İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/38084 GEÇ CEVAPLANDI · 242 GÜN

2020'den bu yana uygulanan iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması kararlarına ilişkin

Kaynak göster

Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP), 22 Aralık 2025 tarihinde 7/38084 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 242 gün sonra, 21 Ağustos 2026).

Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “2020'den bu yana uygulanan iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması kararlarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/38084, 22 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-38084-2020-den-bu-yana-uygulanan-iletisimin-tespiti-dinlenmesi-ve-kayda-alinmasi-kararlarina-il (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/57e3fe99-8b30-49e1-b770-019b4b17e134

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 242 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 231 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Sayın Ali YERLİKAYA tarafından yg£Zllı olarak yanıtlanmasını arz ederim.

Av. Dr. ezgin TANRIKULU

Ülkemizde yasal yollarla yapılan telefon dinlemelerinin yanı sıra, yasa dışı ve hukuka aykırı dinleme faaliyetlerinin de yaygınlığına dair ciddi iddialar ve kamuoyu endişeleri bulunmaktadır. Telefon dinlemeleri, temel hak ve özgürlüklerden haberleşme hürriyetini ve özel hayatın gizliliğini doğrudan etkileyen, dolayısıyla Anayasal güvence altında olan haklara müdahale niteliği taşıyan kritik bir konudur. Anayasa'nın 22. maddesi "Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır. Milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebepleriyle ve kanunda gösterilen hallerde hâkim kararı olmadıkça; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez, gizliliğine dokunulamaz." hükmünü amirdir. Bu hüküm, telefon dinlemelerinin ancak belirli şartlar altında ve sıkı yargısal denetim altında yapılabileceğini açıkça ortaya koymaktadır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) madde 135 ve devamı maddeleri, iletişimin denetlenmesi (telefon dinlemesi) şartlarını, kapsamını ve süresini ayrıntılı olarak düzenlemektedir. Bu düzenlemeler, teknik araçlarla izleme, dinleme ve kayda alma gibi tedbirlerin ancak ağır cezalık suçlarda, somut delillere dayalı kuvvetli şüphe varlığında ve hâkim kararıyla uygulanabileceğini belirtmektedir. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları, haberleşme hürriyetinin ve özel hayatın gizliliğinin önemini defalarca vurgulamış, hukuka aykırı yollarla elde edilen delillerin oyargılamalarda kullanılamayacağına hükmetmiştir. Özellikle Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru kararları, iletişimin denetlenmesi tedbirlerinin uygulanmasında yargısal denetimin etkinliğini ve usul kurallarına sıkı sıkıya bağlı kalmanın zorunluluğunu ortaya koymaktadır. Ancak, geçmişte yaşanan ve halen devam ettiği iddia edilen yasa dışı dinlemeler, toplumda ciddi bir güvenlik ve güvensizlik algısı yaratmaktadır. Siyasi figürlerin, gazetecilerin, iş insanlarının ve hatta sıradan vatandaşların yasa dışı yollarla dinlendiği iddiaları, bu konuyu daha da hassas hale getirmektedir. Bu durum, hem vatandaşların temel hak ve özgürlüklerini ihlal etmekte hem de devlete olan güveni zedelemektedir.

İçişleri Bakanlığı'nın yasal ve yasa dışı dinleme faaliyetlerine ilişkin şeffaf bir tutum sergilemesi ve kamuoyunu doğru bilgilerle aydınlatması büyük önem arz etmektedir.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. 2020 yılından günümüze kadar, haberleşme hürriyetine yönelik olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesi kapsamında, mahkeme kararıyla kaç adet telefon dinlemesi yapılmıştır? Bu dinlemelerin suç türlerine göre dağılımı nasıldır?

  2. 25 Aynı dönemde, CMK'nın 135. maddesinin ilgili fıkraları uyarınca "gecikmesinde sakınca bulunan hal" gerekçesiyle yetkili kılınmış merciin yazılı emriyle kaç adet telefon dinlemesi yapılmıştır? Bu durumlarda kaç saat içinde hâkim onayına başvurulmuştur ve kaç tanesi hâkim tarafından onaylanmıştır?

  3. Onaylanmayan dinlemeler hakkında ne gibi idari ve adli işlemler yapılmıştır?

  4. Yasa dışı telefon dinlemeleri ve dinleme cihazları bulundurma/kullanma iddialarına ilişkin Bakanlığınıza ulaşan şikayet sayısı nedir? Bu şikayetler kapsamında kaç adet soruşturma veya kovuşturma başlatılmıştır? Bu soruşturmaların kaçı mahkumiyetle sonuçlanmıştır?

  5. Geçmişten günümüze kadar, kolluk kuvvetleri bünyesinde yasa dışı dinleme faaliyetlerine karıştığı tespit edilen personel hakkında kaç adet adli ve idari işlem yapılmıştır? Bu personelin rütbe ve görev dağılımı nasıldır?

  6. Yasa dışı dinlemelerin önlenmesi ve caydırıcılığının artırılması amacıyla Bakanlığınızca alınan ve alınması planlanan somut önlemler nelerdir?

  7. Teknik kapasite artırımı, personel eğitimi veya mevzuat değişikliği gibi çalışmalar yürütülmekte midir?

  8. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarında vurgulanan "hukuka aykırı yollarla elde edilen delillerin kullanılamaması" ilkesinin kolluk kuvvetlerince tam anlamıyla benimsenmesi ve uygulanması noktasında Bakanlığınızın denetim mekanizmaları yeterli midir? Bu konuda personele yönelik özel bir eğitim veya farkındalık programı bulunmakta mıdır?

  9. Vatandaşların özel hayatının gizliliğinin ve haberleşme hürriyetinin korunması amacıyla, yasal dinleme faaliyetlerinin denetimine ilişkin okamuoyunu bilgilendirme ve şeffaflık sağlama noktasında Bakanlığınızın bir stratejisi var mıdır? Varsa, bu strateji neleri kapsamaktadır?

  10. Yasa dışı dinleme faaliyetlerinin tespiti ve önlenmesi konusunda diğer kamu kurum ve kuruluşlarıyla (BTK, Adalet Bakanlığı vb.) ne tür bir işbirliği ve koordinasyon sağlanmaktadır?

  11. Ülkemizdeki telefon dinleme kapasitesi ve bu kapasitenin yasal sınırları içinde kullanılıp o kullanılmadığına ilişkin bağımsız bir denetim mekanizması bulunmakta mıdır? Bulunmuyorsa, kurulması yönünde bir çalışma düşünülmekte midir?

  12. Siyasi figürlerin, gazetecilerin ve iş insanlarının yasa dışı dinlendiği iddialarına ilişkin olarak Bakanlığınız tarafından özel bir inceleme veya soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatıldıysa, sonuçları kamuoyuyla paylaşılmış mıdır? Paylaşılmadıysa, paylaşılması düşünülmekte midir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Ali Yerlikaya, İçişleri Bakanı ·

İlgi'de kayıtlı yazı ekinde yer alan Diyarbakır Milletvekili Mustafa Sezgin TANRIKULU'na ait 7/38084 esas numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir.

Kolluk kuvvetleri görevlerini, kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanması ve devam ettirilmesi amacı ile kanunların kendisine verdiği yetkiye ve hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı kalarak yapmakta olup adli makamların bilgisi ve talimatları doğrultusunda gerekli iş ve işlemleri gerçekleştirmektedir.

Ceza Muhakemeleri Kanunu (CMK)Y'nun 13$[okunamadı]'inci maddesine göre dinleme tedbirinin uygulanabilmesi için öncelikle bir soruşturma ve kovuşturma olması gerekmekte olup dinlemeler yalnızca CMK'nın 135/8 maddesinde belirtilen katalog suçlar kapsamında yapılabilmektedir.

CMK'nın 135/7'inci maddesinde "bu madde hükümlerine göre alınan karar ve yapılan işlemler, tedbir süresince gizli tutulur." şeklinde belirtilmiştir. Bu hükme göre yapılan tüm iş ve işlemler gizli tutulmakta elde edilen veriler hiçbir suretle birim dışına çıkarılmamaktadır.

CMK'nın "kararların yerine getirilmesi, iletişim içeriklerinin yok edilmesi" başlıklı 137'inci maddesinin üçüncü fıkrası "735 [okunamadı]'inci maddeye göre verilen kararların uygulanması sırasında şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ya da aynı maddenin birinci fikrasına göre hâkim onayının alınamaması halinde, bunun uygulanmasına Cumhuriyet savcısı tarafından derhal son verilir. Bu durumda, yapılan tespit veya dinlemeye ilişkin kayıtlar Cumhuriyet savcısının denetimi altında en geç on gün içinde yok edilerek, durum bir tutanakla tespit edilir." şeklinde düzenlenmiştir.

Aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise "Tespit ve dinlemeye ilişkin kayıtların yok edilmesi halinde soruşturma veya kovuşturma evresinin bitiminden itibaren, en geç onbeş gün içinde, Cumhuriyet başsavcılığı veya mahkeme, tedbirin nedeni, kapsamı, süresi ve sonucu hakkında ilgilisine yazılı olarak bilgi verir." şeklinde düzenlenmiştir.

İstihbari amaçlı telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişim 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu'nun Ek 7'nci maddesi doğrultusunda yerine getirilmektedir.

Aynı kanunun Ek 7'nci maddesi dokuzuncu fıkrasında "Bu maddede yer alan faaliyetlerin denetimi; sıralı kurum amirleri, mülki idare amirleri, Emniyet Genel Müdürlüğü ve ilgili bakanlığın teftiş elemanları tarafından yılda en az bir defa yapılır. Bu faaliyetler Başbakanlık Teftiş Kurulu tarafindan da denetlenebilir. Bu kapsamda yapılan denetimlerin sonuçları bir rapor halinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Güvenlik ve İstihbarat Komisyonuna sunulur." hükmü gereğince; denetimlerin sonuçları yıllık olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi Güvenlik ve İstihbarat Komisyonuna iletilmekte olup Komisyon hazırladığı raporu Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunmaktadır.

Mustafa ÇİFTÇİ Bakan Adresi: https://eimza.egm.gov.tr Adres :Ayrancı Mah. Selimiye Cad. No:17 Ayrıntılı Bilgi : Soru Önergeleri Büro Amirliği

Telefon/Fax: 0312 462 17 83/ Unvanı

Kep "emniyetgenelmudurlugu(Bhs0|!.kep.tr Elektronik Ağ :

Mustafa ÇİFTÇİBakan

Metin otomatik okundu. 4 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir