Sabahattin Ali'nin ölüm sebebinin ve mezar yerinin araştırılmasına ilişkin
Kaynak göster
Mustafa Adıgüzel (CHP), 3 Aralık 2025 tarihinde 7/37235 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 62 gün sonra, 3 Şubat 2026).
Mustafa Adıgüzel (CHP, Ordu). “Sabahattin Ali'nin ölüm sebebinin ve mezar yerinin araştırılmasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/37235, 3 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-37235-sabahattin-ali-nin-olum-sebebinin-ve-mezar-yerinin-arastirilmasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/2241669e-99fb-417c-bb38-019ae87bf0fb
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 62 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.
Konu: Sabahattin Ali'nin ölümü, faili meçhul ayıbı ve adli kayıtlara erişim
Türk edebiyatının en büyük isimlerinden biri olan, sağ veya sol pek çok siyasi liderin konuşmalarında eserlerinden dizeler kullandığı, bazı siyasi akımlara ilham vermiş, şiirleri şarkılara söz olmuş Sabahattin Ali"nin ölümü Türkiye tarihinin en eski faili meçhul ayıplarından biridir. Hatta modern dönem açısından ilk faili meçhul örneği olarak anılmaktadır. Aradan geçen 78 yılın ardından artık bu konunun aydınlatılmasının önünde Türkiye ve Dünya konjonktüründe dönemin siyasi koşulları da dahil hiçbir engel kalmamıştır. Kamuoyuna o dönemde yansıyan bilgilere göre gizli servis görevlilerinin de süreç içerisinde bulunduğu göz önüne alınırsa devletin gizli kayıtları da dahil olma üzere, ölüm şekline, cenaze sürecine, otopsi kayıtlarına kadar tüm sürecin tam olarak ortaya konulması ve mezar yerinin neresi olduğu ile ilgili bilgilerin açıklanması elzemdir. Sabahattin Alinin naaşını bulan Çoban Şükrü'nün kendi ifadesi cenazeyi emniyete teslim ettiği yönündedir. Dolayısı ile devlete emanettir. Yani bu konuda kayıt olduğu kesindir. Buna rağmen, mezar yeri ile ilgili bir bilgi olmaması ya da açıklanmaması bir tercihtir. Açıklığa kavuşması gereken tam da budur. Cumhuriyetin kuruluşu döneminde eylemleri nedeniyle yargılanmış ve vatan haini olarak mahkum edilmiş İskilipli Atıfın bile mezarının tespit edilip, düzenlendiği bir dönemde hakkında hiçbir yargı kararı yokken faili meçhule kurban gitmiş büyük bir edebiyat insanının mezar yerinin ortaya çıkarılması devletin boynunun borcudur. Mezarına ilişkin bilgiler bugüne kadar kamuoyuna tam olarak açıklanmamıştır. Adli tıp incelemesi dahil tüm kayıtların açılması gerektiği açıktır.
Bu bağlamda;
I. Sabahattin Ali'nin ölümüyle ilgili savcılık soruşturma dosyalarında yer alan adli bulgular, otopsi kayıtları ve ifadeler eksiksiz şekilde mevcut mudur? Mevcut olanlar nelerdir? i
SORULAR
Adli tıp incelemesi dahil tüm kayıtların açılması yönündeki talep doğrultusunda Bakanlığınız bir çalışma yürütmekte midir?
Naaşının ilk bulunduğu yerden alınıp incelenmesine ilişkin adli belgelerde sürece dair hangi bilgiler mevcuttur?
Sabahattin Ali'nin mezarının yeri tam olarak nerededir?
Sabahattin Ali'nin mezarına ilişkin devlet kayıtlarında hangi bilgiler yer almaktadır?
Faili meçhul ayıbının ortadan kaldırılması için olayın tüm yönleriyle yeniden ele alınması yönünde Bakanlığınızın çalışması var mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1755879 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/37235 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99, maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap gov.tr adresinden NULl4D3M - UZ08tZt - Wx7EnM8 - PİLCZU- ilecrişebilirsin ADALET BAKANLIĞI Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-2076-758/953 Konu : Yazılı soru önergesi CI. 1/92/2026
Sayın Mustafa ADIGÜZEL Ordu Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/37235 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
A) "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,
B) "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinin birinci fıkrasında, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri; ikinci fıkrasında, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği,
Hükümlerine yer verildiği malâmlarıdır.
Belirtilen hükümler çerçevesinde, Anayasanın 9 ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilen ara karar, karar ve hükümlerin hukuki dayanakları ile gerekçelerine dair Bakanlığımızda bilgi bulunmadığı gibi, sözü edilen karar ve hükümlerin olağan yargısal denetimi, başvuru usulü ve şartları ilgili kanunlarda gösterilen yargı mercilerine aittir.
Yılmaz TUNÇ Bakan UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap gov.tr adresinden / fgU Rue - TyuK LOK - Yp09x3 JI Zbttj E— ile erişebilirsin in
Yılmaz TUNÇBakan