Avrupa Parlamentosunda PKK ile ilgili olarak verilen bir soru önergesine ilişkin
Kaynak göster
Mehmet Satuk Buğra Kavuncu (İYİ Parti), 9 Aralık 2025 tarihinde 7/37386 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Dışişleri Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Mehmet Satuk Buğra Kavuncu (İYİ Parti, İstanbul). “Avrupa Parlamentosunda PKK ile ilgili olarak verilen bir soru önergesine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/37386, 9 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-37386-avrupa-parlamentosunda-pkk-ile-ilgili-olarak-verilen-bir-soru-onergesine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/03ec4de2-8000-4842-b530-019b08457b20
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 310 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıda yer alan sorularımın, Dışişleri Bakanı Sayın Hakan FİDAN tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Avrupa Parlamentosu üyeleri tarafından 21 Kasım 2025 tarihinde sunulan ve kamuoyunda tartışmalara yol açan E-004652/2025 numaralı yazılı soru önergesinde, "PKK'nın silah bırakma çağrısı yaptığı" iddiası üzerinden, AB dış politika organlarının bu gelişme karşısında nasıl bir tutum alması gerektiği sorgulanmakta ve geçmişte FARC örneğinde olduğu gibi "sürecin desteklenmesi" talep edilmektedir. Bu önerge kapsamında PKK'nın Avrupa Birliği'nin terör örgütleri listesinden çıkarılması ihtimalini gündeme getiren ifadeler, Türkiye açısından hem ulusal güvenlik hem de uluslararası hukuk düzleminde ciddi sakıncalar barındırmaktadır.
PKK, Türkiye Cumhuriyeti devletine, güvenlik görevlilerine ve sivillere yönelik kırk yılı aşkın süredir binlerce can kaybına yol açmış, kadın-çocuk ayrımı gözetmeksizin terör eylemleri gerçekleştirmiş, pek çok ülke tarafından da halen aktif ve tehdit oluşturan bir terör örgütü olarak tanımlanmaktadır. Türkiye'nin yanı sıra AB Konseyi, NATO müttefiklerinin büyük bölümü ve pek çok uluslararası yapı, PKK'yı resmi olarak terör örgütü listelerinde tutmaya devam etmektedir. Bu nedenle, Avrupa Parlamentosu üyelerinin söz konusu girişimi, yalnızca hukuki değil, aynı zamanda terör mağdurlarının hakları, bölgesel istikrar, devletlerin egemenlik hakları ve uluslararası güvenlik mimarisinin bütünlüğü açısından da son derece sorunlu bir çerçeve sunmaktadır.
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Uluslararası hukukta terörle mücadele devletlerin hem bireysel hem de kolektif yükümlülüğü olup, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin ilgili kararları uyarınca terör örgütleriyle mücadelede işbirliği esastır. Bu çerçevede bir örgütün "silah bırakma çağrısı" yaptığı iddiası dahi, o örgütü meşrulaştırmak, siyasi bir aktör statüsüne kavuşturmak veya uluslararası sistem içinde yeniden konumlandırmak için yeterli hukuki gerekçe oluşturmaz. Aksine, böyle bir yaklaşım, terörle mücadelede uluslararası normları zayıflatma, mağdur ailelerin adalet arayışını gölgeleme ve egemen devletlerin güvenlik tehditlerini derinleştirme riski taşır.
Avrupa Parlamentosu'nun ilgili girişimi, Türkiye"nin ulusal güvenliği, sınır ötesi tehdit algısı, uluslararası yükümlülükleri ve terörle mücadeledeki stratejik ortaklık ilişkileri açısından dikkatle değerlendirilmesi gereken bir gelişmedir. Bu kapsamda, Dışişleri Bakanlığı'nın AB kurumlarıyla yürüttüğü diplomatik temasların mahiyeti, Türkiye'nin bu süreç karşısındaki resmi pozisyonu, organize bir karşı diplomatik girişim olup olmadığı ve olası statü tartışmalarına karşı Türkiye'nin uluslararası hukuktan doğan haklarını nasıl kullanacağı hususları kamuoyu açısından önem taşımaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Avrupa Parlamentosu'nda sunulan E-004652/2025 numaralı soru önergesinde yer alan "PKKonın silah bırakması" iddiası temel alınarak AB'nin süreç başlatması talebi karşısında, Dışişleri Bakanlığı AB kurumlarıyla resmi veya gayriresmi düzeyde herhangi bir temas gerçekleştirmiş midir? Gerçekleştirildiyse bu temasların içeriği, kapsamı ve AB makamlarının Türkiye'ye aktardığı bilgiler nelerdir?
AB içinde PKK'nın terör örgütleri listesindeki statüsünün değiştirilmesi, askıya alınması veya FARC benzeri bir yaklaşım geliştirilmesi yönünde tartışmalar yürütüldüğüne dair Bakanlığınızın elinde bilgi, rapor veya istihbarat bulunmakta mıdır? Bakanlığınız bu yöndeki girişimlere karşı hangi diplomatik veya hukuki tedbirleri planlamaktadır?
Söz konusu girişimin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin terörle mücadeleye ilişkin bağlayıcı kararları, uluslararası anti-terör yükümlülükleri ve devletlerin egemenlik hakları bakımından doğuracağı sonuçlara ilişkin Bakanlığınızca hazırlanmış herhangi bir hukuki değerlendirme var mıdır? Varsa TBMM ile paylaşılması düşünülmekte midir?
Avrupa Parlamentosu'nda gündeme gelen bu önergenin, PKK'nın geçmişte gerçekleştirdiği terör saldırıları, sivil kayıplar, insan hakları ihlalleri ve mağdur ailelerin adalet talebi açısından yaratabileceği olumsuz etkileri bertaraf etmek adına Türkiye, uluslararası arenada (AB, NATO, BM gibi platformlarda) hangi argümanları ve diplomatik pozisyonları savunmayı planlamaktadır?
Türkiye-AB ilişkilerinin seyrini, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, vize serbestisi ve stratejik ortaklık alanlarını doğrudan etkileme potansiyeli bulunan bu gelişmeye karşı, Bakanlığınız AB nezdinde kurumsal ve çok kanallı bir diplomatik karşı hamle hazırlamakta mıdır? Hazırlanıyorsa içeriği nedir?
PKK'nın AB listesinde terör örgütü olmaktan çıkarılması yönünde bir süreç başlatılması hâlinde, Türkiye'nin uluslararası hukuktan doğan haklarını korumak için başvurabileceği mekanizmalar nelerdir?
Bakanlığınız bu mekanizmaları aktif şekilde işletmeye hazır mıdır?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir