İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/38359 GEÇ CEVAPLANDI · 61 GÜN

Denizli ilindeki maden ruhsatlandırma süreçlerinde yapılan halkın katılımı toplantılarına ilişkin

Kaynak göster

İbrahim Akın (DEM Parti), 25 Aralık 2025 tarihinde 7/38359 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 61 gün sonra, 24 Şubat 2026).

İbrahim Akın (DEM Parti, İzmir). “Denizli ilindeki maden ruhsatlandırma süreçlerinde yapılan halkın katılımı toplantılarına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/38359, 25 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-38359-denizli-ilindeki-maden-ruhsatlandirma-sureclerinde-yapilan-halkin-katilimi-toplantilarina (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/736e9f0b-0be9-4bfe-933c-019b5976b8f9

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 61 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 47 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki soruların Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan BAYRAKTAR tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 96'ncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

İbrahim AKIN "O İzmir Milletvekili

Madencilik ruhsatlandırma süreçleri, doğrudan doğruya yerel halkın yaşam alanlarını, mülkiyet haklarını ve sağlık koşullarını etkilemektedir. Buna rağmen, Denizli'de yürütülen süreçlerde yurttaşların büyük bir bölümünün ruhsatlardan, ihale süreçlerinden ve proje kapsamlarından son derece geç ve eksik biçimde haberdar olduğu görülmektedir. Bu durum, bilgi edinme hakkının fiilen engellenmesi anlamına gelmektedir.

Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Demokratik bir hukuk devletinde, yurttaşların yaşadıkları coğrafya hakkında alınan kararlara katılması bir lütuf değil, anayasal bir haktır. Aarhus Sözleşmesi ve çevre hukuku ilkeleri, çevresel karar alma süreçlerinde halkın erken aşamada bilgilendirilmesini ve etkin katılımını zorunlu kılmaktadır. Ancak Denizli örneğinde, ruhsat süreçlerinin merkezi idare tarafından kapalı kapılar ardında yürütüldüğü, itiraz mekanizmalarının ise etkisiz bırakıldığı yönünde yaygın bir kanaat oluşmuştur.

Yerel halkın rızası olmaksızın yürütülen bu projeler, yalnızca çevresel tahribat yaratmamakta; aynı zamanda toplumsal gerilimleri, güvensizliği ve adalet duygusunun zedelenmesini de beraberinde getirmektedir. Devletin görevi, şirketlerin yatırım kolaylığını sağlamak değil; yurttaşların haklarını korumaktır.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Denizli'de ruhsatlandırılan maden projeleriyle ilgili olarak yerel halka yönelik kaç bilgilendirme toplantısı yapılmıştır?

  2. Bakanlığınız, yerel halkın bilgi edinme, itiraz ve dava açma haklarını güçlendirmek amacıyla yeni bir düzenleme yapmayı planlamakta mıdır?

  3. Denizli'de ruhsat verilen maden sahalarının kaç tanesi için yerel halk, muhtarlıklar veya belediyeler tarafından resmi itiraz veya dava süreci başlatılmıştır?

  4. Bakanlığınız, maden ruhsatlandırma süreçlerinde yerel yönetimlerin ve halkın görüşünü bağlayıcı biçimde dikkate alacak bir düzenleme yapmayı gündemine almış mıdır? ah TSİ242005 . 38359

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Alparslan Bayraktar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ·

Bakanlığımız madencilik faaliyetlerinde önce insan, sonra çevre sonra, katma değerli üretim düsturu ile hareket etmekte olup, maden sahalarının ihale yolu ile ruhsatlandırılması işlemlerinde; ihaleye çıkarılacak alanın kamu hizmeti ve umumun yararına ayrılmış yerlere, Karayolları Genel Müdürlüğü sorumluluğunda olan yollara, 1/5000 veya 1/2000 ölçekli nazım imar planı onaylanmış özel mülkiyete konu araziler ve binalar ile organize hale gelmiş tarım ve hayvancılık bölgelerine, denizlere, göllere, 1. derece sit alanlarında fiziki olarak ortaya çıkarılmış kültürel varlıklara, mera ve orman alanlarına, su havzalarına isabet edip etmediğinin kontrolü yapılmakta ve bu alanlar ihale edilmemektedir. Ayrıca bahsi geçen alanlara, yatay olarak uygun mesafelerde koruma alanları bırakılarak ihalelik sahalar oluşturulmaktadır.

Maden sahalarında arama ve işletme ruhsat süreçlerinden sonra ruhsat sahipleri tarafından madencilik faaliyetlerine başlanabilmesi için "işletme izni" alınması gerekmekte olup, mevcut sahaların çok küçük bir alanına tekabül eden ve fiili olarak madencilik faaliyetinin yürütüldüğü alanı ifade eden işletme izinli alanlarda faaliyete başlanabilmesi için izin alanına yönelik olarak 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7'nci maddesinde belirtilen; mülkiyet izninin (orman/mera/tapulu arazi vb.), ÇED Belgesi'nin, İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatı'nın ve ilgili Bakanlık/Kurumlardan alınması zorunlu olan diğer tüm izinlerin (Sit, Milli Parklar, Turizm Bölgeleri Alanları ve Merkezleri ile Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri ve duyarlı bölgeler için vb.) tamamlanması gerekmektedir.

Yapılacak olan madencilik faaliyetinin çevreye olan etkilerinin yerel halkla beraber ilgili kurumlarca etraflıca değerlendirildiği söz konusu izin süreçlerini tamamlayamayan hiçbir ocağın açılmasına ise Bakanlığımızca müsaade edilmemekte olup, bu bağlamda tek başına arama ve/veya işletme ruhsatına sahip olunması fiili olarak madencilik faaliyetlerinin başlatılabilmesi için yeterli olmamaktadır.

Bununla birlikte, yapılacak olan madencilik faaliyetinin çevreye olan etkilerinin yerel halkla beraber ilgili kurumlarca etraflıca değerlendirildiği ÇED sürecine ilişkin işlemler Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı uhdesinde yürütülmekte olup, bu çerçevede Önerge içeriğinde yer alan ve diğer bakanlıkların görev alanına giren hususlara ilişkin bilgilerin ilgili kurum/kuruluşlardan alınmasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir