi bir çarpışma riski yaratmaktadır. Bu durum, hem biyolojik çeşitlilik kaybına hem de uluslararası sözleşmelerle koruma altına alınan türlerin yaşam alanlarının daralmasına neden olabilecektir. Ayrıca rüzgâr türbinlerinin gölgeleme etkisi ve gürültüsü, kuşların göç yollarını değiştirmelerine öve üreme alanlarını terk etmelerine yol açmaktadır.

Bu veriler (o ışığında, oOprojenin yalnızca enerji üretimi açısından değil, ekolojik sürdürülebilirlik, tarımsal üretim, hayvancılık ve halk sağlığı bakımından da yeniden değerlendirilmesi (o zorunludur. ÇED sürecinde bu etkilerin bütüncül biçimde ele alınmadığı, bilimsel temelli sağlık ve ekosistem risk analizlerinin eksik bırakıldığı görülmektedir. Bu nedenle projenin, yerel halkın katılımı, bağımsız bilim insanlarının incelemeleri ve ekolojik koruma o esasları (ogözetilerek (Oyeniden (o değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu bağlamda;

I- Paşa Depolamak Rüzgâr Enerji Santrali (DRES) projesine ilişkin "ÇED Olumlu" kararı hangi o bilimsel, çevresel ve teknik değerlendirmelere dayanarak verilmiştir? ÇED sürecinde bağımsız uzman veya akademik kurumların katkısı olmuş mudur?

2- ÇED süreci kapsamında yerel halkın, köy muhtarlıklarının ve çevre örgütlerinin görüşleri alınmış mıdır? Alındıysa bu görüşler nihai rapora nasıl yansıtılmıştır?

3- Proje alanında yapılan f#lora-fauna, toprak, su, gürültü ve arıcılık üzerindeki etkiler hangi tarihlerde, kimler tarafından değerlendirilmiştir? Bu çalışmalar kamuoyuyla paylaşılmış mıdır?

4- Proje kapsamında planlanan 40 MWe/40 MWh enerji depolama sisteminin yeraltı su kaynakları, toprak yapısı ve çevresel denge üzerindeki olası kimyasal etkileri incelenmiş midir?

5- Dersim'in doğal yapısını, tarım alanlarını ve kırsal yaşam biçimini korumak amacıyla Bakanlığınız tarafından yenilenebilir enerji o yatırımlarının ekolojik hassasiyetlere göre yönlendirilmesi için herhangi bir bölgesel planlama veya koruma stratejisi çalışması yürütülmekte midir?

6- ÇED sahası içinde kalan mera ve tarım alanlarının kaybına bağlı olarak bölge köylülerinin tarım ve hayvancılık faaliyetleri devam ettirmeleri için ne gibi önlemler alınmış veya alternatifler sunulmuştur?

7- ÇED sahası içinde kalan ve korunmasında Bakanlığınızın taraf olduğu anlaşmalara bağlı olarak yaşamları ve dolayısıyla habitat alanları garanti altına alınan bölgesel ve lokal endemik flora ve fauna türlerinin projenin inşa ve işletme aşamaları sırasında zarar görmesini engelleyecek önlemleriniz nelerdir?

Projenin inşaatı için açılacak yollar nedeniyle habitatları zarar görecek endemik türler hangileridir? Türlerin belirlenmesi için saha çalışması yapılmış mıdır? Yapıldıysa çalışmanın sonucu, süresi ve çalışmayı uzmanların listesi hakkında ayrıntılı bilgiler nelerdir?

Proje inşaatı için açılacak yolların neden olacağı erozyona ve heyelana dair hangi bilimsel araştırmalar yapılmıştır.

10- Bölgede yaşayan koruma altında bulunan yarasa türlerinin işletme sırasında göreceği zararlar tespit edilmiş midir? Hangi önlemler alınmıştır?

11- Bölgede yaşayan, geçici olarak bulunan veya göç rotası nedeniyle bölgeden geçen kuş türleri hangileridir? Uluslararası anlaşmalarla koruma taahhüdünde bulunduğunuz kuş türleri nelerdir? Bu türlerin korunması için tarafı olduğunuz anlaşma hükümlerine uygun olarak hangi tedbirler alınacaktır?

CEVAPLAR

Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporu'nda ilgili kurum ve kuruluşların istemiş olduğu bilimsel verilerin ışığında rapor hazırlanmış olup, Bakanlığımız web sitesinde yer alan Nihai ÇED Raporu incelendiğinde de bilimsel ve nitelikli verilerin bulunduğu görülecektir.

ÇED Yönetmeliği'nin 9. maddesi gereğince ÇED sürecine halkın katılımını sağlamak, proje hakkında bilgilendirmek, görüş ve önerilerini almak amacıyla 21/12/2023 tarihinde Halkın Bilgilendirilmesi ve Sürece Katılımı Toplantısı Tunceli Valiliği'nce (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ) düzenlenmiş ve ÇED süreci aşamaları ile Nihai ÇED Raporu'nun askı aşamasında halkın görüş ve itirazları mevzuat çerçevesinde ÇED Raporu içerisinde değerlendirilmiştir.

ÇED Raporu formatı verilirken Bakanlığımız ve komisyon üyesi kurumların istemiş oldukları bilimsel veriler toplanmış, toprak, su, hava üzerindeki etkileri çevre açısından, flora-fauna ve arıcılık faaliyetleri ise ilgili kurum Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından değerlendirilerek ÇED Olumlu Kararı'na esas Nihai ÇED Raporu'nda belirtilmiştir.

Yeraltı suları ve yüzey sularına etkisi ve bu suların kirletilmemesine yönelik olarak çevresel etkileri incelenmiş, su kullanımı, atık su oluşumu ve bu suların bertarafı için ÇED Raporu'nda taahhütler alınmıştır. Konu ile ilgili Tarım ve Orman Bakanlığı'nın bağlı kuruluşu olan Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü görüşü ve alınacak tedbirlere ilişkin taahhütler ÇED Raporu'nda mevcuttur.

Proje alanı ve etki alanı dikkate alınarak oluşturulan inceleme ve değerlendirme komisyonu içerisinde doğal yapıyla ilgili olarak Tarım ve Orman Bakanlığı (Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü), Tunceli Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından istenilen önlemlerin belirtildiğine dair olumlu görüş alınmış, tabiat alanları ile ilgili Bakanlığımız Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü'nce yapılan çalışmalar neticesinde proje alanında korunması gerekli tabiat varlığı veya doğal sit alanı bulunmadığı ifade edilmiştir.

Bakanlığımız tarafından proje alanı ile ilgili olarak Tunceli Valiliği (İl Tarım ve Orman Müdürlüğü) görüşü alınmış olup, mera ve tarım alanları kapsamında gerekli izinlerin alınması gerektiği belirtilerek projeye başlanılmadan önce proje sahası içerisinde bulunan tarım alanları ( Dağyolu köyü sınırları dahilinde bulunan 121 ada 4 no.lu parsel ) için 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ve 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu kapsamında Tunceli Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nden gerekli izinlerin (alınması kaydıyla (Bakanlığımızca (o projenin gerçekleştirilmesinde sakınca bulunmadığı ifade edilmiştir.

Konu ile ilgili Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Komisyonu üyesi Tarım ve Orman Bakanlığı ( Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğü) tarafından yapılması istenilen oçalışmalar Oo yapılmış (Öve alınacak önlemelere yönelik taahhütler Bakanlığımızca alınmıştır. Proje alanında ise herhangi bir tabiat varlığı ve doğal sit alanı bulunmamaktadır.

ÇED Raporu'nda projenin inşaat ve işletme aşamalarında zarar görecek habitatlar ve flora/fauna türlerine ilişkin değerlendirme ilgili kurum olan Tarım ve Orman Bakanlığı (Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğü) nezdinde uzmanlar tarafından detaylı bir şekilde yaptırılmış olup, tüm çalışmalar Nihai ÇED Raporu'nda yer almaktadır.

Tunceli Valiliği (İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü) görüşü alınarak ÇED Raporu'nda gerekli önlemlerin alınacağı, jeolojik jeoteknik etüd çalışmalarının yapılacağı taahhüt altına alınmıştır. Ayrıca kullanılacak yollar ve açılacak yollar ile ilgili olarak da hem Tunceli Valiliği ( İl Özel İdaresi ) hem de Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın bağlı kuruluşu olan Karayolları Genel Müdürlüğü'nün olumlu görüşleri alınmıştır.

Komisyon üyesi Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından bilimsel çalışmalar firmaya yaptırılmış olup, Nihai ÇED Raporu içerisinde yer almaktadır. (Türleri hakkında bilgi ÇED Raporu Sayfa 130" da görülebilir.)

Nihai ÇED Raporu ekinde bulunan Oritolojik İzleme Raporu'nda istenilen bilgiler ve koruma önlemleri açıklanmış olmakla birlikte, Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından istenilen 2023 ve 2024 senesi izlemeleri raporlanmış tespit edilen kuş türleri bu rapor içinde belirtilmiştir.

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir