Suriye vatandaşlarının geçici koruma statüsünün kaldırılması kararına ilişkin
Kaynak göster
Sevda Karaca Demir (EMEP), 19 Aralık 2025 tarihinde 7/38183 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: İçişleri Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 229 gün sonra, 5 Ağustos 2026).
Sevda Karaca Demir (EMEP, Gaziantep). “Suriye vatandaşlarının geçici koruma statüsünün kaldırılması kararına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/38183, 19 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-38183-suriye-vatandaslarinin-gecici-koruma-statusunun-kaldirilmasi-kararina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/4104d9ff-7213-432e-9acd-019b3ab95bef
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 229 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya tarafından Anayasanın 98, TBMM İç Tüzüğü'nün 96 ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Türkiye'de yaşayan milyonlarca Suriyeliyi ilgilendiren yeni politikaya göre; Suriyelilerin geçici koruma statülerinin kademeli olarak kaldırılacağı basına yansımıştır. Buna göre; statüsü kaldırılan Suriyeliler, I Ocak itibarıyla sağlık hizmetlerinden paralı olarak faydalandırılacak ve Türkiye'de kalabilmek ikamet izni almak zorunda olacaktır. Ağır şartlara bağlanan söz konusu izin için düzenli bir iş, geçerli kira sözleşmesi, uygun konut şartları, sağlık sigortası, bankada yeterli maddi birikim gibi şartların aranacağını belirtilmektedir.
Hükümetin Antep'teki Suriyeli mültecilere yönelik devreye sokmaya hazırlandığı yeni kısıtlamalar ve 'geri dönüş' planı, "gönüllü, güvenli ve onurlu geri dönüş" söyleminin ardındaki sömürü çarkını gözler önüne sermektedir.
Gerekçenin tamamını göster (9 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Suriye'de savaşın sona erdiği iddia edilse de sahadaki gerçeklik bunun tam tersini gösteriyor. Yıkılan evler, işlemeyen kamu binaları, olmayan hastaneler ve okullar ile savaş koşulları hükmünü sürdürmektedir. Özellikle kadınlar ve çocuklar için asgari güvenlik ve yaşam koşullarının bulunmadığı bir ortama dönüşü teşvik etmek, insanları güvensizliğin kucağına itmek demektir. Mültecilerin buradaki zorlu şartları bile Suriye?deki belirsizliğe tercih ettiği bir tabloda, sağlık hakkının gasp edilmesi ve ikamet zorlukları "gönüllü dönüş" değil, yaşam alanını daraltarak uygulanan bir "yaka paça kapı dışarı etme" politikasıdır.
İkamet izni için öne sürülen kriterler, parası olanın kalabileceği, yoksul emekçi mültecinin ise barınamayacağı bir düzen öngörmektedir. Yoksul mültecileri yasal statüden mahrum bırakarak "kaçak" duruma düşürmek, onları patronların insafına terk edilmiş, hak arayamayan, ucuz ve güvencesiz birer "hayalet" işçiye dönüştürecektir. Bu adım, sermayenin ihtiyaç duyduğu kuralsız sömürü düzenini besleyen bir basınç yaratacaktır. Keza bu koşulların Suriye'de yaratılmak istenen tekstil patronları için "sömürü cenneti"ne zemin hazırlamaktır.
Bu bağlamda;
Geçici koruma statüsünün kaldırılması kararına hangi hukuki ve idari gerekçeler dayanmaktadır? Anayasal ilke ve uluslararası yükümlülükler çerçevesinde bu karar neden ve nasıl alınmıştır?
Sağlık hizmetlerinde ücretsiz uygulamanın sonlandırılması kararının gerekçeleri nelerdir? Sağlık hizmetleri için getirilecek katılım paylarının güvencesiz ve düşük ücretlerle çalışan Suriyeliler açısından sağlığa erişimi fiilen imkânsız hale getireceği dikkate alınmış mıdır?
İkamet izni için öngörülen ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yarısından fazlasının dahi karşılayamadığı ağır kriterler hangi yasal dayanaklara sahiptir? Gaziantep'te yaşayan yüz binlerce Suriyelinin önemli bir bölümünün kayıt dışı, güvencesiz ve düşük ücretli işlerde çalıştığı biliniyorken; "düzenli iş" ve "yeterli maddi birikim" şartlarının karşılanamayacağı ve bu kişilerin kaçak hale gelerek daha yaşam ve çalışma koşullarına mahkum edileceği değerlendirilmiş midir?
Geçici koruma statüsünün kaldırılması sürecinde, zorla geri göndermeye yol açabilecek uygulamaların önüne geçmek için hangi somut önlemler alınacaktır?
TBMM İletişim : 0312 420 60 22-23
: sevdakaraca(Dtbmm.gov.tr
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Ali Yerlikaya, İçişleri Bakanı ·
İlgi O: 07/01/2026 tarihli ve 1772531 sayılı yazınız.
İlgi yazınız ekinde yer alan Gaziantep Milletvekili Sevda KARACA 'ya ait 7/38183 esas numaralı yazılı soru önergesi incelenmiştir.
Geçici koruma uygulamasının sona erdirilmesi, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ve Geçici Koruma Yönetmeliğine göre yapılmaktadır. Bu kapsamda geçici koruma statüsünün kaldırıldığı iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır.
Diğer taraftan Geçici Koruma Yönetmeliğinin sağlık hizmetlerine ilişkin ilgili maddesince geçici koruma kapsamındaki tüm yabancılardan sağlık ve ilaç giderlerinden katılım payı alınması sağlanmış olup Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından ödeme gücü bulunmadığı tespit edilen geçici koruma kapsamındaki yabancıların sağlık hizmetlerine ücretsiz erişimi sağlanacaktır.
Ayrıca 6458 sayılı Kanununda ikamet izni türleri ve şartları düzenlenmiş olup ikamet iznine yönelik iş ve işlemler söz konusu hükümler doğrultusunda yürütülmektedir.
Ülkemizde geçici koruma kapsamında bulunan yabancıların çalışma izinlerine yönelik iş ve işlemler ise Uluslararası İşgücü Kanunu ile Geçici Koruma Sağlanan Yabancıların Çalışma İzinlerine Dair Yönetmelik ve Uluslararası İşgücü Kanunu Uygulama Yönetmeliği kapsamında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yürütülmektedir.
Mustafa ÇİFTÇİ Bakan Telefon No: (312)422 05 00 Faks No: (3123397 52 76 Polis Memuru Yj y
Mustafa ÇİFTÇİBakan