Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin
Kaynak göster
Çiçek Otlu (DEM Parti), 23 Aralık 2025 tarihinde 7/38155 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Çiçek Otlu (DEM Parti, İstanbul). “Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/38155, 23 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-38155-bakirkoy-kadin-kapali-cezaevinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/15727838-3618-4061-92a4-019b4f1da1c8
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 296 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98. ve
İçtüzüğün 96. ve 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
N Gök
Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Çiçek OTLU İstanbul Milletvekili
Bilindiği gibi 19 Aralık 2000 tarihinde ağır tecrit koşulları bulunan F Tipi ceza infaz kurumlarını protesto etmek amacıyla açlık grevinde olan tutuklulara yönelik 20 hapishanede eş zamanlı operasyon başlatılmış, 3 gün süren operasyonda 30 tutuklu ve 2 kamu görevlisi olmak üzere 32 kişi yaşamını yitirmiş, 300'e yakın tutuklu yaralanmıştır. Kimyasal gazların kullanıldığı iddia edilen operasyon üzerinden 25 yıl geçmesine rağmen sorumlular yargılanmamış, kullanıldığı iddia edilen kimyasal gazın niteliği araştırılmamıştır.
Ceza infaz kurumlarında tecrit sistemi ve hak ihlalleri devam etmektedir. Basında çıkan haberlere göre Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu idaresi siyasi tutsakların bulunduğu 2 koğuşu "tadilat" gerekçesiyle birleştirme kararı almıştır. Siyasi tutsakların itirazlarına rağmen 19 Aralık 2025 tarihinde sabah saat 09.00 itibarıyla ceza infaz kurumu idaresi koğuşun aynı gün acilen boşaltılmasını istemiş, saat 11.00 sularında onlarca gardiyan ve 50 kişilik robokoplu güvenlik güçleri siyasi tutukluların kaldığı koğuşu basmıştır. Tutukluların dışarıyla iletişiminin kesilmesi amacıyla telefon kabinlerinin kapatıldığı, avukat görüşünün teknik arıza iddiasıyla engellendiği ve ceza infaz kurumu müdürünün tutukluları direnmemeleri konusunda tehdit ettiği ifade edilmiştir. Taşınma sırasında sandalyeler ve dolaplar gibi eşyalar yeni koğuşa götürülmemiş, siyasi tutsaklar çıkarılır çıkarılmaz adli tutuklular koğuşa yerleştirilmiştir. B4 koğuşundan B3 koğuşuna zorla gönderilen tutuklular, B3 koğuşunun koşullarının kötü olduğunu, elektrik tesisatının tadilatının yapılmadığını, çatının -akıttığını, duvarların döküldüğünü, musluklardan kirli su aktığını ve kirli su nedeniyle musluklara tülbent bağlayarak suyu filtrelemeye çalıştıklarını aktarmışlardır. Avukatlar, 2019'daki açlık grevlerinden bu yana ilk kez bu düzeyde askeri bir güçle müdahale edildiğini, 2016-2019 döneminden sonra benzer bir yaklaşımın ilk kez yeniden hayata geçirildiğini belirtmektedir. Ayrıca 19 Aralık'ın yıldönümünde gerçekleştirilen baskının geçmişte yaşananlara bilinçli bir gönderme taşıdığı iddia edilmektedir.
• Uluslararası sözleşmeler, cezaevi koşullarının asla ek bir cezalandırma yöntemi olarak kullanılmaması gerektiğini belirtmektedir. Ancak Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda cezaevi yönetiminin keyfi tutum ve davranışları ağır hak ihlallerine neden olmaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda 19 Aralık 2025 tarihinde gerçekleştirilen robokoplu baskın ve zorla koğuş değişikliği konusunda Bakanlığınızın bilgisi var mıdır?
Siyasi tutuklular birleştirme adı altında B4 koğuşundan neden zorla B3 koğuşuna götürülmüşlerdir?
İfade edildiği gibi B4 koğuşunda tadilat yapılmadığı ve siyasi tutuklular çıkartılıp, adli tutukluların yerleştirildiği doğru mudur?
Koğuşun taşınması sırasında onlarca gardiyanın ve 50 robokoplu güvenlik güçlerinin koğuşu basmasının gerekçesi nedir?
Söz konusu baskın sırasında tutukluların avukat görüşlerinin engellendiği, telefon haklarının kısıtlandığı ve dış dünya ile iletişimlerinin kesildiği iddiaları doğru mudur?
B3 koğuşunun elektrik tesisatının tadilatının yapılmadığı, çatısının aktığı, duvarların döküldüğü, musluklardan kirli su aktığı iddiası araştırılacak mıdır? Neden insan onuruna yakışmayan koğuşta siyasi tutuklular kalmaktadır?
Cezaevlerinde koğuş birleştirme ve zorla nakillerin ile orantısız müdahalelerin yasal dayanağı nedir? Bu uygulama uluslararası anlaşmalara uygun mudur?
Siyasi tutukluların nakli sırasında görevini kötüye kullanan ceza infaz kurumu yönetimi hakkında inceleme başlatılacak mıdır?
2016—2019 döneminden sonra ilk kez ceza infaz kurumlarında bu ölçekte askeri güç kullanıldığı iddiaları doğru mudur? Son beş yılda ceza infaz kurumlarında kaç kez robokoplu müdahale gerçekleştirilmiştir?
Bu müdahalenin 19 Aralık tarihinde bilinçli bir şekilde yapıldığı iddiasına ilişkin açıklamanız var mıdır?
19 Aralık 2000 tarihinde gerçekleştirilen cezaevi operasyonları kapsamında bugüne kadar yürütülen soruşturmaların akıbeti nedir? Bu operasyonlardan dolayı yargılanan herhangi bir kamu görevlisi olmuş mudur?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir