Van-Hakkari karayolunda gerçekleşen trafik kazaları sonrası alınan önlemlere ilişkin
Kaynak göster
Öznur Bartin (DEM Parti), 17 Kasım 2025 tarihinde 7/36677 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Van-Hakkari karayolunda gerçekleşen trafik kazaları sonrası alınan önlemlere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/36677, 17 Kasım 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-36677-van-hakkari-karayolunda-gerceklesen-trafik-kazalari-sonrasi-alinan-onlemlere-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/78be2340-ddd6-44bd-8b77-019a95d28bb9
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 332 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. Öznur Bartin
16 Kasım 2025 tarihinde, Van-Hakkâri Karayolu*nun Ser& Solan mevkiinde meydana gelen ve iki yurttaşımızın yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan trafik kazası, bölgedeki kronik risklerin artık idari sorumluluk sınırlarını aşarak, doğrudan devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünün ihlali boyutuna ulaştığını göstermektedir. Yağışla birlikte dağ yamacından kopan kayalardan kaçmaya çalışan sürücünün manevrası sonucu kamyonetin yaklaşık 200 metre yükseklikten Zap Suyu'na düşmesi, yıllardır bilinen kaya düşmesi tehlikesinin gerekli mühendislik tedbirleriyle bertaraf edilmediğini açıkça ortaya koymuştur.
Kazanın ardından dört yurttaşımız yaralı olarak çıkarılmış; ancak hastaneye kaldırılan yaralılardan ikisi tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirmiştir. Kurtarma ekiplerinin olay yerine ne zaman ulaştığı, müdahale süresinin tıbbi sonucu etkileyip etkilemediği hâlen açıklığa kavuşturulmamıştır.
Gerekçenin tamamını göster (7 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Bu olay münferit değildir. Aynı güzergahta:
" 27 Ekim 2025: Zernek Barajı mevkiinde 3 yurttaş yaşamını yitirdi, 4 yurttaş yaralandı. " 30 Ağustos 2025: Sarıtaş köyü yakınlarında ikisi çocuk 5 yurttaş hayatını kaybetti. e 22 Nisan 2025: Minibüs-kamyon çarpışması sonucu 8 yurttaş yaşamını yitirdi, 11 yurttaş yaralandı. e Sonl0 yılda aynı yol hattında onlarca yurttaşımız hayatını kaybetti.
Güzergâhın güvenlik standartları her geçen yıl gerilerken kamu idaresi, öngörülebilir riskleri giderecek somut ve kalıcı adımları hayata geçirmemekte ısrar etmektedir. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'na yönelttiğimiz soru önergesine verilen yanıtta; Van-Hakkâri Karayolu'nun 192 kilometrelik hattının 141 kilometresinin bölünmüş yol, 51 kilometresinin tek yol standardında hizmet verdiği, Güzeldere Tüneli ve Çamlık Viyadüğü gibi büyük ölçekli projelerin tamamlandığı, kaya düşmelerinin yoğunlaştığı Ser& Solan ve Tekser mevkilerinde çelik ağ, kaya tutucu sistemler ve betonarme perde duvar uygulamalarının sürdürüldüğü ifade edilmiştir.
Buna karşın, sahadaki gerçeklik bu açıklamalarla açık biçimde çelişmektedir; zira risk, yıllardır aynı noktalarda tekrarlamakta, mühendislik sorunları kronikleşmekte ve tamamlandığı belirtilen uygulamalar kaza verilerini azaltacak etkiyi göstermemektedir. Jeoteknik analizlerin, yamaç stabilizasyonunun, drenaj altyapısının, dar kurp geometrisinin ve bariyer eksikliklerinin bütüncül bir projelendirme çerçevesinde ele alınmadığı; "çalışmalar devam ediyor" vurgusunun, art arda yaşanan can kayıpları karşısında somut bir güvenlik artışı yaratmadığı görülmektedir. Bakanlık yanıtında 7/24 bakım ve trafik güvenliği çalışmalarından, yeterli personel ve iş makinesi varlığından söz edilmekle birlikte; Ser& Solan başta olmak üzere yüksek riskli segmentlerde ölümlü kazaların sürekliliği, bu beyanların sahadaki fiili durumu karşılamadığını ortaya koymaktadır. Bu tablo, kamu güvenliğini sağlama sorumluluğu bulunan idarenin, riskleri bertaraf edecek zamanlı ve etkili tedbirleri hâlen hayata geçiremediğini göstermektedir.
Anayasa'nın 17. maddesi, devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü açıkça düzenlerken; Karayolları Trafik Kanunu, Afet Risk Azaltma Yönetmeliği, Kamu İdarelerinde Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği ve teknik şartnameler idareye açık görevler yüklemektedir. Buna rağmen, Ser& Solan hattı ve Van-Hakkâri Karayolu'nun bütününde ölümcül riskler devam etmekte; yurttaşlar "ertelenen karar süreçlerinin" bedelini yaşamlarıyla ödemektedir.
Yaşanan tüm bu ölümler, artık hiçbir kurumun "çalışmalar sürmektedir" söylemi arkasına sığınamayacağı bir boyuta ulaşmıştır. Van—Hakkâri Karayolu'ndaki yapısal riskler, yalnızca teknik bir sorun değil; devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin ölçütüdür. Ser& Solan başta olmak üzere güzergâhın tamamında yıllardır süren bu kurumsal ihmal zincirinin artık son bulması için, ilgili tüm bakanlıkların sorumluluklarını yerine getirmesi, afet ve yol güvenliği standartlarının ivedilikle uygulanması ve gerekli idari yaptırımların gecikmeksizin hayata geçirilmesi zorunludur. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin de denetim yetkisi çerçevesinde bu süreçte aktif rol alması; yurttaşlarımızın her gün aynı güzergahta ölümle karşı karşıya bırakıldığı bu kabul edilemez tablonun değişmesi için kaçınılmaz bir sorumluluktur. Çünkü artık sorulması gereken soru açıktır: Bu yolda daha kaç can yitireceğiz?
Bu bağlamda;
SORULAR
Sere Solan başta olmak üzere Van-Hakkâri Karayolu'nun kaza kara noktalarında; riskli hatlarda gerçek zamanlı trafik denetiminin güçlendirilmemesinin, tehlikeli eğim ve dar kesitlerde karayolu kapama/uyarı prosedürlerinin devreye alınmamasının, etkin devriye-idari kontrol mekanizmalarının kurulmamış olmasının, kaza verilerinin düzenli analiz edilerek risk bölgelerine özel bir trafik güvenliği stratejisine dönüştürülmemesinin gerekçesi nedir; daha kaç yurttaşımızı yitirmemiz hâlinde Bakanlığınız bu güzergâhı özel risk sınıfına alarak bütüncül bir trafik güvenliği sistemini uygulamaya başlayacaktır?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir