İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/37190 GEÇ CEVAPLANDI · 267 GÜN

Kadına yönelik şiddet olayları ile kadın cinayetlerine ilişkin

Kaynak göster

Öznur Bartin (DEM Parti), 24 Kasım 2025 tarihinde 7/37190 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 267 gün sonra, 18 Ağustos 2026).

Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Kadına yönelik şiddet olayları ile kadın cinayetlerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/37190, 24 Kasım 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-37190-kadina-yonelik-siddet-olaylari-ile-kadin-cinayetlerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/fd9c9b04-5f1f-4965-9285-019abad9937a

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 267 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 252 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Öznur Bartin

Türkiye?de kadınların yaşam hakkına yönelen şiddet, münferit olaylarla açıklanamayacak kadar derin, sistematik ve kurumsal bir yapıya dönüşmüştür. Bu şiddet, yalnızca bireysel fail davranışlarının ürünü değil, aynı zamanda erkek egemen anlayışın toplumun tüm katmanlarına nüfuz ettiği bir cezasızlık rejiminin sonucudur. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) verilerine göre, 2025 yılının ilk altı ayında 336 kadın erkekler tarafından katledilmiş, 145 kadın ise şüpheli koşullarda yaşamını yitirmiştir. Yalnızca altı ay içinde toplam 481 kadın ölümü, kadınların kamusal ve özel alanlarda giderek artan risklerle karşı karşıya olduğunu ortaya koymaktadır. Platform, katledilen kadınların çoğunun daha önce kolluk güçlerine başvurduğunu, korunma talebinde bulunduğunu veya fail tarafından tehdit edildiğini belirterek, devletin yaşam hakkını güvence altına alma yükümlülüğünü yerine getirmediğini vurgulamaktadır.

Gerekçenin tamamını göster (9 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) raporları da benzer bir tablo ortaya koymaktadır. Kadınların en çok kendi evlerinde —yani olması gereken en güvenli mekânlarda— katledildiği, cinayetlerin büyük çoğunluğunun yakın aile üyeleri veya eşler tarafından işlendiği tespit edilmiştir. Bu veriler, erkek egemen aile ve toplumsal anlayışın kadınları sadece kamusal alanın dışında bırakmakla kalmadığını, aynı zamanda ev içi şiddeti normalleştiren ve görünmez kılan bir yapıya dönüştüğünü göstermektedir. KCDP ve TKDF'nin verileri birlikte değerlendirildiğinde, devletin koruma mekanizmalarının yetersizliği, erken uyarı ve risk analizi uygulamalarının etkisizliği, şiddetin sistematik boyutunu ortaya koymaktadır.

Kadın cinayetlerinde ateşli silah kullanımının artışı alarm vericidir. KCDP verilerine göre, kadınların yarıdan fazlası ateşli silahlarla katledilmektedir; internet üzerinden kolay erişilen ruhsatsız silahlar, erkek egemen bireysel şiddet pratiğini güçlendirmekte ve ölüm riskini artırmaktadır. Bu durum, yalnızca bireysel failin sorumluluğu ile açıklanamayacak, denetim boşluklarının, silahlanma kültürünün ve erkek şiddetinin yapısal boyutunun bir sonucudur.

6284 sayılı Kanun kapsamında koruma altındayken katledilen kadın vakaları, devletin koruyucu mekanizmalarının etkin biçimde çalışmadığını ve erkek şiddeti karşısında kadınların korunmadığını göstermektedir. Elektronik kelepçe, risk sınıflandırması, acil müdahale ekipleri ve şiddet önleme izleme merkezlerinin yetersizliği, erkek şiddetinin kurumsal cezasızlıkla birleştiğinde kadınların yaşam hakkını ne denli tehdit ettiğini açıkça ortaya koymaktadır.

Tan 22925 271190

Kolluk güçlerinin başvuruları ciddiyetle ele almaması ve vakaları "aile içi mesele" kapsamında görmesi, erkek egemen yargı anlayışı ve cezasızlık kültürü ile birleşerek kadın cinayetlerinin sistematikleşmesini sağlamaktadır.

Fail lehine uygulanan haksız tahrik ve iyi hâl indirimleri, "şüpheden sanık yararlanır" yaklaşımı ve yargının toplumsal cinsiyet temelli şiddeti göz ardı eden yorumları, kadınların yaşam hakkını korumasız bırakmakta, fail ve potansiyel failler için caydırıcılığı ortadan kaldırmaktadır. Bu uygulamalar, erkek egemen yargı pratiğinin, kadın yaşamını ikincil ve korunmasız görme anlayışının bir yansımasıdır.

Bu yapısal şiddet tablosunun güncel ve çarpıcı örneği, 22 Kasım 2025 tarihinde Ankara— Polatlı"da Hacı Bayram Veli Üniversitesi Güzellik Hizmetleri Bölümü öğrencisi Mizgin Ertekin'in devlet yurdunda şüpheli biçimde yaşamını yitirmesidir. Devletin doğrudan sorumluluğu altındaki bir yurtta genç bir kadının şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmiş olması, yurtlardaki güvenlik ve denetim zafiyetlerini, kamera ve kayıt sistemlerinin eksikliklerini, yurtta görevli personelin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğine dair ciddi soru işaretlerini ve şüpheli kadın ölümlerinde ortaya çıkan örtbas riskini görünür kılmıştır.

KCDP ve TKDF'nin uzun yıllardır vurguladığı üzere, şüpheli kadın ölümlerinin hızla "intihar" olarak kaydedilmesi, delillerin zamanında toplanmaması, uzman ekiplerin görevlendirilmemesi ve dosyaların kapatılmaya eğilimli olması, kadınların yaşam hakkı açısından ciddi bir kurumsal soruna işaret etmektedir. Kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri artık yalnızca adli bir mesele değil; toplumsal, siyasal ve kamusal bir güvenlik krizidir. Devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü yerine getirmemesi, sistematik ve derinleşen bir hak ihlaline dönüşmektedir. Bu nedenle, kadın cinayetlerinin tüm boyutlarıyla araştırılması, şüpheli kadın ölümleri konusunda etkin soruşturmaların yürütülmesi ve Mizgin Ertekin'in katledilmiş olabileceğine dair kamuoyundaki ciddi iddiaların aydınlatılması amacıyla ilgili Bakanlıkların ve TBMM'nin gerekli tüm girişimlerde bulunması zorunludur.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. 2025 yılı verilerine göre, kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri ile ilgili olarak kolluk güçlerinin yürüttüğü soruşturma sayısı, müdahale süreleri, etkinlik oranları ve sonuç raporları nelerdir?

  2. Mizgin Ertekin'in Ankara—Polatlı?daki şüpheli ölüm vakası özelinde, yurt güvenliği, denetim ve olay yeri inceleme süreçlerinde tespit edilen aksaklıklar nelerdir ve sorumlular hakkında hangi önlemler alınmıştır?

  3. Kolluk güçlerinin kadın başvurularına yanıt süresi, risk analizi ve erken uyarı mekanizmalarının etkinliği nasıl ölçülmekte ve raporlanmaktadır? Eksiklikler varsa nedenleri nelerdir?

  4. Kadınların yaşam hakkının güvence altına alınmamasının, erkek egemen yaklaşım ve cezasızlık kültürüyle bağlantısı incelenmiş midir? Bu çerçevede hangi politik ve yapısal önlemler planlanmaktadır?

  5. Mizgin Ertekin vakası özelinde, yurtlarda ve kamuya ait diğer alanlarda güvenlik eksikliklerini gidermeye yönelik alınan somut önlemler nelerdir?

  6. Kadın cinayetleri neden hâlâ önlenememektedir ve daha kaç kadın katledilmelidir ki etkin önleme mekanizmaları işletilsin?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Ali Yerlikaya, İçişleri Bakanı ·

İlgi 09.12.2025 tarihli ve E-43452547-120.07.04-1754503 sayılı yazınız.

İlgi'de kayıtlı yazı ekinde yer alan Hakkari Milletvekili Öznur BARTİN'e ait 7/37190 esas numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir.

Kadına karşı işlenen suçlara ilişkin iş ve işlemler, Anayasanın 10'uncu ve 41'inci maddeleri, Türk Ceza Kanununun ilgili maddeleri, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ile Bakanlıklarımızca Eylem Planı kapsamında yürütülmektedir.

Bahse konu kanun kapsamında, aile içi ve kadına karşı şiddetle mücadeleye ilişkin hizmetlerin daha etkin yürütülmesini sağlamak, mevcut hizmetleri geliştirmek ve bu alanda görev yapan kolluk personelinin profesyonelleşmesini sağlamak amacıyla 81 ilde Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığına bağlı Aile İçi ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Büro/Kısım Amirlikleri kurulmuştur.

Akıllı telefon kullanıcısı kadınların, Google Play ve Apple Store mağazalarından indirebileceği (KADES) "Kadın Acil Destek Uygulaması" ile aile içi ve kadına yönelik şiddet olaylarının mağduru oldukları acil durumlarda cihaz konum bilgisini açarak bir tuşla 112 Acil Çağrı Merkezine ulaşması sonrasında olay yerine en yakın ekip ve devriyenin sevk edilmesi sağlanmaktadır.

6284 sayılı Kanun kapsamında; haklarında uzaklaştırma kararı olan ve risk düzeyi yüksek olan vakalarda, şiddet mağduru kadınların can güvenliklerinin üst düzeyde sağlanması ve kişilerin şiddet mağduru kadınlara yaklaşmadan kolluk personeli tarafından gerekli tedbirlerin alınması amacıyla hakimler tarafından verilen "teknik yöntemlerle takip" kararları verilebilmektedir.

6284 sayılı Kanuna Dair Uygulama Yönetmeliğinin 35/5 maddesi hükmünce şüpheli hakkında önleyici tedbir kararı verilmesi durumlarında tedbir kararlarının yerine getirilip getirilmediği karar süresince kolluk tarafından kontrol edilir. Bu kontrollerde ilgili kolluk tarafından korunan kişinin ikametinin haftalık olarak ziyaret edilmesi, yakınları ve komşularıyla iletişim kurulması, ilgili mahalle muhtarından bilgi alınması ve ikamet çevresinde araştırma yapılması şeklinde gerçekleştirilmektedir.

6284 sayılı Kanun kapsamında meydana gelen olaylarda şiddet uygulayanların ateşli silah bulundurması, taşıması ve kamu görevi gereği zimmetinde silah bulunanlarla ilgili olarak Kanunun 5'inci maddesinin g ve $ bentleri hakim tarafından verilecek önleyici tedbirler kapsamında olup mahkemelerce verilen kararların uygulaması Aile içi ve Kadına Karşı Şiddet birimlerince kanunun ilgili maddeleri doğrultusunda yürütülmektedir.

Tedbir kararlarının ihlal edildiğinin kolluk tarafından tespit edilmesi halinde tutulan tutanak Cumhuriyet Başsavcılığına iletilir. Bu tutanak zorlama hapis kararının verilmesi amacıyla ivedilikle Aile Mahkemesine gönderilir. Tedbir kararlarının ihlal edildiğinin Aile Mahkemesince onaylanması halinde zorlama hapsine ilişkin karar verilir.

Kanun hükümlerine göre hakkında tedbir kararlarına aykırı hareket eden şiddet uygulayana, fiili

Adres :Ayrancı Mah. Selimiye Cd. No:17 Çankaya/ANKARA Ayrıntılı Bilgi : Soru Önergeleri Büro Amirliği Telefon/Fax: 0312 462 17 83/ Unvanı

Kep : emniyetgenelmudurlugu(ğhs0|l.kep.tr Elektronik Ağ : soruonergeleri(Gegm.gov.tr bir suç oluşturmasa bile, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre Aile Mahkemesi tarafından üç günden on güne kadar zorlama hapis kararı verilir.

Tedbir kararının gereklerine aykırılığın her tekrarında, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre zorlama hapsinin süresi onbeş günden otuz güne kadardır. Ancak zorlama hapsinin toplam süresi altı ayı geçemez.

Kadına karşı şiddetle mücadele kapsamında tüm olaylarla ilgili detaylı ve etkin soruşturmalar yapılmakta olup soruşturma ve kovuşturma işlemleri adli makamlar tarafından yürütülmektedir.

Mustafa ÇİFTÇİ Bakan

Adres :Ayrancı Mah. Selimiye Cd. No:17 Çankaya/ANKARA Ayrıntılı Bilgi : Soru Önergeleri Büro Amirliği Telefon/Fax: 0312 462 17 83/ Unvanı Kep : emniyetgenelmudurlugu(ghs01l.kep.tr Elektronik Ağ : soruonergeleri(Gegm.gov.tr

Metin otomatik okundu. 4 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir