İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/37148 GEÇ CEVAPLANDI · 112 GÜN

Son bir yılda işlenen kadın cinayetleri ile kadına yönelik şiddet vakalarının önlenmesi için yapılan çalışmalara ilişkin

Kaynak göster

Sabahat Erdoğan Sarıtaş (DEM Parti), 26 Kasım 2025 tarihinde 7/37148 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 112 gün sonra, 18 Mart 2026).

Sabahat Erdoğan Sarıtaş (DEM Parti, Siirt). “Son bir yılda işlenen kadın cinayetleri ile kadına yönelik şiddet vakalarının önlenmesi için yapılan çalışmalara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/37148, 26 Kasım 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-37148-son-bir-yilda-islenen-kadin-cinayetleri-ile-kadina-yonelik-siddet-vakalarinin-onlenmesi-ic (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/79cc5aa3-9c4e-4e18-990f-019ac1644fa5

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 112 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir

Göktaş tarafından Anayasa'nın 98 inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri del

Sabahat ERDOĞAN SARITAŞ gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Türkiye?de kadınlara yönelik şiddet hem bireysel hem sistemik boyutta artarak sürmektedir. Resmi veriler, sadece fiziksel şiddet değil psikolojik, ekonomik ve dijital şiddetin de yaygın olduğunu göstermektedir. Kadın cinayetleri korkunç düzeylere ulaşmış, koruma kararlarına rağmen kadınların hayatı koruma altında dahi güvence altına alınamamıştır. Bu çerçevede, i kadına yönelik şiddetin önlenmesi, faillerin etkin şekilde cezalandırılması ve toplumsal cinsiyet i eşitliğinin sağlanması için yapılacak düzenlemelerin kapsamlı biçimde değerlendirilmesi zorunludur. TBMM'nin etkili bir denetim ve yönlendirme mekanizması kurması amacıyla bu soruların yanıtlanması gerekmektedir.

Bu Bağlamda,

SORULAR

  1. Son bir yıl içinde Türkiye'de erkekler tarafından öldürülen kadın sayısı kaçtır?

  2. Aynı dönemde "şüpheli kadın ölümü" olarak kayda geçen kadın sayısı kaçtır?

  3. "6284 sayılı Kanun Kadına Yönelik Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadele

    Edilmesi Hakkında Kanun"un uygulanmasında yaşanan başlıca eksiklikler nelerdir?

  4. Kadınların son 12 ay içinde psikolojik, ekonomik, fiziksel veya dijital şiddete maruz kalma oranları nedir?

  5. 2024 yılında koruma kararı olmasına rağmen öldürülen kadın sayısı kaçtır?

  6. Kadın cinayetlerinde en çok hangi ilişki türündeki fail ön plandadır (evli olduğu eş, birlikte olduğu erkek gibi)?

  7. Kadın cinayetlerinin en sık gerçekleştiği mekanlar ve öldürme araçları hangileridir?

  8. Türkiye'de kadınların iş yerinde cinsiyetçi mobbinge, tacize ve güvencesiz çalışmaya maruz kalma oranları nedir?

  9. Kadınların eşit işe eşit ücret ilkesinden fiili olarak yararlanma oranı nedir, ilgili veriler mevcut mudur?

  10. Kadınların ev içi bakım emekleri sayısında ve ekonomik bağımsızlıklarında yaşanan kayıplar hangi düzeydedir?

  11. Şiddeti önleme mekanizmaları kapsamında oluşturulan Türkiye genelindeki kadın konukevleri sayısı ve doluluk oranı kaçtır?

  12. Mahpus kadınların cezaevinde maruz kaldığı şiddet, istismar veya kötü muamele bildirim oranları nedir?

  13. Kamu görevlileri tarafından işlenen kadınlara yönelik şiddet/ihlaller hakkında ne kadar soruşturma açılmış ve kaçında ceza uygulanmıştır?

  14. Yerel yönetimlerce kadınlara yönelik koruyucu hizmetler (kreş desteği, meslek edindirme, psikolojik destek) için ayrılan bütçe tutarları nedir? Son beş yılın karşılaştırmalı verileriyle sunulabilir mi?

  15. Kadınların sağlık haklarına erişimi (kürtaj, doğum kontrol yöntemleri, ped gibi hijyen ürünleri) konusunda hangi resmi veriler bulunmaktadır, hangi uygulama eksiklikleri mevcuttur?

  16. Kadınlara yönelik şiddeti meşru gösterecek söylemlerle mücadele için devletin medya-denetim ve eğitim politikaları nelerdir?

  17. Toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadına şiddetin önlenmesi konusunda Türkiye'nin imza attığı uluslararası sözleşmelerin uygulanma durumu nedir?

  18. Kadın cinayetlerinde "haksız tahrik" indirimi uygulamasının sıklığı ve etkisi konusunda resmi ya da bağımsız veri var mıdır?

  19. Kadın yoksulluğu ve işgücüne katılım açısından hazırlanan özel politika paketleri var mıdır?

  20. Varsa bunların kadın istihdamına etkisi ölçülmüş müdür?

  21. Bu konuda TBMM bünyesinde öngörülen bir araştırma komisyonu ya da özel eylem planı var mıdır? Varsa hangi aşamadadır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·

İlgi (o :a)09.12.2025 tarihli ve 1754503 sayılı yazınız.

b) 07.01.2026 tarihli ve 1772531 sayılı yazınız.

İlgi yazılar ekinde alınan Siirt Milletvekili Sayın Sabahat ERDOĞAN SARITAŞ tarafından Bakanlığımıza yöneltilen 7/37148 ve 7/38168 Esas Numaralı yazılı soru önergelerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan

1. 7737148 Cevap Metni (7 Sayfa)

2. 7/38168 Cevap Metni (4 Sayfa) Telefon No:(312) 705 7330 EN Ni

Siirt Milletvekili Sayın Sabahat ERDOĞAN SARITAŞ'a Ait 7/37148 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergesine İlişkin Cevap Metni

Kadına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla "şiddete karşı sıfır tolerans ilkesi" çerçevesinde yürüttüğümüz çalışmalar ilgili kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, uluslararası kuruluşlar, özel sektör ve medyanın iş birliğinde çok taraflı, çok yönlü ve bütüncül biçimde devam etmektedir.

2012 yılında 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile devam eden yıllarda ilgili alt mevzuatın yürürlüğe girmesi ve Türk Ceza Kanunu'nda kadına yönelik şiddet eylemlerinin daha etkin cezalandırılmasına yönelik yapılan değişikliklerle yasal altyapı güçlendirilmiştir. 2023/16 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, kadına yönelik şiddetle mücadeleye ilişkin iradenin en üst düzeyde ortaya konduğunun göstergelerinden biri olarak mevzuatta yerini almıştır.

Kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarına yol haritası niteliğindeki politika belgeleri, ilgili tüm tarafların katkı ve katılımlarıyla düzenli olarak hazırlanıp uygulanmaktadır. Bu kapsamda 2007 yılından bu yana 4 ulusal eylem planı hazırlanmış olup, 2026-2030 dönemini kapsayan V. Ulusal Eylem Planı Bakanlığımız koordinasyonunda; geçmiş dönem uygulama deneyimlerinden elde edilen kazanımlar doğrultusunda; bilimsel temele dayalı, yenilikçi, katılımcı ve sürdürülebilir bir yaklaşımla hazırlanmıştır. V. Ulusal Eylem Planı, 25 Kasım 2025 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan 2025/19 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yürürlüğe girmiştir. V. Ulusal Eylem Planı, önceki planlardan yapısal olarak farklılaşan Eksen Yapısı ile politika alanları, mücadelenin omurgasını oluşturan 5 Dikey Eksen ve bu eksenleri kesen 5 Yatay Eksen üzerine inşa edilmiştir. Böylelikle kadına yönelik şiddetin çok boyutlu doğası etkileşimli ve kesişimsel bir anlayışla ele alınmıştır.

Eylem Planı kapsamında 5 dikey eksende toplam 15 strateji ve 130 faaliyet bulunmakta olup Şiddetsiz Yaşam ve Saygı Kültürü, Etkin Hukuki Koruma ve Adalete Erişim, Risk Odaklı ve Uzmanlaşmış Müdahale, Psikolojik İyi Oluş ve Sosyoekonomik Güçlenme, Davranışsal Dönüşüm ve Toplumsal Katılım alanları dikey eksenleri; Bütüncül Politikalar, Dijitalleşme ve Yapay Zekâ, Afet ve Acil Durumlar, Bilimsel Bilgi Ekosistemi, Kültür-Sanat, Spor ve Medya alanları yatay eksenlerinden oluşturmaktadır.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede ihtisas kurumsal mekanizmalardan biri olan Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM); şiddetin önlenmesi ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin bir biçimde uygulanmasına yönelik destek ve izleme hizmetlerinin verildiği, çalışmalarını yedi gün yirmi dört saat esası ile yürüten merkezlerdir. Hâlihazırda 81 ilimizde 86 ŞÖNİM hizmet vermektedir. ŞÖNİM'lerde sunulan hizmetlerin başında kadına yönelik şiddet mağdurlarının psikososyal iyilik halinin artırılması amacıyla sunulan rehberlik ve danışmanlık hizmetleri gelmektedir. Ayrıca barınma, hukuki, ekonomik, sağlık ve eğitim desteklerinin sağlanmasına yönelik çalışmalar yürütülmektedir. Şiddet uygulayanlara yönelik olarak da şiddet davranışını değiştirmeye yönelik programlara katılıma, sağlık muayenesi ve tedavisine ve meslek edindirmeye yönlendirmeye yönelik çalışmalar yürütülmektedir. Psikososyal destek ve müdahale hizmetlerini bilimsel kanıta dayalı, sistematik, bütüncül ve kişinin özel ihtiyaçlarına duyarlı bir biçimde model halinde yapılandıran Ar-Ge çalışmalarımız ve personelin mesleki kapasitesinin artırılmasına yönelik temel ve ileri düzey eğitimlerimiz devam etmektedir. Şiddete uğrayan kadınların şiddetten korunması, psikososyal ve ekonomik sorunlarının çözülmesi, güçlendirilmesi ve bu dönemde kadınların varsa çocukları ile birlikte ihtiyaçlarının da karşılanması suretiyle geçici süreyle kalabilecekleri kadın konukevleri 81 ilimizde hizmetlerini sürdürmekte olup Bakanlığımıza bağlı toplam 113 kadın konukevinde 2.819 kapasite ile hizmet verilmektedir. Ülke genelinde Bakanlığımıza bağlı kadın konukevlerinin 2025 yılı doluluk oranı ortalama 9670-75 olarak gerçekleşmiştir.

Hizmetlerin daha ulaşılabilir kılınması amacıyla 434 Sosyal Hizmet Merkezi (SHM) bünyesinde Şiddetle Mücadele İrtibat Noktaları oluşturulmuş olup ŞÖNİM ile koordinasyon içerisinde hizmet sunmaktadır.

Şiddete maruz kalınması, şiddete maruz kalma riski söz konusu olması veya şiddete tanık olunması durumlarında ise ALO 183 Şiddetle Mücadele Hattı, ALO 112 Acil Çağrı Merkezi ve KADES Uygulaması üzerinden acil yardım hizmeti alınabilmektedir. ALO 183 Hattı'nda görevlendirilen Kürtçe, Arapça ve işaret dili bilen personel vasıtasıyla vatandaşlarımızdan gelen çağrılar cevaplandırılmaktadır. Akut ihmal, istismar ve şiddet vakaları konusunda alınan ihbarlarda vakanın bulunduğu ilin acil müdahale ekip sorumlusuna ve/veya kolluk kuvvetlerine bildirilerek ivedilikle müdahale edilmesi sağlanmaktadır. ALO 183 Hattı'nda şiddet ihbarları için O (sıfır) tuşlaması vasıtasıyla önceliklendirme gerçekleştirilmekte olup ayrıca çevrimiçi mesajlaşma ( Whatsapp ve BİP) platformları üzerinden de hizmet sunulmaktadır.

6284 sayılı Kanun kapsamında verilen tedbir kararlarının teknik araç ve yöntemler kullanılarak coğrafi bilgi sistemleri üzerinden izlenmesi amacıyla Bakanlığımız, İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı iş birliğinde Teknik Yöntemlerle Takip (Elektronik Kelepçe) Uygulaması yürütülmektedir. 2015 yılında pilot olarak başlatılan uygulama 2021 yılı itibarıyla 81 ilimize yaygınlaştırılmıştır.

Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ile Bakanlığımız arasında yapılan veri entegrasyon çalışmaları ile 6284 sayılı Kanun kapsamında alınan tedbir kararı verileri ve kolluğa yapılan başvurular anlık olarak Bakanlığımız Aile Bilgi Sistemine düşmekte, böylelikle vakaya hızlı ulaşım ve etkin müdahale sağlanmaktadır.

Kadına yönelik şiddetle mücadele politika ve hizmetlerimizin bilimsel kanıtlar temelinde geliştirilmesi amacıyla araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) projeleri devam etmektedir. Bu "Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması-2024", "Şiddet Uygulayanlara Yönelik Psikososyal Müdahale Modelinin Geliştirilmesi", "İhtisaslaşmış Kadın Konukevleri Hizmet Modelinin Geliştirilmesi" ve "Türkiye'de Depremlerden Etkilenen Kadınlara ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddete Karşı Önleyici ve Koruyucu Hizmetlerin Yeniden Yapılandırılması ve Güçlendirilmesi Projesi" başlıklı projeler devam etmektedir. Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması-2024" projesi kapsamında yürütülen saha araştırması tamamlanmış olup araştırma kapsamında elde edilen temel veriler 7 Ekim 2025 tarihinde TÜİK internet sitesinde haber bülteni olarak yayımlanmıştır. Proje kapsamında "Veri Portalı//Ambarı" ve "Şiddet Mağdurlarına Yönelik Psikososyal Destek Modeli" hedef çıktılarına ilişkin süreçler devam etmektedir.

Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması, 10 yıl aradan sonra gerçekleştirilen ilk kapsamlı ve ulusal düzeyli araştırmadır. Araştırma; Marmara Üniversitesi'nin akademik birikimi, TÜİK'in teknik saha kapasitesi ve Bakanlığımızın politika tecrübesinin bir araya geldiği, Türkiye'de bugüne kadar yapılan en geniş kapsamlı çalışma olma niteliğini taşımaktadır. Çalışma kapsamında 22.110 hanede yaşayan 18.275 kadın ile yüz yüze görüşmeler yapılmış; Türkiye'nin coğrafi, demografik ve sosyoekonomik özelliklerine uygun yüksek temsil gücüne sahip bir örneklem oluşturulmuştur. İdari kayıtlar yalnızca kuruma başvuranları yansıtırken bu araştırma, 19-59 yaş aralığındaki tüm kadınların deneyimlerini kapsamaktadır. Araştırma; fiziksel, cinsel, psikolojik ve ekonomik şiddetin yanı sıra ısrarlı takip ve dijital şiddeti hem yaşamın herhangi bir döneminde hem de son 12 ayda ölçerek dijital şiddet ve ısrarlı takibe ilişkin ilk ulusal veriyi sunmaktadır. Araştırma sonuçlarına göre; son 12 ayda kadınların 9011,6'sı psikolojik şiddete, 903,7'si dijital şiddete, 903,2'si ekonomik şiddete, 903,1'i ısrarlı takibe, 902,6'sı fiziksel şiddete, 900,9'u cinsel şiddete maruz kalmıştır.

Şiddetin henüz ortaya çıkmadan önüne geçilmesine yönelik birincil önleme faaliyetleri ve bu bağlamda toplumun tüm kesimlerine yönelik farkındalık çalışmaları Bakanlığımız çalışmalarında önemli bir yere sahiptir. Kadına yönelik şiddetle mücadelede farkındalık oluşturulması ve bilinçlendirmenin sağlanması amacıyla ülke genelinde kamu kurum ve kuruluşlarında görevli personele ve toplumun farklı kesimlerine yönelik eğitim ve seminerler gerçekleştirilmektedir. 2007 yılından itibaren başlatılan eğitim-seminer faaliyetleri ile bugüne kadar yaklaşık 6,8 milyon kişiye ulaşılmıştır. Ayrıca kültür, sanat ve medyanın dönüştürücü gücünü kullanarak toplumsal farkındalığı geliştirmek amacıyla çeşitli (oçalışmalar gerçekleştirilmektedir. Bu çalışmaların en önemli çıktılarından biri olarak RTÜK ile iş birliğinde "Medyada Kadına Yönelik Şiddetle Mücadeleye İlişkin Etik İlkeler " rehberi yayımlanmıştır.

Bu çerçevede kadına yönelik şiddetle mücadele konusu mevzuat düzenlemeleri ve kamu politikalarıyla detaylı bir şekilde ele alınmakta, koruyucu-önleyici hizmet kapasitesi nicel ve nitel olarak güçlendirilmeye devam etmekte, toplumun farklı kesimlerine ulaşılarak algı, tutum ve farkındalığın olumlu yönde geliştirilmesi sağlanmakta, politika ve hizmetler veri ve istatistiklerle bilimsel temeller üzerine inşa edilmekte ve tüm bu çalışmalarla Türkiye'nin kadına yönelik şiddetle mücadelesi kararlılıkla sürdürülmektedir.

Türkiye, taraf olduğu uluslararası sözleşmeler kapsamında her türlü ayrımcılıkla ve şiddetle kararlılıkla mücadele etmektedir. Bu çerçevede, Kadınlara Yönelik Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW) başta olmak üzere ilgili sözleşmelerle uyumlu politikalar geliştirmekte ve uygulamaya koymaktadır. CEDA W, Birleşmiş Milletler'in temel insan hakları sözleşmeleri arasında yer alan ve kadın hakları konusunda uluslararası standartları belirleyen ilk sözleşmedir. Türkiye, CEDAW Sözleşmesi'ne 1986; İhtiyari Protokole ise 2003 yılında taraf olmuştur. Sözleşme doğrultusunda, kadınların toplumsal, ekonomik ve siyasal yaşama eşit katılımının sağlanmasına yönelik yasal ve kurumsal düzenlemeler hayata geçirilmiştir.

CEDAW Sözleşmesi'nin 18 nci maddesi uyarınca taraf devletler, sözleşmenin yürürlüğe girmesini takiben bir yıl içinde ilk raporlarını, daha sonra her dört yılda bir dönemsel ülke raporlarını CEDAW Komitesine sunmakla yükümlüdür. Kadına yönelik şiddetle mücadeleden kadınların karar alma mekanizmalarına katılımına, eğitim ve sağlıktan çevre ve iklim değişikliğine kadar çok geniş bir yelpazede hazırlanan raporlar Bakanlığımız bünyesinde Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü koordinasyonunda hazırlanmakta; raporun sunumu ilgili kamu kurum ve kuruluş temsilcilerinin de bulunduğu bir heyet tarafından gerçekleştirilmektedir. Bugüne kadar Komiteye sekiz dönemsel ülke raporu sunulmuş olup, son rapora ilişkin CEDAW Komitesinin 4 Temmuz 2022'de yayımladığı Sonuç Gözlemler ile bunların gayri resmi çevirisi, Komitenin tavsiyesi doğrultusunda ilgili tüm kurumlarla paylaşılmıştır. 9. Dönemsel Ülke Raporumuz ise 2026 Haziran ayında Komiteye sunulacaktır.

Bakanlık olarak kadınlara yönelik her türlü ayrımcılığın ve şiddetin ortadan kaldırılması için CEDAW başta olmak üzere ilgili uluslararası sözleşmelerin temel ilkeleri çerçevesinde kadın erkek eşitliğinin sağlanması ve kadınların güçlenmesine yönelik çalışmalarımız kesintisiz şekilde devam etmektedir.

Türkiye'de kadının güçlenmesi konusunda ulusal mekanizma olan Bakanlığımızca 2024- 2028 yıllarını kapsayan "Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı" hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Planın temel politika eksenleri; Eğitim, Sağlık, Ekonomi, Liderlik ve Karar Alma Mekanizmalarına Katılım, Çevre ve İklim Değişikliği olarak belirlenmiştir. Planda; beş temel politika eksenine ilişkin "5 Temel Amaç", "20 Strateji", "83 Faaliyet"e yer verilmiştir.

Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı'nda yer alan politika eksenleri altında ele alınmak üzere kesişen politika alanları belirlenmiş ve bunlar da "Özel Politika Gerektiren Gruplar" ile "Kesişen Çalışma Alanları" olarak iki alt başlıkta ele alınmıştır. Hem "Özel Politika Gerektiren Gruplar" hem de "Kesişen Çalışma Alanları" Strateji Belgesi ve Eylem Planı'nın genelinde temel amaç, strateji ve faaliyetlerin oluşturulmasında dikkate alınmıştır.

Diğer taraftan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde "Kadının Güçlenmesi" konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Söz konusu Genelge kapsamında, Sayın Bakanımız başkanlığında ilgili diğer bakanlıklar ve kurumların katılımıyla kadınlara yönelik sunulan hizmetlerin etkin bir şekilde yürütülmesine yönelik tüm çalışmaların izlenmesi, değerlendirilmesi, koordinasyon ve iş birliğinin sağlanması amacıyla "Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulu" oluşturulmuştur.

Ayrıca Genelgede, kadının güçlenmesine ilişkin çalışmaların yerel düzeyde etkin şekilde yürütülmesi ve takibi amacıyla, tüm illerde Vali başkanlığında "Kadının Güçlenmesi İl Koordinasyon Kurulları" kurulmuştur.

Bu çerçevede; Bakanlığımızca kadının güçlenmesine yönelik çalışmalar, Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı ve Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulları tarafından belirlenecek proje ve politikalar çerçevesinde yürütülmeye devam edecektir.

Öte yandan TÜİK 2025 yılsonu mevsim etkisinden arındırılmış verilerine göre (15 yaş); kadınların işgücüne katılım oranı 9035,5, istihdam oranı ise "031,7 olarak gerçekleşmiştir. Kadınların istihdam edilebilirliklerinin sağlanması, istihdamının artırılması ve istihdamda kalmaları; kadınların ekonomik olarak güçlenmesi hususu, Bakanlığımızın öncelikli çalışma alanları arasında bulunmaktadır.

Bu kapsamda Kadının Güçlenmesi Stratejisi Belgesi ve Eylem Planı (2024-2028) 'Ekonomi' başlığı altında belirlenen temel amaç, kadınların ekonomik olarak güçlenmesini sağlamak ve değişen işgücü piyasasına tam, eşit ve etkin katılımlarını desteklemektir. Bu doğrultuda, dokümanda belirlenen politika eksenleri aşağıda sıralanmaktadır;

1, Kadınların işgücü piyasasına girişlerini kolaylaştırmak ve insana yakışır işlerde istihdamlarını artırmak için mevzuatın gözden geçirilerek iyileştirici düzenlemeler yapılması,

2. Kadınlara ve kız çocuklarına, ikiz dönüşüme (yeşil ve dijital dönüşüm) uyumlu işgücü piyasasında ihtiyaç duyulacak yeni beceri ve yetenekler kazandırılması,

3. Sürdürülebilir kalkınma için kadınların ekonomik güçlenmelerini desteklemek amacıyla eşitlik ve kapsayıcılık temelinde kamu ve özel sektörün dönüşümünün sağlanması,

4. Kadın girişimciliğinin her alanda desteklenmesi ve kadın kooperatiflerinin güçlendirilmesi amacıyla çalışmalar yapılması.

Bununla birlikte; kadın kooperatifleri, kadın girişimciliği ve NEET kadınlara yönelik projeler yürütülmektedir. Ayrıca, kadınların ekonomik güçlenmesine yönelik imzalanan protokoller kapsamında çeşitli çalışmalar devam etmektedir.

Geleceğini Kuran Genç Kadınlar Projesi

Türkiye'nin Mühendis Kızları Projesi

Kadın Kooperatiflerinin Güçlendirilmesi İş Birliği Protokolü

Finansal Okuryazarlığın Yaygınlaştırılmasına Yönelik İş Birliği Protokolü

Kadın Girişimciliğinin Geliştirilmesine Yönelik İş Birliği Protokolü

Bilimsel Araştırma-Geliştirme, Yenilik ve Bilimsel Etkinlik İş Birliği Protokolü

İş Pozitif Programı İş Birliği Protokolü

IPARD Programına İlişkin İş Birliği Protokolü

OSTİM İş Birliği Protokolü

Türkiye'nin Girişimci Kadınları İş Birliği Protokolü

Kadınların ve Engelli Bireylerin Ekonomik ve Sosyal Hayata Katılımlarının Güçlendirilmesine Yönelik İş Birliği Protokolü

Kadınlar için Enerji Okulu İş Birliği Protokolü

Halkbank iş birliğinde Yükselen Kadınlar Programı

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Arasında Turizm Sektöründe Kadın İstihdamının Artırılması ve Temsiliyetinin Güçlendirilmesine Yönelik İş Birliği Protokolü

Ticaret Bakanlığı iş birliğinde Sosyal Hizmetler ve Bakım Hizmetlerinin Sunulmasında Sosyal Kooperatifler Çalıştayı.

Kadının Güçlenmesi Stratejisi Belgesi ve Eylem Planının (2024-2028) 'Ekonomi' başlığı altında belirlenen temel amaç, kadınların ekonomik olarak güçlenmesini sağlamak ve değişen işgücü piyasasına tam, eşit ve etkin katılımlarını desteklemektir. Bu doğrultuda, dokümanda belirlenen politika eksenleri aşağıda sıralanmaktadır;

Kadınların işgücü piyasasına girişlerini kolaylaştırmak ve insana yakışır işlerde istihdamlarını artırmak için mevzuatın gözden geçirilerek iyileştirici düzenlemeler yapılması,

Kadınlara ve kız çocuklarına, ikiz dönüşüme (yeşil ve dijital dönüşüm) uyumlu işgücü piyasasında ihtiyaç duyulacak yeni beceri ve yetenekler kazandırılması,

Sürdürülebilir kalkınma için kadınların ekonomik güçlenmelerini desteklemek amacıyla eşitlik ve kapsayıcılık temelinde kamu ve özel sektörün dönüşümünün sağlanması, Kadın girişimciliğinin her alanda desteklenmesi ve kadın kooperatiflerinin güçlendirilmesi amacıyla çalışmalar yapılması.

Kadının Güçlenmesi Stratejisi Belgesi ve Eylem Planının (2024-2028) 'Sağlık' başlığı altında belirlenen "Kadınlar ve kız çocuklarının tüm yaş grupları ve farklılaşan ihtiyaçlarını gözeten kapsamlı ve bütüncül sağlık hizmeti sunmak" temel amacı doğrultusunda;

Kadın sağlığı alanında veri üretimi, nicelik ve nitelik araştırmalar ile analiz çalışmalarının yaygınlaştırılması,

Kadın ve kız çocuklarına yönelik kapsamlı ve bütüncül sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, se Sağlık alanında çalışanların kadının güçlenmesi programları kapsamında bilgi ve farkındalıklarının artırılması, e Kadınlarda sağlık bilinci ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının geliştirilmesi, e Toplumda her yaş grubunda kadın sağlığı konusunda bilgi ve farkındalık düzeyinin artırılması hedeflenmektedir.

Söz konusu politika başlığı altında; e Kişi bazlı sağlık istatistiklerinin cinsiyete göre ayrıştırılmış verileri içermesi ve kadın erkek eşitliği perspektifiyle üretilmesi sağlanacaktır. e Özel politika/hizmet gerektiren kadınlar ve kız çocuklarının sağlık hizmet gereksinimlerinin tespit edilmesi amacıyla idari kayıtlara dayalı veri derleme çalışmaları yapılacak ve araştırmalar yürütülecektir.

" Kadın sağlığı alanında ülke genelinde ulusal ve yerel ölçekte yapılmış araştırmalar ile idari kayıtların yer aldığı ve sonuçlarının derlendiği ortak bir veri tabanı oluşturulacaktır. Faaliyetlerine yer verilmiş olup söz konusu Strateji Belgesi ve Eylem Planı tüm kamu kurumları, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları ile eşgüdüm içerisinde yürütülmektedir.

Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda, Bakanlığımız Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan yıllık sağlık istatistiklerini düzenli olarak takip etmektedir. Sağlık Bakanlığının 2024 yılı sağlık istatistiklerine göre; anne ölüm hızı yüz bin canlı doğumda 11,5 olarak gerçekleşmiştir. Aynı yıl içerisinde hastanelerde gerçekleşen doğum oranı 999,4, doğum öncesi bakım alma oranı ise 099,6 olarak kaydedilmiştir.

Diğer taraftan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin 2 nci fıkrasına istinaden Bakanlığımız açılmış davalara katılmakta olup adli süreçlere ilişkin yargılama aşamaları sonuna kadar titizlikle takip edilmektedir.

Bakanlığımız tarafından, Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen soruşturma dosyalarına, 6284 sayılı Kanun kapsamında davaya müdahillik hususunun değerlendirilebilmesi için soruşturma sonucunun Bakanlığımıza tebliğ edilmesi talepli dilekçe sunulmaktadır. Soruşturma sonucunun tebliği halinde, soruşturma sonucunda dava açılmış ve iddianame düzenlenmişse Bakanlığımızca davaya müdahillik hususu değerlendirilmekte, soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi halinde ise Bakanlığımızca bu karara itiraz hususu değerlendirilmektedir.

Bakanlığımız avukatları tarafından, yargılama sürecinde gerek görülmesi halinde ilgili mahkemelerden sanıkların azami hadden cezalandırılması talep edilmekte ve tutukluluk kararı verilmesi veya tutuksuz yargılanma kararlarına itiraz edilmektedir. Ayrıca 6284 sayılı Kanun ve 5395 sayılı Kanun kapsamında derhal koruyucu ve önleyici tedbirler alınmakta, mağdurlara yönelik psiko-sosyal destek ivedilikle sağlanmaktadır.

Öte yandan Türkiye?de yasal olarak suç sayılan fiiller ve diğer adli vakalara ilişkin idari kayıt verileri, soruşturma ve kovuşturma evresinde görev ve sorumluluğu bulunan yetkili merciler tarafından toplanmaktadır. Bu doğrultuda bahse konu veri ve bilgilerin ilgili Bakanlıklardan temin edilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Soru önergesinde yer alan diğer konular, diğer Bakanlıkların görev ve yetki alanına girdiğinden Bakanlığımızca değerlendirilememiştir.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir