Kadına yönelik şiddet olayları ile kadın cinayetlerine ilişkin
Kaynak göster
Gülderen Varli (DEM Parti), 26 Kasım 2025 tarihinde 7/37138 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Gülderen Varli (DEM Parti, Van). “Kadına yönelik şiddet olayları ile kadın cinayetlerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/37138, 26 Kasım 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-37138-kadina-yonelik-siddet-olaylari-ile-kadin-cinayetlerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/29f7b797-4448-469f-983d-019ac48b0085
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 323 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci,
İçtüzüğün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz edeşim.
SORULAR
11.2025
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun 2025 yılı ilk on ay verilerine göre en az 237 kadın öldürülmüş, 247 kadın ise şüpheli şekilde yaşamını yitirmiştir. Verilerde de görüldüğü gibi şüpheli kadın ölümlerin sayısı, katledilen kadın sayısını aşmış ve kadınların yaşam hakkı açısından son derece kaygı verici bir tablo ortaya çıkmıştır.
Jinnews'in Ekim 2024 verilerine göre, 25 kadın ve | çocuk katledilmiş, 8 kadın ve 3 çocuk şüpheli biçimde yaşamını yitirmiştir.
Türkiye'de kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerinin sistematik biçimde artarken, bu vakaların önemli bir bölümünde etkin soruşturma yürütülmediği, delillerin toplanmadığı ve adalete erişilemediği görülmektedir. Cezasızlık politikaları, ihmal ve eksiklikler ile soruşturmaların etkin ve şeffaf yürütülmemesi kadınları her türlü şiddete maruz bırakmakta ve yaşam hakkını tehdit etmektedir.
Şüpheli kadın ölümlerinden biri de Van'da 2024 yılında yaşamını yitiren Rojin Kabaiş'tir. Kabaiş dosyası, Şüpheli kadın ölümlerinde yaşanan ihmallerin çarpıcı bir örneğidir. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş'in bedeninde iki farklı erkeğe ait DNA örneği ve atletinde bir kadına ait kan lekesi tespitine rağmen var olan bu örneklerin kime ait olduğu hala açığa çıkarılmamıştır. Bir yıl geçmesine karşın Rojin'in şüpheli ölümü hâlâ aydınlatılamamıştır.
Rojin gibi öğrenci olan şüpheli bir şekilde yaşamını yitiren bir başka örnekte; 22 Kasım 2025 tarihinde Ankara—Polatlı"da Hacı Bayram Veli Üniversitesi Güzellik Hizmetleri Bölümü öğrencisi Mizgin Ertekin'in devlet yurdunda şüpheli biçimde yaşamını yitirmiştir. Bakanlığın doğrudan sorumluluğu altındaki yurt binasında genç bir kadının şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmiş olması, kadınların kamusal ve kurumsal alanlarda da güvende olmadığını bir kez daha ortaya koymuştur. Ayrıca yurtlardaki güvenlik ve denetim zafiyetlerini, kamera ve kayıt sistemlerinin eksikliklerini, yurtta görevli personelin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğine dair ciddi soru işaretlerini ve şüpheli kadın ölümlerinde ortaya çıkan örtbas riskini görünür kılmıştır.
Türkiye'de şüpheli kadın ölümlerine ilişkin resmi veri tutulmaması, ciddi sorunlara neden olmaktadır. Veriler, çoğu zaman sivil toplum örgütleri, kadın kurumları ve platformlarının çabalarıyla toplanırken; yetkili kurumların gerçeği açığa çıkarmak yerine çoğu zaman etkin soruşturmalar yürütmediği yönünde ciddi iddia ve endişeler bulunmaktadır. Öte yandan şüpheli kadın ölümlerinin artmaya devam etmesinin nedenlerinden biri de şeffaflık ve hesap verilebilirlik eksikliğidir.
Kadınların yaşam hakkı yalnızca şiddet nedeniyle değil; etkin yürütülmeyen soruşturmalar, toplanmayan deliller, gizlenen bilgiler ve cezasızlık politikaları nedeniyle de ellerinden alınmaktadır. Her "şüpheli ölüm", adalet mekanizmasının işlemediğini yetkili kurumların sorumluluğunu yerine getirmediğini göstermektedir.
Bu bağlamda;
2020-2025 yılları arasında kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleriyle ilgili açılan soruşturma sayısı, kovuşturma sayısı ve ceza alan fail sayısı kaçtır?
Rojin Kabaiş dosyasında tespit edilen iki farklı erkeğe ait DNA'ya rağmen soruşturmanın hâlâ sonuçlanmamış olmasının gerekçesi nedir?
Rojin Kabaiş atletinde bir kadına ait olduğu açıklanan kan lekesine dair yapılan çalışmalar nelerdir?
Kadın cinayetleri ve şüpheli ölümlerle ilgili soruşturmalarda delil toplama süreçlerindeki eksikliklerin giderilmesi amacıyla yürütülen herhangi bir çalışma var mıdır?
Şüpheli kadın ölümlerine ilişkin etkin soruşturmaların yürütülmediği iddiaları hakkında Bakanlığınızın bir açıklaması olacak mıdır?
Kadınların yaşam hakkını doğrudan ilgilendiren vakalarda geciken adli süreçler nedeniyle hakkında herhangi bir idari işlem yapılan personel mıdır? Varsa bunların sayısı kaçtır?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir